SAĞLIK - 23 Mart 2016 Çarşamba 11:59

Yumurta ne kadar süre pişirilmeli?

A
A
A
Yumurta ne kadar süre pişirilmeli?

Protein deposu yumurta, toplam 10 dakika ocakta kalmalı ve kaynamaya başladıktan sonra ocağın altı kısılmalı.

Uzman Diyetisyen Işın Sayın, yumurtanın Türk mutfağında sevildiğini, ancak doğru yöntemlerle pişirilmediği için elde edilebilecek besin değerinin eksik kaldığını söyledi. Yumurtanın faydalarından bahseden Uzman Diyetisyen Işın Sayın, “Yumurta kolinden zengindir ki; kolin beyin sağlığı için vazgeçilmezdir. Sarı kısmındaki yüksek A vitamini sayesinde yumurtanın; görme fonksiyonlarını ve bağışıklığı güçlendirici, hücre yenileyici ve kanser önleyici etkisi de yüksektir. B vitamininden de zengindir ki; bu da saç tırnak, beyin ve cilt için yumurta çok değerli demektir. Ancak bir çok besinde olduğu gibi pişirme tekniği yumurtadan da ne kadar yararlanabileceğimizi etkiler. Yumurta toplam 10 dakika ocakta kalmalı ve kaynamaya başladıktan sonra ocağın altı kısılmalıdır. Böylece tam pişmiş yumurta elde edilir. Bu yumurta, besin değeri en yüksek yumurtadır” dedi.

“YUMURTANIZ RAFADAN VEYA KAYISI OLMASIN”

“Kayısı kıvamda denilen yarı pişmiş veya pişmemiş yumurtada biotin adlı vitamini, avidin adlı protein bağlar, her ikisinden de yararlanamayız” diyen Işın Sayın, “Yumurta tam piştiğinde ise bu istenmeyen kimyasal birleşme önlenir. Yani en sağlıklı yumurta, tam pişmiş yumurtadır. Böylece hem avidin adlı proteinden, hem de biotin adlı vitaminden yararlanabiliyoruz” şeklinde konuştu.

YUMURTA SARISININ ETRAFINDAKİ YEŞİL-GRİ HALKAYA DİKKAT

Uzman Diyetisyen Işın Sayın, “Demir eksikliği anemisinde günde bir yumurtanın doğru bir tercihtir. Ancak 10 dakikadan fazla piştiğinde, yumurta sarısı etrafında ’demir sülfür halkası’ olarak bilinen bir yeşil-gri halka meydana gelir. Bu da demirden yararlanmamızı engeller. Oysa yumurta demir minerali için çok iyi bir kaynaktır. Demir eksikliği anemisinde metabolizma yavaşlar, halsizlik, yorgunluk, odaklanma sorunları, hafızada güçlük, sabah yataktan zor kalkma, ders/iş başarısının olumsuz etkilenmesi, saç dökülmesi gibi olumsuz belirtiler ortaya çıkar. Yumurta bunu önlemeye yardımcıdır. Yeterince pişmiş fakat gri halka oluşmamış yumurta tabi ki.”

İŞTE YUMURTANIN İDEAL TÜKETİM ŞEKLİ

Yumurtanın nasıl tüketilmesi gerektiğini belirten Uzman Diyetisyen Işın Sayın, “Her gün en az 1 adet tercihen organik yumurta tüketin ve toplam 10 dk pişirin. Ocağınızın gücü ve yumurtanın organik olma/olmama durumuna göre değişen sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Sizin koşullarınızda 10 dk da yumurtanın iç kısmının yarı pişmiş olduğunu görüyorsanız; bir daha ki sefere en çok 1-1.5 dk fazladan pişirin, ancak gri halka olmayacak şekilde de süreyi dikkatle ayarlayın. Bilinen en iyi, en ucuz, en yaygın kullanılan demir ve protein kaynaklarından biridir. Tok tutar. Çocuklarınız için de günlük olarak vazgeçilmez besinlerin başında gelir. İhmal etmeyin, sağlıklı kalın” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya 15 yaşındaki Burak’ın otizmle mücadelesi başarı hikayesine dönüştü 3 yaşında otizm teşhisi konulan 15 yaşındaki Burak Göçer, son bir yıldır aldığı kök hücre, TMS tedavisi ve yoğun eğitimle birlikte davranışlarında gözle görülür değişim yaşamaya başladı. Buz pateni ve at biniciliği eğitimleri alan Burak, 2026’da özel bir yarışmaya hazırlanırken, ablası Ayşenur Göçer, "İlk başlarda yanıma bile gelmiyordu, göz teması zaten yoktu. Şimdi yanımda oturabiliyor" diyerek süreci anlattı. 15 yaşına giren Burak Göçer’e 3 yaşındayken otizm teşhisi konuldu. Çocukluk döneminde görece daha sakin bir süreç geçiren Burak’ta, ergenlik çağıyla birlikte davranışsal değişimler belirginleşti. Aile, bu dönemde huzursuzluk ve saldırganlık belirtilerinin artması üzerine farklı tedavi ve eğitim yöntemlerine yöneldi. Son bir yıldır kök hücre ve TMS tedavisi alan Burak, aynı zamanda yoğun bireysel ve sosyal eğitimlerden geçiyor. Tedavi ve eğitim süreciyle birlikte Burak’ın daha sakin bir yapıya büründüğü, çevresiyle temas kurma becerisinde ilerleme kaydettiği gözlendi. Sosyal yaşama adım adım Burak’ın annesi, doğumdan sonra teşhisi uzun süre konulamayan bir hastalıkla mücadele ederken; baba hem evin geçimini sağlıyor hem de aile düzenini ayakta tutmaya çalışıyor. Üniversite sınavına hazırlanan ablası Ayşenur Göçer ise kardeşinin bakım ve eğitim sürecinde aktif rol alıyor. Aldığı eğitimlerle birlikte Burak’ın ilgi alanları da genişledi. Buz pateni ve at biniciliği gibi sportif faaliyetlere yönelen Burak, özel eğitimle desteklenen bu süreçte 2026 yılında at biniciliği alanında düzenlenecek özel bir yarışmaya hazırlanıyor. Ailenin hedefi, Burak’ın yalnızca sportif başarı elde etmesi değil; aynı zamanda günlük yaşam becerilerini geliştirmesi ve sosyal hayata daha bağımsız şekilde katılabilmesi. Ablası süreci anlattı Üniversite sınavına hazırlanan abla Ayşenur Göçer, kardeşinin geçirdiği süreci şu sözlerle anlattı: "Annem, kardeşim doğduktan sonra rahatsızlandı. Kardeşim on yaşına kadar iyiydi ancak on yaşından sonra ergenlik dönemiyle birlikte belirgin bir huzursuzluk ve saldırganlık başladı. Durduk yere sinirleniyor, etrafa ve bize saldırıyordu. Daha sonra kök hücre tedavisi görmeye başladı ve bu süreçten sonra biraz daha iyiye gitti. Eğitim almaya da devam etti. Yaklaşık bir yıldır buz pateni benzeri yoğun eğitimler alıyor. Kök hücre ve TMS tedavisi görüyor. Normal eğitimine devam ederken, son bir yıldır sosyal etkinlikler ve bu tür eğitimlere daha fazla yoğunlaştık. İlk başlarda yanıma bile gelmiyordu, göz teması zaten yoktu. Şimdi yanımda oturabiliyor." Tedavi sürecinin hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göçer, "Bu sürecin devam edebilmesi için herkesten destek bekliyoruz" dedi.
Konya Konya’da aileler yeni yılın ilk sabah namazında camide buluştu Konya İl Müftülüğü tarafından yeni yılın ilk sabahında "Ailece Sabah Namazında Buluşuyoruz" programı gerçekleştirildi. Kapu Camii’nde kılınan sabah namazının ardından başta Filistin olmak üzere tüm mazlum coğrafyalar için dua edildi. Programın devamında ise Milli İrade Platformu tarafından basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada konuşan eski Konya Müftüsü Ahmet Poçanoğlu, Gazze’de yaşamın, "normalleşme" değil; hayatta kalma mücadelesi üzerinden sürdüğünü belirtti. Uluslararası hukukun güçlüye kalkan, zayıfa verilen sus payı olmaması gerektiğinin altına çizen Poçanoğlu, bugün, yaşanan iletişim çağında; bir çocuğun soğukta can verdiği haberini "akış" içinde tüketebiliyorsa, burada bir sorun olduğunu söyledi. Bir toplumun ihtiyaç duyduğu "insani yardım" kavramını süsleyerek tartışmalı hale getiren prosedürlerin büyük bir soruna yol açtığını ifade eden Poçanoğlu, "Çağrımız; bir ülkeye, bir halka, bir kuruma karşı ‘önyargı’ değil; insan hayatını merkeze alan evrensel bir tutarlılık talebi içermektedir" dedi. Programa, AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti Konya İl Başkanı Fatih Özgökçen, Meram Belediye Başkanı Mustafa kavuş, Konya İl Müfütüsü Prof. Dr. Ali Öge, protokol mensupları ve vatandaşlar katıldı.