ÇEVRE - 30 Mayıs 2026 Cumartesi 08:53

Aşırı yağışlarla sular altında kalan tarım arazilerindeki hasar sular çekilince ortaya çıktı

A
A
A

Hatay’ın Samandağ ilçesinde aşırı yağışlarla debisi artan Asi Nehri’nin taşmasıyla tarım arazileri ve seralar sular altında kaldı. Sel felaketinin ardından suların çekildiği tarım arazileri drone ile görüntülendi.

Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da 21 Mayıs tarihinde akşam saatlerinden itibaren şiddetli yağış etkili olmuştu. Kentte caddeler göle dönerken, sel ve heyelan afeti yaşandı. Aşırı yağışların etkili olduğu Samandağ ilçesindeki Yeşilada, Tekebaşı ve Çöğürlü Mahalleleri sular altında kaldı. Aşırı yağışlarla debisi artan Asi Nehri, taşarak çevresindeki tarım arazilerini sular altında bıraktı. İl Tarım Müdürlüğü ekipleri, günler sonra sel sularının çekilmesiyle bölgedeki tarım arazilerinde hasar tespit çalışmalarını sürdürüyor. Sel felaketinde binlerce dönüm sular altında kalırken günler sonra sel suların çekilmesiyle tarım arazileri gün yüzüne araziler havadan görüntülendi. Son 20 yılın en şiddetli seline maruz kaldıklarını ifade eden Samandağ ilçesi Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı, aşırı yağışlardan kaynaklı olarak Asi Nehri’nin taşmasıyla, arazilerimize su bastığını söyledi.

Aşırı yağışlarla sular altında kalan tarım arazilerindeki hasar sular çekilince ortaya çıktı

"Aşırı yağışlardan kaynaklı olarak Asi Nehri’nin taşmasıyla, Asi Nehri kenarı ve etrafında bulunan arazilerimizi su bastı, birçok ürünümüz ve seralarımız su altında kaldı"

Son 20 yılın en şiddetli seline maruz kaldıklarını ifade eden Samandağ ilçesi Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı, "Gerçekten de son 20 yılın en şiddetli seline maruz kaldık. Aşırı yağışlardan kaynaklı olarak Asi Nehri’nin taşmasıyla, Asi Nehri kenarı ve etrafında bulunan arazilerimizi su bastı. Birçok ürünümüz ve seralarımız su altında kaldı. Tarım Bakanlığı ve İl Tarım Müdürlüğümüzün hasar tespiti hala devam ediyor. Şu anda tam anlamıyla hasar tespitinin sonucu elimizde geçirebilmiş değiliz. Asi Nehri kenarında kalan bütün mahallelerimiz, köylerimiz bir şekilde zarar görmüş. Bundan mütevellit olarak da Asi Nehri’nin taşmasıyla birlikte önüne taktığı moloz gibi diğer kirliliklerle Akdeniz’e ve sahilimize bir şekilde yığıldı. Bazı seralarımızı da su bastı ve en fazla şu anda seracılarımız zarar gördü. Çünkü ekimlerini yapmış durumdalardı ama şu anda tekrar yine bir şekilde suları boşalttıktan sonra bir daha ekimlerine başlamaları gerekiyor. Dolayısıyla da sonuç itibarıyla biz burada bir serzenişte bulunmuyoruz" dedi.

Aşırı yağışlarla sular altında kalan tarım arazilerindeki hasar sular çekilince ortaya çıktı

"Her kış ayında derelerin ve nehir yataklarının ıslah edilmelidir"

Her yıl kış aylarında sele karşı dere ve nehir yataklarının ıslah edilmesini gerektiğini söyleyen Samandağ ilçesi Ziraat Odası Başkanı Selim Kamacı, "Allah’ın, doğanın bize ettiği bir vakadır. Dolayısıyla da seller her zaman olacak ama burada insanların yanlış tavırları kaynaklı bazı zararlar oluşuyor yoksa normalde sellerin olması lazım. Biz kurak olduğu zaman su gelsin diye dua ediyoruz. Ondan sonra su geldiğinde de serzenişlerde bulunma hakkımız yok. İnsanoğlu düşünebilen bir varlıktır. Dolayısıyla da düşüncesiyle hareket etmesi gerekirken bencilliğiyle hareket ediyor. Sonuç itibarıyla ahırını sen Asi Nehri kenarına yaparsan tabii ki bu tür şeylere maruz kalırsın. Asi Nehri kenarına bazıları ahır yapmış, moloz ve toprak doldurmak suretiyle bahçeye çevirmeye çalışmış olan arkadaşlarımız var. Geçmişte bunları çok uyardık, yapmayın etmeyin ve doğanın hakkına girmeyin. Bundan sonrasında esasta bu tür şeyler olduğu zaman devletin önlem alması gerektiğini her zaman söylüyoruz. Her kış ayında derelerin ve nehir yataklarının ıslah edilmelidir. Son günlerde de aşırı yağışların oluşmasıyla birlikte Asi Nehri’nin bir şekilde debisinin yükselmesi ve taşması söz konusu oldu" ifadelerini kullandı.

Ramazan İlın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Falezlerde mahsur kalan kedi, itfaiyenin 1 saatlik çalışmasıyla kurtarıldı Antalya’da yaklaşık 30 metrelik falezlerde mahsur kalan kedi, itfaiye ekipleri ve vatandaşların yaklaşık 1 saat süren çalışmasının ardından kurtarılarak veterinere götürüldü. Muratpaşa ilçesi Bahçelievler Mahallesi Konyaaltı Caddesi üzerindeki Atatürk Parkı’nda bulunan ve yüksekliği yaklaşık 30 metreyi bulan falezlerde mahsur kalan kedi için kurtarma çalışması gerçekleştirildi. Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 30 metre yükseklikteki falezlerin arasındaki sarp kayalık alanda birkaç gündür mahsur kalan ve korkudan saklanan kediyi fark eden vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirerek yetkililerden yardım istedi. İhbar üzerine verilen adrese gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekipler, gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra iple erişim teknikleri kullanarak kedinin bulunduğu yere ulaştı. 1 saatlik çalışma ile kurtarıldı Kedinin mahsur kaldığı noktaya ulaşan itfaiye eri, korktuğu gözlenen ve kayalık alandaki oyuklara saklanan kediyi bulunduğu yerden çıkarmak için mama ile yaklaşmaya çalıştı. Ancak korktuğu için bulunduğu noktadan ayrılmayan kediye daha sonra hayvan yakalama aparatıyla müdahale edildi. Yaklaşık 1 saat süren çalışmanın ardından bulunduğu yerden güvenli şekilde alınan ve itfaiye erinin severek sakineştirdiği kedi çuvala yerleştirilerek falezlerin üst kısmına çıkarıldı. Taşıma çantasına konulan ve sağlık durumunun iyi olduğu gözlenen kedi, ihbarda bulunan vatandaşlar ile restoran çalışanlarına teslim edildi. Mahsur kaldığı yerden itfaiye ekipleri tarafından kurtarılan kedi kontrol amaçlı veterinere götürüldü.
Muş Gerok topluluğu bayram tatilinde Muş’un doğal güzelliklerini keşfetti Muş’ta farklı meslek gruplarından doğaseverlerin bir araya gelerek oluşturduğu Gerok topluluğu, bayram tatilinde Ilıca Yaylası, Turna Gölü ve Kurtik Dağı’nda doğa yürüyüşü gerçekleştirdi. Muş’ta farklı meslek gruplarından doğaseverlerin oluşturduğu Gerok topluluğu, bayram tatilini doğayla iç içe geçirdi. Ilıca Yaylası, Turna Gölü ve Kurtik Dağı’nda yürüyüş yapan ekip, bölgenin doğal güzelliklerini keşfetti. Her hafta farklı rotalarda bir araya gelen Gerok topluluğu, bu kez bayram tatilinde Muş’un yüksek kesimlerine yürüyüş düzenledi. Karların erimesiyle oluşan Turna Gölü’nü ziyaret eden ekip, Kurtik Dağı eteklerinde oluşan kar tünellerini de gezerek bölgedeki doğal oluşumları yakından inceleme fırsatı buldu. Doğayla iç içe vakit geçiren ekip üyeleri, yürüyüş boyunca çevrede bulunan atıkları toplayarak çevre temizliği yaptı. Etkinlik sırasında hem doğa yürüyüşü gerçekleştiren hem de çevre bilincine dikkat çeken grup üyeleri, doğanın korunmasına yönelik farkındalık oluşturmayı amaçladı. Düzenledikleri etkinliklerle Muş’un doğal güzelliklerini daha geniş kitlelere tanıtmayı hedeflediklerini belirten Üniversite öğrencisi Zekiye Kılbaş, aynı zamanda doğa sevgisi ve çevre bilincinin yaygınlaşmasına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti. Kılbaş, "Bugün rotamızda Ilıca Gölü ve yaylası eşliğinde, Zovser Dağları manzarasıyla birlikte Kurtik Dağı’na doğru yolculuk yaptık. Birçok farklı noktadan geçtik. Doğaya karşı olan ilgimi burada değerlendirmek istedim ve Muşlu Gerok ekibi olarak ben de bu takıma dahil oldum. Çok güzel manzaralar eşliğinde arkadaşlarımızla birlikte ilerliyoruz. Siz de bu muhteşem ve eşsiz güzellikleri görmek istiyorsanız Muşlu Gerok ekibine dahil olabilir, her gün ve her hafta yeni heyecanlara ortak olabilirsiniz. Genelde insanlar bu tür manzaraları Antalya’da gördüklerini söylerler. Karı, güneşi ve doğanın yeşilliğini bir arada görmek gerçekten farklı bir deneyim. Ama Muş bize bu deneyimi yaşattı. Ben ilk defa karın, gölün ve yeşilliklerin aynı anda bulunduğu bir ortamda kendimi buldum. Bu yüzden herkesin bu eşsiz deneyimi yaşamasını isterim açıkçası. Sadece Antalya gibi bilinen yerler yerine bence Muş’a da bir şans verilmesi gerekiyor diye düşünüyorum" dedi. Muş’un eşsiz güzelliklerine şahit olmak için bu etkinliğe katıldığını söyleyen Zahide Acar, "Bugün eşsiz bir manzarayla karşı karşıya kaldık. Gerçekten çok güzel ve çok farklı bir atmosferin içindeyiz. Hepimizin çok hoşuna gitti. Her zaman olmasını istediğimiz etkinlikler bunlar. Bir üniversite öğrencisi olarak, Muş’ta bu tür etkinliklerin yapılmasını gerçekten çok önemli buluyorum. Muş’un eşsiz güzelliklerine siz de şahit olmak istiyorsanız gelin, doğayla iç içe güzel bir gün geçirin. Ama gelirken doğayı korumayı da unutmayalım. Bu güzelliklerin bozulmaması için çöplerimizi ve bıraktığımız atıkları doğada bırakmamamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.