DÜNYA - 17 Mart 2012 Cumartesi 14:00

TURGAY DEMİREL, FIBA TOPLANTISI İÇİN CENEVRE`YE GİTTİ

A
A
A
TURGAY DEMİREL, FIBA TOPLANTISI İÇİN CENEVRE`YE GİTTİ

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel, FIBA Toplantıları’na katılmak üzere Cenevre’ye gitti.
FIBA’nın 2017 yılından itibaren uygulamaya koymayı planladığı yeni müsabaka formatı ile ilgili görüşmelerde bulunmak üzere FIBA tarafından davet edilen TBF Başkanı Turgay Demirel, Cenevre’ye gitti. Demirel’e, Cuma günü Türkiye Basketbol Federasyonu Genel Sekreteri Ali Özsoy da katıldı.
FIBA Toplantıları 15 Mart tarihinde yapılan Finans Komisyonu ile başlarken, Demirel ilk olarak Finans Komisyonu Toplantısı’na katıldı. Dün toplanan FIBA Müsabakalar Komisyonu’nda ise, FIBA’nın 2017 yılından itibaren yürürlüğe koymayı planladığı yeni müsabaka formatları ve ileriye dönük planları masaya yatırıldı. Dünkü toplantıları Cenevre’ye giden TBF Genel Sekreteri Ali Özsoy da katıldı.
Dünya çapında toplam 20 federasyon, fikirlerine başvurulmak ve değerlendirmelerini almak üzere FIBA tarafından özel olarak toplantıya davet edilirken, basketbolun geleceği için görüşlerine başvurulan federasyonlardan biri de Türkiye Basketbol Federasyonu ve Başkan Demirel oldu.
Dün başlayan toplantılarda, FIBA Başkanı Ivan Maini ve Genel Sekreter Patrick Baumann uygulamaya koyulması planlanan yeni müsabaka formatı ile ilgili katılımcıları bilgilendirirken, toplantıda katılımcı federasyon temsilcilerinin de konu ile ilgili fikirleri ve önerileri masaya yatırıldı.
Komisyonun açılış konuşmasını FIBA Başkanı Ivan Mainini yaparken, süreklilik, organize edilen müsabakalarda en üst düzey çekişmenin yaşanması için yapılacak olan çalışmalar gibi konular masaya yatırıldı. NBA ile ortak çalışılarak yarışmalar için yeni bir pazarlama modeli geliştirilmesi, yeni yönetim felsefesi ile ilgili konularda değişime gitmeyi planladıkları belirten Mainini, planlarının da uzun vadeli olduğunu 2030 yılına kadar baktıklarını kaydetti.
Toplantıda, basketbol gibi çok iyi bir ürüne sahip olunduğunun altı çizilirken, FIBA’nın da uluslararası federasyonlara kullanabilecekleri imkanlar ve araçlar sunması gerektiği kaydedildi. FIBA’nın organizasyonlarına yeni bir görünüş verme konusunda da çalışmalar yapıldığı kaydedilirken, bu konu hakkında da fikir alışverişinde bulunuldu.
Ivan Mainini, FIBA’nın büyük bir aile olduğunu söylerken, değişimi reddetmemeleri gerektiğini, büyük bir aile olarak hep birlikte hareket etmelerinin öneminin altını çizdi. FIBA’nın sadece Avrupa ile sınırlı olmadığını da ifade eden Başkan Mainini, zaman
zaman problemler yaşanabileceğini ancak bunlara hep birlikte göğüs germeleri gerektiğinin altını çizdi. Birçok kişi ve kuruluşun katkısını almayı istediklerini söyleyen Mainini, değişimin bir gecede olmayacağını FIBA Yönetim Kurulu’nun sene sonunda Rio’da toplanarak nihai kararlara varacağını da sözlerine ekledi.
Mainini toplantıda ayrıca, yeni bir FIBA merkezinin inşaatından da bahsederken, müze ve hall of fame’in de yeni binada yer alacağını, yeni 3X3 yarışması gibi konularda da katılımcıları bilgilendirdi.
FIBA Başkanı Ivan Mainini’nin ardından söz alan Genel Sekreter Patrick Baumann ise FIBA olarak planladıkları yeni uygulamalara farklı bir perspektiften baktı. Spor endüstrisindeki rekabetin çok sert olduğunu ifade eden Baumann, federasyonlar ve kulüpler arasındaki dengesizlikten bahsetti. Kulüplere çok bağımlı olduklarını kaydeden Baumann, basketbola olan ilgiyi arttıracak yeni modeller yaratmayı planladıklarını ve uluslararası federasyonları da güçlendirmeleri gerektiğini söyledi. World Cup’ın en önemli
ürünleri olduğuna değinen Baumann, Olimpiyat Oyunları’nın da futbolun tersine en iyi şampiyonaları olduğunu kaydetti.
Şampiyonaların eleme maçlarının kulüp takvimlerinde aralıklar açılarak sezon içinde başlamasını planladıklarını kaydeden Baumann, Asya ve Okyanusya grubunun maçlarının da birleştirilmesinin planlandığını belirtti.
Baumann, FIBA’nın hayata geçirmeyi planladığı yenilikler ve değişiklikler ile wild card uygulamasının kalkacağını, sezon için çok daha önemli karşılaşmaların oynanacağı, organizasyon yetenekleri ve finansın gelişeceği, federasyonların görünürlülüğünün ve promosyonun artacağını ve dünyanın en popüler ikinci spor dalı olan basketbolunun sağlayacağı geri dönüşünün de daha iyi olacağını ifade etti.
TBF Başkanı Turgay Demirel ve Genel Sekreter Ali Özsoy’un katıldığı Cenevre’deki toplantılar bugün ve yarın da devam edecek.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Ekran bağımlılığı gözleri kurutuyor: 20-20-20 kuralı kurtarıcı olabilir Uzun süre ekran karşısında kalmanın dijital göz yorgunluğunu tetiklediğine dikkat çeken Op. Dr. Duygu Erdem, özellikle ekran kullanımına bağlı olarak göz kırpma sayısının azalmasının göz kuruluğunu artırdığını, yakın mesafeden uzun süre odaklanmanın göz kaslarını zorladığını ve çocuklarda kontrolsüz ekran süresinin miyopi riskini yükselttiğini vurguladı. Dijital ekranlar artık yaşamın vazgeçilmez bir parçasıyken; eğitimden iş hayatına, sosyal ilişkilerden günlük iletişime kadar pek çok alanda bilgisayar, tablet ve akıllı telefon kullanımı artıyor. Yalnızca yetişkinler değil; çocuklar ve gençler de ders, ödev, oyun ve sosyal medya nedeniyle uzun süre ekran başında kalıyor. Medicana Ataşehir Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Duygu Erdem, "Özellikle uzun süreli ve aralıksız ekran kullanımının göz yorgunluğu ve kuruluk şikâyetlerini artırmaktadır. Gözler uzun süre aynı mesafeye odaklandığında hem kas yapıları hem de göz yüzeyi zorlanır. Düzenli ara verilmediğinde şikâyetler gün içinde belirgin şekilde artabilir" açıklaması yaptı. Göz kırpma azalıyor, göz kuruluğu artıyor Ekrana bakarken normalde dakikada 15-20 kez kırpılan gözlerin farkında olmadan çok daha az kırpıldığını söyleyen Op. Dr. Duygu Erdem, "Bu durum gözyaşı film tabakasının bozulmasına ve göz kuruluğuna yol açar. Göz kırpma refleksi azaldığında göz yüzeyinin yeterince nemlenemez ve rahatsızlık hissinin artar. Özellikle klimalı ortamlarda çalışanlar ve kontakt lens kullanan bireylerde şikâyetler daha belirgin hâle gelir. Bu kişilerde yanma ve batma hissi daha yoğun yaşanabilir, günün ilerleyen saatlerinde bulanık görme şikâyetleri artabilir" şeklinde konuştu. Yakın mesafe göz kaslarını sürekli çalıştırıyor Uzun süre yakın mesafeden ekrana bakmanın göz kaslarının sürekli çalışmasına neden olduğunu belirten Op. Dr. Duygu Erdem, "Gün sonunda göz çevresinde baskı hissi, şakaklarda gerilme ve odaklanmada zorlanma gibi yakınmalar ortaya çıkar. Çocuklarda ve gençlerde uzun süreli ve kontrolsüz ekran kullanımı, miyopi (uzağı görememe) gelişimi ve ilerlemesi açısından önemli bir risk faktörü olarak kabul edilir. Ekran kullanım süresi kadar ekranın hangi şartlarda ve ne kadar düzenli aralar verilerek kullanıldığı da önemlidir" dedi. En etkili yöntem: 20-20-20 kuralı Göz sağlığını korumak için en etkili yöntemlerden birinin 20-20-20 kuralı olduğunu belirten Op. Dr. Duygu Erdem, "Her 20 dakikada bir 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzaklıktaki bir noktaya bakmak göz kaslarını rahatlatır. Bu basit yöntem, ekran karşısında uzun süre kalan kişiler için etkili bir destek sağlar. Ekranın göz hizasından biraz aşağıda konumlandırılması, ortam ışığının uygun olması ve düzenli göz kırpmaya özen gösterilmesi de önemlidir. Gerektiğinde suni gözyaşı damlalarının kullanılması fayda sağlayabilir. Tüm bu önlemler dijital göz yorgunluğunu azaltmada önemli rol oynar. Ekranlardan tamamen uzak durmak günümüz şartlarında pek mümkün olmasa da bilinçli kullanım ve basit önlemlerle göz sağlığının korunabilir" ifadelerini kullandı.
Samsun Yüzde 90 tıkalı boyun damarına kritik müdahale: Felç riski önlendi Samsun’da felç geçiren ve boyun damarında yüzde 90 darlık tespit edilen 71 yaşındaki hasta, yüksek ameliyat riski nedeniyle kasıktan girilerek yapılan anjiyografik stent işlemi ve doktorların başarılı müdahalesiyle sağlığına kavuştu. Samsun’da yaşayan Zekai Bozyel (71), 15 yıl önce bypass ve kalp kapak ameliyatı geçirdi. Rutin kontrolleri devam eden Bozyel, 20 gün önce kolunda güçsüzlük şikayetiyle nöroloji servisine yatırıldı. Yapılan tetkiklerde hastanın sağ boyun damarında yüzde 30, sol boyun damarında ise yüzde 90 oranında darlık tespit edildi. Sol taraftaki ciddi darlığın hastanın felç geçirmesine neden olduğu belirlendi. Hastanın daha önce kronik akciğer rahatsızlığı bulunması ve geçirdiği ameliyatlar nedeniyle anestezi açısından yüksek risk taşıdığı değerlendirildi. Bunun üzerine hastanın durumu kardiyoloji ekibi tarafından yeniden ele alındı. Akabinde Medicana International Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yanık, boyun damarında yüzde 90 darlık tespit edilen ve daha önce baypas ile kalp kapak ameliyatı geçiren hastaya ameliyatla kasıktan girerek uygulanan anjiyografik yöntemle stent yerleştirdi. Gerçekleştirilen başarılı müdahaleyle yeniden felç riskinin önüne geçildiğini belirtti. "İşlem sonrası herhangi bir sorun yaşamadık ve hastamızı taburcu ettik" Hastanın filmlerini inceleyip muayenesini yaptıklarını belirten Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yanık, "Zekai bey 15 yıl önce bypass ve kalp kapak ameliyatı olmuş, rutin takiplerinde devam eden bir hastamız. 20 gün önce nöroloji servisine yatıyor. İnme hikayesi ve kolunda güçsüzlük var. Yapılan tetkiklerinde boyun damarında darlık saptanıyor. Sağdaki boyun damarında yüzde 30, soldaki boyun damarında ise yüzde 90 civarında bir darlık var. Bu felç geçirmesine sebep olan bir darlık. Öncelikle ameliyat düşünüldü ancak kronik akciğer öyküsü ve diğer rahatsızlıkları nedeniyle anestezi açısından riskli bulundu. Biz damarın bu şekilde bırakılmasının daha riskli olacağını düşündük. Hastamızla görüşerek işlemi yapmaya karar verdik. Başarılı bir şekilde soldaki boyun damarına kasıktan girerek, herhangi bir kesi yapmadan anjiyografik olarak stent yerleştirdik. İşlem sonrası herhangi bir sorun yaşamadık ve hastamızı taburcu ettik. Müdahale edilmemesi durumunda daha ciddi bir felç riski söz konusuydu" dedi. Operasyon sonrası sağlığına kavuştuğunu belirten Zekai Bozyel ise, "Hastaneye geldiğim zaman kafamda ve boynumda bir daralma hissi vardı. Şimdi durumum gayet normaldir" diye konuştu. Babasının felç geçirdiğini ifade eden Recep Bozyel de, "Babam riskli bir hastaydı ve sürekli kontrol altındaydı. Ahmet hocamızla tanıştık. ’Bu işin üstesinden gelirse Ahmet hoca gelir’ dediler. Babamın geçmişini de biliyordu. Ameliyat oldu ve şu ana kadar hiçbir problem yaşamadık. Başarılı bir operasyon gerçekleştirildi" ifadelerini kullandı.