GENEL - 22 Nisan 2021 Perşembe 20:57

Iğdır’da 82 saatlik sokağa çıkma kısıtlaması başladı

A
A
A
Iğdır’da 82 saatlik sokağa çıkma kısıtlaması başladı

Korona virüs tedbirleri kapsamında bu hafta 3 gün sürecek olan sokağa çıkma kısıtlaması saat 19.

Korona virüs tedbirleri kapsamında bu hafta 3 gün sürecek olan sokağa çıkma kısıtlaması saat 19.00 itibariyle Iğdır’da da uygulanmaya başlandı.


Artan korona virüs vakaları nedeniyle tüm Türkiye’de hafta sonları uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın tatil olması ve cuma gününe denk gelmesi nedeniyle bu hafta 3 gün sürecek. Salgınla mücadele kapsamında bu hafta cuma gününü de kapsayacak yasaklar 82 saat sürecek. Alınan karar doğrultusunda da Iğdır’da sokağa çıkma kısıtlaması saat 19.00’da başladı. Kısıtlamanın başlamasıyla birlikte cadde ve sokaklarda sessizlik hakim oldu. Bu akşam başlayan yasaklar 26 Nisan Pazartesi sabahı saat 05.00’te sona erecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Doğu Anadolu Kariyer Fuarı’na yoğun ilgi Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) öncülüğünde "Gençliğin Üretim Çağı" temasıyla düzenlenen Doğu Anadolu Kariyer Fuarı (DAKAF’26), ikinci gününde de yoğun katılımla devam ediyor. YYÜ ev sahipliğinde, Çalışma ve İş Kurumu Genel Müdürlüğü (İŞKUR) koordinatörlüğünde düzenlenen Doğu Anadolu Kariyer Fuarı (DAKAF’26) ikinci gününde devam ediyor. Tuşba ilçesindeki Expo Fuar ve Kongre Merkezi’nde "Gençliğin Üretim Çağı" temasıyla Muş Alparslan, Bitlis Eren, Ağrı İbrahim Çeçen, Şırnak, Batman, Hakkari, Iğdır ve Siirt üniversitelerinin paydaşlığında organize edilen fuara katılanlar, 140 aşkın kurum ve kuruluşun açtığı stantları ziyaret ederek iş ve staj imkanları konusunda bilgi sahibi oluyor. Fuar alanını Van Emniyet Müdürü Murat Mutlu ile birlikte geçen Rektör Prof. Dr. Hamdullah Şevli, "DAKAF’26 çok güzel bir şekilde yoğun bir katılımla devam ediyor. Van İl Emniyet Müdürlüğümüz hakikaten çok güzel bir stant açtı. Gençlerimize, öğrencilerimize emniyet teşkilatımızı, polis akademimizi tanıtıyorlar. Hakikaten polis dalgıçlığından sibere kadar farklı alanlardan, kendi alt gruplarından uzman, deneyimli çalışanlarını burada öğrencilerimizle bir araya getirdiler. Bir tecrübe paylaşımı oluyor. Yine Van Emniyet Müdürlüğümüz, Jandarma Hava Grup Komutanlığımız, Van Sahil Güvenlik Komutanlığımız da çok güzel stantlar açtılar. Hakikaten hem teçhizat, alet edevat olarak çok geniş bir katılım, hem de çok sayıda alanında deneyimli uzmanlarla standımıza renk kattılar. Ben başta İl Emniyet Müdürümüze, İl Jandarma Komutanımıza ve Sahil Güvenlik Komutanımıza da teşekkür ediyorum. Fuarımıza hakikaten çok büyük bir değer kattılar. Tüm emniyet teşkilatımıza müdürümüzün şahsında teşekkür ederim" dedi. Van Emniyet Müdürü Murat Mutlu ise fuarı düzenleyen Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ne ve Rektör Hamdullah Şevli’ye teşekkür ederek, "Güzel bir organizasyon. Biz de polis teşkilatı olarak 186 yıllık birikimimizi ve ne iş yaptığımızı değerli öğrencilerimize anlatmak için burada stant kurduk. Tabii ki işimiz; içinde psikoloğun, avukatın, dalgıcın, pilotun, Yunus polisinin, Özel Harekat polisinin olduğu komple bir meslek grubu. Gençlere bunu tanıtmak için burada stant kurduk" diye konuştu.
Bolu Tanju Özcan’ın şantaj davasında ifadesi ortaya çıktı: "Eşime karşı bir özür borcum vardır" İçişleri Bakanlığı tarafından Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve farklı bir dosyadan tutuklu bulunan Tanju Özcan’ın hem müşteki hem de sanık sıfatıyla yargılandığı şantaj davasındaki ifadesi ortaya çıktı. Basına kapalı gerçekleştirilen ikinci celsede SEGBİS aracılığıyla savunma yapan Özcan, hakkındaki suçlamaları reddederek, "Müşteki ile aramda 2024 yılından bu yana birkaç defa mesajlaşmalar gerçekleşmiştir. Mesajlaşmalarda TCK’ya aykırı bir suç yoktur ancak eşime karşı bir özür borcum vardır" dedi. Geçtiğimiz şubat ayında Tanju Özcan’ın Mehmet Eren Akgüney hakkında şantaj iddiasıyla bulunduğu suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturmada 13 sayfalık iddianame, Bolu 6’ncı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 28 Şubat’ta Akgüney gözaltına alınıp tutuklanırken, Tanju Özcan da farklı bir dosya olan "icbar suretiyle irtikap" kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hazırlanan iddianamede, Özcan’ın belediye personeli Öznur Ç.’ye gönderdiği mesajların kadının eski sevgilisi Mehmet Eren Akgüney’in eline geçtiği; Akgüney’in bu mesajlar karşılığında Özcan’dan 20 milyon lira, lüks otomobil ve oto yıkama tesisi talep ettiği belirtildi. Şantaja aracılık ettikleri iddiasıyla Boluspor Kulüp Başkanı Erdal Bayrak ve CHP’li Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Ekrem Serin de dosyada yer aldı. Aynı dosyada Öznur Ç.’ye yönelik eylemleri ve makam odasındaki sözleri nedeniyle Tanju Özcan’ın da "şantaj" suçundan 3 yıla kadar hapsi isteniyor. Duruşma basına kapalı gerçekleşti Bolu 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde gizlilik kararı olmamasına rağmen hakimin talimatıyla basına kapalı görülen davanın ikinci duruşmasında Tanju Özcan’ın verdiği ifade ortaya çıktı. Farklı bir dosyadan tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS sistemiyle duruşmaya katılan Özcan, savunmasında kendisine yönelik ortaya atılan iddiaları siyasi kumpas olarak değerlendirirken, Öznur Ç. ile mesajlaşmalarının yapay zeka ile üretildiğini öne sürdü. Tanju Özcan, yaşanan durumlardan dolayı eşine özür borçlu oluğunu da ifade etti. "Dünyada ilk kez yaşanan hukuki süreç" Sürecin başında şantaj suçlamasıyla bizzat kendisinin suç duyurusunda bulunduğunu söyleyen Özcan, "Şu ana kadar şantaj suçundan suç duyurusunda bulunan müştekinin, aynı soruşturma kapsamında aynı suçlama ile sanık pozisyonuna düştüğü ilk kez görülmüştür. Tarafıma yöneltilen şantaj suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum. Böyle bir suçu işleyen birinin aynı suçlama ile başkaları hakkında şikayette bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır. İddianameye bakarak hakkımda dava açılmasına sebep olan konu, Öznur’un ’Seni Eren’e karşı korumam için bundan sonra benimle birlikte olmak zorundasın’ şeklindeki beyanıdır. Buradaki isnat açık bir iftiradır" dedi. "Siyasi hasmımın telkiniyle iftira attı, şoförümün nikahı iptal oldu" İlk duruşmada Öznur Ç.’nin verdiği ifadesinde, "Narven Termal Kasaba’ya beni Tanju Özcan’ın şoförü götürdü. Orada alkol alırken Tanju Özcan’la birlikte olduk. Birlikte olduğumuz esnada yanımızda şoförü de vardı ve bizi izledi" sözlerine ilişkin konuşan Özcan, "Mazeretim sebebiyle katılamadığım geçen duruşmada Öznur, vekilliğini üstlenmiş rakip partinin ilçe başkanı olan siyasi hasmımın telkinleri ile ifadesine iğrenç iftiralar eklemiştir. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Öznur’un iftiraları sonucunda şoförümün mayıs ayında yapılacak nikahı bu çirkin iftira yüzünden iptal edilmiştir. İddiaları ile bir yuva kurulmasını engelleyen Öznur Ç. ve böyle bir ifadeyi vermesi için kendisini ikna edenleri Allah’a havale ediyorum" diye konuştu. "Araştırılan şantaj değil, evlilik birliğime sadakatim" Sızdırılan mesajların itibar suikastı amacıyla kullanıldığını savunan Özcan, şöyle devam etti: "Bu davanın açılmasını birileri istedi. Çünkü burada amaç cezalandırılmam değil, mesaj içerikleri marifetiyle yıllarca emek vererek elde ettiğim konumun yerle bir edilmesiydi. Savcılık tarafından evlilik birliğime sadakat görevimi yerine getirip getirmediğim araştırılmıştır. Müşteki ile aramda 2024 yılından bu yana birkaç defa mesajlaşmalar gerçekleşmiştir ancak yine de benim konumumdaki birinin müştekiye mesaj göndermesi doğru bir davranış olmamıştır. Mesajlaşmalarda TCK’ya aykırı bir suç yoktur ancak eşime karşı bir özür borcum vardır" diye konuştu. "TCK’da ahmaklık suçu varsa cezalandırılmayı kabul ediyorum" Süreç içerisinde Adalet Bakanı Akın Gürlek’i arayıp durumu anlattığını belirten Özcan, "Hak etmediğim bir şekilde bu sözde mesaj kayıtları ve ifadeler ulusal basına servis edilerek ciğeri beş para etmez insanların ağzına sakız olmuştur. Eylemime uyan suç şantaj olmamakla birlikte eğer TCK’da ahmaklığın suç olduğunu tanımlayan bir suç var ise bu suçtan cezalandırılmamı isabetli görüyorum. Bu süreçte bir hata daha yaptım. Sanıklar hakkındaki şikayetimden sonra bazı arkadaşlarımın telkinleri ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’i aradım. Süreci sayın bakana kısaca özetledim. Kendi sürecim hakkında torpil talep etmedim. Ancak bu yaptığımın çok büyük bir hata olduğunu, adeta güdülmek istenen kuzu gibi kendimi teslim ettiğim sonucuna vardım. İrtikap suçundan dolayı tutuklanmamdan beklenilen itibar kaybı gerçekleşmediği için bu şantaj davası açılmıştır" şeklinde konuştu. "Yapay zeka kullanıldı" Hakkındaki iddiaları reddederek beraatını talep eden Özcan, "Sanıklar hakkında şikayetçi olduğum için pişmanım. Beni bu süreçten zararlı çıkacağım konusunda uyarmışlardı. Sanıkları tebrik ediyorum, zira Türkiye’nin mevcut hukuk düzenini benden daha iyi anladıklarını gördüm. Gelinen noktada şikayet etmek yerine pazarlık ederek şantajın gereğini yerine getirmemiş olmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Müşteki Öznur ile aramızda geçtiği iddia edilen mesaj kayıtlarının yapay zeka veya başkaca bir yöntem ile yapıldığını düşünüyorum. Tarafıma gelen aramalar Gürcistan numarası üzerinden yapılıyordu. Suçsuzum ve beraatımı talep ediyorum" dedi.
Ankara Adalet Bakanı Gürlek: "Rojin, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız, biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in ailesi ve avukatlarıyla bir araya geldi. Bakan Gürlek, "Rojin, hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2024 yılında Van’da hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, annesi Aygül Kabaiş ve ailenin avukatları ile Adalet Bakanlığı’nda bir araya geldi. Adalet Bakanı Gürlek, Rojin Kabaiş’in ölümünün çözülmesi için Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının devreye girdiğini belirterek, "Daire Başkanlığında biz soruşturma yapmıyoruz, bunun altını çiziyorum. Buradaki arkadaşlarımızın hepsi tecrübeli, ceza hukukunda uzman arkadaşlar, alanında uzman. Dosyalara ayrı bir gözle bakıyoruz, özellikle savcımızla irtibatta kalıyoruz, aileler ve avukatla irtibatta kalıyoruz. Yeni bir delil varsa özel bir ekip kurulması gerekiyorsa, mesela Tunceli için özel bir ekip kurduk, burası için de daraltılmış baz için bakalım. Bizim soruşturma yetkimiz yok ama biz teknik olarak orada soruşturma yapan makamı destekliyoruz. Devletin bu olayla ilgilendiğini, sonuna kadar gidilmesi gerektiğini ailelerimize hissettiriyoruz" dedi. ‘Rojin’in telefonu incelenecek’ Soruşturmayla ilgili ailenin ve avukatların görüşlerini dinleyen Bakan Gürlek, olayın çözülmesi için devlet olarak her türlü imkanla çalışıldığını kaydetti. Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların dile getirdiği daraltılmış baz çalışması için teknik imkan varsa bakılacağını kaydetti. İspanya’ya gönderilen Rojin’in telefonunun Çin’e de gönderileceğini ifade eden Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların taleplerini dinledi. "Sonuna kadar üzerine gideceğiz" Tüm delillerin tekrar inceleneceğini ve daraltılmış baz kayıtlarının isteneceğini vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu: "Hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Biz devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz. Biz üzerimize ne düşüyorsa yapmaya çalışıyoruz. Bu birimin kuruluş amacı da bu. Özellikle faili meçhul kalmış cinayetlerde sonuna kadar gitmek. Rojin kardeşimiz hayatının baharında gencecik kızcağızken, tam olay belli değil cinayet mi, intihar mı? Bunu çözmemiz lazım. Bizim zaten konumuz bu, savcılığın bunun tespitini yapması lazım. İntihar ya da cinayet. Siz aile olarak cinayet olduğunu düşünüyorsunuz. Tabi bu konuda bütün hususların en ince noktaya kadar araştırılması lazım." Kendi eşinin de Vanlı olduğunu ifade eden Bakan Gürlek, aileyle yakından ilgilenerek, devletin yapabileceği ne varsa yerine getirileceğini vurguladı. "Devletimize, adalete güveniyoruz" Baba Nizamettin Kabaiş de Bakan Gürlek’e kendilerine gösterdikleri ilgi ve verdikleri destek için teşekkür ederek, "Biz her zaman güveniyoruz, devletimize, size, adalete. Çok umutluyuz" dedi. Kabaiş, "Kızım çok masumdu" diyerek, olayın faillerinin tespit edilmesini istedi. Görüşmenin sonunda Bakan Gürlek, ailenin ve avukatların dikkat çektiği hususların titizlikle ilgili daire tarafından da inceleneceğini söyledi. Görüşmede Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü Hazım Aslancı, Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı Ömer Demirci de yer aldı. Van Yüzüncüyıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi olan Rojin Kabaiş, Van’da, 27 Eylül 2024’te kaybolmuş, Kabaiş’in cesedi 18 gün sonra Van Gölü’nün Molla Kasım Köyü sahilinde bulunmuştu. İlk incelemede; vücudunda kesici veya ateşli silah yarasına rastlanmadığı ve kemik kırığı bulunmadığı tespit edilmişti. Van Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturmaya devam ediyor. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca üzerinde çalışılan dosyalar arasında yer alan Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili incelemeler devam ediyor. (AFG-
Muğla Üniversite öğrencilerinden çevre temizliği MSKÜ Ula Ali Koçman Meslek Yüksekokulu öğrencileri, "Görünmeyen Eller Büyük İşler" sosyal sorumluluk projesi kapsamında Ula Göleti çevresinde temizlik çalışması yaptı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Ula Ali Koçman Meslek Yüksekokulu Halkla İlişkiler ve Tanıtım Programı öğrencileri, 2026 Muğla Gençlik Yılı kapsamında anlamlı bir projeye imza attı. Öğretim Görevlisi Dr. Nedim Yıldız koordinatörlüğünde "Görünmeyen Eller Büyük İşler" sosyal sorumluluk projesiyle Ula Göleti çevresinde temizlik çalışması yapan öğrenciler, çevre bilincine farkındalık oluşturdu. Etkinlik kapsamında öğrenciler iki gruba ayrılarak sahada görev aldı. Gruplardan biri Ula Göleti çevresinde temizlik çalışması yaparken, diğer grup ilçe merkezindeki sokak ve parklarda çevre temizliği gerçekleştirdi. Çalışmanın amacı, yalnızca çevreyi temizlemek değil, aynı zamanda bu işi her gün yapan temizlik görevlilerinin emeğine dikkat çekmek ve bu konuda farkındalık oluşturmak oldu. Etkinlik sırasında temizlik görevlileriyle yapılan kısa görüşmelerde, sahada yaşanan bazı zorluklar da paylaşıldı. Görevliler, zaman zaman vatandaşları uyarmalarına rağmen olumsuz tepkilerle karşılaştıklarını ve özellikle yanlış park edilen araçlar nedeniyle işlerini yapmakta zorlandıklarını dile getirdi. Bu projeyle; çevre temizliğinin sadece görevlilere ait bir sorumluluk olmadığı, herkesin bu konuda daha dikkatli olması gerektiği ve özellikle çöplerin konteynerlere atılması ve çevreye karşı daha duyarlı davranılması gerektiği vurgulandı.
Van Van TSO Başkanı Takva: "Gençlerimiz iş aramasın, iş kursun" VAN (İHA) – Van Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, Van’ın Türkiye’nin en genç illerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "Gençlerimize maaşlı çalışmak yerine, istihdam oluşturan bireyler olmaları yönünde bir vizyon sunuyoruz" dedi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) öncülüğünde "Gençliğin Üretim Çağı" temasıyla düzenlenen Doğu Anadolu Kariyer Fuarı (DAKAF’26), ikinci gününde de yoğun katılımla devam ediyor. Tuşba ilçesindeki Expo Fuar ve Kongre Merkezi’nde "Gençliğin Üretim Çağı" temasıyla Muş Alparslan, Bitlis Eren, Ağrı İbrahim Çeçen, Şırnak, Batman, Hakkari, Iğdır ve Siirt üniversitelerinin paydaşlığında organize edilen fuara katılanlar, 140 aşkın kurum ve kuruluşun açtığı stantları ziyaret ederek iş ve staj imkanları konusunda bilgi sahibi oluyor. "Türkiye’nin en genç beşinci şehriyiz" Fuar alanındaki stantları tek tek ziyaret ederek gençlerle bir araya gelen Van Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva, organizasyonun önemine değindi. Van’ın demografik gücüne vurgu yapan Takva, "Genç nüfusun yoğun olduğu bir şehiriz. Yaş ortalaması 23,5 olan, Türkiye’deki en genç nüfusa sahip beşinci şehirlerden biriyiz. Dolayısıyla gençlerin kariyer planlaması yaparken burada kamu kurumları, ulusal ve uluslararası markalarla bir araya gelmesi, kendi geleceklerini tasarlarken neyle karşılaşabileceklerini deneyimlemeleri bence çok kıymetli" ifadelerini kullandı. "Maaşlı çalışmak yerine istihdam oluşturan bireyler olun" Van TSO olarak gençlere yönelik temel perspektiflerini açıklayan Başkan Takva, girişimcilik vurgusu yaptı. Gençlerin sadece iş arayan değil, iş kuran bireyler olması gerektiğini belirten Takva, "Gençlerimize; iş aramak veya maaşlı çalışmak yerine; işlerini kurup vergi veren, istihdam oluşturan bireyler olmaları yönünde bir perspektifle yaklaşıyoruz. Bu fuarın da bizim genel yaklaşımımızla örtüştüğünü memnuniyetle görüyorum. Eğitim düzeyi ne olursa olsun, her gencin bu fuarda kendi geleceğine dokunabileceği bir alan bulabileceğine inanıyorum" dedi. Bölge üniversitelerine ve katılımcılara teşekkür Fuarın verimliliğinden ve yoğun katılımdan duyduğu memnuniyeti dile getiren Takva, emeği geçenlere teşekkür etti. Bölgenin en büyük kariyer organizasyonlarından birine ev sahipliği yapan Van YYÜ başta olmak üzere tüm paydaş üniversiteleri ve katılımcı firmaları kutlayan Takva, Van TSO olarak gençlerin kariyer vizyonlarına katkı sunmaya ve onları ağırlamaya devam edeceklerini sözlerine ekledi. Expo Fuar ve Kongre Merkezi’nde devam eden DAKAF’26, mülakat simülasyonları, paneller ve kurum tanıtımlarıyla genç yetenekler için bir cazibe merkezi olmayı sürdürüyor.
Zonguldak "Bin Renk Binbir Emek" sergisi Zonguldaklılarla buluştu Zonguldak Kozlu Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan "1000 Renk Binbir Emek" adlı Zonguldak temalı resim sergisi, Fuaye Salonu’nda açıldı. Serginin açılışına Milli Eğitim Bakanlığı Başmüfettişi Rüştü Keleş, İl Millî Eğitim Müdürü Uygar Keskin, Bakka Genel Sekreteri Mehmet Çetinkaya, Kozlu Belediye Başkanı Altuğ Dökmeci, İl Özel İdaresi Strateji Şube Müdürü Kerem Yaprak, Kozlu İlçe Millî Eğitim Müdürü İsmail Aksoy, Kozlu İlçe Emniyet Müdürü Selçuk Yılmaz, Kozlu İlçe Jandarma Komutanı Leyla Kasap Sincer, Kozlu İlçe Sağlık Müdürü Dr. Çiğdem Taşkara, Kozlu İlçe Tarım Müdürü Ergin Gök, Kozlu Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Sacide Kilci, Kozlu Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Vakfı Müdürü Fatma Özdoğan, Kozlu Gençlik Ve Spor İlçe Müdürü Cihan Durdubaş, Jeopark Müdürü Arda Yılmaz ve diğer davetliler katıldı. Öğrencilerin özgün çalışmalarından oluşan sergide, Zonguldak’a ait şehir manzaraları ile madencilik temalı tablolar sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergi, kentin doğal ve kültürel zenginliklerini sanat aracılığıyla yansıtmayı amaçlıyor. Açılışta konuşan Okul Müdürü Abdulkadir Yurdakul, kömürün yalnızca siyah bir taş olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekerek, "Herkes kömüre baktığında siyah bir taş görür; ancak bizler onda ‘Bin Renk, Binbir Emek’ görüyoruz. Bu sergiyle şehrimizin kültürel mirasının aktarılmasına mütevazı bir katkı sunmak istedik. Emeği geçen öğrencilerime ve öğretmenlerime huzurlarınızda teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. Zonguldak’ın değerlerini görünür kılmayı, maden kültürünü öne çıkarmayı ve geliştirmeyi hedefleyen sergi, 6-7 Mayıs 2026 tarihlerinde iki gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak.