KÜLTÜR SANAT - 20 Nisan 2019 Cumartesi 13:03

Prof. Dr. Yusuf Kalko’nun, hayatını anlattığı kitabı yayınlandı

A
A
A
Prof. Dr. Yusuf Kalko’nun, hayatını anlattığı kitabı yayınlandı

Kalp ve damar cerrahisi uzmanı Prof.

Kalp ve damar cerrahisi uzmanı Prof. Dr. Yusuf Kalko, ’Yüreğinde yer aç’ adını verdiği ve hayatını anlattığı kitabını yayınladı. Kalko, kitabında, 5 yaşından itibaren, babasının işlettiği çay ocağındaki çıraklığından cerrahinin zirvesine uzanan yolu anlattı.


Kalko, hayatını anlatan kitabı yazma sebebini şöyle anlattı:


"Küçücüktüm. Çok yoruluyordum. Çay ocağında çalışırken arada bir boş kaldığımda çay tepsisi kucağımda, hayaller kuruyordum. Büyümüş, önemli bir adam oluyordum hayallerimde. Babacığımı ve ailemi rahata kavuşturuyordum. ’Yusuf! Bahri ustaya üç çay’ sesiyle kendime gelip çıkıyordum hayaller aleminden. O an Allah’a ellerimi açıp ‘Ya Rabbi yardımcı ol, benimle ol’ çok demişimdir. Hala da diyorum. Küçücük yaşıma rağmen sabahın köründe yarı uykulu çay ocağına geldiğimde, arkadaşları babama, ’Çocuğu bu saatte niye getiriyorsun?’ diye sorduklarında ’Hayatı öğrensin, ileride beni anlayacak’ diye cevap verirdi aslan babam. Bu kitabı yazmamdaki ana sebep; çocuklarımızın ve gençlerimizin hayatı öğrenmesine ufak da olsa katkı sağlama arzusundan. ’Hiçbir başarı zahmetsiz olmaz’ sözünü ispatları ile sundum onlara. Dostlar, anlayacağınız burada yazan her şey gerçek".


Hayatı boyunca en dibi de, zirveyi de gören Yusuf Kalko, 4 çocuklu fakir bir ailenin en büyük çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Henüz 5 yaşındayken babasının çay ocağında çıraklığa başlamış. Şimdi ise Türkiye’nin en başarılı kalp damar cerrahlarından biri. Özellikle felç tedavisinde; yatağa mahkum olabilecek hastaları, kendi buluşu olan yöntemle ayağa kaldırabiliyor. 10 binden fazla hastanın hayatına dokunmuş.


Ailesinde çok kalp hastası olduğu için damar cerrahı oldu


Doktorluğun çocukluk hayali olduğunu ama kalp damar cerrahı olma kararının, ailesinde kalp hastası sayısının fazla olması ile ortaya çıktığını belirten Kalko, kitabında şu satırlara yer verdi: "Bir gün en büyük dayım kalp krizi geçirdi. Acilin kapısında bekliyorduk hep birlikte ve durumu çok kritikti. O yıllarda ben daha lise öğrencisiydim. Doktora dayımın durumunu sorduğumuzda bize tıp dilinde cevap verdi. Hiçbirimiz ne dediğini anlamadık ama anlayamadığımızı söyleyemedik bile. Doktor dili diye bir şey vardı ve hasta anlasın ya da anlamasın o dilde konuşuluyordu. Anlamadığımızı sorduğumuzda da üstüne fırça yedik. O zaman kendi kendime şu sözü verdim: ’Hayalini kurduğun mesleği yapmaya başladığında sen insanların anlayacağı dilde konuş; onları merakta bırakma; önce akrabaları ol sonra da doktorları’ dedim".

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Ak Parti Bursa İl Başkanı Gürkan’dan CHP Lideri Özgür Özel’e sert tepki Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, CHP Lideri Özgür Özel’in dün akşam Bursa’da yaptığı açıklamalara sert tepki gösterdi. Başkan Gürkan, gerçeklerin algıyla gizlenemeyeceğini, yanlışların manipülasyon ile örtülemeyeceğini belirterek, "Hiçbir yeni proje ortaya koymadan Büyükşehir Belediyesi’ni ve iştiraklerini borç sarmalına sürükleyen, yönetmekte aciz kalan bir anlayışın; AK Parti’nin eserlerini sahiplenip üzerlerine yeni tabela asması algı yönetimidir. CHP Genel Başkanı’nın, aslında başından beri birlikte çalışmak istemediği Mustafa Bozbey’i bugün AK Parti’ye yamamaya çalıştığını herkes görmektedir. Attığınız iftiralar ve söylediğiniz yalanlar size yeter. Gerçek şu ki, Bursa’yı 2 yılda ne hale getirdiğinize herkes şahittir. Neredeyse Türkiye’deki tüm CHP’li belediyelerde görülen anlayışın aynısının Bursa’da da sergilenmesi, Bursa halkına yapılmış büyük bir ihanettir" dedi. Başkan Davut Gürkan, yazılı açıklamasında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in Bursa’da yaptığı açıklamalar üzerine kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına aşağıdaki açıklamanın yapılması zaruri hale gelmiştir" diyerek şunları söyledi: "Gerçekleri algıyla gizleyemez, yanlışlarınızı manipülasyonla örtemezsiniz. AK Parti belediyeciliği döneminde planlanan, büyük ölçüde tamamlanan ve Bursa’ya kazandırılan projelerin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından sanki kendi dönemlerinde yapılmış gibi toplu açılış törenine dönüştürülmesi; siyasi ahlakla ve kamu vicdanıyla bağdaşmamaktadır. Aman başkaları sahiplenmesin" diyerek kürsü kuranların, dün tam da bunu yapıyor olması ibretlik bir çelişkidir. Başta Çınarcık Barajı Arıtma Tesisi, Gemlik Atatepe Sosyal Tesisi, Mudanya sahil düzenlemesi, Kestel Gençlik Merkezi, Büyükorhan İtfaiye Binası, Gemlik Termal Tesisi, Çalı Yolu ve yapılan barajlar olmak üzere; AK Parti döneminde tamamlanma aşamasına gelmiş ya da fiilen hizmete alınmış eserler üzerinden siyasi şov üretmeye çalışmak, Bursa halkının hafızasını ve ferasetini küçümsemektir. Keşke Çınarcık Barajı’ndan hiç bahsetmeseydiniz. Yapımını başlattığımız ve çoktan bitmiş olması gereken arıtma tesisini küçümseyip süreci devam ettirmediğiniz için, Çınarcık Barajı’nda 200 günlük su bulunmasına rağmen beceriksizliğiniz yüzünden Bursa ilk kez susuz kalmıştır. Sadece bu ayıp bile size yeter" CHP’nin hiç bir yeni proje ortaya koymadan belediye ve iştiraklerini borç sarmalıra sürüklediğini öne süren Davut Gürkan, "Şehri yönetmekte aciz kalan bir anlayışın; AK Parti’nin eserlerini sahiplenip üzerlerine yeni tabela asarak bunları başarı hikâyesi gibi sunması, ya Sayın Özgür Özel’in kendi ekibi tarafından yanlış bilgilendirildiğini ya da Bursalı hemşehrilerimizi bilinçli şekilde yanıltmaya dönük organize bir algı çalışması yürütüldüğünü göstermektedir. Bursa, siyasi şovların değil gerçek belediyeciliğin şehridir. Bursa, emek hırsızlığının ne olduğunu Özgür Özel ile bir kez daha görmüştür. Bursa, yapılan hizmeti de o hizmetin gerçek sahibini de unutmaz. Ayrıca çok iyi bilinmelidir ki; AK Parti’nin kapısı bugüne kadar menfaat şebekesi liderlerine ve mensuplarına değil, yalnızca devletine ve milletine hizmet etmek isteyen idealist siyasetçilere açık olmuştur. Vizyona, emeğe ve alın terine saygı duymayan; gerçeği eğip bükerek mağduriyet üretmeye çalışan; kurdukları yolsuzluk düzenine yönelik adli süreçleri yalan ve çarpıtılmış bilgilerle gölgelemeye kalkışan siyasi fırsatçılara ne Bursa ne de aziz milletimiz asla itibar etmez. Kendi uydurdukları büyük yalanlara hemşehrilerimizin de inanmasını bekliyorlar. Üzüntü veren hususlardan biri de, her yanlış işlerinde olduğu gibi Bursa’da da Atatürk’ün ismini istismar ederek söze başlamalarıdır" şeklinde konuştu. "Bozbey’i Ak Parti’ye CHP’Liler yamamaya çalıştı" Bozbey’in aile vakfı Nilvak’ın Bursa’nın başına bela olduğunu iddia eden Davut Gürkan, "En başından beri CHP’lilerin dahi televizyon programlarında eleştirdiği, "Aile Vakfı" dedikleri NİLVAK’ın Bursa’nın başına nasıl bela olduğunu herkes görmüştür. Ancak maalesef Özgür Özel hâlâ bunu görememiştir. Asla gerçekle bağdaşmayan, CHP’li belediye başkanının AK Parti’ye davet edildiği iddiasını ortaya atanların kimler olduğunu da açıklamalarını bekliyoruz. Açıklayamıyorsanız, en hafif ifadeyle müfterisiniz. CHP Genel Başkanı’nın, aslında başından beri birlikte çalışmak istemediği Mustafa Bozbey’i bugün AK Parti’ye yamamaya çalıştığını herkes görmektedir. Başka partiye geçeceği söylentisini kendisi çıkarıp CHP’den ayrılma şantajıyla Özel’e istediğini yaptırmaya çalışan CHP’li belediye başkanının, en başından itibaren Özgür Özel’i dikkate almayıp eş-dost kayırmacılığıyla akrabalarını, arkadaşlarını ve CHP milletvekili eşlerini belediyeye işe aldığı; oluşan menfaat düzeninin de soruşturma sürecinde kamuoyu tarafından açıkça görüldüğü ortadadır. Attığınız iftiralar ve söylediğiniz yalanlar size yeter. Gerçek şu ki, Bursa’yı 2 yılda ne hale getirdiğinize herkes şahittir. Neredeyse Türkiye’deki tüm CHP’li belediyelerde görülen anlayışın aynısının Bursa’da da sergilenmesi, Bursa halkına yapılmış büyük bir ihanettir." ifadelerini kullandı
Balıkesir İlk tüp tay Balat 2 yaşında 2 yıl önce Türkiye’nin ilk tüp tayı olma özelliğiyle Balıkesir Üniversitesi’nde dünyaya gelen "Balat" için, BAÜN Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Uygulama Çiftliğinde sembolik 2 yaş doğum günü kutlaması yapıldı. Balat, en sevdiği yiyecek olan havuç ve elma ile çektiği ziyafet ile 2 yaşına bastı. Prof. Dr. Mehmet Can Gündüz başkanlığındaki bir ekibin Friesian ırkı atlardan elde edilen embriyoların sağlıklı dişi atlara nakletmesi yöntemiyle taşıyıcı bir anneden dünyaya gelen Türkiye’nin ilk tüp tayı "Balat" için gerçekleştirilen özel doğum günü etkinliğine Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu ile beraberinde Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Cevdet Avcıkurt ve Prof. Dr. Fatih Satıl ile birlikte katıldı. Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ziya İlhan ile Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şükrü Metin Pancarcı’nın yanı sıra çiftlik personelinin de yer aldığı sembolik doğum günü programında "Balat" kendisine ikram edilen havuç ve elma eşliğinde doğum gününü kutladı. Programda konuşan Prof. Dr. Şükrü Metin Pancarcı, "Çiftliğimizde Bal-At adında bir atımız var. Bu atımızın özelliği ise embriyo transferinden dünyaya geldi. Balat’ın taşıyıcı annesi ise Alat. Embriyosu transfer edildi ve Balat’ı taşıyıcı annesi dünyaya getirdi. Atımız, Balat bugün 2 yaşına bastı. Hocalarımız ve üniversitemizin yönetim kademesi ile biz de güzel bir doğum günü sürprizi yaptık. Kendisine havuç ve elma ikram ettik. Balat, havuç ve elmayı çok sever, boynunun altından okşanmayı da çok sever. Şuan binek at değil, 2 yaşından sonra üzerine eyer atmaya başlayacağız. 3 yaşından sonra da binmeye başlayacağız. Neden daha önce binmiyoruz derseniz, kıkırdak dokusu ağırlıktan etkilenebilir ve boyu kısa kalabilir. Annemiz ise biraz yaşlı, burada emekli hayatı sürüyor diyebiliriz" şeklinde konuştu. Düzenlenen programda Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şükrü Metin Pancarcı da Balat’ın sağlıklı gelişimi ve bakım süreci hakkında Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu’ya bilgi verdi. (BD