DÜNYA - 31 Mart 2012 Cumartesi 23:07

GALATASARAY ORDUSPOR KARŞISINDA ZORLANMADI

A
A
A
GALATASARAY ORDUSPOR KARŞISINDA ZORLANMADI

Spor Toto Süper Lig`in 33. haftasında Galatasaray kendi sahasında Orduspor`u Necati ve Sabri`nin attığı gollerle 2-0 mağlup etti.
Maç sonrası düzenlenen basın toplantısında konuşan Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, özellikle ikinci yarıya başlarken biraz sıkıntı yaşadıklarını aktarırken, "İkinci yarıya başlarken 1-0`ın verdiği avantajla oyuncular aceleci davranmadılar. Kontrol de birkaç dakika Orduspor`a geçti. İstediğimiz, daha fazla oyuncuyla ileride olabilmekti. 10 dakika sonra tekrar o işe dönülünce sorun kalmadı. Bir lig maçında olabildiğince pozisyona girip, pozisyon ise vermiyorsunuz. Bu önemli" dedi.
İkinci yarıya başlarken oyundan aldığı Milan Baros`un performansıyla ilgili olarak, bu oyuncudan beklentilerinin daha fazla olduğunu vurgulayan Terim, "Tecrübeli, iyi bir golcü, ama bazen olmuyor demek ki. Bunu bir şeye bağlamıyorum. Böyle oyuncular kendilerini saha içinde en iyi şekilde ifade ederler. Bazen iyi, bazen kötü oluyor" dedi.
Bugün attığı gol ve sergilediği futbolla takıma katkı sağlayan Sabri`ye de değinen tecrübeli teknik adam, "Sabri`den ben memnunum. Kazanmak için uğraşıyor. Her oyuncuya ihtiyacımız var, çünkü bitmiş ligi bir daha oynayacağız. Ayhan`a da hazır ol dedim. Sabri birkaç rolde oynatabileceğimiz önemli oyuncularımızdan biri. Gol attığına çok seviniyorum. Bazı oyuncularımızın top ayağındayken rahat etmesi Galatasaray adına çok önemli" ifadelerini kullandı.
Maçın ilk yarısına sekerek başlayan Eboue`nin 90 dakika neden sahada kaldığıyla ilgili yöneltilen bir soru üzerine Terim, "Eboue`nin bileğinde bir ağrı vardı. Bu ağrının play-off maçlarına kadar devam etmesi zor bir ihtimal. Dizinde veya adalesinde olsa, kasığında olsa belki o riske girmezdim. Eboue defansımızın da önemli bir ismi. `Mümkün mertebe idare et, sonra alacağım` dedim. Sonra Selçuk çok yoruldu. Alkışlansın da istedim. Uzun zamandır çıkarmıyordum. Hak etti çünkü. O yüzden Eboue`yi çıkarmadım.
Sekerek oynasa da idare ederdi. Oyuncularla aramda farklı şeyler olabiliyor. Dışardan anlaşılamayabilir, ama bazen bir şeyleri ifade etmemiz gerekmez. Gözünüzle de bir şeyler söyleyebilirsiniz. Oyuncularla aramızda bazen böyle anlaşmalar olabiliyor" cevabını verdi.
Fatih Terim, spor gündeminde tartışılan, olası Avrupa kupalarına gidilememesi konusuyla ilgili olarak, şu ifadeleri kullandı:
"Çok uzun zamandır verilmeyen kararlar, alınmayan kararlarla ilgili herkes her türlü fikrini söylüyor. İdari teknik, hukuksal her türlü kararı herkes ifade ediyor. Ama ben futbolun içinde biri olarak şöyle düşünüyorum, Futbol Federasyonu tarafından, milli takımlar bazında Türk futboluna en az zarar gelecek şekilde, ya da hiç zarar gelmeyecek şekilde, kulüplere de aynı oranda, sağlam bir karar, gerçekçi bir karar alınacaktır. Kimse ülkesine zarar vermek istemez. Kulübüne zarar vermek istemez. Bunun
ortasını ya da en az zararla atlatılanını Türkiye alacaktır. Bu konuda artık bir şey söylemem gerektiğini de düşünmüyorum. Çünkü alınmayan, alınmamış bir karar üzerine devamlı konuşuyoruz. Artık alınan karardan sonra konuşmayı yeğliyorum. Avrupa`da 3-5 sene yok, puan silelim veya silmeyelim, düşürelim veya düşürmeyelim, durmadan konuşuluyor. Bunların hepsi spekülasyon. Bunların üzerine konuşmak gerçekçi insanların işi değil. Ben artık 9 ay sonra bir şampiyonayı birinci bitirmiş, bir şampiyona tekrar
oynayacak bir takımın hocası olarak konuşuyorum. En fazla puanı biz alıyoruz, en fazla puan bizden kesiliyor. Böyle bir uygulama hiçbir yerde yok. Bundan sonraki konuşmalar hadisenin yönünü başka yerlere çekebilir. Artık kimse de itibar etmemeye başladı. Bu davanın en iyi şekilde çözülmesini beklemek ve dilemekten başka yapacağımız bir şey yok. Hiç kimse futbolumuzun, ülkemizin zarar görmesi için çalışmaz. Ben buna güveniyorum."
Galatasaray`da sözleşmesinin 2 yıl daha uzatıldığının açıklanması hakkında, pazartesi günü başkan Ünal Aysal`la bir araya gelip kararı aldıklarını anlatan Terim, "Kalemsiz, mukavelesiz bir konuşma geçti aramızda. Bu çok doğaldır. Gönül bağım bunları gerektirmez. Başkan ne kadar isterse yazabilir, ne kadar isterse uzatabilir. Benim yerime de karar verebilir" dedi.
Ünal Aysal ile yaklaşık 9 aydır tanıştıklarını aktaran tecrübeli teknik adam, "Yeni tanışmıştık, birbirimizi tanımak için önemli bir süreç oldu. İnanıyorum ki Galatasaray`ın sadece bugününün değil, bundan sonraki yıllarının da vizyonunu, planını çizmek için el ele verdik, uğraşıyoruz. Süreç tamamen başkanımıza aittir" diye konuştu.
Ayrıca Fatih Terim sözleşmesi sezon sonu bitecek olan Necati Ateş`in de takımda kalacağını aktardı.
Maç içinde hakemin lehlerine verdiği bir kararı değiştirtmesinin hatırlatılması üzerine Terim, kendi önünde olan pozisyonda topun Necati`den çıktığını ve bu nedenle hakemi uyardığını aktardı.
Fatih Terim, Florya Metin Oktay Tesisleri`nden taşınma planına değinirken, başkan Ünal Aysal`ın böyle bir projeyi kısa zamanda hayata geçirmek istediğini anlattı.
Yeni bir arazi alıp, tüm şubeleri içinde barındıran bir merkez yapılmasının planlandığını dile getiren Terim, "Türk Telekom Arena`ya yakın, en modern şekilde yapabileceğimiz bir mekan olmasını istiyoruz. Buna çalışıyoruz. Balre ederdi. Oyuncularla aramda farklşkan bana bir iki adres önerdi, gidip bakacağım" şeklinde konuştu.
Galatasaraylı golcü oyuncu Necati Ateş, önemli bir maçı kazandıklarını dile getirerek, "Güzel bir akşamdı. Kazandığımız için çok mutluyuz. Artık ligin bitimine çok az kaldı ve puan farkını arttırmak için her maçı kazanmak istiyoruz. Bundan sonra bir maçımız kaldı. İnşallah onu da kayıpsız geçeriz" dedi.
Karşılaşmanın ikinci yarısında tek forvet olarak oynamasının sorulması üzerine Necati, "Tek forvet sonuçta hocamızın kararı. Ben iki sistemde de oynadım. Önemli olan hocanın verdiğini sahada uygulayabilmek. Bu olduğu zaman Galatasaray takımı üretkenliği sağlıyor. İkinci yarının başında bir pozisyonum vardı, kötü vurdum. O pozisyon gol olsaydı maç bizim için daha rahat olurdu" diye konuştu.
Attığı golle ilgili olarak Necati, "Stadımızda attığım ilk gol, artık deplasman golcüsü demezler. Güzel bir gol olmuş, ama önemli olan galibiyetti" yorumunu yaptı.
Teknik direktör Fatih Terim`in sözleşmesinin 2 yıl uzattığının belirtilerek, kendisi için herhangi bir girişimin olup, olmadığının sorulması üzerine Necati, "Hocamızın adına çok mutluyum. İnşallah daha uzun yıllar kalır. Gerçek bir Galatasaraylı ve Türkiye`nin en büyük teknik direktörü. Benim için ise gelen bir teklif yok. Sezon bitince oturulup konuşulur" şeklinde konuştu.
Sarı-kırmızılı kaleci Fernando Muslera, Orduspor karşısında önemli bir galibiyet aldıklarını ifade ederek, "Galatasaray gibi büyük bir kulübün tarihine adımı yazdırdığım için çok mutluyum. Mondragon ve Taffarel gibi çok başarılı kalecilerle anılmak benim için gurur. Bir maçım daha var. Onların üzerine çıkma şansım devam ediyor. O maçta da gol yemeyerek, umarım Galatasaray tarihine geçerim" şeklinde konuştu.
Galatasaray`da forma giymenin kariyeri için ilerleme olduğunu dile getiren Muslera, "İtalya`dan buraya gelmem kariyerimde geri değil, ileri bir adımdı. Bunun için seçtim. Hayalim, bu performansımı devam ettirip, bu formayla Şampiyonlar Ligi`nde oynamak. Dünyanın önde gelen takımlarında oynamak herkesin hayalidir. Ama ilk etapta hedefim Galatasaray formasıyla başarılı olmak ve Avrupa`da bu başarılı performansımı sürdürmek" açıklamasında bulundu.
ORDUSPOR CEPHESİ
Orduspor Teknik Direktörü Hector Cuper, Galatasaray`a karşı çok fazla kişisel hata yaptıklarını dile getirerek, "Başımıza bunları geleceğini biliyorduk. Hafta içi oyuncularımı uyarmıştım. Galatasaray gibi bir takıma karşı deplasmanda oynuyorsunuz ve peş peşe kontra ataklar verdik. Bu çok şaşırtıcıydı. Çok fazla kişisel hatalar yaptık ve bu sonuç kaçınılmaz oldu. Direncimiz bir yere kadar. Sonucu değiştirmeye çalıştık, ama ikinci golü de yedik ve direncimiz kırıldı. Kendimiz hediye ettik diyebiliriz"
ifadelerini kullandı.
Takımda eksik oyuncuların olmasıyla ilgili olarak Cuper, "Ben tüm kariyerim boyunca bir ya da iki oyuncuya bağlı takım oluşturmadım. Hep takım oyununu ön plana çıkarmışımdır. Bu nedenle eksiklerle ilgili çok şey söylemeyeceğim" dedi.
Cuper, iki oyuncusu Yalçın ile Dalmat`ın saha içindeki tartışmalarının da kendisini şaşırttığını ve bu konuda gerekli uyarıları yapacağını vurguladı.
Cuper ayrlre ederdi. Oyuncularla aramda farklıca, Culio`nun sözleşmesinin feshedilmesi konusunda da, "Çok söylenecek bir şey yok. Yönetimimizi üzen bir demeci var. Yönetim bu konuda bir karar aldı. Bana saygı duymak düşer" yorumunda bulundu.
Ordusporlu oyuncu Hasan Kabze, maç sonrası yaptığı açıklamada, "Galatasaray`ın şu anda çok iyi bir performansı var ve bu lig tablosunda da belli. Ancak biz buraya zor maç olacağını bilmemize karşın kazanmak için geldik. Elimizden geleni de yaptık" şeklinde görüş belirtti.
Ordusporlu oyuncu Bruno Ferreira ise, "Galatasaray zaten çok iyi bir takım. İki golü ilk yarı ve ikinci yarının başlarında buldular ve sonuç böyle oldu" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Fatih Acacı cinayeti davasında gerekçeli karar açıklandı: Eylem "kasten öldürme" kapsamında Ankara’da 15 yaşındaki Fatih Acacı’nın bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen 12 yıl hapis cezasının gerekçesi açıklandı. Mahkeme, sanığın eyleminin "kasten öldürme" kapsamında olduğunu vurgularken, olayın başlangıcında maktulden gelen saldırı nedeniyle "haksız tahrik" indirimi uygulandığını belirtti. Fatih Acacı cinayeti davasında gerekçeli karar açıklandı. Gerekçeli kararda, olayın 8 Eylül 2025 tarihinde meydana geldiği, suça sürüklenen çocuğun maktulün kız arkadaşıyla mesajlaşması nedeniyle Acacı ile aralarında husumet oluştuğu kaydedildi. Tarafların Pursaklar Şehit Murat Dülger Parkı’na gittikleri, burada çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, suça sürüklenen çocuğun olayda ele geçirilemeyen kesici aletle Acacı’yı göğüs, batın, kol, uyluk ve sırt bölgelerinden yaraladığı aktarıldı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun Fatih Acacı’yı öldürme kastının bulunmadığı ve kendisini savunmak amacıyla hareket ettiği yönündeki savunmalarına itibar etmedi. Kararda, Acacı’nın olayda kullandığı bir bıçağın bulunmadığı, olay yerinde veya üzerinde herhangi bir bıçak ele geçirilmediği, buna karşılık suça sürüklenen çocuğun olaydan sonra kullandığı bıçağı saklamaya çalıştığı ve eylemi başlangıçta inkâr ettiği belirtildi. Mahkeme meşru savunma hükümlerinin uygulanamayacağına hükmetti Gerekçeli kararda, "maktulün önce saldırdığı, suça sürüklenen çocuğun kendisini korumak amacıyla bıçağı rastgele salladığı" yönündeki savunmanın tanık beyanları, kamera kayıtları ve olay yeri tespitleriyle uyumlu olmadığı vurgulandı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun Acacı’yı yakın mesafeden birden fazla kez bıçakladığını, olay yerinden kaçmak yerine dönerek maktulü yaralamaya devam ettiğini belirterek, meşru savunma hükümlerinin uygulanamayacağına hükmetti. Kararda, taraflar arasındaki tartışmanın maktulün kız arkadaşına mesaj atılması nedeniyle başladığı, Acacı’nın suça sürüklenen çocuğa yönelik "Senin bacaklarını kırarım" şeklinde sözler söylediği, bu sözlerin ve devamındaki arbede ortamının haksız tahrik oluşturduğu kaydedildi. Bu nedenle mahkeme, cezada haksız tahrik indirimi uygulandığını belirtti. Acacı’nın vücudunda 10 adet kesici-delici alet yarası tespit edildi Mahkeme, eylemin tasarlayarak işlendiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığını da belirtti. Kararda, taraflar arasında aynı gün yaşanan tartışma sonrası olayın meydana geldiği, Yargıtay içtihatlarında aranan soğukkanlılıkla karar verme, plan yapma ve tasarlama düzeyine ulaşan olguların dosyada bulunmadığı kaydedildi. Ayrıca canavarca hisle öldürme değerlendirmesi yönünden de çok sayıda bıçak darbesinin tek başına bu nitelendirme için yeterli olmadığı ifade edildi. Adli Tıp Kurumu raporuna da yer verilen kararda, Acacı’nın vücudunda 10 adet kesici-delici alet yarası tespit edildiği, ölümün sol böbrek, dalak, karaciğer, ince bağırsak ve diyafram yaralanmasına bağlı iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği belirtildi. Suça sürüklenen çocuğun yaralanmasının ise kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı kaydedildi. Mahkeme, D.G.’nin üzerine atılı "çocuğa karşı kasten öldürme" suçunu işlediğinin sabit olduğuna hükmederek önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ardından haksız tahrik nedeniyle ceza 24 yıl hapse, suça sürüklenen çocuğun 15-18 yaş grubunda olması nedeniyle 16 yıl hapse indirildi. Türk Ceza Kanunu’nun 31/3 maddesi gereği çocuklar hakkında verilecek hapis cezasının 12 yılı aşamayacağı dikkate alınarak sanık 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki tutumu, pişmanlığa yönelmeyen davranışları ve suçu inkâr etmesi nedeniyle takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verdi.