- 09 Haziran 2021 Çarşamba 18:41

Iğdır’da “En iyi Narkotik Polisi: Anne” toplantısı

A
A
A
Iğdır’da “En iyi Narkotik Polisi: Anne” toplantısı

Iğdır’da uyuşturucu madde kullanımıyla mücadele kapsamında “En İyi Narkotik Polisi: Anne” toplantısı gerçekleştirildi.

Iğdır’da uyuşturucu madde kullanımıyla mücadele kapsamında “En İyi Narkotik Polisi: Anne” toplantısı gerçekleştirildi.


Iğdır’da İçişleri Bakanlığı tarafından başlatılan “En İyi Narkotik Polisi: Anne” projesinin toplantısı yapıldı. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nün Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda uyuşturucu ile mücadele noktasında annelerin önemine vurgu yapıldı. Toplantıya Iğdır Valisi ve Belediye Başkan Vekili Hüseyin Engin Sarıibrahim, Iğdır İl Emniyet Müdürü Hüseyin Göllüce, protokol üyeleri ile çok sayıda anne ve öğretmen katıldı.



‘Bu projemiz henüz çok yeni bir proje’


Iğdır İl Emniyet Müdürü Hüseyin Göllüce, konuşmasında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun konuşmasını içeren slayta da yer verdi. Emniyet Müdürü Göllüce, “Narkotik bağımlılığı ile ilgili çok uzun konuşulabilir, çok şeyler anlatılabilir ama bizim konumuzun öznesi ana teması annelerimiz. En iyi narkotik polisi anne ne demek? Tıp biliminde hepimizin bildiği üzere erken teşhis hayat kurtarır. Erken teşhis tedavinin uygulanmasında olmazsa olmazdır. Bağımlılıkta da bu durum aynıdır. Birçok kurumumuzda uyuşturucu ile mücadele konusunda çalışma yürütüyoruz. Bağımlılıkla mücadele etmek isteyen vatandaşlarımızın bu kurumlarımıza başvurmalarını istiyoruz. Bu kurumlarımız sayesinde bu illete bulaşmış çocuklarımızı erken teşhis sayesinde bu bağımlılıktan kurtarabiliriz. En başta bu projeyi düşünen sayın bakanımıza, Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımıza ve bu hususta emeği geçen bütün büyüklerimize huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum. Bu projemiz henüz çok yeni bir proje. 8-10 aylık bir proje. Biz bu projemizi ülkemizin her köşesinde ki annelerimize ve anne adaylarımıza ulaştırdığımızda, annelerimiz ve anne adaylarımız birer narkotik polisi gibi kendi ailesi, çocukları ve sevdikleri için bu mücadelede bize destek çıkacaklardır” dedi.



‘Bütün imkanlarımızla daha fazla sahada olmalıyız’


Uyuşturucu ile mücadele noktasında yakalanma oranlarının ve miktarının uyuşturucu kullanımının azaldığı anlamına gelmediğini belirten Iğdır Valisi ve Belediye Başkan Vekili Hüseyin Engin Sarıibrahim, “En iyi narkotik polisi anne toplantısına hepiniz hoş geldiniz. En iyi narkotik polisi anne projesinin uygulanabilmesi için hepimizin sahalarda olması gerekiyor. Bütün imkanlarımızla daha fazla sahada olmalıyız. Bu noktada annelerimizin dikkatini çekmemiz gerekiyor. Bu bizim için bir vebaldir. Biz hem yakalama sayılarına baktığımızda hem de yakalanan miktarlara baktığımız da sürekli bir artışın olduğunu görüyoruz. Ancak bu uyuşturucu kullanımının yaygınlaşmadığı anlamına gelmiyor. Bu bize mücadelemizin daha fazla yapılması gerektiğini gösteriyor. En nihayetinde bu en iyi narkotik polisi anne projesi en temelde farkındalıkları bir noktanın üstünde toplamaya yönelik bir proje” ifadelerini kullandı.



‘Toplumsal sorunları ancak annelerin eli ile çözebiliriz’


Uyuşturucu ile mücadele noktasında ekiplerin anneler ile birlikte hareket etmesi gerektiğini dikkat çeken Vali Sarıibrahim, konuşmasının devamında ise şunları söyledi:


“Toplumsal sorunları ancak annelerin eli ile çözebiliriz. Annelerimizin eliyle bu sorunları daha iyi bilebiliriz. Bu sorunlar karşısında ne yapabileceğimizi onlarla planlamamız ve onlarla yan yana gelmemiz gerekmektedir. Bu duyarlılık bilinci ile hareket etmemiz gerekiyor. Narkotik meselesi bu ülkede, bu coğrafyada terörü besleyen terörle iç içe geçmiş bir mesele. Narko-terör dediğimiz bu konu artık toplumun gündemine, Türkiye’nin gündemine taşınmış bir mesele. Biz sınırda verdiğimiz mücadele gibi toplumun her seviyesinde, her kademesinde ve her yerinde mücadele etmemiz gerekiyor. Annelerimizi de bu mücadelenin içerisine katarak hep birlikte daha doğru, daha iyi ve daha mutlu bir ülkeye ulaşmak istiyoruz.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Dünya Astım Gününde kritik uyarı: "Astım kontrol altına alınabilir" Türk Toraks Derneği, düzenli tedavi ve doğru inhalerle astımın kontrol altına alınabileceğini vurguladı. Astım hava yollarında mikrobik olmayan iltihaplanma sonucu gelişen, nefes darlığı, hırıltı ve öksürükle seyreden kronik bir hastalık olarak tanımlanıyor. Doğru tanı ve uygun tedavi ile hastalık kontrol altına alınabiliyor. Dünya genelinde yaklaşık 350 milyon kişiyi etkileyen astım, önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Dünya Astım Günü kapsamında uzmanlar, astımın kontrol edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hasranesi Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. Mehmet Sinan Bodur, Astım Günü dolayısıyla Türk Toraks Derneğinde birtakım bilgilendirici programlar ve etkinlikler yapıldığını söyledi. Bodur, "Astım, hava yollarında bulunan inflamatuar bir rahatsızlıktır. Hava yollarının inflame olması ile ödemlenmesi sonucu hava yollarında darlık meydana gelir. Bu da hastaların yaşam kalitesini bozmakta ve zaman zaman, özellikle kış mevsimlerinde araya giren enfeksiyonlarla ataklar geçirmesine neden olmaktadır. Astım atakları geçtiği zaman akciğer fonksiyonlarında kalıcı fonksiyon kaybına yol açabilir. Amacımız astım tanısı alan hastalarımızda tam kontrolü sağlamaktır. Bunun için kullandığımız bir takım inhaler ve tedaviler var. Bu inhaler ve tedavilerde solunum yolu mukozasının stabilizasyonunu uygun doz ve uygun tedavi ile sağlamaya çalışırız. Hastalarımızdan da istediğimiz, tedavilerimize uymaları ve özellikle ilaçlarını kendi başlarına bırakmamalarıdır. Çünkü her bırakılan tedavi bir süre sonra yeni bir atakla ve daha üst basamak tedavilerle araya girmemize neden oluyor. Tekrar söylüyorum astım, hava yolunun duyarlılığıdır. Benzerlik kurulacak olursa, romatoid artritte etken eklemlere yönelerek eklemleri şişirir ve zaman içerisinde eklem disfonksiyonuna neden olur ise astım da aslında enflamatuar bir hastalıktır. Dolayısıyla yıllar içerisinde eğer kontrol edilmezse solunum yollarında kalıcı değişiklikler meydana gelir. Bu da solunum fonksiyonlarını geriletir. Belirtiler olarak da nefes darlığı, hırıltılı solunum, gece öksürükleri ve yaşam kalitesinin bozulması ön planda olmak üzere bu semptomlarla giden hastalar, örneğin sigara içiyorsa durumu sigaraya bağlayabiliyor ancak acil servislere atakla başvurabiliyor. Astım tedavisinin yapılmaması ne yazık ki bazı durumlarda ölüm riskini artırmaktadır. Dolayısıyla biz göğüs hastalıkları uzmanları olarak ve Türk Toraks Derneğinin önerileri doğrultusunda astımın tam kontrol edilebildiğini hastalarımıza söylemek istiyoruz. Düzenli ve etkin tedavi, eğer tedaviden fayda görülmüyorsa basamak artırma ve bazı durumlarda biyolojik tedaviler dediğimiz yeni gelişen ilaçları devreye sokarak alerji ve immünoloji klinikleriyle birlikte hastalarımızı tedavi ve takip ediyoruz. Astım temelinde alerjik ve immünolojik bir patoloji olduğu için genetik yatkınlığı da bulunmaktadır’’ dedi.
Van Doğu Anadolu Kariyer Fuarı kapılarını açtı Doğu Anadolu Bölgesi’nin en kapsamlı kariyer organizasyonlarından biri olan Doğu Anadolu Kariyer Fuarı (DAKAF’26), Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) ev sahipliğinde kapılarını ziyaretçilere açtı. Bu yıl "Gençliğin Üretim Çağı" temasıyla düzenlenen DAKAF’26, İŞKUR koordinasyonunda ve bölgedeki 8 üniversitenin paydaşlığıyla Tuşba ilçesindeki Expo Fuar ve Kongre Merkezi’nde başladı. İki gün boyunca sürecek olan fuar, binlerce öğrenciyi ve mezunu sektör temsilcileriyle bir araya getirdi. Kamu kurumları ve özel sektör firmalarının stant açtığı organizasyon kapsamında, iki gün boyunca çeşitli paneller, atölye çalışmaları ve mülakat simülasyonları gerçekleştirilecek. "Van, istihdam gücünü artıran stratejik bir konumdadır" Fuar’da açılış konuşması yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, Van’ın sadece kadim tarihi ve kültürel derinliğiyle değil, arkasına aldığı genç nüfusun enerjisiyle de ülkenin kalkınma vizyonunda müstesna bir kale olduğunu belirtti. Bakan Yardımcısı Aydın, "Bugün Van, sınır ticaretinin kalbinde; Doğu Anadolu bölgemizin üretim ve istihdam gücünü artıran stratejik bir konumdadır. Bu yönüyle Van, gençlerimizin üretim, istihdam ve kariyer fırsatlarıyla buluşması açısından son derece önemli bir merkezdir. Genç istihdamı bizim için sadece bir istatistik değil, aynı zamanda milli bir meseledir. Rakamlar bu konuda bize büyük bir sorumluluk yüklüyor. TÜİK verilerine göre genel işsizlik oranımızı yüzde 8,1 seviyesine çekmiş bulunmaktayız. Ancak asıl odak noktamız olan yüzde 15,3’lük genç işsizlik oranını çok daha aşağı seviyelere çekmemiz gerekmektedir" dedi. 2013 yılından bu yana düzenlenen 489 istihdam fuarının önemine değinen Aydın, "Bugün ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerimizin sayısı 15-24 yaş grubunda 2,5 milyon, 15-29 yaş grubunda ise 4,5 milyona ulaşmış durumdadır. Bu tablo, gençlerimizi istihdamla daha güçlü bir şekilde buluşturmanın önemini açıkça ortaya koymaktadır. Nitekim 2002’den 2026 yılı Mart ayı sonuna kadar İŞKUR aracılığıyla toplamda 16 milyon 802 bin kişinin işe yerleşmesine aracılık edilmiştir. İşe yerleşenlerin yaklaşık 5,5 milyon genç kardeşlerimiz oluşturmaktadır. Ancak hedefimiz, gençlerimizi sadece sıradan bir işle buluşturmak değil; onları nitelikli, sürdürülebilir ve katma değer üreten kalıcı işlerle buluşturmaktır. Ayrıca şunu özellikle ifade etmek isterim ki; İŞKUR aracılığıyla 2013 yılından bu yana düzenlediğimiz 489 istihdam fuarı, yaklaşık 29 bin firmanın ve 8,5 milyon vatandaşımızın katılımıyla önemli bir birikim ortaya koymuştur" diye konuştu. "İş birliğini kâğıt üzerindeki bir kavram olmaktan çıkartalım" Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli ise genç yeteneklere kapılarını açan iş dünyası temsilcilerine seslenerek, "Gelin, bu iki gün boyunca üniversite-sanayi ve sektör iş birliğini kâğıt üzerindeki bir kavram olmaktan çıkartıp somut projelere ve uzun soluklu yol arkadaşlıklarına dönüştürelim. Kamu kurumlarımızdan özel sektör temsilcilerimize kadar uzanan bu geniş iş birliği ağıyla, ülkemizin istihdam hedeflerine Van’dan en güçlü desteği hep birlikte verelim. Bu noktada özellikle ifade etmek isterim ki; Doğu Anadolu Kariyer Fuarı, yalnızca bir buluşma zemini değil, aynı zamanda bölge gençliği ile Türkiye’nin önde gelen kurum ve kuruluşları arasında güçlü ve sürdürülebilir bir network köprüsüdür" diye konuştu. Açılış töreni, fuara destek veren firmalara plaket takdimiyle son buldu.
Kayseri Karamustafa: "KAYÜ, Türkiye’nin 2053 ve 2071 hedeflerine katkı sunmaya hazır" Kayseri Üniversitesi (KAYÜ) Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, 8. kuruluş yıldönümü kutlayan KAYÜ’nün hikayesinin güçlü bir temele dayandığını söyleyerek, "Kayseri Üniversitesi, Türkiye’nin 2053 ve 2071 hedeflerine katkı sunmaya hazır" dedi. Kayseri’nin asırlardır "Makarr-ı Ulemâ" ünvanıyla anıldığını kaydeden KAYÜ Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, KAYÜ’nün bu sağlam temeller üzerine kurulduğunu dile getirerek, "Selçuklu’dan Osmanlı’ya, oradan Cumhuriyet’e uzanan bu köklü mirasın üzerine, tam sekiz yıl önce, 18 Mayıs 2018’de yepyeni bir vizyon doğdu Kayseri Üniversitesi. Bugün Erciyes Dağı’nın eteklerinde yükselen bu genç kurum, Türk yükseköğretiminde "uygulamalı eğitim" denince öne çıkan ilk adreslerden biri hâline geldi. Teorik bilgi ile sanayi pratiğinin aynı masada buluştuğu, öğrencilerin kampüs sınırları içerisinde değil, üretim hatlarının yanı başında yetiştiği bir model inşa edildi. Ahilik kültürü ile bezenen bu model, tam sekiz yıldır "Türkiye Yüzyılı" vizyonuna hem Kayseri özelinde hem de ulusal ölçekte somut ve güçlü katkılar sunmaktadır. Kayseri Üniversitesi’nin hikâyesi, güçlü bir temele dayanmaktadır. Kuruluşunda Erciyes Üniversitesi’nin deneyimli akademik birimlerini stratejik ortak olarak devralan KAYÜ, bu birikimi kendi özgün vizyonuyla harmanladı. 2018’de 4 fakülte ve 11 meslek yüksekokuluyla eğitime başlayan üniversite, bugün 6 fakülte, 13 meslek yüksekokulu, 12 uygulama ve araştırma merkezi ile Lisansüstü Eğitim Enstitüsü’ne sahip daha güçlü bir kurum hâline geldi. Yaklaşık 14 bin öğrenciye ev sahipliği yapan kurum, dünyanın dört bir yanından gelen 300’ü aşkın uluslararası öğrenciyle küresel bir hüviyete sahip olabilme potansiyeli de taşımaktadır. Mühendislikten gastronomiye, tarımsal ve hayvansal üretimden yapay zekâya uzanan geniş bir yelpazede, reel sektörün ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanmış programlarda, bilgi ve becerilerle donatılmış mezunlar vermekte olan Kayseri Üniversitesi’nde amacımız, öğrencilerimize yenilikçilik odaklı eğitim sunarak onları istihdam edilebilirliği yüksek bir şekilde hayata hazırlamak. Bu dinamik yapının kalbinde "Öğrenci Merkezli Üniversite" anlayışı yer almaktadır. Akademik gelişimin yanı sıra öğrencilerimizin sosyal ve kültürel gelişimini de önceleyen üniversitemiz, bünyesindeki 64 aktif öğrenci kulübü aracılığıyla öğrencilerimize kendilerini ifade etme, liderlik vasıflarını geliştirme ve hobilerini profesyonel bir disipline dönüştürme imkânı da sunulmaktadır" ifadelerini kullandı. KAYÜ’ye ’5 yıllık tam kurumsal akreditasyon’ statüsünün verildiğini hatırlatan Rektör Karamustafa, "KAYÜ ailesi, sekiz yıllık emeğinin en özel karşılığını, Mart 2026’da aldı. Yükseköğretim Kalite Kurulu tarafından Üniversitemize "Beş Yıllık Tam Kurumsal Akreditasyon" statüsü verildi. Bu karar, eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve yönetim süreçlerimizin ulusal standartların en üst seviyesinde gerçekleştiğinin resmi tescili oldu. Artık Kayseri Üniversitesi, yalnızca bölgesel bir değer değil; kalitesi tescillenmiş, ulusal çapta referans gösterilen bir kurum olarak değerlendirilmektedir. Bu başarının arkasında yatan temel güçlerden biri de "sektörel çeviklik" kabiliyetimizdir. Değişen pazar ihtiyaçlarını ve teknolojik dönüşümleri yakından takip ederek müfredatımızı sürekli güncelliyor, sektörün güncel beklentilerine anında cevap verebilen esnek bir eğitim yapısı sunabiliyoruz. Programlarımızın yaklaşık yüzde 40’ının akredite olması, bu kalite ve adaptasyon yeteneğimizin önemli bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir. Üniversitemizin en ayırt edici özelliği, sloganımızda gizli: "Kampüste Değil, Sahada Eğitim." Bu felsefeyi yalnızca bir söylem değil, işleyişin ana ekseni kılan Üniversitemize özgü geliştirilen ve tüm kurumu kapsayan işyerinde mesleki eğitim [İME] [3+1 meslek yüksekokullarında] ve [7+1 fakültelerde] uygulamalarımızdır. İş yerinde mesleki eğitimi tercihe bağlı kılan bu sistemle öğrencilerimiz, eğitim sürelerinin tam bir dönemini doğrudan sektörde, sahanın içerisinde geçirebilmektedirler. Bu felsefenin en somut yansıması ve zirve noktası ise Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde [OSB] planlanan Teknik Kampüs’tür. Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’ni sanayinin kalbine taşıyan bu proje, Türkiye’de üniversite-sanayi iş birliğinin en ileri örneklerinden biri olmaya aday. OSB Meslek Yüksekokulumuz ise istihdam garantili programlarıyla mezuniyet sonrası geçiş için bir köprü vazifesi görmektedir. Öğrencilerimiz, teoriyi gerçek üretim süreçlerinde test edebilmekte, mezun olduklarında ise iş dünyasının ihtiyaç duyduğu bilgi ve becerilerle mücehhez olarak iş hayatına başlayabilmektedirler" diye konuştu. Dijital gelecek ve yeşil dönüşümün öncüsü Karamustafa, "KAYÜ, yalnızca uygulamalı eğitim modeli odaklı olmakla kalmıyor aynı zamanda geleceğin teknolojilerine de öncülük ediyor. Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi ile Bilişim Meslek Yüksekokulu bünyesinde yürütülen yapay zekâ ve büyük veri çalışmaları, üniversitemizi dijital dönüşümün öncülerinden biri hâline getiriyor. Öte yandan "Sürdürülebilir Kampüs" vizyonu kapsamında yürütülen sıfır atık ve yeşil dönüşüm projeleriyle gençlerimiz, teknolojiyi doğayla uyumlu kullanma bilinciyle yetişiyor. Kayseri Üniversitesi eğitimi hiçbir zaman mekânla sınırlandırmadı; şehirden ve reel sektörden kopuk programlar tasarlamadı. Aksine, yerel yönetimlerle, sivil toplum kuruluşlarıyla ve şehir dinamikleriyle kurulan organik bağlar, üniversitemizi şehrin kalkınma lokomotifi hâline getirdi. Yerel mutfağın dünyaya tanıtıldığı gastronomi projelerinden sosyal sorumluluk çalışmalarına kadar her alanda Kayseri Üniversitesi, kampüs sınırlarının ötesine uzanarak ve tüm paydaşlarla bütünleşerek toplumsal fayda üretmektedir" şeklinde konuştu. 8 yılın ardından daha büyük hedeflere doğru KAYÜ’nün başarılı bir model haline geldiğini dile getiren Prof. Dr. Karamustafa, "8 yıl, bir üniversite için kısa bir süre olsa da, KAYÜ bu zaman diliminde "yeni kurulmuş" sıfatını aşarak "başarılı bir model" hâline geldi. "İyiye, daha iyiye; geçmişten ve bugünden öğrenerek, geleceği planlayarak" ilkesiyle hareket eden üniversitemiz, Türkiye’nin 2053 ve 2071 hedeflerine katkı sunmaya hazır. Bu başarı hikâyesinin mimarları olan akademik ve idari personelimize, heyecanlarıyla bizlere güç veren öğrencilerimize ve desteklerini esirgemeyen hayırseverlerimize ve paydaşlarımıza en içten şükranlarımı sunuyorum. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere; YÖK Başkanımıza, Bakanlarımıza, Valimize, Milletvekillerimize, başta Büyükşehir olmak üzere tüm Belediye Başkanlarımıza ve tüm Kayserili hemşehrilerimize verdikleri destekler için teşekkür ediyoruz. Kayseri Üniversitesi’nin sekizinci kuruluş yıl dönümü kutlu olsun. Daha büyük hedeflere, daha güçlü yarınlara. Hep birlikte.
Samsun Miliç Sahili yaza hazırlanıyor Samsun Büyükşehir Belediyesi Terme’de Kadınlar Plajı, Terme Evi ve Düğün Salonu olmak üzere üç önemli çalışmayı tamamlayarak Miliç Sahili’ni şehrin en gözde sosyal destinasyonlarından birine dönüştürüyor. Çalışmalarda sona gelindiğini müjdeleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "17 ilçemizin tamamında ihtiyaçlara göre şekillenen projeler üretmeye devam ediyoruz. Terme’nin sahip olduğu potansiyeli daha ileriye taşımak adına da yatırımlarımızı sürdürüyoruz" dedi. Samsun’da sosyal, kültürel ve turizm odaklı yatırımlarına devam eden Samsun Büyükşehir Belediyesi, Terme’de önemli çalışmalara imza atıyor. Terme’nin en güzel noktalarından biri olan Miliç Sahili, Büyükşehir Belediyesi’nin projeleri ile daha güçlü bir yaşam alanına dönüşüyor. Sahilin güzelliğini taçlandıracak Kadınlar Plajı Projesi, Terme Evi ve Düğün Salonu restorasyonunda ise çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Kadınlar plajı ve havuzu Büyükşehir Belediyesi eşsiz doğal güzelliğiyle ünlü Miliç Sahili’ne kadınlar plajı kazandırıyor. Modern altyapısı, yeşil alanları ve sosyal donatılarıyla sahile yeni bir değer katacak plaj kadınların huzurla ve keyifle vakit geçirebileceği özel bir yaşam alanı olacak. 30 bin metrekarelik geniş bir alan üzerinde yükselen projede fiziki gerçekleşme oranı yüzde 90 seviyesine ulaştı. Projede plaj, soyunma kabinleri, duş alanları, dinlenme alanları, kafe, spor alanları ve oyun parkı yer alıyor. Plajın sezona kadar tamamlanması planlanırken proje kapsamında bir de kadınlar havuzu ve çocuk havuzu inşa ediliyor. Terme Evi Uzun sahil şeridi, temiz denizi ile turizmin en güzel lokasyonlarından biri olan Miliç’te bulunan Terme Evi de Büyükşehir Belediyesi tarafından restore ediliyor. Tarihi kimliği korunarak modern ihtiyaçlara cevap verecek şekilde yeniden tasarlanan Terme Evi de yeni haliyle göz kamaştıracak. Yüzde 95’i tamamlanan restorasyon sürecinin ardından Terme Evi yeşille mavinin atmosferinde pidesi, tiridi ve diğer tüm lezzetleriyle misafirlerini ağırlayacak. Düğün salonu Miliç Sahili’nde yer alan mevcut düğün salonu da Büyükşehir Belediyesi tarafından yenilenerek daha modern, daha konforlu ve vatandaşların ihtiyaçlarına cevap verecek bir yapıya kavuşturuluyor. Yüze 70’i tamamlanan yenileme çalışmalarının ardından Miliç Düğün Salonu, en güzel anların daha nezih bir ortamda yaşatılacağı bir mekan olarak hizmet verecek. "Terme’nin potansiyelini daha ileri taşıyacağız" Çalışmalarda sona gelindiğini müjdeleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "17 ilçemizin tamamında ihtiyaçlara göre şekillenen projeler üretmeye devam ediyoruz. Terme’nin sahip olduğu potansiyeli daha ileriye taşımak adına da yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bu doğrultuda Terme’de üç önemli çalışmayı eş zamanlı yürütüyoruz. Kadınlar Plajı, Terme Evi ve Düğün Salonu ile hem Miliç’in cazibesini artırmak hem de Termeli hemşehrilerimize güzel bir sosyal alan sunmak istedik. Miliç, Karadeniz’in doğasıyla iç içe, sakin bir atmosfer. Biz de Miliç Sahili’nin doğal güzelliğini projelerle buluşturuyor, bölgeyi hem estetik hem de sosyal açıdan zenginleştiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz bu yatırımların ilçemize ve Termeli hemşehrilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.