GÜNDEM - 20 Mart 2021 Cumartesi 10:32

Yüz yıllık deve çanı antika pazarının gözdesi oldu

A
A
A
Yüz yıllık deve çanı antika pazarının gözdesi oldu

Osmanlı döneminde kullanılan ve 100 yılı aşkın tarihe sahip olan “Deve Çanı” Eskişehir Antika Pazarı’nın ilgi odağı oldu.

Geçmişten bugüne kullanılan deve çanları, antika eşya ve aksesuar olarak da büyük ilgi görüyor. Her yıl açılan ancak korona virüs tedbirleri nedeniyle bu yıl mart ayında faaliyete geçen Eskişehir Antika Pazarı’nda tezgâhları süsleyen deve çanları antika severlerin dikkatini çekiyor. Farklı yıllarda imal edilen deve çanlarında çok eski tarihe sahip olanlar antika olarak büyük değer taşıyor.

Eskişehir Antika Pazarı’nda tezgâh açan antikacı Ahmet Yaman, elinde Osmanlı dönemine ait 100 yılı aşkın tarihe sahip olan bir deve çanı bulunduruyor. Yaklaşık 5 kilogram ağırlığında ve oldukça yüksek ses çıkaran çan, pirinç ve bronz karışımından oluşuyor. Yaman, elindeki bu esere bin 200 TL değer biçiyor.

Yüz yıllık deve çanı antika pazarının gözdesi oldu

“Sesinden vazgeçemezler”

Deve çanının genellikle Ege Bölgesi’nde kullanıldığından bahsede Ahmet Yaman, elinde bulunanların kolay vazgeçemeyeceğini dile getirdi. Çanın aksesuar olarak antika severler tarafından sevildiğini belirten Yaman, şunları söyledi:
“Elimdeki Osmanlı dönemine ait bir deve çanı. Pirinç ve bronz karışımı olan bu çan oldukça yüksek ve harika bir sese sahip. Bugüne kadar çok temiz kalmış. Genelde Ege tarafında kullanılır ve develerin bol olduğu yerlerde. Eskişehir’de de benim tezgahıma düştü. Ben de pazara getirdim, müşterisini bekliyorum. Bulması çok kolay bir eşya değil. Elinde deve çanı olanlar kolay kolay vazgeçemezler. Kullanmasalar bile bir köşede tutarlar, sesinden vazgeçemezler. Bendeki ise 100 yıldan fazla geçmişe sahip. Şu anda buna bin 200 lira istiyorum.”

Yüz yıllık deve çanı antika pazarının gözdesi oldu

Abdullah Güçlü - Şevket Can Çikot
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Yapay zeka ile yazılan dilekçeler cezaları katlayabilir Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, yapay zeka aracılığı ile yazılan hukuki dilekçelerde olmayan kanun ve kararların sunulabileceği ihtimali olduğunu ve bu durumun dava kayıpları ile cezaların katlanmasına neden olabileceğini söyledi. Yapay zekanın bilgi sahibi olmayan insanları yanlış yönlendirebileceğini söyleyen Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, "Yapay zeka birçok alanda kullanıldığı gibi hukuk alanında da kullanılmaya çalışılıyor. Bunu bazen avukatlar, bazen de dava sahibi insanlar yapabiliyorlar. Herhangi bir konuda dilekçeyi yazdırabileceklerini düşünüyorlar. Tabii ki yazdırılabilir ama eğer o konuda hiçbir bilginiz yoksa yanlış yönlendirebilir ya da yanlış, olmayan bir kanunu ve kararı varmış gibi göstererek yanlış bir dilekçe yazmanıza sebebiyet verebilir. Haliyle bu durumda da hukuki anlamda çok zor durumlara düşülebilir. Bunun bir örneği var mı diye araştırdığımız zaman da Amerika’da bir örneğini görebiliriz. Normal şartlar altında bir dava için verilen ceza 14 katına çıkmış. Yani yapay zeka ile bir dilekçe yazılmış. Bu dilekçedeki usul ve sistemdeki eksiklikler sebebi ile de hakim daha yüksek cezalar vermiş. Bu da çok büyük bir örnek olarak karşımıza çıkmış durumda" dedi. Topuzoğlu, hukuk sisteminin yapılan yanlışı suiistimal olarak görebileceğini ve cezaların katlanabileceğini söyleyerek, "Yapay zeka cezaları katlayabilir diyebiliriz. Eğer siz yanlış kararlarla yola çıktıysanız ya da olmayan bir kararı var gibi gösterdiyseniz haliyle de hukuk sistemi bunun doğru olmadığını fark ettiği için de bir suiistimal düşünebilir ve daha büyük cezalar verebilir" ifadelerini kullandı.