ASAYİŞ - 19 Haziran 2023 Pazartesi 15:50

Otobüsteki kişiyi maket bıçağıyla öldürmeye teşebbüs ettiği iddia edilen sanık hakim karşısında

A
A
A
Otobüsteki kişiyi maket bıçağıyla öldürmeye teşebbüs ettiği iddia edilen sanık hakim karşısında

Sultangazi’de aynı otobüste bulunan Osman Erkol’a elindeki maket bıçağıyla boynundan hedef alarak öldürmeye teşebbüs ettiği iddia edilen sanığın yargılanmasına başlandı.

Sultangazi’de aynı otobüste bulunan Osman Erkol’a elindeki maket bıçağıyla boynundan hedef alarak öldürmeye teşebbüs ettiği iddia edilen sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşmada tanık olarak dinlenen polis memuru, "Sanık, eski patronuna benzettiği için yaptığını söyledi’’ dedi.


Sultangazi’de 10 Nisan’da aynı otobüste bulunan Osman Erkol’a elindeki maket bıçağıyla boynundan hedef alarak öldürmeye teşebbüs ettiği iddia edilen sanık Murat Çapar’ın yargılanmasına başlandı. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Murat Çapar avukatları ile birlikte katıldı. Müşteki Osman Erkol’da mahkeme salonunda hazır bulundu.



"Maket bıçağımın neden cebimde olduğunu ve neden saldırdığımı bilmiyorum”


Duruşmada savunmasını yapan sanık Çapar, “Ben sağlık memuru olarak çalışıyordum, 2022 Aralık ayı sonunda işten ayrıldım. 15 yıldır doktor raporuyla yeşil reçeteli ilaçları kullanıyorum. Olay günü çok alkollüydüm ve bu ilaçlardan kullanmıştım. Hiç tanımadığım birine zarar verdiğim için pişmanım. İlaç kutularını açmak için kullandığım maket bıçağı montumun cebinde kalmış. Maket bıçağımın neden cebimde olduğunu ve neden saldırdığımı bilmiyorum. Uzman psikiyatristler aşırı depresyon dolayı bana ilaç yazıyorlardı. Halüsinasyon gördüğümde bu ilaçları kullandığımda rahatlardım ancak ruh ve akıl sağlığımla ilgili yataklı tedavi görmedim” dedi.



"Sanık kendi kendine beni işten çıkardılar, oradaki müdürü öldürdüm, geri kalan müdürü de öldüreceğim gibi laflar söylüyordu’’


Müşteki Osman Erkol olay anını “Otobüse bindim, sanık otobüse benden sonra binerken sendeledi oturamadan hareket edince de yalpalamıştı. Oturduğunda kendi kendine konuşmaya başladı. Kafamı çevirip baktığımda ters baktığını görünce sırtımı çevirdim. Sanık kendi kendine ‘beni işten çıkardılar, oradaki müdürü öldürdüm, geri kalan müdürü de öldüreceğim’ gibi laflar söylüyordu. Şoföre gideceğim yeri sorarken sanık birden benim tarafımdaki koltuğa yaklaştı, ben ellerimi kol dayama yerine uzatmıştım. Sanık tam o anda kulağımın arkasında bıçak olduğunu düşündüğüm falçatayı sapladı ve kırıldı. Ben ‘dikkat’ diye bağrınca şoför frene bastı, ben o anda sanığı tuttum. Şoför bana ‘dikkat et az bir şey senden kan akıyor’ dedi. Sanığın eline vurdu şoför, kazağını çıkararak benim kanımı durdurmaya çalıştı. Daha sonra polisler geldi. Ambulansa binince falçatayı karnıma da saplamış olduğunu fark ettim. Olaydan dolayı sol kolumda uyuşma hissediyorum. Çalışmamı etkiledi, beni öldürmeye teşebbüs etti” şeklinde anlattı.



"Sanık, eski patronuna benzettiği için yaptığını söyledi’’


Duruşmada tanık olarak dinlenen polis memuru A.O., sanığın üst aramasını yaparken yasaklı madde kokusu aldığını söyleyerek, “Sanığa neden yaptığını sorduğumda, yasaklı maddenin etkisi altında olduğunu, şahsı eski patronuna benzettiği için yapmış olduğunu söyledi “ ifadelerini kullandı.


Sanık avukatı Savaş Arduç ise savunmasında müvekkilinin bipolar, şizofreni ve majör depresiflerde kullanılan bir ilacı kullandığını ve yeşil reçeteli olduğunu belirtti. Olay anında sanık Murat Çapar’ın eylemi planlamadığını, alkol ve kullandığı ilacın neticesinde gerçekleşen bir olay olduğunu söyleyerek müvekkilinin tahliyesini istedi.



Tutukluluk halinin devamına hükmedildi


Alınan savunma ve beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Murat Çapar’ın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Sanık hakkında ceza ehliyetinin olup olmamasının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor istenilmesine de hükmeden heyet, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.



İddianameden


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Osman Erkol ‘müşteki’, Murat Çapar ise ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede olay günü, şüpheli Murat Çapar’ın İETT otobüsüne bindiği, bir süre sonra aynı otobüste yolcu olan müşteki Osman Erkol’a doğru yöneldiği, elindeki maket bıçağı ile müştekinin boynunu hedef alarak darbe attığı ve bu sırada elindeki maket bıçağının kırıldığı aktarıldı. İddianamede daha sonra, müşteki Erkol’un şüpheli Çapar’ı tutmaya çalıştığı, bu sırada otobüs şoförünün de aracı durdurarak şüpheliyi birlikte etkisiz hale getirdikleri kaydedildi.


Şüpheli Çapar’ın elindeki maket bıçağı ile müşteki Erkol’un boynuna doğrudan hedef alarak darbede bulunduğunun anlatıldığı iddianamede, müştekinin hedef alınan vücut bölgesinin hayati öneme sahip olduğu belirtildi.


Hazırlanan iddianamede şüpheli Murat Çapar’ın ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fenerbahçe, ligin son virajına derbi galibiyetiyle girmek istiyor Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig’de son haftalarda kaybettiği puanlarla zirvede artan puan farkını kapatmak için Beşiktaş derbisiyle birlikte seriye devam etmek istiyor. Sarı-lacivertliler, ligin son virajına galibiyetle girmenin hesaplarını yapıyor. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Fenerbahçe, yarın saat 20.00’de Beşiktaş’ı konuk edecek. Sarı-lacivertliler, milli maç için verilen ara öncesi Gaziantep FK’yı mağlup ederken son 5 lig maçında 7 puan kaybetti. Tedesco’nun öğrencileri, taraftarı önünde oynayacağı derbide kazanarak son 6 haftaya şampiyonluk hedefini sürdürmenin hesaplarını yapıyor. Büyük maçlarda 10 puan topladı Fenerbahçe, bu sezon Trendyol Süper Lig’de ezeli rakipleriyle oynadığı maçlarda başarılı performans sergiledi. Sarı-lacivertliler, Beşiktaş deplasmanında 3-2’lik galibiyet elde ederken, Galatasaray ile sahasında 1-1 berabere kaldı. Kanarya, Trabzonspor ile oynadığı 2 maçta ise 6 puanı hanesine yazdırdı. Fenerbahçe, ligin ilk yarısında evinde 1-0 kazanırken, deplasmanda 3-2’lik skorla galibiyete ulaştı. Sarı-lacivertliler, Turkcell Süper Kupa finalinde de sarı-kırmızılılara karşı 2-0 kazanarak kupayı müzesine götürdü. Son maçlarda kalesini gole kapatamıyor Sarı-lacivertliler, ligde oynadığı son 7 maçta kalesini gole kapatamadı. Bu süreçte 6 maçta gol sevinci yaşayan Fenerbahçe, 4 galibiyet, 2 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı. Bu maçların 6’sında kaleyi Ederson korurken, 1 maçta Mert Günok görev aldı. Kanarya, bu sezon ligde oynadığı 27 karşılaşmanın 8’inde rakiplerine gol izni vermedi. Son olarak ligin 20. haftasında Kocaelispor deplasmanında gol yemedi. Tek eksik Alvarez Fenerbahçe’de milli maç arası döneminde sakat oyuncuların tedavisinde sona gelindi. Nelson Semedo ile Milan Skriniar da takımla çalışmalara başladı. İki oyuncunun da derbide kadroda olması bekleniyor. Takımda tek eksik olarak operasyon geçiren ve tedavisi süren Edson Alvarez bulunuyor. 6 futbolcu kart sınırında Fenerbahçe’de derbi öncesinde Kerem Aktürkoğlu, Nelson Semedo, Anthony Musaba, Archie Brown, Mert Müldür ve Matteo Guendouzi, sarı kart ceza sınırında yer alıyor. Bu futbolcular yarınki karşılaşmada sarı kart görmeleri halinde gelecek hafta oynanacak Kayserispor maçında forma giyemeyecek.
Erzurum Denetimli serbestlik kapsamındaki 16 katılımcı, Atatürk Üniversitesinde Gastronomi ve mutfak sanatları eğitimi alacak Atatürk Üniversitesi, toplumsal sorumluluk anlayışı doğrultusunda önemli bir projeye daha ev sahipliği yapıyor. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Erzurum Ticaret Borsası ve Atatürk Üniversitesi iş birliğinde hayata geçirilen "Gastronomi ve Mutfak Sanatları Eğitimi Programı", denetimli serbestlik statüsünde bulunan bireylerin mesleki becerilerini geliştirmeyi ve topluma kazandırılmalarını amaçlıyor. Atatürk Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ATASEM) tarafından yürütülen ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen projenin açılış programı; Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökalp Nuri Selçuk ile akademisyenler, öğrenciler ve kursiyerlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Dört hafta sürecek olan eğitim programı kapsamında, denetimli serbestlik statüsünde bulunan 16 katılımcıya teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı mutfak eğitimi verilecek. Eğitimler, Atatürk Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğretim elemanları Öğr. Gör. Burak Başar ve Öğr. Gör. Ferhat Boztoprak tarafından, uygulama mutfakları ile merkezi yemekhane alanlarında gerçekleştirilecek. Program sonunda katılımcılara sertifika verilerek, Erzurum’daki lokanta ve catering işletmelerinde istihdam edilmeleri hedefleniyor. Rektör Hacımüftüoğlu: "Sosyal Yaşama Dokunan Bu Tür Projeleri Son Derece Kıymetli Buluyoruz" Açılış programında değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üretmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumsal dönüşüme katkı sunan kurumlar olduğunu vurguladı. Hacımüftüoğlu: "Toplumun farklı kesimlerine dokunan, onların yeniden üretken bireyler olarak sosyal hayata katılmalarını sağlayan bu tür projeleri son derece kıymetli buluyoruz. Denetimli serbestlik kapsamındaki bireylerimizin meslek edinmeleri, özgüven kazanmaları ve ekonomik hayata katılmaları, hem bireysel hem de toplumsal açıdan önemli kazanımlar sağlayacaktır. Atatürk Üniversitesi olarak paydaş kurumlarımızla birlikte bu tür sosyal sorumluluk projelerini desteklemeye ve yaygınlaştırmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Projenin, katılımcıların mesleki yeterliliklerini artırmanın yanı sıra iş gücü piyasasına entegrasyonlarını kolaylaştırması ve girişimcilik kapasitelerini geliştirmesi hedefleniyor. Eğitim sürecinde edinilen bilgi ve deneyimlerin, katılımcıların kendi iş yerlerini kurmalarına da zemin hazırlaması bekleniyor.
Ağrı Ağrı Spor Lisesi Kız Futbol Takımı Türkiye finallerine yükseldi Kars’ta düzenlenen Okul Sporları Bölge Müsabakaları’nda mücadele eden Ağrı Spor Lisesi Kız Futbol Takımı, sergilediği başarılı performansla Türkiye finallerine katılma hakkı kazandı. Turnuva boyunca etkili bir oyun ortaya koyan Ağrı temsilcisi, ilk maçında Hakkari Spor Lisesi’ni 4-0 gibi farklı bir skorla mağlup ederek organizasyona iyi bir başlangıç yaptı. İkinci karşılaşmada ise güçlü rakibi Van Spor Lisesi ile karşılaşan ekip, sahadan 2-1 galip ayrılarak adını Türkiye finallerine yazdırdı. İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, elde edilen başarıdan dolayı öğrencileri ve öğretmenleri tebrik etti. Genç sporcuların disiplinli çalışmaları ve azimleri sayesinde önemli bir başarıya imza attıklarını belirten Kökrek, "Öğrencilerimizin sporun birleştirici gücüyle elde ettiği bu başarı bizleri son derece gururlandırmıştır. Ağrı Spor Lisesi Kız Futbol Takımımızın Kars’ta düzenlenen bölge müsabakalarında gösterdiği mücadele, disiplin ve takım ruhu takdire şayandır. Bu önemli başarıda emeği geçen başta Okul Müdürümüz Kerem Güngör olmak üzere, antrenörlerimize, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Eğitimle birlikte sporun da gençlerimizin gelişiminde önemli bir yer tuttuğuna inanıyoruz. Türkiye finallerinde de aynı azim ve kararlılıkla mücadele edeceklerine yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımıza başarılar diliyorum."dedi.
Kars Arpaçay’da "Köydes Yatırım Programı" toplantısı yapıldı Arpaçay’da köylerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik toplantı düzenlendi. Kaymakam Muhammed Burak Akköz başkanlığında Kaymakamlık makamında gerçekleştirilen "Köydes Yatırım Programı Toplantısı"nda, 2026 yılı içerisinde köylere yapılması planlanan yatırımlar ele alındı. Toplantıya İl Genel Meclis Üyeleri Lütfü Çelik ve Erdi Yıldırım ile Birlik Müdürü Erdem Tazegül katıldı. Muhtarlar tarafından iletilen talepler doğrultusunda hazırlanan yatırım programı, tüm yönleriyle değerlendirilerek öncelikli ihtiyaçlar masaya yatırıldı. Toplantıda özellikle köylerin altyapı sorunlarının çözümüne yönelik projeler üzerinde duruldu. İçme suyu, yol yapım ve onarım çalışmaları, kanalizasyon sistemleri ile çevre düzenlemeleri gibi temel hizmetlerin 2026 yılı programında öncelikli olarak yer alması gerektiği vurgulandı. Ayrıca mevcut hizmetlerin iyileştirilmesi ve yaşam kalitesinin artırılması amacıyla yapılacak çalışmalar da gündeme geldi. Kaymakam Akköz, köylerde yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarının hızlı ve etkin bir şekilde karşılanmasının önemine dikkat çekerek, kaynakların en verimli şekilde kullanılacağını ifade etti. Köylerin gelişimine katkı sağlayacak projelerin titizlikle planlandığını belirten Akköz, muhtarların taleplerinin sürecin en önemli belirleyicisi olduğunu vurguladı. Toplantı, karşılıklı görüş alışverişi ve değerlendirmelerin ardından sona ererken, belirlenen yatırım programının önümüzdeki süreçte hayata geçirilmesiyle Arpaçay köylerinde önemli hizmetlerin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
İstanbul Kanserle mücadeleye yeni vakıf: Önleme, erken tanı ve bilimsel araştırma hedefleniyor Kanserle mücadelede önleme, erken tanı ve farkındalığı artırmayı hedefleyen Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı’nın tanıtımı Bahçeşehir Üniversitesi’nde yapıldı. Tanıtım toplantısında uzmanlar, kanserin yalnızca tıbbi değil toplumsal bir boyutu olduğuna dikkat çekerek, çevresel faktörler, bilinç eksikliği ve toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Türkiye’de kanserle mücadeleye bilimsel ve bütüncül katkı sağlamak amacıyla ‘Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı (TKÖAV)’ kuruldu. Kurucu başkanlığını Prof. Dr. Berrin Pehlivan’ın üstlendiği vakfın tanıtımı, Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Yerleşkesi’nde düzenlenen toplantıyla gerçekleştirildi. Vakıf, kanserin önlenmesi, erken tanının yaygınlaştırılması, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefliyor. Vakfın tanıtım toplantısına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık Politikaları Başkanı Halit Yerebakan, AK Parti İstanbul Milletvekili Avukat Şengül Karslı, TKÖAV Kurucusu Prof. Dr. Berrin Pehlivan, TKÖAV Mütevelli Heyet Başkanı ve Üyesi Prof. Dr. Türker Kılıç, BAU Mütevelli Heyeti üyesi Saygın Şenel, BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç ve tiyatro oyuncusu Mert Fırat katıldı. Prof. Dr. Berrin Pehlivan: "Kanser örgütlü mücadeleden korkuyor" "Onkoloji, hayatımın merkezine yerleşti. Bunun ilk nedeni, en çok emek verdiğim alan olması" diyen Prof. Dr. Berrin Pehlivan, "İkinci nedeni ise en çok yaşadığım alan olması. Çünkü ailemde, sevdiklerimde ve çevremde kanserle ilgili yaşananlar, bu hastalığın yalnızca bir meslek olarak kalmasına izin vermedi; neredeyse hayatımın tamamı haline geldi" dedi. Prof. Dr. Pehlivan, "Bu nedenle kansere bir radyasyon onkoloğu, bir akademisyen, bir hasta yakını ve bir insan olarak pek çok açıdan bakmak durumunda kaldım. Öğrendiklerim ise oldukça çarpıcıydı. İlki; kanser aslında yalnızca bir hastalık değil, bir fenomen. İkincisi; sadece hastayı değil, çevresini de derinden etkiliyor. Son olarak ve belki de en önemlisi kanser, örgütlü mücadeleden çok korkuyor. Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı, bilimin ve insan hikâyelerinin kesiştiği bir noktada doğdu. Çünkü biz kanserin yalnızca bir hastalık olmadığını gördük. Bir aileyi, bir çocuğu, bir hayatı kökten değiştiren derin bir süreç olduğunu yaşayarak öğrendik" diye konuştu. Kanserle mücadelenin yalnızca tedaviyle kazanılmayacağını belirten Prof. Dr. Pehlivan, "Önleme, farkındalık, erken tanı ve bilinç bu mücadelenin en kritik unsurlarıdır. Doğru bilginin doğru zamanda ve doğru şekilde verilmesi bir hayatı değiştirebilir" dedi. Prof. Dr. Türker Kılıç: "Kanser önemli bir halk sağlığı problemi" Her gün yaklaşık 650 kişinin kanser tanısı aldığını belirten Prof. Dr. Türker Kılıç ise şunları söyledi: "350 kişi ise kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de her yıl her 100 bin kişiden yaklaşık 220’sine kanser tanısı konuluyor. Bu yönüyle kanser, önemli bir halk sağlığı problemi olarak karşımıza çıkıyor. Kanser yalnızca tanı alan kişiyi değil, çevresini de etkileyen bir hastalık. Bu nedenle ben de bir beyin cerrahı olarak kanserle mücadele eden grubun içindeyim. Akademi tarafında uzun yıllardır edindiğim deneyimle şunu söyleyebilirim: Her akademisyenin kendi alanında gelişmenin yanı sıra bir enstitü kurma hedefi olmalı ve bu yapıyı bir vakıf aracılığıyla desteklemelidir. Bu düşünceyi her platformda dile getirdim. Berrin Hocamız da bu çağrıya kulak vererek bu vakfın kurulmasına öncülük etti." Dr. Özlem Koç: "Mücadele yalnızca tıbbi değil, toplumsal" Dr. Özlem Koç, "Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı’nın ilk resmi etkinliğinde yer almaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Bu vakfın bilimi ve insan hayatını odağına alan güçlü bir vizyonun ürünü olduğunu düşünüyorum. Kanserle mücadelenin yalnızca tıbbi bir konu olmadığını, aynı zamanda toplumsal bilinç oluşturma süreci olduğunu biliyoruz" şeklinde konuştu. "Erken tanı, doğru bilgiye erişim ve farkındalık son derece önemli" diyen Koç, sözlerini "Ancak bunun yanında toplumsal dayanışmanın da güçlendirilmesi gerekiyor. Eğitim, toplumu geliştiren en büyük güçtür ve biz de bu bilinçle hareket ediyoruz" şeklinde sonlandırdı. Prof. Dr. Esra Hatipoğlu: "Önleme vurgusu daha da güçlenmeli" Prof. Dr. Esra Hatipoğlu da, "Bugün önemli bir vakfın açılışına tanıklık ediyoruz. Özellikle ‘önleme’ kavramının altının daha güçlü çizilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü son dönemde bu hastalıkla ilgili çok daha fazla örnekle karşılaşıyoruz. Kanserle mücadele eden bireyler ve yakınları çoğu zaman tıbbi destekten çok, sosyal yaşamlarını sürdürebilmek ve kendilerini iyi hissedebilmek adına destek arıyor. Bu nedenle erken tanının yanı sıra önleme konusunun da daha fazla vurgulanması gerekiyor. Bu mücadelenin ancak bütüncül bir yaklaşımla ve toplumsal iş birliğiyle yürütülebileceğine inanıyorum" dedi. Mert Fırat: "Farkındalık ve önleme hayati önem taşıyor" Kanserle ilgili Türkiye’de atılan her adımın son derece önemli olduğuna dikkat çeken Mert Fırat, "Her gün yaklaşık 350 kişiyi bu hastalık nedeniyle kaybettiğimiz bir coğrafyada yaşıyoruz. Çevresel faktörlerden beslenmeye kadar pek çok unsur kanser riskini artırıyor. Bu nedenle farkındalık oluşturmak, araştırma yapmak ve önleyici adımlar atmak büyük önem taşıyor" dedi. Fırat sözlerini şöyle sonlandırdı: "Türkiye’nin bu alanda önemli bir birikimi var. Bu vakfın önlenebilir vakaların azaltılması ve mevcut vakaların daha etkili yöntemlerle ele alınması konusunda önemli çalışmalara öncülük edeceğine inanıyorum."