GENEL - 27 Mayıs 2023 Cumartesi 09:18

Cumhuriyetin 100. yılında ’Cumhuriyet Çınarları’ ödüllendirildi

A
A
A
Cumhuriyetin 100. yılında ’Cumhuriyet Çınarları’ ödüllendirildi

Altınbaş Üniversitesi, 15.

Altınbaş Üniversitesi, 15. kuruluş yıl dönümünü “Cumhuriyet Çınarları” ödülleri ile taçlandırdı. Törende cumhuriyet tarihinde yapmış oldukları çalışmalarla önemli bir yere sahip olan Prof. Dr. İlber Ortaylı, Devrim Erbil, Mustafa Denizli ve Doç. Dr. Cemil Arıkan’a ödülleri düzenlenen törenle verildi.


Atatürk’ün Türk milletine armağanı olan cumhuriyetin 100’üncü yılına özel 100 farklı etkinliği içeren proje çerçevesinde Altınbaş Üniversitesi tarafından “Cumhuriyet Çınarları Ödül Töreni” gerçekleştirildi. Bağcılar Kaymakamı Abdullah Uçgun, Altınbaş Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ali Altınbaş ve Rektör Prof. Dr. Çağrı Erhan’ın açılış konuşmalarını yaptığı törende, üniversitenin akademisyen ve öğrencilerinin bilim, sanat ve spor dünyasından seçtiği duayen isimlere ödülleri verildi.


Törenin açılış konuşmasını yapan Altınbaş Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ali Altınbaş, eğitimde markalaşmayı önemsediklerini ifade ederek, “Altınbaş Grubu olarak güvene dayalı ulusal ve uluslararası ortamda markalaşmayı esas alıp, tüm şirketlerimizde kadrolarımızı kurduk. Bunu eğitimde de üniversitemiz vasıtasıyla gerçekleştirdik. Mezun olup iş hayatına atılan gençlerimizin toplum tarafından takdir edilmesi eğitim markamızın gerçek hedefidir. Bunu gerçekleştirmek için elimizden gelen bütün gayreti göstermeye çalışıyoruz. Altınbaş Ailesi olarak yapmış olduğumuz işlerin baş tacını eğitim markamız olarak görüyoruz. Eğitim bütün markalarımızın en üst noktasını teşkil ediyor. Üniversitemiz gayretlerimizle istediğimiz hedeflere ulaştı. Şimdi ise ulaştığımız hedefle dünya markası olma çabası içerisindeyiz. Türkiye’nin konumunun dünyaya eğitim ihracatı yapacak bir noktada olduğuna tüm kalbimle inanıyorum. Üniversitemizin ise 40-50 yaşına geldiğinde dünyanın ilk on üniversitesi arasında olacağını düşünüyorum” dedi.



“En verimli dönemimizin başlangıcındayız”


Prof. Dr. Çağrı Erhan, 15. yılını kutlayan üniversitelerinin geçen sürede birçok başarıya imza attığını ifade ederek şunları söyledi:


“Cumhuriyetimizin kuruluş yıl dönümü ile üniversitemizin 15. kuruluş yıl dönümünün örtüşmesi bizler için ayrı bir mutluluk kaynağı oldu. Kurucularımız tarafından en başında belirlenen hedefler doğrultusunda ilerleyerek, 15 yılın her birine yeni başarılar sığdıran üniversitemiz en verimli döneminin başlangıcında. Ulusal ve uluslararası alanda eğitim, araştırma ve topluma hizmet bakımından en üst sıralardaki üniversiteler arasına girmekten başka hiçbir planı, düşüncesi ve gündemi olmayan gerçek bir vakıf üniversitesiyiz. Üniversitemiz kendisini değişen küresel ve ulusal şartlara göre süratle güncelleyebilen, bunu yaparken de başlangıçtaki ilkelerinden taviz vermeyen dinamik bir bünyeye sahiptir. 9 binden fazla mezunumuz Türkiye’nin olduğu gibi dünyanın birçok ülkesinde üniversitemizin adından övgüyle söz edilen başarılara imza atıyorlar. Öğrencilerimiz bilimsel, sosyal ve sportif faaliyetlerde her geçen yıl daha fazla derece alıyor. Akademik başarıları, yurt içi ve yurt dışındaki seçkin kurumlardan aldıkları teklifler, destekler ve burslarla takdir ediliyorlar. Hocalarımızın yürüttüğü projeler ise hem bilim dünyasına hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor.”


Prof. Erhan ayrıca, “asla olduk, hedefe ulaştık, kemale erdik” demeden durmaksızın süregiden bir mükemmelleşme gayretinde olduklarını söyledi. 13 bin 500’e ulaşan öğrenci sayılarının sorumluluklarını daha da artırdığını belirten Erhan, “15. yılımızda bizler Altınbaş Üniversitesi olarak küresel ve ulusal her tür zorluk karşısında bir ve beraber olan, düşenin elinden tutmayı bilen, her türlü doğal afet ve sıkıntıda dayanışmayı becerebilen, yardımseverliği ve şefkati içselleştiren, üzüntülerini ve sevinçlerini birlikte yaşayan büyük bir aile olduk. Üretken bir bilim yuvası haline geldik” diye konuştu.



“Üniversiteyi tamamlayan şey sanattır”


Öğrencisi olan Prof. Dr. Çağrı Erhan’dan bu ödülü almanın kendisi için ayrı bir önemi olduğunu belirten Prof. Dr. İlber Ortaylı, Türkiye’deki eğitim sistemini değerlendirdi. İlber Ortaylı, Türkçe’nin doğru kullanılması ve yabancı dil eğitiminin önemine değinerek, “Bir üniversiteyi tamamlayan şey sanat ve musikidir. Bununla birlikte üniversitenin üzerinde durması gereken eğitim ‘dil’ eğitimidir. Dile çok önem verilmesi gerekiyor. Tahsilli insana kötü dil konuşmak ve sesleri yutmak hiç yaramıyor. Takip edilmesi gereken Türkçe televizyonda kullanılan dil değildir. Takip edilmesi gereken Türkçe, Zeliha Berksoy gibi büyük oyuncularımızın, eski devlet tiyatrosu oyuncularının kullandıkları Türkçe’dir. Bir diğer önemli nokta da lise eğitimidir. Eğitimin temelindeki sağlamlık öğrencilerin yetişeceği lisedir. Lise eğitimi hayatın her safhasında önemlidir” dedi.



“Bu ödüle layık olmak benim için büyük bir şeref”


Cumhuriyetin 100. yılına özel almış olduğu ödülün kendisi için çok anlamlı olduğunu ifade eden Türk sporunun duayen isimlerinden Mustafa Denizli, “Bu ödülü almaktan daha büyük bir mutluluk olabilir mi? Cumhuriyet tarihinden bahsediyoruz. Bu ödüle layık olmak benim için büyük bir şereftir. Bir üniversite tarafından verilmesi inanılmaz bir duygu. Hayatımda takdir edersiniz ki birçok ödüller aldım ama bu çok farklı. Gerçekten duygulu” dedi.



“Cumhuriyet bizlere Atatürk’ün bir hediyesi”


Cumhuriyet tarihine sanat eserleriyle katkıda bulunan Ressam Devrim Erbil ise, cumhuriyetin 100. yılının çok büyük bir anlam ifade ettiğini söyleyerek, “Cumhuriyet; içerisinde demokrasi, çağdaş düzeye yükselmenin bir fırsatı olduğu için çok önemli. Ayrıca cumhuriyet bizlere Atatürk’ün bir hediyesi. Milletçe cumhuriyeti kutluyoruz. Cumhuriyetle beraber Türk insanının savaşlardan sonra yorgun olduğu bir süreçte tekrar çağdaş yaşama ve uygarlıklara ulaştığını bilerek, cumhuriyet aydınlanması içinde yetişmiş cumhuriyetin çocuklarıyız. Onun değerlerine, ilkelerine göre ülkeyi yükseltmek ve yüceltmek ülküsüyle elimizden geldiği kadar çalıştık. Ben de sanat yoluyla bu çalışmada yer aldım” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.