DÜNYA - 17 Eylül 2024 Salı 09:11 | Son Güncelleme : 17 Eylül 2024 Salı 10:04

ZF Aftermarket yenilikçi çözümleriyle mobilitede mükemmellik standartlarını yükseltiyor

A
A
A

Almanya'nın Frankfurt kentinde gerçekleştirilen otomotiv servis endüstrisinin önemli fuarlarından Automechanika kapılarını ziyaretçilerine açarak 80 ülkeden 4 bin 200 şirketin ürünlerini tanıtmasına imkan sağlıyor.

Otomobillerin, ticari araçların ve endüstriyel teknolojinin hareketliliği için son derece gelişmiş ürünler ve sistemler tedarik eden ZF Aftermarket şirketi de Automechanika fuar alanında geniş bir bölümü kapsayan forum kısmında ziyaretçilere yeni modelleri yakından inceleme ve test etme imkânı sunuyor. Binek otomobillerin ve ticari araçların çalışma süresini önemli ölçüde iyileştiren bir dizi son teknoloji ürün lansmanını yapan şirket, müşterilerine yüksek kalitede çözümler sunarken aynı zamanda sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmaya kararlı olduğunun sinyallerini veriyor.

ZF Aftermarket yenilikçi çözümleriyle mobilitede mükemmellik standartlarını yükseltiyor

Türkiye'nin en büyük potansiyele sahip pazarlardan biri olduğunu söyleyen ZF Aftermarket IMEA Bölge Başkanı Andre Scholle, “Bölgesel açıdan bakıldığında Türkiye, ister binek araçta, ister ticari, isterse endüstriyel olsun, tüm iş kollarımızda en büyük büyüme potansiyeline sahip ülkelerin başında yer alıyor“ dedi.
Çok iyi bir yolda olduklarına inandıklarını söyleyen Scholle, “Özellikle son birkaç yılda Türkiye'deki yerel ayak izimizi önemli ölçüde artırdığımız için ZF olarak, Türkiye pazarında çok güçlü bir şekilde büyüdük. Sahada güçlü bir yerel ekibimiz var“ şeklinde konuştu.

ZF Aftermarket Türkiye Genel Müdür Selim Aydınlıoğlu ise, “ZF, teknolojik liderliği ve yenilikçi servis çözümleriyle bağımsız yenileme pazarının geleceğini şekillendiriyor. Türkiye açısından bakarsak bizim kararlılıkla üzerinde durduğumuz iki önemli unsur var. Bunlardan ilki yüksek kaliteli bileşenlerden oluşan kapsamlı portföyümüzle tüm paydaşlarımızın mobilite çalışma süresini en üst seviyeye çıkarmak. İkincisi ise servis konseptinde sunduğumuz yenilikçi çözümler ile bağımsız servis noktalarını geleceğe hazırlamak” dedi. Aydınlıoğlu, “Automechanika Frankfurt'ta servis kalitesinde fark oluşturan, geleceğe yönelik, sürdürülebilir çözümlerimizi iş ortaklarımızla ve paydaşlarımızla buluşturuyoruz. Önemli çalışma alanlarımızdan ve yeniliklerimizden örnek vermek gerekirse elektrifikasyon çözümlerimizden ve ADAS sisteminden bahsedebilirim” şeklinde konuştu.

ZF Aftermarket yenilikçi çözümleriyle mobilitede mükemmellik standartlarını yükseltiyor

ZF'nin inovasyon gücü ve kapsamlı çözüm yelpazesini vurgulayan Aydınlıoğlu, “Esasında biz buna mobilitede günümüz ve geleceğin ihtiyaçlarına en doğru çözümleri sunarak liderlik etmek diyebiliriz. Mobilitede teknolojinin oluşturulmasına ve geliştirilmesine ZF öncülük ediyor. ZF, fren sistemleri için 20'den fazla ürün grubu sunarken, markalarımızdan TRW fren balataları araç parkının yüzde 97'sini kapsıyor. Elektrikli araçlar için 1 binden fazla fren referansıyla Avrupa'daki en büyük 10 elektrikli aracın yüzde 90'ını TRW ile karşılıyoruz. Amortisörlerde, araçların yüzde 85'i bir diğer markamız SACHS bileşenleri ile kapsanıyor“ dedi. Aydınlıoğlu, “En önemli noktalardan biri de bağımsız yenileme pazarında, bağımsız tamir noktalarına ulaşmak, onlara teknolojiyle birlikte eğitim sunmak ve özellikle elektrifikasyon ADAS konusunda geleceğe hazırlamak olacak. Dolayısıyla biz de daha da güçlenerek sahada olacağız. Teknik ekip ve eğitim teşkilatımızla iş ortaklarımızı geleceğe hazırlamak için çok güçlü bir şekilde sahada bu teknolojiyi tanıtacağız ve onlarla beraber bu yolu yürüyeceğiz” şeklinde konuştu.

ZF Aftermarket'in tüm ürün serilerinde inovasyon ve sürdürülebilirliği teşvik etmeye odaklandığını dile getiren ZF Aftermarket Başkanı Philippe Colpron, “Müşterilerimize en yüksek kalitede çözümler sunarken aynı zamanda sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmaya kararlıyız. Yüksek kaliteli bileşenlerden oluşan kapsamlı portföyümüz, araçların uzun ömürlülüğünü ve güvenliğini artırıyor“ ifadelerini kullandı. Colpron, “Aynı zamanda uzmanlarımız, iş ortaklarımız için uzmanlık desteği ve hizmetleri sunarak herhangi bir sorunun verimli bir şekilde çözülmesini sağlıyor ve birlikte çalışma süresini en üst düzeye çıkarıyor. Bu, ekosistemimizde nasıl sürdürülebilir değer oluşturduğumuzun da bir göstergesi“ dedi.

ZF Aftermarket yenilikçi çözümleriyle mobilitede mükemmellik standartlarını yükseltiyor

ZF'nin Automechanika'daki yenilikçi çözümleri

Güçlü teknoloji portföyüne sahip olan ve yollarda daha fazla güvenlik ve konfor için ADAS çözümleri ve kalibrasyon ekipmanları da geliştiren ZF, yılda 10 milyondan fazla kamera üreterek küresel pazar lideri konumunda bulunuyor. ZF Aftermarket, bu sistemler için gerekli ekipman ve bilgi desteğini de sunuyor. ADAS kalibrasyon ekipmanını yeni ZF [pro]Diagnostics portföyü ile birlikte sunan ZF, bu sistem ile statik ve dinamik ADAS kalibrasyonu için kapsamlı çözümler sağlıyor. ZF [pro]Diagnostics ADAS kalibrasyon ekipmanı, dijital teknolojisiyle sensör kalibrasyonunu kolaylaştırıyor.

ZF Aftermarket yenilikçi çözümleriyle mobilitede mükemmellik standartlarını yükseltiyor

Elektrikli ve İçten Yanmalı araçlar için sunduğu portföyü genişleterek Binek Araç segmentinde liderliğini sürdürmeyi hedefleyen ZF, Automechanika'da elektrikli güç aktarma organları için yaşam döngüsü çözüm yaklaşımını ve "Bak - Onar - Değiştir" stratejisini de öne çıkarıyor. Genişletilen ZF Lifeguard eFluid ve ZF Lifeguard Hybrid portföyü ile ZF Aftermarket, Avrupa'daki elektrikli araçların yüzde 50'sinden fazlasının bakımının uygun şekilde yapılabilmesi için kısa süre önce elektrikli araçlar ve hibrit araçlar için ürün yelpazesini iki katına çıkardı.

ZF Aftermarket, ticari araçlar için ADAS portföyünü, DAF ve IVECO ticari araçlara özel WABCO, OnLaneALERT Kamera ve OnGuard Radar yedek parçalarını, kamera, radar ve bağlantıları ekleyerek genişletti. Her iki sistem de sürücülerin riskli sürüş senaryolarını tanımalarına ve bunlara yanıt vermelerine yardımcı oluyor ve böylece daha yüksek yol güvenliğine aktif katkıda bulunuyor.

ZF Aftermarket yenilikçi çözümleriyle mobilitede mükemmellik standartlarını yükseltiyor

ZF'nin Automechanika'da tanıttığı CeTrax sistemi için sunduğu on iki yeni tamir kiti de, ZF Aftermarket'in müşteri odaklı yaklaşımını yansıtıyor. ZF tamir kitleri, otobüsler ve kamyonlar için sıfır emisyonlu bir elektrikli merkezi tahrik sistemi olan CeTrax için hızlı sipariş ve kolay onarım için tüm gerekli bileşenleri içeriyor.
ZF Akıllı Takograf, filo yöneticilerine gerçek zamanlı bilgiler sağlayarak güvenlik ve verimliliği artırıyor. AB düzenlemelerine göre eski takografların, 21 Ağustos 2025'e kadar Smart 2 modeline yükseltilmesi gerekiyor. ZF Akıllı Takograf, sürüş ve dinlenme süreleri, hız ve konum gibi verileri toplayarak operasyonel şeffaflığı artırıyor ve düzenlemelere uyumu kolaylaştırıyor.

ZF Aftermarket yenilikçi çözümleriyle mobilitede mükemmellik standartlarını yükseltiyor

Sinan Karamurat

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum’da yurtta yemek yedikten sonra rahatsızlanarak hastaneye başvuran öğrenci sayısı 77’ye yükseldi Çorum’un Sungurlu ilçesinde KYK yurdunda akşam yemeği yedikten sonra zehirlenme şüphesiyle hastaneye başvuran öğrenci sayısı 77’ye yükselirken, tedavi edilen öğrencilerden 35’inin taburcu edildiği konuyla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldığı duyuruldu. Çorum’un Sungurlu ilçesinde bulunan Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Kız Öğrenci Yurdu’nda kalan öğrenciler dün akşam yemeğinden sonra kusma, ishal ve mide bulantısı şikayetleri yaşamaya başladı. Şikayetleri yaşayan öğrenciler, Sungurlu Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Konuyla ilgili Çorum Valiliği’nden yapılan açıklamada, hastaneye başvuran öğrenci sayısının 77’ye yükseldiği ve tedavi edilen öğrencilerden 35’inin taburcu edildiği, tedavileri süren öğrencilerin herhangi bir hayati riskinin bulunmadığı duyuruldu. Yurttan yemek ve su numunelerinin incelenmek üzere alındığının belirtildiği açıklamada, konuyla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldığı ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "5 Mayıs’ta tarihinde, Çorum ili Sungurlu ilçesinde bulunan KYK yurdunda akşam yemeği tüketen öğrencilerde bulantı, kusma ve ishal şikayetleri ortaya çıkmıştır. Söz konusu şikayetler üzerine öğrenciler, bugün saat 08.10’dan itibaren Sungurlu Devlet Hastanesi’ne başvurmaya başlamışlardır. Bugün saat 17.30 itibarıyla toplam başvuru sayısı 77 olup, bu başvuruların tamamı ayaktan yapılmıştır. 35 öğrenci tedavilerinin ardından taburcu edilmiştir. Başvuran öğrencilerin genel sağlık durumları iyi olup herhangi bir hayati risk bulunmamaktadır. Konuya ilişkin olarak Sungurlu İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından gerekli incelemeler başlatılmış, su numuneleri alınmıştır. Ayrıca Sungurlu İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından yemek numuneleri alınarak analiz edilmek üzere Çorum İl Gıda Kontrol laboratuvar Müdürlüğüne teslim edilmiştir. Süreç ilgili kurumlarımız tarafından yakından takip edilmekte olup konuyla ilgili Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma ve Valiliğimizce idari soruşturma başlatılmıştır."
Kırklareli Vali Turan: "Okul çevrelerinde denetimler artırılacak" Kırklareli Valisi Uğur Turan, okul çevrelerinde denetimlerin artırılacağını, risk oluşturan unsurların ortadan kaldırılması için ilgili kurumların iş birliği içinde hareket edeceğini vurguladı. Okul ve çevresinde güvenliğin artırılmasına yönelik alınacak tedbirlerin ele alındığı "Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirleri Toplantısı" Vali Uğur Turan başkanlığında ilgili kurum yöneticilerinin katılımla gerçekleştirildi. Toplantıda; okul çevrelerinde alınan mevcut güvenlik tedbirleri, denetim faaliyetleri, servis güvenliği, okul giriş-çıkış saatlerinde yaşanan yoğunluk, bağımlılıkla mücadele çalışmaları, trafik düzenlemeleri ve risk oluşturan unsurlar ele alınarak kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantıda konuşan Vali Turan, çocukların ve gençlerin güvenli bir eğitim ortamında bulunmasının en öncelikli konuların başında geldiğini belirtti. Turan, "Geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın huzur ve güven içerisinde eğitimlerini sürdürebilmeleri için tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisinde çalışıyoruz. Okul ve çevresinde alınacak her türlü tedbir, sadece güvenliği değil aynı zamanda eğitim kalitesini de doğrudan etkilemektedir" dedi. Turan, okul çevrelerinde denetimlerin artırılacağını, risk oluşturan unsurların ortadan kaldırılması için ilgili kurumların iş birliği içinde hareket edeceğini vurgulayarak, öğrencilerin güvenliği için tüm imkanların seferber edildiğini ifade etti. Toplantı, ilgili kurumların sunumları ve alınacak tedbirlerin değerlendirilmesinin ardından sona erdi.
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" dedi. Vizyon 100 Platformu’nun düzenlediği Vizyon 100 İstanbul Summit etkinliği, Türkiye’deki şirketlerin üst düzey yöneticilerini bir araya getirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen etkinlik, "Küresel Liderler Oturumu"na da ev sahipliği yaptı. Etkinlikte açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel ekonomik mimarinin yeniden şekillendiği tarihsel bir eşikten geçildiğini gördüklerini belirterek, "Jeopolitik gerilimler derinleşirken ticaret düzeninin yeniden şekillendiği, yapay zekânın üretim ve emek piyasalarını dönüştürdüğü, iklim değişikliğinin ekonomik maliyetlerinin giderek somutlaştığı, demografik dönüşümün eş zamanlı baskı oluşturduğu bir eşikte bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Küresel büyümenin bu gelişmelere paralel olarak hala dayanıklılık göstermiş olsa da son üç yıldır yüzde 3’ler seviyesinde seyrederek 2000-2019 ortalaması olan yüzde 3,7’nin altında gerçekleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Küresel mal ve hizmet ticaretinin yıllık ortalama büyüme hızı 2000-2019 döneminde yüzde 4,8’den 2020-2025 döneminde yüzde 3 seviyesine gerilemiş; ticaretin yapısı giderek daha bölgesel ve güvenlik odaklı hale gelmiştir" açıklamalarında bulundu. "Bugün bölgemizde yaşanan gerilimler bu kırılgan yapıya yeni riskler eklemektedir" diyen Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti: "Orta Doğu’da yaşanan savaş; enerji fiyatlarından ulaşım maliyetlerine, finansal piyasalardan para politikası beklentilerine kadar geniş bir alanda etkisini hissettirmektedir. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar petrol ve LNG arzını olumsuz etkileyerek enerji fiyatlarını yükseltmiş; artan güvenlik riskleri sigorta primlerini ve navlun maliyetlerini artırmıştır. Doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, gübre maliyetleri üzerinden gıda fiyatları için yukarı yönlü risk oluştururken, bu gelişmeler küresel enflasyon beklentilerini bozarak fiyatlar üzerinde ilave baskı meydana getirmiştir. Jeopolitik risk algısındaki artış, risk primlerini ve borçlanma maliyetlerini yükseltmiş; finansal koşullar sıkılaşmıştır." "Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır" IMF’nin güncel tahminlerinde 2026 yılı küresel büyüme beklentisinin yüzde 3,1’e gerilediğini ve enflasyon beklentisinin yüzde 4,4’e yükseldiğini kaydeden Yılmaz, "Böylesine kırılgan ve belirsizliklerin arttığı bir küresel tabloda, Türkiye ekonomisi güçlü bir dayanıklılık ortaya koymakta ve birçok alanda pozitif yönde ayrışmaktadır. Son dönemde uyguladığımız ekonomi programı sayesinde makroekonomik ve finansal istikrar belirgin şekilde güçlenmiş, ekonomimizin dış şoklara karşı direnci ciddi ölçüde artmıştır. Nitekim 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi yüzde 19 büyürken, Türkiye ekonomisi yüzde 35 büyüme kaydetmiştir. Gerçekleştirdiğimiz yüksek büyüme performansımızla milli gelirimiz 2025 yılında 1,6 trilyon dolara ulaşmış, kişi başına gelirimiz ise 18 bin doların üzerine çıkmıştır" şeklinde konuştu. "Türkiye adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda" Çatışmalardan uzak, siyasi istikrarı ve politika öngörülebilirliği ile Türkiye’nin adeta bir istikrar adası ve ’Güvenli Liman’ konumunda olduğunu hatırlatan Yılmaz, "2025 yılında Türkiye’ye gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşmış, aynı yıl 475 yatırım projesi için karar alınmıştır. Bu projeler kapsamında yaklaşık 21 milyar dolarlık yatırım ve 47 binin üzerinde istihdam öngörülmektedir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, nitelikli insan kaynağının Türkiye’ye çekmeye yönelik teşviklerin, Türkiye’yi yatırımcılar açısından üretim ve değer oluşturma bakımından çok daha güçlü bir merkez konumuna taşıdığımı vurguladı. Geçtiğimiz günlerde ’Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nı açıkladıklarını aktaran Yılmaz, "Bu program, Türkiye’nin yeni dönemdeki ekonomik konumlanmasını net biçimde ortaya koyan kapsamlı bir stratejidir. Meclisimizde yasal çerçevesi için çalışmaların başladığı program kapsamında üretim ve ihracat odaklı firmalar için son derece rekabetçi bir vergi yapısı oluşturuyoruz. İhracat yapan firmalar için kurumlar vergisini önemli ölçüde indirerek Türkiye’yi küresel ölçekte güçlü bir üretim üssü haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı. İstanbul Finans Merkezi’nin küresel ölçekte etkin bir finans üssü olarak konumlandırma hedefi doğrultusunda finansal piyasaların derinliğini artırdıklarını, uluslararası sermaye ile entegrasyonu güçlendirdiklerini kaydeden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: "Küresel ekonominin yönünün yeniden belirlendiği böyle bir dönemde, doğru konumlanan ülkelerin önümüzdeki yılların kazananları olacağı açıktır. Türkiye, güçlü makroekonomik temelleri, stratejik konumu, nitelikli insan kaynağı ve kararlılıkla uyguladığı politikalarla bu yeni dönemin merkezinde yer almaya devam edecektir."
Karabük Karabük’te minibüs esnafından "haksız rekabet" tepkisi Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, belediyenin toplu taşıma uygulamalarının minibüsçü esnafını olumsuz etkilediğini belirterek, mahkeme kararına uyulması çağrısında bulundu. Karabük Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Cemal Topçu, yaptığı açıklamada yalnızca bir meslek grubunun sorunlarını değil, kentte hukukun ve esnaf onurunun da zedelendiğini savunduklarını ifade etti. Minibüsçü esnafının yıllardır zor şartlar altında hizmet verdiğini dile getiren Topçu, pandemi döneminde artan maliyetlerin esnafı ekonomik açıdan zorladığını kaydetti. Topçu, "Pandemi döneminde artan maliyetler altında ezilen, kontak kapatma noktasına gelen toplu taşıma esnafına el uzatması gereken eski belediye yönetimi; çözüm üretmek yerine esnafın ekmeğine kan doğramıştır. Mevcut duruma çözüm bulmak yerine 60 adet dolmuş alarak belediyeyi bir ’minibüs işletmesine’ çevirmek, 30 yıllık esnafın rızkına göz dikmektir. Belediye, esnafı yaşatmakla mükelleftir, esnafıyla rekabet edip onu bitirmekle değil" dedi. Emeklilere yönelik ücretsiz ulaşım uygulamasının da esnafı zor durumda bıraktığını iddia eden Topçu, "Emeklilerimize yönelik ücretsiz ulaşım kararı, esnafın sırtından yapılan bir siyasi şovdur. Sosyal belediyecilik, bir kesime iyilik yaparken başka bir kesimi açlığa mahkûm etmek değildir. Artan akaryakıt fiyatları, amortisman giderleri, ağır vergi ve SGK yükleri altında beli bükülen şoför esnafı, bir de belediyenin haksız rekabetiyle siyasete kurban edilmiştir" diye konuştu. Konuya ilişkin yargıya başvurduklarını ve mahkemenin kendilerini haklı bulduğunu belirten Topçu, "Mahkeme kararı açıktır. Bu uygulamadan derhal dönülmesi gerektiği belirtilmiştir" dedi. Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya’ya çağrıda bulunan Topçu, mahkeme kararlarının uygulanmasının zorunlu olduğunu vurgulayarak, "Belediye yönetimini ivedilikle mahkeme kararına uymaya ve haksız rekabeti sonlandırmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Topçu, aksi halde hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini ve demokratik haklarını kullanacaklarını sözlerine ekledi.
Diyarbakır Dicle Elektrik’ten fırtına mesaisi Dicle Elektrik, Şanlıurfa’da saatte 70 kilometre hıza ulaşan fırtına ve zaman zaman oluşan hortumların enerji nakil hatlarında yol açtığı hasara karşı ekipleriyle gece boyunca sahada aralıksız görev yaptı. Eyyübiye, Haliliye, Karaköprü, Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir’de olumsuz hava şartlarından dolayı devrilen direkler ve kopan iletkenler nedeniyle oluşan arızalara hızla müdahale edildi. Ekipler, hasar tespit ve onarım çalışmalarını AFAD, itfaiye, karayolları ve belediyelerle koordineli şekilde sürdürerek enerji arzının güvenli biçimde yeniden sağlanması için yoğun mesai harcadı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, olumsuz hava koşullarının etkili olduğu Şanlıurfa’da tüm saha ekipleriyle teyakkuz halinde görev yaptı. Dün gece kent genelinde etkisini artıran fırtına, saatte 70 kilometre hıza ulaşırken, zaman zaman oluşan hortumlarla birlikte ağaçların devrilmesine, çatıların uçmasına ve enerji nakil hatlarında ciddi hasar meydana gelmesine neden oldu. Şirket ekipleri, vatandaşların can ve mal güvenliğini önceliklendirerek arızalara hızlı müdahale etmek üzere gece boyunca sahada çalışma yürüttü. Şanlıurfa’da olumsuz hava şartlarından en fazla etkilenen bölgeler arasında merkez ilçeler Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprü’nün yanı sıra Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir yer aldı. Şiddetli rüzgar ve hortumların etkisiyle bazı bölgelerde elektrik direkleri devrildi, dağıtım hatlarında kopmalar meydana geldi. Bu nedenle şehir genelinde zaman zaman elektrik kesintileri yaşanırken, Dicle Elektrik ekipleri hasarın oluştuğu noktalarda güvenlik riski doğmaması için kontrollü kesinti uyguladı. Arızası giderilen bölgelere enerji akışı yeniden sağlanırken, hava koşullarının olumsuz etkisini sürdürdüğü bazı noktalarda onarım çalışmalarının devam ettiği bildirildi. Dicle Elektrik yetkilileri, enerji arzının güvenli şekilde yeniden sağlanabilmesi için bakım ve onarım faaliyetlerinin öncelik sırasına göre planlandığını belirtti. Olumsuz hava koşullarından etkilenen Eyyübiye, Haliliye, Karaköprü, Birecik, Harran, Akçakale ve Viranşehir’de ekiplerin AFAD, itfaiye, karayolları ve belediyelerle sahada koordineli şekilde yoğun bir mesai yürüttüğü ifade edildi. Şirket, abonelerin güvenli ve sürdürülebilir enerjiye erişimi için tüm imkânların seferber edildiğini vurgulayarak, fırtına ve sağanak yağıştan etkilenen bölgelerde çalışmaların planlı şekilde sürdüğünü açıkladı.