GENEL - 31 Mayıs 2023 Çarşamba 12:31

BAYKAR ile MEB arasında Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü imzalandı

A
A
A
BAYKAR ile MEB arasında Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü imzalandı

Milli Eğitim Bakanlığı ile BAYKAR arasında BAYKAR Milli Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kurulmasına yönelik protokol imzalandı.

Milli Eğitim Bakanlığı ile BAYKAR arasında BAYKAR Milli Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kurulmasına yönelik protokol imzalandı. İmza töreninde konuşan Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, "Şu anda Milli Eğitim Bakanlığı sistemi içerisinde Asgari Ücret ile burs alan bir okul türümüz yok. İlk kez bu okulumuz tüm öğrenciler ki 50 öğrenci alınacak. Her bir öğrenci asgari ücret kadar burs alacak. Asgari ücret değişip yükselince o burs türü de yükselmiş olacak” dedi.


Milli Eğitim Bakanlığı ile BAYKAR arasında BAYKAR Milli Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi açılmasına ilişkin Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü imza töreni düzenlendi. BAYKAR’ın Esenyurt’taki yerleşkesinde düzenlenen programda Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, BAYKAR Genel Müdürü Haluk Bayraktar arasında iş birliği protokolü imzalandı. Yeni yapılacak kurumun önümüzdeki eğitim ve öğretim döneminde faaliyete geçmesi beklendiği öğrenildi.


İmza töreni öncesinde bir konuşma yapan Haluk Bayraktar, “Geleceğe yönelik çalışmalarımızı tutkuyla yönetmeli süratle planlamalı ve kararlı bir şekilde ileriye yürümeye devam etmeliyiz. Geleceğe hazırlanmalıyız. Süreklilik ve sürdürebilirlik bu yöndeki önemli mihenk taşları olacaktır. Bu yöndeki kaynaklarımızı en verimli şekilde kullanmalı niteliğini ve niceliğini geliştirmeliyiz. Bilgi, bilişim ve teknolojideki en değerli kaynak, yüksek teknoloji geliştirirken en değerli kaynak şüphesiz insandır. İyi yetişmiş nesillerdir. Geleceğe yön verecek gençlerimizdir. Medeniyetimiz eğitimli insanların ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatan örneklerle doludur. Ceddimizin ilme verdiği kıymetini kabrinin sahnı seman medresesinde tahsil gören ilim ehlinin ayağından çıkan toz ve çamur ile örtülmesini vasiyet eden büyük hükümdar Fatih Sultan Mehmet’ten öğrendik. Rehberimiz yol göstericimiz olan merhum babamız Özdemir Bayraktar’ın da dediği gibi ‘Biz durumdan vazife çıkardık’. Milli Eğitim Bakanlığımız ile çok önem verdiğimiz bir işbirliğine adım atıyoruz. BAYKAR olarak MEB ile imzaladığımız protokol ile birlikte gençlerimizin Milli Teknoloji hamlesi ile yetişmesi için yeni bir eğitim kurumunu hayata geçiriyoruz. Önümüzdeki eğitim öğretim yılında faaliyete geçmesini planladığımız BAYKAR Milli Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde özellikle havacılık uzay alanında ülkemizi yarınlara taşıyacak gençlerimizi geleceğimizin Hezarenlerini, Vecihi’lerini yetiştirmeyi planlıyoruz” dedi.



“Milli eğitim bakanlarımız mesleki eğitimi güçlendirmek için çok ciddi çalışmalar gayretler emekler harcadılar”


Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ise kürsüde yaptığı konuşmasında, “Bildiğiniz gibi eğitimde çalışan arkadaşlar yıllardan beri yanlış ve kasıtlı eğitim manipülasyonları eğitim sisteminde uzun süren travmaların yaşanmasına neden oluyor. İşte mesleki eğitimde yaşanan şeylerde bunlardı. Kat sayı uygulaması 1999 yılında uygulamaya giren 2012 yılında büyük mücadeleler ile ortadan kaldırılan kat sayı uygulaması, meslek lisesi mezunlarının yüksek öğretime erişimi engellemekti. Aslında bu hedef örtük bir niyeti barındırıyordu. O örtük niye akademik olarak başarılı öğrencilerin mesleki eğitimden uzaklaştırmaktı. Dolayısı ile mesleki eğitimin çok dezavantajlı hale gelmesi. Mesleki eğitim ortamları dezavantajlı bir hale geldiği zaman 21’nci yüzyılın becerilerine sahip etkinliklerine donanımına sahip insan kaynağı yetiştirmede başarılı olamayacaktı. Bunu başarılı kılamadığınız zaman nihayetinde ne olacaktı iş gücü piyasası nitelikli insan kaynağına erişim ile ilgili ciddi sıkıntı yaşayacaktı. Bunların hepsi Türkiye’de gerçekleşti. Hatırlayın 2000’li yıllarda ‘aradığım elemanı bulamıyorum, çırak bulamıyorum, kalfa bulamıyorum’ Elemanı istediğim gibi yetiştirmeye çalıştığım da ilave kaynak harcamak zorunda kalıyorum’. Şeklinde şikayetler vardı. Bu şikayetler kendiliğinden olmadı mesleki eğitimle ilgili aynı zaman da imam hatip liseleri ile ilgili siyasi manipülasyonun projesi sonucu ortaya çıktı. 2012 yılında kat sayı uygulaması kaldırıldıktan sonra tüm milli eğitim bakanlarımız mesleki eğitimi güçlendirmek için çok ciddi çalışmalar gayretler emekler harcadılar” diye konuştu.


"100 milyon lira sadece öğrencilere dağıttık"


İş gücü piyasası ile mesleki eğitim piyasasının senkronize olması gerekliliğine vurgu yapan Bakan Özer, “Bunu yaptıktan sonra istihdam edilebilirliklerini artırabilmek. Üçüncüsü olarak döner sermaye çerçevesinde üretime katkı payı olarak öğrenciler asgari ücret kadar öğretmenlerimiz ise 2 asgari ücret kadar ücret alabiliyorlar. İşte bu hamleler ile 2018-19 yıllarında 200 milyon olan üretim kapasitesini 2022 yılında 2 milyara yükselttik. Bu seneki hedefimiz 3 buçuk milyar lira. 100 milyon lira sadece öğrencilere dağıttık. 200 milyon TL’de meslek liselerindeki öğretmenlerimize dağıttık. Yani öğrenci okurken emekle hakkaniyetli ilişki kurmaya başladı. Aslında ahiliğin kökeni de budur” şeklinde konuştu.



“50 öğrenci alınacak, her bir öğrenci asgari ücret kadar burs alacak”


BAYKAR Milli Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde ilk etapta 50 öğrencinin eğitim göreceğini ifade eden Bakan Özer, “Son 10’lu yıllarda gerçekten ülkemizin vatandaşlarına güven düşmana da korku salan savunma sanayi hamlelerinin en itici gücü olan BAYKAR Kurumunun içerisinde bu büyümeyi sürdürebilir kılmak için BAYKAR Milli Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kurulmasıyla ilgili çok önemli bir arefedeyiz. Burası çok özellikleri olan bir meslek lisesi olacak. Birincisi sınav ile öğrenci alacak aynı zamanda sınavla yerleşen öğrenciler mülakattan geçecek. İngilizce hazırlık 1 yıl olacak. Bu alandaki BAYKAR grubundaki uluslar arası uzmanlar burada derslere girecek. Öğrenciler dışarıda savunma sanayi ile ilgili dışarıda beceri eğitimi almak için yer aramayacak doğrudan burada beceri eğitimi alacak. Her bir öğrenci şu andaki okullarımızdaki en yüksek oranda burslarla desteklenecek. Şu anda Milli Eğitim Bakanlığı sistemi içerisinde Asgari Ücret ile burs alan bir okul türümüz yok. İlk kez bu okulumuz tüm öğrenciler ki 50 öğrenci alınacak. Her bir öğrenci asgari ücret kadar burs alacak. Asgari ücret değişip yükselince o burs türü de yükselmiş olacak” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi’nde "Pembe Kod" tatbikatı yapıldı Ankara’nın Polatlı ilçesinde bulunan Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi’nde "Pembe Kod" tatbikatı yapıldı. Ankara’nın Polatlı ilçesinde bulunan Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi’nde "Pembe Kod" tatbikatı gerçekleştirildi. Senaryoda hastane personeli, güvenlik görevlileri ve polis ekipleri olası bir bebek kaçırma olayına karşı koordineli şekilde müdahale etti. "Doğru hareket etme kabiliyetinin artırılmasını hedefleniyor" Tatbikat kapsamında senaryo gereği bir şahıs, hastaneden bebek kaçırmaya çalıştı. Durumun fark edilmesi üzerine "Pembe Kod" alarmı verildi. Alarmın ardından hastane güvenliği ve polis ekipleri hızla harekete geçerek tüm giriş ve çıkışları kapattı. Kısa sürede yapılan çalışma sonucu şüpheli yakalanırken, bebek güvenli bir şekilde kurtarıldı. Yetkililer, bu tür tatbikatların olası risklere karşı hazırlıklı olmak adına büyük önem taşıdığını belirterek, personelin kriz anlarında hızlı ve doğru hareket etme kabiliyetinin artırılmasının hedeflendiğini ifade etti. "Pembe Kod Nedir?" "Pembe Kod", hastanelerde yeni doğan ya da çocuk hastaların kaçırılması riskine karşı oluşturulan acil durum yönetim sistemidir. Bu kodun verilmesiyle birlikte hastane genelinde alarm durumu ilan edilir; tüm kapılar kontrol altına alınır, giriş-çıkışlar sınırlandırılır ve güvenlik güçleri devreye girer. Amaç, olaya en kısa sürede müdahale ederek çocuğun güvenliğini sağlamaktır. Tatbikatın başarıyla tamamlandığı öğrenilirken, hastane yönetimi benzer uygulamaların belirli aralıklarla sürdürüleceğini bildirdi.
Elazığ Başkan Alan: "Sanayi sitesinde söylem dönemi bitti eylem dönemine geçilmeli" 1970’li yıllarda inşa edilen ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Sanayi Sitesinin yeni bir alana taşınması, ıslahı ya da dönüşümü konusunda esnaflarla istişarelerde bulunduklarını dile getiren Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, "Esnaflarımızın mağduriyetlerini bizzat yerinde gördük ve oldukça üzüldük. Artık bu meselenin çözümü için vaktin geldiğini, bu konuda artık söylem dönemimin son bulup eylem dönemine geçilmesi ve ciddi adımlar atılması gerektiğini esnaflarımıza da dile getirdik" dedi. Elazığ Ticaret ve sanayi Odası aylık Meclis toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan ile Meclis Üyeleri katıldı. Bu şehrin her sorununun, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nın da sorunu olduğunu ve buna asla duyarsız ve ilgisiz kalamayacaklarını ifade eden Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, "Zira biz biliyoruz ki ulaşımda, eğitimde, kültür-sanatta yeterince gelişememiş bir şehrin ekonomisi de gelişemez, kabuğunu kıramaz. Sosyal faaliyetlerin az olduğu şehirler iş dünyası ve yatırımcının ilgisini çekmez. Yatırımcısı değer görmeyen ve kadir kıymeti bilinmeyen bir şehre de yeni yatırımcılar gelmez" diye konuştu. Ağır geçen bir kış mevsimin ardından yine zaman zaman afet derecesine varan ve özellikle tarımsal alanların zarar görmesine sebep olan bir mevsimi yaşadıklarını ifade eden Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, oda olarak tarım alanları zarar gören üreticilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için ilgili kurumlar nezdinde girişimlerini anında başlattıklarını dile getirdi. Önceki günlerde Elazığ Sanayi Sitesindeki esnafları ziyaret ettiklerini ifade eden Başkan Alan; "Alın teriyle helal kazanç için her sabah kepenklerini besmeleyle açan Sanayi Sitesi esnaflarımızı ziyaret ettik. Emekle yoğrulan, güler yüz ve muhabbetle dolan her bir işyerimizde esnaflarımızın samimi gayretleri ve özverili çalışmalarının şehrimiz insanına ne kadar önemli katkılar sunduğunu bizzat gördük. Şehrimiz ekonomisinin bel kemiği olan esnaflarımızla sohbet edip sanayi sitesinin fiziki kapasitesinin yetersizliği ile yaşanan diğer sorunlar ve çözüm yollarını istişare ettik. 1970’li yıllarda inşa edilen ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Sanayi Sitemizin yeni bir alana taşınması, ıslahı ya da dönüşümü konusunda esnaflarımızla istişarelerde bulunduk. Esnaflarımızın mağduriyetlerini bizzat yerinde gördük ve oldukça üzüldük. Artık bu meselenin çözümü için vaktin geldiğini, bu konuda artık söylem dönemimin son bulup eylem dönemine geçilmesi ve ciddi adımlar atılması gerektiğini esnaflarımıza da dile getirdik. Konunun kesin çözümü adına önümüzdeki hafta Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında tüm milletvekillerimiz ve esnaf temsilcileriyle bir araya gelerek nihai çözüm için somut adımlar atmayı hedefliyoruz. Ve artık bu sorun bitsin istiyoruz. Sanayi Sitesi gezimizde esnaflarımızla yaptığımız görüşmeler sonrası, mevcut Sanayi Sitemizin günümüz ihtiyaçlarına cevap vermediği ve bu sorunun artık sorun olmaktan çıkarılıp çözüme odaklanılmasına yönelik çağrımıza kayıtsız kalmayıp problemi TBMM kürsüsünden dile getirerek bizlere destek veren MHP Milletvekilimiz Semih Işıkver’e huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Diğer milletvekillerimiz ve Sanayi Sitesi esnaflarımızın katılımlarıyla odamız çatısı altında yapacağımız toplantıyla bu meselenin çözümüne odaklanalım istiyoruz" şeklinde konuştu.
Ankara AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Orav: "Türkiye, Avrupa için hayati bir ortak" Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Atanmış Büyükelçi Aivo Orav, Avrupa Günü etkinliğinde Türkiye’nin Avrupa için kritik bir ortak olduğunu vurgulayarak, "Günümüzün belirsizliklerle dolu dünyasında Türkiye, Avrupa için hayati bir ortaktır. Birlikte bizi tanımlayan değerleri koruyor, barış ve refahı ileriye taşıyoruz" dedi. Avrupa Günü, Ankara’da Cern Modern’de düzenlenen resepsiyon ile kutlandı. AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Atanmış Büyükelçi Aivo Orav, "Maddeyi Dönüştürmek" ve "İz" isimli dijital sergilerinin açılışını yaptı. Büyükelçi Orav ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay’ın yanı sıra yabancı misyon şefleri ve davetliler katıldı. Avrupa’nın bir barış projesi olarak inşa edildiğini ve bu sürecin iş birliğiyle güçlendiğini belirten Büyükelçi Orav, Avrupa Birliği’nin çatışmalarla dolu bir geçmişi ortak değerler temelinde bir geleceğe dönüştürme amacıyla kurulduğunu belirterek, "Avrupa Günü’nü, NATO’nun kilit bir müttefiki ve AB sürecinde önemli bir aday ülke olan Türkiye ile birlikte kutlamaktan onur duyuyoruz. Günümüzün belirsizliklerle dolu dünyasında Türkiye, Avrupa için hayati bir ortaktır. Birlikte bizi tanımlayan değerleri koruyor, barış ve refahı ileriye taşıyoruz" dedi. "Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı hukuka aykırı" Konuşmasında küresel gelişmelere değinen Orav, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın "acımasız ve uluslararası hukuka aykırı" olduğunu kaydetti. Sivillerin her gün acı çektiğini dile getiren Orav, "Eğer saldırganlık orada kazanırsa, bu hepimizi tehdit eder" ifadelerini kullandı. "Türkiye istikrar adası ve diplomasi köprüsü" Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Orav, bölgenin çatışmalar ve ekonomik krizlerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Türkiye’nin bu tabloda önemli bir rol üstlendiğini kaydeden Orav, "Türkiye, bir istikrar adası ve diplomasi için bir köprü olmaya devam ediyor" diye konuştu. Küresel sorunlara işaret eden Orav, hiçbir ülkenin iklim ve güvenlik gibi krizleri tek başına çözemeyeceğini belirterek, iş birliğinin önemine vurgu yaptı. "Belirsizlik uluslararası sistemin yeni normali" Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Kemal Bozay da konuşmasında uluslararası sistemin ciddi bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirtti. Bozay, "Uluslararası sistem üzerinde baskı oluşturan küresel bir jeopolitik dönüşüm sürecinden geçmekteyiz. Belirsizlik sıradan bir hal almıştır" dedi. Bu süreçte uluslararası ortamın giderek daha istikrarsız hale geldiğine dikkati çeken Bozay, mevcut sınamaların küresel ölçekte etkiler doğurduğunu ifade etti. "Türkiye güvenilir bir dayanak noktası" Bozay, Türkiye’nin NATO’daki aktif rolü, Avrupa kimliği ve AB üyeliğine olan bağlılığıyla öne çıktığını belirterek, "Türkiye, güvenilir bir dayanak noktası olarak öne çıkmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemdeki değerlendirmelerine atıfta bulunan Bozay, "Bugün mesele Ankara’nın nerede durduğu değil, Brüksel’in geleceğin dünyasında kendini nerede gördüğüdür" ifadelerini kullandı. "Türkiye, Avrupa için müreffeh bir geleceğe hazır" Bozay, Türkiye’nin Avrupa için müreffeh bir geleceğin inşasına katkı sunmaya hazır olduğunu ifade ederek, "Türkiye, bu çağrıyı kabul etmeye ve Avrupa için müreffeh bir gelecek inşa etmeye içtenlikle hazırdır" dedi.