ASAYİŞ - 15 Aralık 2025 Pazartesi 16:02

Ahmet Çakar’ın ifadesi ortaya çıktı: ‘’Ben yasal bahis siteleri haricinde bahis oynamadım’’

A
A
A
Ahmet Çakar’ın ifadesi ortaya çıktı: ‘’Ben yasal bahis siteleri haricinde bahis oynamadım’’

Futbol dünyasında ’bahis oynama’ ve ’şike’ iddialarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında spor yorumcusu Ahmet Çakar’ın Savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı. Çakar ifadesinde, ‘’Hayatım boyunca da hiç yasa dışı bahis oynamadım. Oynayacak olsam yasal bahis sitelerine üyeliğim olmazdı. Yasal bahis siteleri haricinde bahis oynamadım’’ dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aralarında eski Adanademirspor Başkanı Murat Sancak, futbolcular Mert Hakan Yandaş ile Metehan Balcı, spor yorumcusu Ahmet Çakar ve hakem Zorbay Küçük gibi isimlerin de bulunduğu, futbol müsabakalarında görev yapan bir kısım hakem, futbolcu ve bazı kulüp yetkililerinin karıştığı ’bahis oynama’ ve ’şike’ iddialarına yönelik yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında, şüphelilerden spor yorumcusu ve eski hakem Ahmet Çakar hakkındaki gözaltı kararı kalp rahatsızlığı gerekçesiyle kaldırılmıştı ve Çakar’ın, tedavisinin ardından sağlık durumuna göre adliyede mevcutlu olarak hazır edilmesi için emniyete talimat verilmişti. Çakar, hastanedeki tedavi sürecinin tamamlanmasının ardından geçtiğimiz günlerde Savcılığa ifade vermek üzere Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’na gelmişti. İfadesinin ardından Çakar, ‘yurt dışına çıkış yasağı’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla serbest bırakılmıştı.

‘’Hayatım boyunca da hiç yasa dışı bahis oynamadım. Oynayacak olsam yasal bahis sitelerine üyeliğim olmazdı’’

Öte yandan Çakar’ın Savcılığa verdiği ifade ortaya çıktı. Çakar ifadesinde, 1980-1998 yılları arasında hakem olarak görev yaptığını ve 1992-1998 yılları arasında FIFA kokartlı hakem olduğunu söyleyerek, ‘’Benim yasal bahis sitelerine, bir sitede üyeliğim bulunmaktadır. Bunun haricinde tam tarihini hatırlamamakla birlikte diğer yasal bahis sitelerinde üyeliğim olmuş olabilir. Bu hesaplarda çok cüzi miktarda ve uzun süre önce oynadığım için hangi bahis sitelerinde üyeliğim olduğunu şu an hatırlayamıyorum. Benim yasa dışı bahis hesabım yoktur. Hayatım boyunca da hiç yasa dışı bahis oynamadım. Oynayacak olsam yasal bahis sitelerine üyeliğim olmazdı’’ dedi.

Savcılık bahis yaptığı maçlara ilişkin daha önceden duyum veya bilgisinin olup olmadığını sordu: ‘’Bazı maçlardan tabiri caizse işkillenince yorum olarak bazı şeylerin anormal olduğunu spor programlarında bahsettim’’

Savcılıkça kendisine bahis yaptığı maçlara ilişkin daha önceden duyum veya bilgisinin olup olmadığı sorulan Çakar, ‘’Ben kesinlikle şikeye karşı bir insanım. Nitekim televizyonlarda geçmiş dönemlerde yani 1993 yılında bana gelen şike teklifini hep anlattım. Bahis oynadığım maçlar genellikle yurt dışı maçıdır. Bu bahis oynadığım maçlarda, maç sonucundan ziyade alt üst gol olacak şeklinde oynarım. Genelde Avrupa takımlarına ve Avrupa maçlarına bahis yaparım. Ülkemizde oynanan liglere minimum düzeyde bahis oynamışımdır. Ben şike veya maça bahis yapıldığına ilişkin doğruca bilgim yoktur. Sadece bazı maçlardan tabiri caizse işkillenince yorum olarak bazı şeylerin anormal olduğunu spor programlarında bahsettim ancak bunlara ilişkin doğruca gözlemim ve bilgim yoktur.’’ şeklinde yanıtladı.

Cep telefonu kırık halde bulundu: ‘’Ben gözaltındayken avukatım kıyafet temin etmek amacıyla evime girdiğinde arabamın yanında cep telefonumu kırık halde bulmuş’’

Yapılan arama çalışmalarında cep telefonunun bulunamadığını, sonrasında kırık halde ele geçirildiğini ifadesinin devamında anlatan Çakar, ‘’Gözaltına alınmadan 1 gün önce dışarıda yemekteydim. Eve gece saat 1’de geldim. Sabah polisler gelince telefonumun nerede olduğunu bilmediğimi onlara söyledim. Hatta polislere arabamda olabileceğini belirttim. Arabamı kabaca kontrol ettiğimde telefonun olmadığını gördüm. Bu sırada polisler yanımdaydı. Ben gözaltındayken avukatım kıyafet temin etmek amacıyla evime girdiğinde arabamın yanında cep telefonumu kırık halde bulmuş. Avukatım telefonu açmış. Telefon 20 dakika boyunca açık kalmış. Daha sonra telefon kendiliğinden kapanmış. Avukatımın anlattığına göre kullanılamaz haldeymiş. Telefonun akıbeti hakkında herhangi bir bilgim yoktur. Ya hastanede kalmıştır ya da kaybolmuştur. Şu an kız kardeşimin bana vermiş olduğu telefonu kullanıyorum. O telefon da şu an yanımda değil. Ben yasal bahis siteleri haricinde bahis oynamadım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.’’ ifadelerini kullandı.

Sema Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muş Doç. Dr. Bingöl: "Bağımlılıkla mücadele toplumsal seferberliktir" Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Zeynep Kantarcı Bingöl, bağımlılıkla mücadelenin toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Bingöl, 1-7 Mart Yeşilay Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında idrak edilen Yeşilay Haftası, bağımlılıklarla mücadele konusunda toplumsal farkındalığın artırılması adına son derece önemli bir zaman dilimidir. Bu hafta, yalnızca zararlı alışkanlıklara dikkat çekmekten ibaret değil, aynı zamanda sağlıklı birey, güçlü aile ve güvenli toplum anlayışını yeniden hatırlama ve geleceğimizi koruma sorumluluğunu hep birlikte üstlenme çağrısıdır" dedi. Bağımlılığın insanın iradesini zayıflatan, özgürlüğünü elinden alan ve bireyi zamanla hem kendisinden hem de hayattan uzaklaştıran bir süreç olduğuna dikkat çeken Bingöl, "Madde bağımlılığı, alkol ve tütün kullanımı, teknoloji ve dijital bağımlılıklar başta olmak üzere tüm bağımlılık türleri bireyin fiziksel sağlığını, ruhsal dengesini ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyerek, onu adeta görünmez bir esaret altına almaktadır. Bağımlı hale gelen birey yalnızca kendisini değil, ailesini, çevresini ve içinde yaşadığı toplumu da derinden etkilemektedir. Oysa sağlıklı ve nitelikli bir yaşam, insanın en temel hakkıdır. Sporla, sanatla, bilimle, kültürle ve milli-manevi değerlerle desteklenen bir yaşam anlayışı bireyi bağımlılıklardan uzak tutan en güçlü koruyucu kalkandır. Üreten, düşünen, sorumluluk alan ve hedef sahibi bireyler hem kendi geleceklerini hem de toplumun yarınlarını inşa ederler. Gerçek özgürlük, bağımlılıklardan uzak bir hayat sürebilme iradesidir" ifadelerini kullandı. Bağımlılıkla mücadelede en hassas ve öncelikli alanın çocuklar ve gençler olduğunu belirten Bingöl, "Gençlerimizi yalnız bırakmadan, onları anlayarak, dinleyerek ve doğru yönlendirerek korumak zorundayız. Sevgi, ilgi ve rehberlik gören gençler riskli ortamlardan uzak durmakta ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını daha güçlü şekilde benimsemektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarına, ailelere, yerel yönetimlere ve sivil toplum kuruluşlarına büyük sorumluluk düşmektedir. Muş ili, genç nüfus potansiyeliyle ülkemizin önemli şehirlerinden biridir. Bu potansiyelin sağlıklı, bilinçli ve üretken bireyler olarak yetişmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. Bizler yalnızca akademik bilgi üretmekle kalmayıp, toplumsal sorumluluk anlayışıyla hareket ederek gençlerimizi bağımlılık risklerinden korumaya yönelik bilimsel, eğitsel ve farkındalık temelli çalışmalar yürütmekteyiz. Üniversitemiz bünyesinde faaliyet gösteren Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi aracılığıyla öğrencilerimize, ailelere ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitimler, seminerler ve bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirilmektedir" şeklinde konuştu. Sivil toplumun önemine değinen Bingöl, Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği çatısı altında yürütülen çalışmalarla gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunmasının, sağlıklı sosyal alanlara yönlendirilmesinin ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirterek, "Çünkü bağımlılıkla mücadele yalnızca kurumların değil, toplumun tüm paydaşlarının birlikte yürütmesi gereken bir seferberliktir. Unutmamalıyız ki güçlü aile, bağımlılığa karşı en etkili koruyucu unsurdur. Çocuklarıyla iletişim kuran, onları dinleyen, değer veren ve rol model olan aileler, sağlıklı nesillerin yetişmesinde belirleyici bir role sahiptir. Aileyi korumak, aslında toplumu ve geleceğimizi korumaktır. Bağımlılıkla mücadele aynı zamanda vatanımıza ve milletimize sahip çıkma meselesidir. Sağlıklı nesiller yetiştirmek, ülkemizin sosyal gücünü artırmak ve geleceğimizi teminat altına almak anlamına gelmektedir. Gençliğini koruyan toplumlar, yarınlarına güvenle yürüyen toplumlar olacaktır" diye konuştu. Bingöl, Yeşilay Haftası vesilesiyle tüm vatandaşları bağımlılıklara karşı bilinçli olmaya ve gençlere daha fazla sahip çıkmaya davet etti.
Manisa Büyükşehirin iftar sofrası Köprübaşı’nda kuruldu Manisa Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayının ruhuna uygun birlik, beraberlik ve dayanışma sofralarını Köprübaşı ilçesinde kurdu. Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, düzenlenen iftar programında vatandaşlarla bir araya gelerek, orucunu açtı. Köprübaşı’ndaki iftar programına Başkan Besim Dutlulu’nun yanı sıra Köprübaşı Belediye Başkanı Fatih Taşlı, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, daire başkanları, CHP İlçe Başkanı Gülay Sönmez, muhtarlar, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Ramazan’ın huzurunu ve bereketini hep birlikte paylaştık" İftar öncesi masaları tek tek gezerek vatandaşlarla sohbet eden Başkan Dutlulu, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma kültürü üzerindeki önemine değindi. Dutlulu, "Dayanışmanın büyüdüğü, ihtiyaç sahiplerinin gözetildiği, sevgi ve hoşgörünün çoğaldığı bir Ramazan geçiriyoruz. 17 ilçemizde kurduğumuz iftar sofralarımızla halkımızla bir araya geliyoruz. Bu akşam da Köprübaşı’nda halkımızla iftar sofrasında bir araya geldik, Ramazan’ın huzurunu ve bereketini hep birlikte paylaştık. Ziyaretimiz kapsamında kıymetli muhtarlarımızla da buluşarak mahallelerimizin taleplerini dinledik, ardından Belediye Başkanımız Fatih Taşlı ile Köprübaşı’mız için yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı konuştuk. Daha sonra baba ocağımız CHP Köprübaşı İlçe Başkanlığımızı ziyaret ederek, yol arkadaşlarımızla bir araya geldik. Misafirperverlikleri için Fatih başkanımıza, muhtarlarımıza ve tüm Köprübaşı halkına teşekkür ediyorum. Tuttuğumuz oruçlar kabul, birliğimiz ve beraberliğimiz daim olsun" ifadelerini kullandı. Geleneksel eğlenceler geceye renk kattı İftar yemeğinin ardından Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen kültürel etkinlikler sahnelendi. Karagöz ve Hacivat gösterilerinden müzikli oyunlara kadar pek çok etkinlik, özellikle çocuklara ve ailelerine keyifli anlar yaşattı. İftar programına katılan vatandaşlar, organizasyondan duydukları memnuniyeti belirtti. Vatandaşlardan Kaan Güç, "İftar programı çok güzeldi, neredeyse tüm Köprübaşı buradaydı. Yemekler lezzetli, ortam samimiydi. Özellikle Karagöz ve Hacivat gösterisi bu yıl ilk kez yapıldı ve çok keyif aldık. Başkanlarımıza teşekkür ediyoruz." derken, Nusret Yılmaz isimli vatandaş, "Manevi atmosferi yüksek, harika bir organizasyondu. Belediye başkanlarımızın bizlerle aynı sofrada olması çok anlamlı. Köprübaşı gibi küçük ilçelerde bu tür sosyal etkinliklere çok ihtiyaç var. Kültürel değerlerimizin yaşatılması bizleri mutlu etti" şeklinde konuştu. Kader Bilgen isimli vatandaş da, "İlçemize hitap eden, birleştirici bir program oldu. Bu tür organizasyonların sadece Ramazan’da değil, yılın farklı dönemlerinde de tekrarlanmasını bekliyoruz. Emeği geçen herkese teşekkürler" dedi.