POLİTİKA - 18 Eylül 2024 Çarşamba 00:39

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: “Türkiye tarımda güçlü bir ülke”

A
A
A

AK Parti İl Teşkilatı'nın düzenlediği istişare toplantısına katılmak üzere Isparta'ya gelen Ticaret Bakanı Ömer Bolat, sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi.

Toplantıda konuşan Bakan Bolat 30 milyar dolar üretimden 70 milyar dolar üretim rakamına ulaştıklarını belirterek, “Türkiye tarımda güçlü bir ülke, 3 milyar dolar ihracattan 31 milyar doları geçen yıl inşallah bu yıl 33 milyar dolar ihracat rakamına ulaştık ve halkımızın da tüketimini sağladık. Herhangi bir arz sıkıntısı olmadan bu çalışmalarımız işbirliği içinde devam edecek" dedi.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Isparta'da gerçekleştirdiği programlar çerçevesinde Isparta Ticaret Odası'nı ziyaret ederek sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda konuşan Bakan Bolat Ürün Güvenliği ve Denetimi Ofisi'nin açılışını gerçekleştireceğini belirterek, “İthalat yaparken kontroller noktasında burası sorumlu olacak. Yerli üretimin de ürün güvenliği noktasında kontrolünü yapacak. Böylece ihracata giden ürünlerimiz açısında kalite standardı, ürün güvenliği standardı yükselmiş olacak. Bu da fiyatın artmasını da beraberinde getirecek. İnşallah havalimanında da Gümrük Müdürlüğümüzün bir faaliyetini başlatıyoruz. Gerek turistin artması gerekse hava yoluyla ihracatın artması noktasında bizim Isparta merkezde olan gümrük müdürlüğümüzün kısım amirliğini havalimanında en kısa sürede başlatacağız. İşin artışına göre de oraya yeni bir gümrük müdürlüğü kurma kararı da alabiliriz İhtiyaca göre ama şu anda iş görmesi için hızlıca kısım amirliğini de orada başlatacağız. Yine gümrüklü işlemlerin kolaylaştırılması noktasında arkadaşlarımız çok ortaklı bir “antrepo” kurma müracaatında bulundular. Isparta Ticaret ve Sanayi Odasıyla Isparta Ticaret Borsası onun da kurulma çalışmaları devam ediyor. Ön izni verildi. Bakanlığımız tarafından çok kısa bir süre içinde de inşallah iş aleminin ihracatta ve ithalattaki gümrük işlemlerini kolaylaştırma anlamında antrepo faaliyetleri de başlayacak. Serbest bölge kurma projesi devam ediyor, dördüncü OSB'nin kurulma projesi devam ediyor. Hükümet olarak, Ticaret Bakanlığının, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ve Tarım ve Orman Bakanlığının ilgilendiği konularda bizim üstümüze düşen görevler neyse yasal sınırlar içinde bu noktada sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Bunun sözünü veriyoruz. Isparta bunları da hak ediyor” dedi.

“Isparta'nın geçen yılki ihracatı 425 milyon dolar değil, 610 milyon dolar olarak yükseldi”

Konuşmasının devamında Isparta'nın faaliyet bazında ihracat rakamlarını açıklayan Bakan Bolat, “Isparta'nın geçen yılki ihracatı 425 milyon dolar değil, 610 milyon dolar olarak yükseldi. Türkiye'nin ihracat sıralamasında da kırk beşinci sıradan kırk birinci sıraya yükseldi Isparta. Bu yıl da iyi gidiyor. İlk sekiz ay itibariyle 425 milyon dolar mal ihracatı yapıldı Isparta'daki 105 milyon doları meyve sebze ürünleri ağırlıklı meyve olmak üzere. Meyve ürünlerinin ihracatı noktasında zaman zaman tabii bazı handikaplar ortaya çıkabiliyor. Rusya, Ukrayna arasında bir savaş var iki buçuk yıldır. Isparta için önemli bir pazar olan Rusya ve Ukrayna pazarlarında gerek gönderme anlamında, gerekse tahsilat anlamında tıkanıklıklar olabiliyor. Hindistan pazarı kısmen açıldı. Mısırla alakalı olarak ve Çin ve Japonya'yla olan görüşmelerimizde de o pazarların açılması noktasında biz azami çaba sarf ediyoruz ve tabii bu görüşmelerde sonuca varmak hemen olan bir durum değil. Her ülke değerli arkadaşlar tarım ürünlerinde kendine arz bir üretim yeterliliğine sahip olmak istiyor ve kendi çiftçisini istiyor. Bunu en gelişmiş ülkeler, ABD, Japonya, Almanya bile yapabiliyor. Bizim Avrupa Birliği ile gümrük birliğinin sanayi ürünlerinde söz konusu demircilik ürünlerinde de serbest ticaret anlaşmamız söz konusu. Tarımsal ürünlere girmek istemiyorlar. Bizim ürünlerimiz özellikle meyve ürünlerimiz, sebze ürünlerimiz kalitesi, tadı, lezzetiyle batılı ve diğer ülke tüketicilerinin aradığı ürünler olduğu zaman mecbur kal alım kapılarını açabiliyorlar” açıklamalarında bulundu.

“Geçen yıl tarımsal üretim iyiydi, bu yıl tarımsal üretim çok çok iyi oldu”
Konuşmasının devamında geçen yıla oranla 2024 yılı tarımsal üretimi değerlendiren Bakan Bolat, “Bazen de kuraklık veya sel felaketi, don felaketi olabildiğinde üretim arzında düşük rakamlar meydana gelebiliyor. O zaman da içeride ürün fiyatlarının tüketiciler için anormal, aşırı artmaması anlamında ihracatta sınırlamalar getirmek zorunda kalabiliyoruz. Bu her zaman olagelen bir durum değil. Geçen yıl tarımsal iyiydi bu yıl tarımsal üretim çok çok iyi oldu. Üretim arzı arttı. Bu anlamda biz Mayıs'ın başından beri daha geçen yıl uyguladığımız bazı ihracat sınırlama ya da miktar sınırlamalarında hiçbir engel bırakmadık, kaldırdık. En son birkaç gün önce dökme ve varil zeytinyağı ihracatında da 100 bin ton ihraç kotamız vardı Onu da kaldırdık. Çünkü geçen sene zeytinde yok yılıydı. İçeride bir tüketim için arz sıkıntısı olmasın diye ambalajlı ürünlere evet dedik. Dökme varilli ürünlerde sınırlama getirmiştik ama ihracat ambalajlı ürünlerde on sekiz litreye kadar devam etti. Bu anlamda her halde şartta çiftçimizin üreticimizin de verdiğiniz desteklerle yanındayız. Aynı şekilde tüketicilerimizin de çok yüksek fiyatlı gıda ürününü tüketmemesi noktasında da Tarım ve Orman Bakanlığımızla birlikte ortak kararlar alarak ayarlamalar yapmak durumunda kalıyoruz. Her şey insanımızın esenliği için, iyiliği için bu kararları alıyoruz. Alınan kararlar bazen büyük çoğunluğu lehine olabiliyor ama küçük bir kesimin aleyhine olabiliyor. Yani yüzde yüz herkesin ne güzel diyebileceği bir optimumu yakalamak mümkün değil” şeklinde konuştu.

“Türkiye tarımda güçlü bir ülke”

Konuşmasının sonunda 22 yılda 30 milyar dolar üretimden 70 milyar dolar üretim rakamına ulaştıklarını belirten Bakan Bolat, “Türkiye tarımda güçlü bir ülke, 3 milyar dolar ihracattan da 31 milyar doları geçen yıl bu yıl, bu yıl inşallah 33 milyar dolar ihracat rakamına ulaştık ve halkımızın da tüketimini sağladık. Herhangi bir arz sıkıntısı olmadan bu çalışmalarımız işbirliği içinde devam edecek. Esnaflarımıza 22 yılda 527 milyar lira yaklaşık 18 milyar dolar çok düşük maliyetlerde yüzde elli süspansiyonlu bir şekilde finansman destekleri verdik ve vermeye de devam ediyoruz. İşte biraz önce müjdesini verdik. Isparta için ilave bir fon yarın gönderiyoruz. Esnaflarımız için. Diğer işçimiz için, emeklimiz için ve çiftçilerimiz, memurlarımız için de bütçe imkanları çerçevesinde yapılabilecek bütün imkanları sonuna kadar zorluyoruz” dedi.

Rukiye Senem Ok

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Artvin Artvin’de çığ altındaki Bülent Gezer’in cansız bedeni 4 ay sonra kar altından çıkarıldı Artvin’in Ardanuç ilçesinde 31 Aralık 2025 günü meydana gelen çığ felaketinde kaybolan Bülent Gezer, aradan geçen 4 ayın ardından ekipler tarafından çığ altından çıkarıldı. Ardanuç ilçesine bağlı Zekeriya köyünde yürütülen arama kurtarma çalışmalarında yeri tespit edilen Gezer’in cansız bedeni, ekiplerin yoğun çalışması sonucu bulunduğu noktadan çıkarıldı. Zorlu arazi ve hava şartlarına rağmen sürdürülen çalışmalarda, çığ kütlesi altında kalan Gezer’e ulaşılmasının ardından dikkatli şekilde çıkarma işlemi gerçekleştirildi. Ekiplerin koordinasyonuyla bölgeden çıkarılan Bülent Gezer’in cenazesi, otopsi için Artvin Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. 31 Aralık 2025 günü Zekeriya köyünde meydana gelen çığda, sürülerini yayladan köye indirmeye çalışan 6 çoban ve yaklaşık bin 200 küçükbaş hayvan çığa yakalandı. Çobanlardan 3’ü kendi imkânlarıyla kurtulurken, Suat Temel ile Kerimullah Azizullah’ın cansız bedenlerine ulaşıldı. Bülent Gezer ise kaybolmuştu. Olayın ardından başlatılan arama çalışmaları, bölgede artan çığ riski ve olumsuz hava şartları nedeniyle 3 Ocak 2026 tarihinde durduruldu. AFAD ekiplerinin bölgede sürdürdüğü ölçüm ve risk analizleri sonucunda çığ tehlikesinin azalmasıyla birlikte arama faaliyetlerine geçtiğimiz hafta sonu yeniden başlamıştı.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi EADTU Zirvesi’nde uluslararası temaslarda bulundu Açık ve uzaktan öğrenme alanında önde gelen kuruluşlardan Avrupa Uzaktan Öğretim Üniversiteleri Birliği (EADTU) tarafından Brüksel’de düzenlenen Genel Kurul Toplantısı, Rektörler Toplantısı ve EADTU-AB Zirvesi gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel üniversiteyi temsilen toplantılara katılım sağladı. EADTU Başkanı Prof. Dr. Theo Bastiaens, EADTU Genel Sekreteri George Ubachs ve Avrupa’da açık ve uzaktan öğretim alanında faaliyet gösteren 28 üniversitenin rektör ve temsilcilerin katılımıyla gerçekleştirilen toplantılarda Avrupa yükseköğretim politikaları, dijital öğrenme ekosistemleri ve üniversiteler arası stratejik iş birlikleri ön plana çıktı. Genel Kurul Toplantısı’nda EADTU’nun stratejik öncelikleri ve kurumsal iş birlikleri değerlendirilirken, Rektörler Toplantısı’nda üye üniversiteler arasında deneyim paylaşımı yapıldı. Bu kapsamda dijitalleşme, esnek öğrenme modelleri ve mikro yeterlilikler gibi güncel başlıklar ele alındı. EADTU-AB Zirvesi’nde ise Avrupa Birliği yükseköğretim politikaları üzerinde çalışan komisyon temsilcileri ile yükseköğretimde yenilikçi yaklaşımlar, yapay zekâ destekli öğrenme ortamları ve yaşam boyu öğrenme politikaları üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Zirvede Avrupa Yükseköğretimde Kalite Güvencesi Birliği Başkanı Anna Gover açık ve uzaktan yükseköğretimde kalite süreçlerine ilişkin düzenlenen panele katıldı. Zirve, üniversiteler ile politika yapıcılar arasında güçlü bir iş birliği zemini oluşturdu. Rektör Adıgüzel, toplantılar süresince Avrupa’nın farklı ülkelerinden üniversite rektörleri ve temsilcileriyle ikili görüşmeler gerçekleştirerek Anadolu Üniversitesinin açık ve uzaktan öğrenme alanında uluslararası iş birliklerini geliştirmeye yönelik temaslarda bulundu. Toplantıya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektör Adıgüzel "Açık ve uzaktan öğrenme alanında uluslararası düzeyde önde gelen kuruluşlardan biri olan EADTU çatısı altında gerçekleştirilen bu toplantılar, yükseköğretimde dönüşüm süreçlerine yön veren önemli platformlardır." ifadelerini kullandı. Anadolu Üniversitesi, uluslararası akademik ağlardaki etkin rolünü sürdürerek açık ve uzaktan öğretim alanında küresel ölçekte değer üretmeye devam etti.
İstanbul Bakan Kacır: "Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, savunma sanayi ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlı olan Avrupa ülkeleri için Türkiye’nin bir çözüm ortağı olabileceğini belirterek, "Sektörümüz, Avrupa savunma ekosisteminin ihtiyaç duyduğu çözümleri sağlayabilecek konumdadır. Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine eşsiz katkılar sunabileceği gerçeğini görmezden gelmek isteyenler, Türkiye’nin yükselişini yavaşlatamaz fakat Avrupa’nın teknolojik ihtiyaçlarını karşılamakta zafiyet yaşamasına neden olurlar. Türkiye’nin dışarıda tutulduğu herhangi bir program, Avrupa’yı telafisi güç stratejik kayıplarla baş başa bırakacaktır" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nın açılışında konuştu. Dünyada amansız bir mücadele yaşandığına dikkat çeken Bakan Kacır, "Ne yazık ki 2. Dünya Savaşı sonrasında barışı koruma umutlarıyla inşa edilen küresel düzen, dünyanın dört bir yanından şiddetlenen çatışmalar karşısında vaat ettiği huzur, güvenlik ve istikrarı sağlayamıyor. Meşru hak arama zeminlerinin zayıfladığı bu ortamda uzlaşmazlık aktörleri diplomasi yerine güç kullanımını daha fazla tercih ediyor. Uzun yıllardır savunma harcamalarını kısan, başka ülkelerin oluşturduğu güvenlik şemsiyesine kayıtsız itimat eden ülkeler, yapay huzur ikliminin bedelini ağır biçimde ödüyor. Teknolojide yaşanan gelişmelerle birlikte değişen ve dönüşen tehdit karakterleri, güvenlik rekabetini klasik harp sahalarının çok daha ötesine taşıyor. Artık bir ülkenin güvenlik kapasitesi yalnızca kara sınırlarını, hava sahasını, deniz yetki alanlarını koruma gücüyle değil, siber alanda dijital altyapılarda ve uzayda kurduğu teknolojik hakimiyetle de ölçülüyor. Bu yeni gerçeklik karşısında ülkeler caydırıcılıklarını arttırmak için çok daha yüksek maliyetleri göze alıyor. Küresel savunma harcamaları son on yılda yüzde 41 artarak 2.9 trilyon dolara ulaştı. Hız kesmeyen jeopolitik gerilimler bu artışın yükselerek devam edeceğine işaret ediyor. Ancak bilinmelidir ki savunmaya ayrılan devasa bütçeler güvenlik hedeflerini teminat altına almak için tek başına yeterli değildir. AR-GE ile, altyapılarıyla, seri üretim kabiliyetleri ve insan kaynağıyla bütüncül bir savunma sanayii kurmak tam bağımsızlığın ve yüksek caydırıcılığın vazgeçilmez şartıdır" dedi. Türkiye’nin dünyada az sayıda ülkede bulunan bir savunma sanayi ekosistemine sahip olduğunu belirten Bakan Kacır, "Bugün dünyada satılan her üç asgari insansız hava aracının ikisini Türk firmalarımız üretiyor. Kendi savaş gemisini geliştiren 10 ülkeden biriyiz. Savunma sanayii gibi uzun soluklu bir alanda yalnızca son iki yılda hanemize eklediğimiz kazanımlar, teknolojide ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor. Bu dönemde 5. nesil savaş uçağımız Kaan, gökyüzü ile buluştu. Bayraktar TB3 kısa pistli gemilere iniş kalkış yapmayı başaran ilk insansız hava aracı olarak dünya havacılık tarihine geçti. Hava-hava füzelerimiz Gökdoğan ve Bozdoğan ile dünyada bu teknolojiye sahip sayılı ülkeler arasına girdik" dedi. "Avrupa’nın savunma sanayiinde ihtiyaç duyduğu çözüm ortağı Türkiye" Türkiye’nin Avrupa ülkeleri için savunma sanayiinde bir çözüm ortağı olabileceğini vurgulayan Bakan Kacır, "Savunma ürünlerinde yüzde 80 dışa bağımlı olan ve güvenlik tehditleri karşısında savunma kapasitesini tahkim etmeye yönelen Avrupa’nın ihtiyaç duyduğu çözüm ortağının Türkiye olduğunu bu vesileyle ifade etmek isterim. Sektörümüz; sahada oyun değiştirici rolü kanıtlanmış, yüksek teknoloji odaklı ve maliyet etkin geniş bir ürün portföyüyle Avrupa savunma ekosisteminin ihtiyaç duyduğu çözümleri sağlayabilecek konumdadır. Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine eşsiz katkılar sunabileceği gerçeğini görmezden gelmek isteyenler, Türkiye’nin yükselişini yavaşlatamaz fakat Avrupa’nın teknolojik ihtiyaçlarını karşılamakta zafiyet yaşamasına neden olurlar. Türkiye’nin dışarıda tutulduğu herhangi bir program, Avrupa’yı telafisi güç stratejik kayıplarla baş başa bırakacaktır. Avrupa’daki karar vericiler, miyop yaklaşımlara teslim olmadan, vizyoner bir perspektifle Türkiye ile çok daha sıkı bir iş birliğine bir an evvel yönelmelidir. NATO standartlarında üretim altyapımız; Türk savunma sanayi ürünlerinin müttefik ülkelerin platformlarına hızla entegre edilebilmesine imkân tanıyor" ifadelerini kullandı. "Sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık" Türkiye’nin yapılan yatırımlar ve teşviklerle küresel üretimin merkez üslerinden biri haline geldiğini, sanayinin Anadolu’nun tamamına daha dengeli bir şekilde yayılması için kapsamlı adımlar attıklarını vurgulayan Bakan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sanayimizin gelecek 30 yılına ışık tutacak, planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü mevcut 160 bin hektardan 350 bin hektara çıkaracak Sanayi Alanları Master Planı’nı hazırladık. Mega endüstriyel bölgeler olarak kurguladığımız yeni sanayi alanlarıyla beraber, savunma sanayi üretimimizi geniş bir coğrafya yayacağız, Anadolu’da yeni savunma sanayii kümelenmeleri oluşturacağız. Tabi savunma sanayiinde geliştirilen kabiliyetlerin sivil alanlara aktarılması, yüksek teknoloji odaklı kalkınmamız açısından büyük önem taşıyor. Ancak bunun kadar öncelikli ve önemli gördüğümüz bir husus, sivil sanayimizdeki bilgi ve tecrübe birikiminin savunma sanayiimize kazandırılmasıdır. Savunma sanayimizin yükselişini hızlandırmak için üretim ve Ar-ge süreçlerine yeni bir bakış getirmeliyiz. Otomotiv ve mobiliteden bilişime, telekomünikasyondan sivil havacılık ve uzaya, enerjiden malzeme ve kimyaya, elektronikten makineye, sağlık ve biyoteknolojiden tekstile farklı sektörlerin sağladığı kabiliyetleri bu doğrultuda değerlendirmek arzusundayız. Üretim tecrübesine ve kapasitesine sahip olduğumuz bu alanlardaki yetkinliklerimizin savunma sanayiimize aktarılması; sektörümüz için daha hızlı prototipleme, daha çevik ürün geliştirme, Ar-Ge süreçlerini daha kısa sürede tamamlama, seri üretime daha hızlı geçiş anlamına geliyor. Daha açık ifadeyle. Tüm imalat süreçlerinde daha hızlı ve daha yüksek adetlerde üretim yapmanın yollarını, yöntemlerini hızla keşfetmeliyiz. Ve halihazırda Ankara ve İstanbul’da yoğunlaşmış savunma sanayii kümelenmelerini Anadolu’nun güçlü üretim merkezlerinde hızla çoğaltmalıyız."
Denizli Denizli’nin Nisan ayı ihracatı yüzde 26,5 artışla 458 milyon Dolara ulaştı Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, nisan ayı ihracat verilerini açıkladı. Denizli ihracatı nisan ayında yüzde 26,5 artışla 458 milyon dolara yükselirken, ilin Türkiye ihracatındaki 8’inci sıradaki konumu korundu. Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, nisan ayına ilişkin ihracat rakamlarını kamuoyuyla paylaştı. Uğurlu, Türkiye’nin nisan ayı ihracatının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolar olarak gerçekleştiğini söyledi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Denizli’nin nisan ayı ihracatının yüzde 26,5 artışla 458 milyon dolara ulaştığını belirten Uğurlu, Denizli’nin şubat ve mart aylarında yükseldiği Türkiye ihracat sıralamasındaki 8’inci konumunu nisanda da koruduğunu ifade etti. DENİB kayıtlarına göre ise nisan ayında ihracat yüzde 30,7 artış göstererek 367 milyon dolara çıktı. Ocak-Nisan döneminde 1,6 milyar dolarlık ihracat Yılın ilk dört ayına ilişkin verileri de değerlendiren Osman Uğurlu, ocak-nisan döneminde Denizli ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,9 artarak 1 milyar 601 milyon dolar olarak gerçekleştiğini kaydetti. Mart ayında bayram nedeniyle yaşanan iş günü kaybı ile jeopolitik gerilimlerin ihracat üzerinde geçici bir yavaşlamaya neden olduğunu belirten Uğurlu, Denizli ihracatçısının hızlı adaptasyon kabiliyeti sayesinde bu dalgalanmanın etkilerinin dengelendiğini söyledi. Geçen yılın nisan ayına göre iş günü fazlası ve parite etkisinin de ihracata olumlu katkı sunduğunu ifade eden Uğurlu, nisan ayında yakalanan performansın yılın geri kalanında artarak sürmesini temenni ettiklerini dile getirdi. Önde gelen sektörlerde çift haneli artış Nisan ayında Denizli’nin önde gelen sektörlerinde dikkat çekici artışlar yaşandı. Tekstil ve konfeksiyon ihracatı yüzde 20,5 artışla 129 milyon dolar olurken, elektrik-elektronik sektörü yüzde 31,7 artışla 109 milyon dolara ulaştı. Demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 38 artışla 83 milyon dolar, tarım ihracatı yüzde 27,1 artışla 37 milyon dolar, madencilik ihracatı ise yüzde 26,5 artışla 28 milyon dolar olarak kaydedildi. Uğurlu, nisan ayında önde gelen tüm sektörlerde ihracat artışı yaşandığını vurgulayarak, son dönemde daralma yaşayan tekstil-konfeksiyon sektöründe yeniden çift haneli büyüme görülmesinin ayrıca memnuniyet verici olduğunu söyledi. İhracatta zirve İngiltere’nin Nisan ayında Denizli’nin en fazla ihracat yaptığı ülke İngiltere oldu. İngiltere’ye yapılan ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 51 artışla 72 milyon dolara yükseldi. İngiltere’yi yüzde 30,5 artışla 41 milyon dolarlık ihracatla İtalya izledi. ABD’ye ihracat yüzde 32,7 artışla 36,4 milyon dolar, Almanya’ya ihracat yüzde 27,4 artışla 36,3 milyon dolar, Hollanda’ya ihracat ise yüzde 20,5 artışla 25 milyon dolar olarak gerçekleşti. Uğurlu, Almanya’nın yeniden dördüncü sıraya gerilediğine dikkat çekerken, en fazla ihracat yapılan ilk 10 ülkenin tamamında çift haneli artış kaydedildiğini vurguladı. Küresel imalat PMI geriledi İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Küresel İmalat PMI verilerine de değinen Uğurlu, mart ayında endeksin 51,3 seviyesine gerilediğini belirtti. Savaşın ilk etkilerinin tedarik zincirleri, girdi fiyatları ve beklentiler üzerinde görüldüğünü ifade eden Uğurlu, tedarikçi teslim sürelerinin uzadığını ve girdi maliyetlerinde hızlı artış yaşandığını söyledi. Türkiye İmalat PMI verisinin ise mart ayında 1,4 puan düşüşle 47,9’a gerilediğini belirten Uğurlu, üretim, yeni siparişler, istihdam ve satın almalarda düşüşlerin hızlandığını, özellikle girdi maliyetlerinde enflasyonist baskının arttığını dile getirdi. Döviz dönüşüm desteği uzatıldı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yurt dışı kaynaklı dövizlerin Türk lirasına dönüşümünü destekleyen uygulamasının süresinin 31 Temmuz 2026’ya kadar uzatıldığını hatırlatan Uğurlu, bu kararın ihracatçılar açısından olumlu bir gelişme olduğunu söyledi. Kur istikrarı, maliyet yönetimi ve nakit akışı açısından firmalara nefes aldıran desteğin üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasına katkı sunduğunu belirten Uğurlu, özellikle emek yoğun sektörlerde rekabet gücünün korunabilmesi için destek oranının en az yüzde 5 seviyesinde uygulanmasının daha etkin olacağını ifade etti. Yeni vergi düzenlemesi ihracatçıya destek olacak Uğurlu, yeni vergi düzenlemesi kapsamında ihracatçı firmalar için kurumlar vergisi oranının yüzde 14’e, imalatçı ihracatçılar için ise yüzde 9’a indirildiğini hatırlattı. Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler ve belirsizliklerin ticaret üzerindeki etkilerinin hissedildiği bir dönemde bu düzenlemenin uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artıracağını kaydetti. Finansmana erişim beklentisi sürüyor Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın son Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttuğunu belirten Uğurlu, bu kararın beklentiler doğrultusunda geldiğini söyledi. Enflasyonla mücadele önceliğinin sürdüğünü ancak mevcut faiz seviyesinin kredi maliyetleri ve finansmana erişim açısından reel sektör üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini ifade eden Uğurlu, ihracatçıların rekabet gücünün korunabilmesi için finansman şartlarının daha öngörülebilir ve erişilebilir hale gelmesini beklediklerini belirtti. Osman Uğurlu, tüm bu gelişmeler ışığında Denizli’nin üretim gücü, ihracat tecrübesi ve değişen küresel şartlara hızlı uyum kabiliyetiyle yoluna kararlılıkla devam ettiğini vurgulayarak, yılın geri kalanında daha güçlü bir performans hedeflediklerini söyledi.
Denizli Honaz’a 7,4 milyonluk yeni altyapı kazandırılıyor Denizli Büyükşehir Belediyesi DESKİ Genel Müdürlüğü, Honaz ilçesinin içme suyu sorununu kökten çözecek 7,4 milyon TL’lik altyapı projesini tamamlayarak hizmete sundu. Yeni iletim hattı ile Menteşe ve Afşinbey mahalleleri kesintisiz ve sağlıklı suya kavuştu. Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi (DESKİ) Genel Müdürlüğü, kentin dört bir yanındaki altyapı seferberliğini Honaz ilçesinde sürdürüyor. İlçenin içme suyu kapasitesini artırmak ve modern bir sisteme kavuşturmak amacıyla başlatılan projede, toplam 6.800 metre uzunluğunda yeni iletim hattı inşa edildi. En son teknoloji ve uzun ömürlü malzemelerin kullanıldığı çalışma kapsamında; Honaz merkezden Menteşe ve Afşinbey mahallelerine kadar uzanan güzergâhta hat döşeme, bağlantı ve test işlemleri başarıyla sonuçlandırıldı. Basınç sorunları giderildi, kesintisiz su sağlandı Honaz ilçesinde hayata geçirilen 7,4 milyon TL’lik yatırım, bölgenin önümüzdeki uzun yıllar boyunca içme suyu ihtiyacını sorunsuz bir şekilde karşılayacak. Özellikle yaz mevsiminde artan su tüketimine bağlı olarak yaşanan basınç düşüklüğü ve yetersizlik problemleri, bu yatırımla birlikte tarih oldu. Yeni devreye alınan sistemle birlikte, mahallelerin su sistemi yeni hat üzerinden beslenerek ideal basınç seviyesine ulaştırıldı. Herhangi bir arıza ve yetersizliklerin önüne geçilerek 7/24 kesintisiz su akışı sağlandı. Modern boru hatları sayesinde bölge halkına daha nitelikli ve hijyenik içme suyu ulaştırılması güvence altına alındı.