DÜNYA - 23 Mart 2012 Cuma 14:25

KULÜPLER KURA ÇEKİMİNİ DEОERLENDİRDİ

A
A
A
KULÜPLER KURA ÇEKİMİNİ DEОERLENDİRDİ

Ziraat Türkiye Kupası çeyrek ve yarı final kura çekimini ardından kulüp temsilcileri değerlendirmelerde bulundu.
Fenerbahçe Dış ilişkiler Müdürü Turgut Acar, dost ve kardeş takım olarak nitelediği Kayserispor`a başarı dileklerinde bulunarak, "Fenerbahçe olarak kupada çeyrek finale kalan diğer takımlara da başarı dileklerimizi sunuyoruz. İnşallah maçların centilmenlik çerçevesinde fair-play içerisinde geçmesini ümit ediyoruz" dedi.
Kayserispor`u temsilen kura çekimine katılan Mustafa Sarkışla, Fenerbahçe ile eşleşmelerinin hayırlı olmasını dileyerek, kazanmak istediklerini belirtti ve iki takımada başarılar diledi.
Sivasspor 2. Başkanı Hüsnü Eken, Bursaspor temsilcisi İrfan Koç ile aralarında oynayacakları konuşmasını yaptıklarını belirterek, "Ziraat Türkiye Kupası`nın 50. yılında hem Sivasspor hem de Bursaspor olarak iki tarafta kupaya talip. Her iki taraf kendi mücadelesini verecek sonuçta centilmence bir oyun olur. Bu centilmence oyunun sonunda galip gelen yoluna devam eder. Bu vesile ile Bursaspor`a şimdiden başarılar diliyorum. Çeyrek final karşılaşmasını şimdilik nerede oynayacağımızı bilmiyoruz. Maçın
oynanacağı yer bizlere ve sizlere yakın zamanda bildirilecek" ifadelerini kullandı.
Hüsnü Eker, Galatasaray ile eşleştiklerini ve Galatasaray`ı elediklerini hatırlattı ve artık büyük, küçük bir takımın olmadığını sözlerine ekledi.
Kura çekiminde Bursaspor Yönetim Kurulu Üyesi İrfan Koç, ilk olarak kuranın takımlara hayırlı olmasını dileyerek, Hüsnü Eker ile eşleşecekleri hakkında daha önceden konuştuklarını söyledi. Daha önce Avrupa Şampiyonlar Ligi`ne katıldıklarını Hatırlatan İrfan Koç, "İnşallah Türkiye Kupası`nı müzemize götürmek bize nasip olur. Güzel ve keyifli maçlar olmasını umuyorum. Her şeyin hayırlısı olmasını temenni ederim" diye konuştu.
Üç büyük takımın elenmesini değerlendiren İrfan Koç, hiçbir maçın kolay olmadığını, üç büyük takımın elendiğini ve Bursaspor olarak maçları kazanarak kupayı müzelerine getirmek istediklerini vurguladı.
Kardemir D.Ç. Karabükspor`u kura çekiminde temsil eden Murat Yolbulan, iki güzide Anadolu takımının eşleşmesinin hayırlı olmasını diledi ve Boluspor`un uzun yıllardır dost kulüp olduğunu söyledi.
Boluspor Başkanı Necip Çarıkçı, Kardemir D.Ç. Karabükspor ile Boluspor`un dost kulüp olduğunu dile getirerek, "Feridun Tankut ile başlayan bir dostluğumuz var. Ben genellikle Karabükspor maçlarını takip ediyorum. Çünkü yakın bir kentiz. Aslında kurada gönlümden Karabükspor geçmişti. Bana göre güzel bir kura oldu. İnşallah iki tane dost kulüp güzel maç yapar. Amacımız final oynamak, tabi onların da amacı final oynamak. Hayırlı olsun" şeklinde konuştu.
Medical Park Antalyaspor adına kuraya katılan İbrahim Türkiş, Ziraat Türkiye Kupası çeyrek ve yarı final maçlarının zor olacağını belirterek, sekiz takımın da birbirine eşdeğer güçte olduğunu ifade ederek, "Ben burada kendi takımımıza güveniyorum. Çünkü çok tecrübeli bir ekibimiz var. Süper ligde biraz şanssız, talihsiz maçlar yaşadık. Yalnız bu hafta ile birlikte hem ligdeki sıkıntılarımızın sona ereceğine hem de Ziraat Türkiye Kupası`na renk katacağımızı düşünüyorum. İnşallah Eskişehirspor gibi bir
takımı yenerek başarımızı taçlandıracağız" açıklamasında bulundu.
Eskişehirspor yöneticisi Ekrem Birsen, kura çekiminin güzel olduğunu belirterek, "Aslında Eskişehirspor için çeyrek finalde rakibin kim olduğu önemli değildi. Fenerbahçe, Sivaspor ama bugün kurada Antalyaspor ile eşleştik. Gerçekten bundan sonra Türk futbolunun tüm güzellikleri ortaya çıkacak. Buna inanıyorum. Tüm seyircilerimizle futbolseverleri de artık o talihsiz günlerden çıkıp kendilerini futbola vermelerini bekliyoruz. İşte şike olaylardan dolayı seyircinin statlara gelmemesi, futbolumuzun zor
günler geçirmesine neden oldu" ifadelerini kullandı.
Ekrem Birsen, bütün futbolseverleri bundan sonra statlara davet etti ve Ziraat Türkiye Kupası`nı Eskişehirspor`un alacağını dile getirerek sözlerini tamamladı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Fatih Acacı cinayeti davasında gerekçeli karar açıklandı: Eylem "kasten öldürme" kapsamında Ankara’da 15 yaşındaki Fatih Acacı’nın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 12 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Mahkeme, sanığın eyleminin "kasten öldürme" kapsamında olduğunu vurgularken, olayın başlangıcında maktulden gelen saldırı nedeniyle "haksız tahrik" indirimi uygulandığını belirtti. Fatih Acacı cinayeti davasında gerekçeli karar açıklandı. Gerekçeli kararda, olayın 8 Eylül 2025 tarihinde meydana geldiği, suça sürüklenen çocuğun maktulün kız arkadaşıyla mesajlaşması nedeniyle Acacı ile aralarında husumet oluştuğu kaydedildi. Tarafların Pursaklar Şehit Murat Dülger Parkı’na gittikleri, burada çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, suça sürüklenen çocuğun olayda ele geçirilemeyen kesici aletle Acacı’yı göğüs, batın, kol, uyluk ve sırt bölgelerinden yaraladığı aktarıldı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun Fatih Acacı’yı öldürme kastının bulunmadığı ve kendisini savunmak amacıyla hareket ettiği yönündeki savunmalarına itibar etmedi. Kararda, Acacı’nın olayda kullandığı bir bıçağın bulunmadığı, olay yerinde veya üzerinde herhangi bir bıçak ele geçirilmediği, buna karşılık suça sürüklenen çocuğun olaydan sonra kullandığı bıçağı saklamaya çalıştığı ve eylemi başlangıçta inkâr ettiği belirtildi. Mahkeme meşru savunma hükümlerinin uygulanamayacağına hükmetti Gerekçeli kararda, "maktulün önce saldırdığı, suça sürüklenen çocuğun kendisini korumak amacıyla bıçağı rastgele salladığı" yönündeki savunmanın tanık beyanları, kamera kayıtları ve olay yeri tespitleriyle uyumlu olmadığı vurgulandı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun Acacı’yı yakın mesafeden birden fazla kez bıçakladığını, olay yerinden kaçmak yerine dönerek maktulü yaralamaya devam ettiğini belirterek, meşru savunma hükümlerinin uygulanamayacağına hükmetti. Kararda, taraflar arasındaki tartışmanın maktulün kız arkadaşına mesaj atılması nedeniyle başladığı, Acacı’nın suça sürüklenen çocuğa yönelik "Senin bacaklarını kırarım" şeklinde sözler söylediği, bu sözlerin ve devamındaki arbede ortamının haksız tahrik oluşturduğu kaydedildi. Bu nedenle mahkeme, cezada haksız tahrik indirimi uygulandığını belirtti. Acacı’nın vücudunda 10 adet kesici-delici alet yarası tespit edildi Mahkeme, eylemin tasarlayarak işlendiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığını da belirtti. Kararda, taraflar arasında aynı gün yaşanan tartışma sonrası olayın meydana geldiği, Yargıtay içtihatlarında aranan soğukkanlılıkla karar verme, plan yapma ve tasarlama düzeyine ulaşan olguların dosyada bulunmadığı kaydedildi. Ayrıca canavarca hisle öldürme değerlendirmesi yönünden de çok sayıda bıçak darbesinin tek başına bu nitelendirme için yeterli olmadığı ifade edildi. Adli Tıp Kurumu raporuna da yer verilen kararda, Acacı’nın vücudunda 10 adet kesici-delici alet yarası tespit edildiği, ölümün sol böbrek, dalak, karaciğer, ince bağırsak ve diyafram yaralanmasına bağlı iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği belirtildi. Suça sürüklenen çocuğun yaralanmasının ise kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı kaydedildi. Mahkeme, D.G.’nin üzerine atılı "çocuğa karşı kasten öldürme" suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmederek önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ardından haksız tahrik nedeniyle ceza 24 yıl hapse, suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle 16 yıl hapse indirildi. Türk Ceza Kanunu’nun 31/3 maddesi gereği çocuklar hakkında verilecek hapis cezasının 12 yılı aşamayacağı dikkate alınarak sanık 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki tutumu, pişmanlığa yönelmeyen davranışları ve suçu inkâr etmesi nedeniyle takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verdi.