MAGAZİN - 25 Ocak 2019 Cuma 11:52

LeShow Gala Defilesi ünlü mankenlerin katılımıyla gerçekleştirildi

A
A
A
LeShow Gala Defilesi ünlü mankenlerin katılımıyla gerçekleştirildi

Kapılarını ilk kez İstanbul Kongre Merkezi’nde açan LeShow Deri ve Moda Fuarı’nda düzenlenen defile ile firmalar, 2019-2020 sezonu deri ve moda koleksiyonlarını tanıttı.

Kapılarını ilk kez İstanbul Kongre Merkezi’nde açan LeShow Deri ve Moda Fuarı’nda düzenlenen defile ile firmalar, 2019-2020 sezonu deri ve moda koleksiyonlarını tanıttı. Defile, modacılar ve tasarımcılar tarafından ilgiyle izlendi.



Moskova’nın ardından ilk kez İstanbul Kongre Merkezi’nde kapılarını açan, 26 Ocak tarihine kadar devam edecek ve 15 ülkeden 150 firmanın katıldığı LeShow Deri ve Moda Fuarı’nda düzenlenen defilede firmalar, 2019-2020 sezonu deri ve moda koleksiyonları tanıttı. Koreografisini Asil Çağıl, sunuculuğunu da Jülide Ateş’in gerçekleştirdiği, ünlü tasarımcı ve modellerin yer aldığı defilede Sacha Pacha, Vlasta Kopylova Design, Lindi West, Steel Deri, Oksa Deri, Panterrez ve Sansar Deri, 2019-2020 koleksiyonlarını, Özge Ulusoy, Çağla Şıkel, Ece Gürsel ve Sema Şimşek başta olmak üzere daha birçok modelle en trend deri kostüm ve aksesuarlarını tanıttı. Defile ulusal ve uluslararası modacı ve tasarımcılar tarafından ilgiyle izlendi. Ayrıca, fuarın giriş ücretlerinden elde edilen gelirlerin, kız çocuklarının eğitimine bağışlanması nedeniyle Özkan Uğur’un da defileye katıldığı belirtildi.



"Deri konusunda Türk pazarı, önemli pazarlardan bir tanesi"


Defileyi ve fuarı takip etmek için Sırbistan’dan katılan Tasarımcı İrena Grahovac, "Fuarda bulunmaktan son derece mutluyum. Fuara geliş amacım; hem fuarı tanıtmak hem de kendi ürünlerimi sergilemek. Deri konusunda Türk pazarı, önemli pazarlardan bir tanesi. Bir pazarın başarısını belirleyen en önemli faktör; müşterinin beklentileri ve istekleri. Eğer Rus pazarı ile çalışıyorsanız, Rus pazarının isteklerine göre tasarımlar yapmak zorundasınız. Eğer Avrupa ile çalışıyorsanız farklı tasarımlar yapmak zorundasınız. Bunu Türk pazarı da gayet güzel yapıyor. Bende onlarla beraber çalışıyorum" şeklinde konuştu.



Fuara katılan ve defileyi izlemeye gelen İslami Moda ve Tasarım Konseyi Kurucusu ve Başkanı Alia Khan şöyle konuştu: "Yanlış anlaşılmadan dolayı özellikle kürk üretimine karşı bir tepki var. Günümüzde kürk üreticisi firmalar da bunu konuyu dikkate alıyor. Sürdürülebilir hayvan yaşamı ve çevreye duyarlılık konusunda herkes elinden gelen gayreti gösteriyor. Hayvanların ölmediği bir dünyada gene de modanın ihtiyaçlarını karşılayarak devam etmek istiyor. Kurumumuz bu konu çok büyük önem veriyor. Son dönemde Arap dünyasında ve yurtdışında kürk ve deri kullanımı arttı. Firmaların, çevreye duyarlılığı ve hayvan koruma yönelik duyarlığı arttığı sürece mevcut problemlerin hepsi bir gün giderilecek ve bu moda ilerleyecek. Bulunduğum coğrafyada bulunan büyük marketlerde kürklerin ve deri ceketlerin yerini aldığını görebilirsiniz. Bu da çok güzel bir şey. Aksesuar ve giyim olarak ayırmıyorum, her ikisinde de kullanılsın. Madem ki insanlar seviyor neden kullanılmasın. Yeter ki etik olsun, etik değerlerimizi kaybetmeyelim. Fuar, deri ve kürk sektörünü bir araya getirmekte. Bunun yanında da şöyle bir vazife üstlenmekte: Çevreye karşı duyarlılık, hayvan haklarına saygı ve etik değerlerin korunması konusunda da firmaların ne kadar güzel işler yaptığını ortaya koyuyor".



"2019, kürk için önemli bir yıl"


2019’un kürk için önemli bir yıl olduğunu belirten İtalyan Moda Marka Strateji Acentesi SDR’ın sahibi Samantha De Reviziis, "Geçen hafta Paris’te ’Moda Haftası’ndaydım. Bırakın Moda Haftası’nı, sokakta yürüdüğümde büyük mağazalara baktığımda hemen hemen her yerde kürkleri gördüm. Bu benim çok hoşuma gitti. Etik değerlerle desteklenmiş kürk dünyasının, gelecekte eski önemini kaybetmek yerine insanlar tarafından beğeni ile seçileceğini düşünüyorum. Fuara ilk defa katılıyorum. Şu ana kadar aldığım izlenim son derece pozitif. Kürk ve deri modasının önemli isimlerini burada toplanmış olduğunu görüyorum. İzlenimleri kendi bloğumda paylaşacağım" şeklinde konuştu.



Fuar ve defile hakkında bilgi veren Türkel Fuarcılık Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Ebru Gençoğlu, ’’Fuar, Moskova’da 21 yıldır dünyanın en iyi deri ve moda fuarı olarak düzenleniyordu. Moskova’da düzenlenmeye devam edecek. İstanbul’daki ihtiyaçtan dolayı fuarı buraya taşıdık. Defileye katılan 7 tane markamız var. 2019-2020 deri ve moda tasarımlarını burada sergiliyorlar. Önemli konuk ve önemli mankenlerimiz defilede yer aldı. Defileyi ilk defa yaptık, ciddi bir yoğunluk oldu. İslami Moda ve Tasarım Konseyi Kurucusu ve Başkanı Alia Khan da bizimle beraber. Dünya milyonlarca insana erişimi olan bir iş insanı. Onu burada onur konuğu olarak ağırlıyoruz. Fuarda Nil Eğitim ve Yardımlaşma Derneği ile beraberiz. Kimsesi kız çocuklarına burs veren bir dernek. Fuardaki girişi ücretlerini bu derneğe bağışlıyoruz. Özkan Uğur’da defileye yer aldı. Onun burada olmasının en büyük sebeplerinden biri; burada yapılan sosyal sorumluk projesi olmasıdır" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.