ÇEVRE - 05 Şubat 2026 Perşembe 20:07

Yüksekova’da kuduz alarmı

A
A
A
Yüksekova’da kuduz alarmı

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde bir köydeki eşekte kuduz vakası tespit edilmesi üzerine bölgede karantina alındı.

Alınan bilgiye göre, Kadıköy köyünde bir eşekte hastalık belirtileri görülmesi üzerine Yüksekova İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı hayvan sağlığı ekipleri bölgeye sevk edildi. Hayvandan alınan numunelerin laboratuvar incelemesi sonucunda kuduz olduğu kesinleşti.

Yüksekova’da kuduz alarmı

Hastalığın yayılma riskine karşı ivedilikle hareket eden yetkililer, Kadıköy köyünü karantinaya alarak canlı hayvan giriş ve çıkışlarını geçici süreyle durdurdu. Karantina kararıyla birlikte bölgedeki hareketlilik kısıtlanırken, hastalığın çevre yerleşim birimlerine sıçramaması için geniş çaplı önlemler alındı. Vakanın tespit edildiği ilk günden itibaren tüm personeliyle sahada olan Yüksekova İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgedeki aşılama ve bilgilendirme faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor.

Yüksekova’da kuduz alarmı

Aşılama çalışmaları çevre köylerdeki sahipli hayvanlar ve çoban köpekleri titizlikle aşılanıyor. Köy sakinlerine hastalığın belirtileri ve korunma yolları hakkında eğitim veriliyor. Yetkililer, yürütülen koordineli çalışmalar sayesinde durumun tamamen kontrol altına alındığını bildirdi. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların sahipsiz veya şüpheli hareketler sergileyen hayvanlara karşı dikkatli olmalarını istedi. Bir temas durumunda ya da şüpheli vakalarda, vakit kaybetmeden ilgili birimlere haber verilmesinin hayati önem taşıdığı vurgulandı.

Metin Tek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa 6 Şubat depremi unutulmadı, Osmangazi’de anma töreni düzenlendi Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerinin yıl dönümü dolayısıyla Bursa’da Osmangazi Belediyesi tarafından Osmangazi Meydanı’nda anma programı düzenlendi. Meydanda kurulan alanda hazır bulunan ekipler eşliğinde önce saygı duruşu gerçekleştirildi. Saygı duruşu sırasında çalınan sirenler deprem anını hatırlatırken, katılımcılara duygusal anlar yaşattı. Programa Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Esendemir, Adıyamanlılar Dernek Başkanı Ramazan Alp, çok sayıda arama kurtarma ekibi ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. Anma programında Adıyamanlılar Dernek Başkanı Alp depremin Türkiye’nin bir gerçeği olduğunu vurgulayarak, yapı güvenliğinin önemine dikkat çekti. Alp, "Deprem öldürmez, bina öldürür sözünün ne kadar doğru olduğunu bir kez daha gördük. Millet olarak büyük bir dayanışma örneği sergiledik. Bursa başta olmak üzere Türkiye’nin her yerinden ilk saatlerden itibaren yardımlar bölgeye ulaştı. Günlerce bölgede kalan, tüm zorluklara rağmen destek veren herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Programda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Esendemir ise depremin üzerinden üç yıl geçtiğini fakat bu sürenin depremzedeler ve yakınları için daha farklı olduğunu hatırlatarak, "Resmi kayıtlara göre 53 bin vatandaşımızı kaybettik. Kayıtlara girmeyenlerle birlikte bu sayı belki daha da fazla. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Bu deprem yerel yönetimlere sorumluluklarını yeniden hatırlattı. Her an deprem olacakmış gibi hazırlıklı olmak zorundayız" dedi. Osmangazi Belediyesi arama kurtarma ekiplerinin 24 saat teyakkuz halinde olduğunu belirten Esendemir, ilçe genelinde 159 toplanma alanı bulunduğunu ve bu sayıyı artırmayı hedeflediklerini söyledi. Her mahalleye bir afet konteyneri yerleştirmek için çalışma yürüttüklerini ifade eden Esendemir, "Nüfusumuzun yüzde 44’ünü bir çatı altında toplayabilecek barınma alanına sahibiz. Bu oran ortalamanın üzerinde. Ancak bunu yeterli görmüyor, daha fazlasını yapmak zorunda olduğumuzu biliyoruz" diye konuştu. Program, konuşmaların ardından katılımcılar ve Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Mutlu Esendemir’in arama kurtarma ekiplerinin oluşturduğu stantları ziyaret etmesiyle sona erdi.
Ankara MİT’ten Mossad casusuna operasyon Milli İstihbarat Teşkilatı, "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İsrail İstihbarat Servisi’ne çalıştığını tespit ettiği 2 kişiyi yakaladı. MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar sonucu Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu gözaltına alındı. Mermer tüccarlığından İsrail casusluğuna Maden Mühendisi olan Mehmet Budak Derya, 2005 yılında kendi şirketini kurdu, Mersin Silifke’de mermer ocağı açtı. Dünyanın birçok ülkesine ticaret yapmaya başladı. Bu sayede İsrail İstihbarat Servisi’nin dikkatini çekti. İsrail’in kurduğu paravan şirketin yetkilisi Ali Ahmed Yassın kod adlı şahıs, Eylül 2012’de Mehmet Budak Derya’yı ofisinde ziyaret ederek şirketinin onunla iş yapmak istediğini söyledi. Patronları ile tanışması için Avrupa’da bir ülkeye davet etti. Bunu bir iş fırsatı olarak gören Mehmet Budak Derya, Ocak 2013’te Avrupa’da şirketi sahibi kimliği altında İsrail İstihbarat Servisi mensupları ile bir araya geldi. Mehmet Budak Derya ile bir araya geldiği kişiler yapacakları mermer ticaretine ilişkin hususları görüştü. Kod adı Luis olan İsrail istihbaratçısı, M.B. Derya’ya Filistin asıllı Türk vatandaşı Veysel Kerimoğlu’nu işe almasını söyledi. Mehmet Budak Derya, Kerimoğlu ile birlikte yürüttükleri faaliyetler hakkında kendilerine bilgi vermeleri yönünde talimat aldı. Eş zamanlı olarak Mehmet Budak Derya ile ilk irtibatı kuran Ali Ahmed Yassın da Veysel Kerimoğlu’nu M.B. Derya ile çalışması hususunda yönlendirdi. Kaynaklarının konumunu yükseltmek için işçi buldular İsrail İstihbarat Servisi mensuplarından aldığı talimat doğrultusunda Veysel Kerimoğlu’nu işe alan ve maaşını bile istihbaratçılardan temin eden Mehmet Budak Derya, arkadaşlık ilişkisi de geliştirdi. M.B. Derya, V. Kerimoğlu ile attıkları her adımı İsrail servisi ile paylaştı. Mehmet Budak Derya, Veysel Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini arttırdı. Yine V. Kerimoğlu sayesinde tanıştığı, İsrail’in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirdi. Bu şahıslar hakkında topladığı bilgileri İsrail servisine aktardı. İsrail’in Gazze’yi işgal politikası çerçevesinde tesis ettiği ticari ilişkileri de kullanarak Gazze’ye giriş izni almaya çalıştı. Gazze’de aradığı depoların fotoğraflarını İsrail istihbaratına iletti. İsrail Servisi’nin desteği ile işlerini büyüttü Ticari faaliyetlerini mermer alanıyla kısıtlamak istemeyen Veysel Kerimoğlu, 2016 yılı başlarında Mehmet Budak Derya’ya dron parçaları ticareti yapmaları üzerine bir teklifte bulundu. Attıkları her adımı İsrail servisine bildiren M.B. Derya, bu teklifi anında görüştüğü istihbaratçılara iletti. İsrail servisinin de işine gelen bu girişimin ilk numuneleri de İsrail İstihbarat Servisi tarafından temin edildi. Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu’nun birlikte dron satmaya çalıştığı Mohamed Zouari, İsrail İstihbarat Servisi tarafından Aralık 2016’da Tunus’ta suikasta uğradı. Üçüncü ülke görüşmesi Mehmet Budak Derya, İsrail istihbaratı ile 2013’te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdürdü. Bu süreç içerisinde Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdi. İsrail servisinin testlerini geçti İsrail servisi, uzun yıllardır yürüttükleri operasyonu riske atmamak adına gizliliğe son derece önem veriyordu. Bu kapsamda, İsrail servisi Mehmet Budak Derya’ya kriptolu bir haberleşme sistemi sağladı. Ayrıca, M.B. Derya sıkı tedbirler çerçevesinde 2016 yılında bir Asya ülkesinde yalan makinesi uygulamasına tabi tutuldu. M.B. Derya testi başarı ile tamamladı. Yalan makinesi testine girmesi sonrasında durumun ciddiyetini anlayan M.B. Derya, içinde bulunduğu faaliyet konusunda daha da hassas davranmaya başladı. İsrail servisi tarafından M.B. Derya’ya ikinci yalan makinesi testi Ağustos 2024’te bir Avrupa ülkesindeki otelde yapıldı. İsrail’in Bu testini de sorunsuz atlatan Derya, operasyonda bir üst aşamaya geçti. Mehmet Budak Derya, İsrail İstihbarat Servisi mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden sim kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim bilgileri ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına iletti. Paravan şirket kuracakken yakalandı Ocak 2026’da yurt dışında İsrail İstihbarat Servisi görevlileri ile çok önemli bir görüşme yapan Mehmet Budak Derya’nın operasyonel amaçlarla kullanılmak üzere yurt dışında paravan bir firma kurması yönünde planlar yapıldı. Yapılan planlamaya göre; söz konusu kurulacak paravan firmalar ile uluslararası ticari tedarik zincirine sızılması amaçlandı. Paravan şirket aracılığı ile İsrail İstihbarat Servisi’nin belirlediği ülkelerden temin edilecek ürünlerin yine İsrail servisi tarafından nihai kullanıcının bulunduğu ülkeye sevkiyatı koordine edilecekti. Planlamaya göre, sevkiyat sürecinde Asya ülkelerinde faaliyet gösteren yasal üç firma bulunacak ve bahse konu firmalar ile işbirliği yapılacaktı. Bulunacak firmalardan ilki, ürünleri piyasadan temin ederek deposuna alacak ve ambalajlarını değiştirecekti. İkinci firma ürünleri ilk firmadan teslim alarak kendi deposunda bir süre muhafaza edecekti. Üçüncü firma ise ikinci firmadan teslim alacağı söz konusu ürünleri İsrail İstihbarat Servisince satılması istenen nihai kullanıcıya ait şirkete ihraç edecekti. Mehmet Budak Derya idaresinde kurulacak paravan firmanın görevi, ürünlerin temininden ihraç aşamasına kadar olan tedarik zincirini İsrail İstihbarat Servisi adına yönetmekti. M.B. Derya’nın servis görevlileri ile Ocak 2026’da yaptığı son görüşmede de bu plan çerçevesinde paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, web sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaları ele alındı. MİT’ten kaçamadılar Bir süredir MİT’in takibinde olan Mehmet Budak Derya ve Veysel Kerimoğlu; MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde gözaltına alındı.
Bingöl Asrın felaketinde hayatını kaybedenler Bingöl’de anıldı Asrın felaketinde hayatını kaybedenler Bingöl’de saygı, rahmet ve minnetle yad edildi. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde Bingöl’de düzenlenen anma programında duygu dolu anlar yaşandı. Asrın felaketi olarak hafızalara kazınan depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlar dualarla anıldı. Anma programı, sabaha karşı AFAD Yönetim Merkezi’nde toplanılmasıyla başladı. Depremin meydana geldiği dakikada gerçekleştirilen törende saygı duruşunda bulunulurken, İstiklal Marşı hep bir ağızdan okundu. Törende, 6 Şubat depremlerine ilişkin hazırlanan video gösterimi izlenildi. Yaşanan acıların ve kayıpların yeniden hatırlandığı görüntüler, katılımcılara duygusal anlar yaşattı. Programda konuşan Bingöl Valisi Dr. Cahit Çelik, "Asrın felaketi dediğimiz peş peşe 3 tane deprem yaşadık. O depremlerde de yaklaşık 54 bine yakın vatandaşımızı kaybettik. Depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı anmak vesilesiyle bir araya gelmek istedik. Şuan da insanlığın geldiği bilgi seviyesi depremleri önceden bilemiyor. Herhangi bir yerde herhangi bir saatte deprem olabilir. İlimiz de ülkemizde en riskli illerden biri. Asrın felaketini, asrın dayanışmasına dönüştüren ülkemizde afet sonrası iyileştirme açısından dünyada en iyilerindendir. İlimizde şubat depremlerinden sonra konut, ahır ve iş yeri olmak üzere toplam 2 bin 444 vatandaşımız hak sahibi oldu. Konut olarak toplam bin 740 hak sahibimiz var. 873 hak sahibi ile ilgili yer seçimi ve ihaleler yapıldı. 857 konut ile ilgili yer seçimi çalışması da 2026 yapılacak" dedi. İl müftüsünün yaptığı duanın ardından, deprem şehitleri için eller semaya açıldı. Okunan dualarla birlikte alanda hüznün hakim olduğu görüldü.