GÜNDEM - 15 Kasım 2025 Cumartesi 09:36

Yeni yuvasına kavuşan depremzede vatandaş: "Allah devletimizden razı olsun, biz evlerin bu kadar güzel olacağını hiç düşünmüyorduk"

A
A
A
Yeni yuvasına kavuşan depremzede vatandaş: "Allah devletimizden razı olsun, biz evlerin bu kadar güzel olacağını hiç düşünmüyorduk"

Hatay’da asrın felaketinde evi yıkılan ve 2 yılı aşkın süre ailesiyle birlikte konteynerde yaşayan depremzede İrfan Şekereoğlu, yeni yuvasında mutlu olduğunu belirterek, " Devletimiz bizi hiç yalnız bırakmadı, depremden 2 buçuk yıl sonra bize ev çıktı ve evimize yerleştik" dedi.



Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da binlerce bina yerle bir olmuştu. Antakya ilçesi Ekinci Mahallesi’nde depreme yakalanan İrfan Şekereoğlu ve ailesi, evlerinin yıkılmasının ardından geçici yaşam merkezinde konteynerde yaşamaya başladı. Asrın felaketi sonrası kısa sürede başlayan ihya ve inşa çalışmaları kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından konutların inşaatına başlanmış ve konutlar kısa sürede teslim edilmişti. Depremden sonra 2 yılı aşkın süre konteynerde yaşayan Şekereoğlu ailesi, 8’inci kura çekimiyle evinin anahtarını teslim aldı. Evlerinin anahtarını teslim alır almaz yeni yuvalarına yerleşen Şekereoğlu ailesi, taşınarak sıcak yuvalarında yaşamaya başladılar. Soğuk kış günlerini ailesiyle birlikte yeni yuvasında geçirecek olmanın mutluluğunu yaşayan İrfan Şekereoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkürlerini ile getirerek, "Depremden 2 buçuk yıl sonra bize ev çıktı ve evimize yerleştik, evimizde çok mutluyuz ve huzurluyuz" dedi.


" Devletimiz bizi hiç yalnız bırakmadı, depremden 2,5 yıl sonra bize ev çıktı ve evimize yerleştik"


Depremden sonra 2 yılı aşkın süre konteyner da kaldıktan sonra yeni evlerinde yeni komşularıyla yaşama başlayan depremzede İrfan Şerekeoğlu, "Depremde ben hastanedeydim ama eşim, çocuklarım ve annem evdeydi. Babamı hastanede yatırmıştım. Ailemden hiçbir şekilde haber alamıyordum. Depremden 7 saat sonra ailemle buluştum. Allah’a şükür ki çocuklarıma, eşime ve anneme bir şey olmadı. Sadece evimiz yıkıldı. Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ederim, bizlere yeni ev yaptı ve ev verdi. Depremden sonra 2 buçuk yıl konteyner da kaldık. Konteyner da yaşamımız iyiydi ama dardı. Dışarda kalmaktan bin kat daha iyiydi. Devletimiz bizi hiç yalnız bırakmadı, depremden 2,5 yıl sonra bize ev çıktı ve evimize yerleştik. Evimizde çok mutluyuz ve huzurluyuz. Evimiz çok güzel. Allah devletimizden razı olsun, biz evlerin bu kadar güzel olacağını hiç düşünmüyorduk. Kışın konteyner da çok soğuk oluyordu ama mecbur olduğumuz için kalıyorduk. Şu anda evimizdeyiz ve güzel zamanlar geçiriyoruz. Buradaki komşularımızla aramız çok iyi ve hepsi evlerinden memnun kalıyorlar. Hepimiz devletimizden duacıyız. Çocuklarımız evden rahatça çıkıp sokakta ve parkta oynuyorlar. Burada parklar, basketbol sahaları hepsi var. Evde eksik hiçbir şey yok. Evlerde her şey düşünülmüş ve yapılmış. Eve hiçbir masraf yapmadan eve yerleştik. Yaparsa Sayın Cumhurbaşkanımız yapar" ifadelerini kullandı.


(RMZ-VK-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye’nin yatırımlar açısından güçlü bir vizyon ortaya koyduğunu dile getirerek, "Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek, yatırım iştahını artıracak ve kayıtlı ekonomiyi teşvik edecektir" dedi. Ankara Ticaret Odası’nın 29. Dönem Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Mustafa Deryal başkanlığında gerçekleşti. ATO Başkanı Gürsel Baran, Meclis Toplantısı’nda yaptığı konuşmada ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küresel gerilimler ekonomiyi zorluyor ATO Başkanı Baran, küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimlerin enerji ve ticaret dengelerini derinden sarstığını belirterek, yaşanan gelişmelerin küresel enflasyon üzerinde de baskı oluşturduğunu söyledi. Dünyada belirsizliğin yeni bir norm haline geldiğine dikkat çeken Baran, özellikle İran, İsrail ve ABD ekseninde yaşanan gerilimlerin küresel ölçekte etkiler doğurduğunu ifade etti. "Hürmüz’deki fiili kısıtlamalar, denizcilik sektöründe benzeri görülmemiş bir tıkanıklığa yol açtı" Dünya petrol ve LNG ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin tedarik zincirlerinin kırılganlığını bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Gürsel Baran, "Hürmüz’deki fiili kısıtlamalar, denizcilik sektöründe benzeri görülmemiş bir tıkanıklığa yol açtı. Enerjiden gübre fiyatlarına, lojistikten sigorta maliyetlerine kadar tüm alanları etkileyen bu dar hat, küresel enflasyonda da yükselişe yol açıyor. Avrupa’dan Asya’ya kadar bütün ülkeler Hürmüz konusunda bir an önce anlaşmanın sağlanmasını bekliyor" açıklamasında bulundu. Türkiye yatırım için güçlü bir merkez Küresel ekonomideki belirsizlik ortamı devam ederken Türkiye’nin ‘Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’ ile yatırımlar açısından güçlü bir vizyon ortaya koyduğunu dile getiren Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan programın, Türkiye’nin güvenli liman olma özelliğini pekiştirdiğini ifade etti. Program kapsamında ihracatçılara yönelik vergi avantajlarının dikkat çekici olduğunu kaydeden Baran, imalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 20’den yüzde 9’a, imalatçı olmayan ihracatçılar için ise yüzde 20’den yüzde 14’e düşürüleceğini belirtti. Transit ticaret ve yurt dışı alım-satım faaliyetlerinden elde edilen kazançlara yönelik istisnaların artırılacağını ifade eden Baran, yüksek katma değerli hizmet ihracatına yönelik kazanç istisnasının da yüzde 100’e çıkarılacağını söyledi. Yine programda bölgesel merkezini İstanbul Finans Merkezi’ne taşıyan şirketlere 20 yıl boyunca kurumlar vergisi istisnası sağlanacağının yer aldığını bildiren Baran, merkezini farklı bir noktaya taşıyanlara ise yüzde 95 oranında istisna uygulanacağını kaydetti. "Düzenlemeler, Türkiye’nin yatırımcı dostu bir ülke olma özelliğini güçlendirecektir" Yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesine yönelik ‘Tek Durak Büro’ uygulamasının da önemli olduğunu belirten Baran, "Gündeme gelen yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesi, bürokrasinin azaltılması ve işlemlerin tek merkezden yürütülmesi, yatırımcıların en çok ihtiyaç duyduğu konuların başında geliyor. Bu düzenlemeler, Türkiye’nin yatırımcı dostu bir ülke olma özelliğini güçlendirecektir" diye konuştu. "Dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemeler, ülkemizin yüksek katma değerli üretim hedeflerine katkı sağlayacaktır" Programın girişimcilik altyapısını güçlendirmeye yönelik boyutuna da değinen Baran, start-up ekosistemine yönelik teşvikler, dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemelerin özellikle genç girişimciler açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Baran, "Start-up ekosistemine yönelik teşvikler, dijital şirket uygulamaları ve finansmana erişimi kolaylaştıran düzenlemeler, özellikle genç girişimcilerimizin önünü açacak ve ülkemizin yüksek katma değerli üretim hedeflerine katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Öte yandan Baran, "Üretimi, ihracatı, istihdamı ve yatırımı teşvik eden, ülkemiz ekonomisini güçlendirecek olan her türlü programı destekliyoruz" şeklinde konuştu. "Farklı oranlar hem mevzuata uyumda zorluk oluşturuyor hem de vergi adaleti ve rekabet açısından sorunlara yol açıyor" Küresel belirsizlikler ve maliyet baskıları nedeniyle şirket karlılıklarının zayıfladığını kaydeden Baran, "Ülkemizde üretim ve istihdamda önemli bir rol üstlenen KOBİ’lerimiz vergi yükünü yüklenirken, yararlanabildikleri indirim ve istisnalar sınırlı. Farklı oranlar hem mevzuata uyumda zorluk oluşturuyor hem de vergi adaleti ve rekabet açısından sorunlara yol açıyor. İş dünyası olarak, düşük oranlı vergi politikalarının ekonomik faaliyetleri artırarak, vergi gelirlerinde de artış sağlayacağını her fırsatta dile getiriyoruz" ifadelerini kullandı. ‘Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’yla birlikte, ülke içinde, üretim ve ticaret yapan işletmeler için de vergi konusunda bir düzenlemeye gidilmesi gerektiğine inandıklarını vurgulayan Baran, "Vergide adalet ve rekabet için yedi ayrı oranda uygulanan kurumlar vergisinin yüzde 15 olarak tek orana indirilmesi gerektiği kanaatindeyiz" dedi. "Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek" Baran, önerdikleri modelin en başarılı örneklerinden birinin İrlanda olduğunu vurgulayarak, "Bu modelin en başarılı örneği, uzun yıllardır yerli sermaye olsun, yabancı sermaye olsun tüm şirketlere yüzde 12,5 kurumlar vergisi oranını uygulayan İrlanda’dır. İrlanda, bu politikasıyla Avrupa Birliği içinde en çok yatırım çeken ve kişi başına milli gelirini en fazla artıran ülkelerin başında gelmiştir. Vergi oranlarında makul ve dengeli bir iyileştirme, işletmelerimizin öz kaynaklarını güçlendirecek, yatırım iştahını artıracak ve kayıtlı ekonomiyi teşvik edecektir. Böylelikle ekonomimizin bütünü, tedarik zincirinin tamamı desteklenmiş olacaktır" diye konuştu.
Manisa Başkan Şimşek: "Şehzadeler’i birlikte yönetip birlikte büyüteceğiz" Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Kağan ve Sarıalan mahallelerine yaptığı ziyarette, halkın talep ve önerilerini yerinde dinleyerek çözüm üretmeyi sürdüreceklerini belirterek, "Şehzadeler’i birlikte yönetecek, birlikte büyüteceğiz" dedi. Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, mahalle ziyaretlerine Kağan ve Sarıalan mahalleleriyle devam etti. Vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Şimşek, sorunları, önerileri ve talepleri yerinde dinledi. Mahalle sakinlerinin ilettiği her konuyu dikkatle not alan Başkan Şimşek, ihtiyaçların ilgili birimler tarafından hızla değerlendirilerek çözüme kavuşturulacağını ifade etti. Halkla iç içe, sahada ve doğrudan iletişime dayalı bir yönetim anlayışını benimsediklerini vurgulayan Başkan Şimşek, "Göreve geldiğimiz günden bu yana sosyal belediyeciliği ve halkçı yönetim anlayışını en güçlü şekilde hayata geçirmek için sahadayız. Hemşehrilerimizin talep ve beklentilerini doğrudan dinledik. Bizim için en değerli rehber, vatandaşımızın sesidir. Mahalle mahalle, sokak sokak bu ziyaretlerimize devam edeceğiz; hemşehrilerimizi dinlemeyi, onların sorunlarına yerinde çözüm üretmeyi sürdüreceğiz. Şehzadeler’i birlikte yönetecek, birlikte büyüteceğiz" dedi. Kağan ve Sarıalan mahallelerinde yaşayan vatandaşlar ise Başkan Şimşek’in ziyaretlerinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, sorunlarını birebir anlatabilmenin kendileri için çok kıymetli olduğunu ifade etti.
Ankara Bakan Uraloğlu: "Karadeniz’in sembolü Zigana Tüneli’mizi 3 yılda 5 milyon 277 bin 434 araç kullandı" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Zigana Tüneli’nin açılış yıl dönümüne ilişkin, "Karadeniz’in sembolü Zigana Tüneli’mizi 3 yılda 5 milyon 277 bin 434 araç kullandı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 3 Mayıs 2023 tarihinde açılan Zigana Tüneli’nin yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklama yaptı. Bakan Uraloğlu, "Trabzon’u Gümüşhane üzerinden Bayburt ve Erzurum’a bağlayan tünelimiz, 14,5 kilometrelik uzunluğuyla Avrupa’nın en uzun çift tüplü kara yolu tüneli olarak tarihe geçti. Tünel sayesinde güzergah 8 kilometre kısaldı. Seyahat süresi de otomobiller için 10 dakika, ağır tonajlı araçlar için 60 dakika olmak üzere ortalama 20 dakika azaldı" ifadelerini kullandı. "Zigana Tüneli’mizi 3 yılda 5 milyon 277 bin 434 araç kullandı" Uraloğlu, Zigana Tüneli sayesinde 3 yılda zamandan ve akaryakıttan toplam 1,9 milyar lira tasarruf sağladıklarını kaydederek, "Tünelin hizmete sunulmasından bugüne kadar karbon salınımını da 44 bin ton azalttık. Karadeniz’in sembolü Zigana Tüneli’mizi 3 yılda 5 milyon 277 bin 434 araç kullandı" dedi. "Güvenli ve konforlu ulaşım imkanı sağladı" Uluslararası Yol Federasyonu 2023 Global Başarı Ödülleri kapsamında ’yapım metodolojisi’ kategorisinde en iyi proje ödülüne layık görülen tünelin, mevcut Trabzon-Gümüşhane hattındaki keskin viraj ve rampaların yanı sıra dik yamaçlardan taş düşmesi gibi problemleri de ortadan kaldırarak sürücülere daha güvenli ve konforlu ulaşım imkanı sağladığını vurgulayan Uraloğlu, açıklamasını şöyle tamamladı: "Yapılan çalışmalar ile mevcut güzergahtaki 90 virajı ortadan kaldırdık. Trafiğin Karadeniz sahil kesimindeki yerleşkelere, limana, turizm ve sanayi merkezlerine sorunsuz akışını sağladık, yurt içi kara yolu ulaşımı ile uluslararası ticaretin daha hızlı ve güvenilir yapılmasına katkıda bulunduk."