POLİTİKA - 25 Eylül 2025 Perşembe 20:19

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "Terörden tamamen ülkemizi temizleyeceğiz"

A
A
A

"Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" çerçevesinde Arnavutköy’de ziyaretlerde bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, "Yalana, dezenformasyona, manipülasyona kesinlikle gönlümüzü ve zihnimizi de kapatmak mecburiyetindeyiz. Yalanla işi olanın geleceği aydınlık olmaz. Terörle mücadeleyi bırakmış da değiliz. Tek mücadele ettiğimiz terör örgütü PKK değil. Bunun biliyorsunuz DEAŞ’ı, FETÖ’sü, DHKPC’si. Terörden tamamen ülkemizi temizleyeceğiz. Bunun içinde kararlı bir şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ya söyledikleri gibi silah bırakırlar ya da bırakırlar başka çaresi yok. Bırakmadıkları noktada da Mehmetçiğimiz başta olmak üzere gereğini yaparız" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı, Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş ve AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Arnavutköy’de fabrika ziyaretinde bulundu. Ziyarete AK Parti Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu da eşlik etti.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş:

"Son 6 yıldır İstanbul’da maalesef geriye gidişi tekrar görmekteyiz"

İstanbul’un sorunlarından söz eden AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "90’lı yılları bilen bir siyasetçi olarak o yıllarda İstanbul’u bilen bir kişi olarak İstanbul’un 90’lı yıllardaki karanlık günlerinden bugün çok iyi noktalara geldiğini hep birlikte görüyoruz. İstanbul birçok kronik problemlerini çözdü. O dönemlerde hava kirliliğinden okullarımız tatil, su haneler ulaştırılması noktasında büyük problem olurdu. Çöp dağlarındaki patlamalardan insanlar ölürdü. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde İstanbul’da birçok kronik problemi aştık. Ulaşımı iyi bir noktaya getirdik. Fakat son 6 yıldır İstanbul’da maalesef geriye gidişi tekrar görmekteyiz. Büyükşehir belediyesi ölçeğinde birçok hizmetin aksadığını birçok hizmetin vatandaşımıza yeteri kadar ulaşamadığımızın farkındayız. Arnavutköy’ümüz de dinamik bir belediye başkanımız var. Dinamik bir teşkilatımız var. Buradaki enerjinin vatandaşımıza yansıdığını görüyoruz. İstanbul’un bu süreçteki çözülmesi gereken problemin farkındayız. Başta kentsel dönüşüm deprem gerçeği en büyük çözülmesi gereken meselelerin başında gelmektedir. Ulaşım konusu bakanlık ve AK Parti’nin yatırımlarına rağmen maalesef gerekli ilerleme olmadığı için maalesef tekrar dünya sıralamasında üst noktaya geldi. Ülkemiz 2028 sürecini de hayırlısıyla atlatması gerekiyor. Bu süreci de sizlerin desteğiyle gayretiyle aşacağımıza yürekten inanıyoruz" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş:

"Büyükşehir belediyesinin kaynaklarını çarçur edip kendi siyasetleri için kullandılar, bunun bedelini vatandaşlara yansıttılar"

İETT’ye yapılan zamma ilişkin de konuşan Özdemir, "Zamma karşı çıktık. AK Parti’nin ret oylarına rağmen Cumhuriyet Halk Partisi büyükşehir meclisinden aldığı bir karar. Sene başında İETT’ye yüzde 35 zam zaten yapılmıştı. Bizim düşüncemiz bu zammın 2026 yılına kadar yapılmamasıydı. Bunu mecliste dile getirdik. Böyle bir zamma ihtiyacımız olmadığını da söyledik. Gerçekten böyle bir zam yapılacak artış ne mazotta, ne askeri ücrette, ne dolarda olmamıştır. Hükümetimize, Ulaştırma Bakanlığına bağlı Marmaray’da Arnavutköy’e gelen Metro’da zam yapılmadı. Orada aynı fiyat geçerli. Sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesinin uygulamış olduğu bir zam. 2019’da Cumhuriyet Halk Partisi belediyeyi almak için biletlerin çok pahalı olduğunu ucuzlatacağını söylemişti. O zaman dolara baktığınızda yarım dolardı. Yani 49 cent. Bugün 85’e çıkmış durumda. Dolar olarak da iki katına çıkmıştır. Bunun hiçbir bahanesi yoktur. Mazota gelen zammın çok çok ötesinde bir zam yapılmıştır. Büyükşehir belediyesinin kaynakları çarçur edip maalesef kendi siyasetleri için kullandıkları için bunun bedelini vatandaşlara yansıttılar" diye konuştu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş:

Ziyaretlere ilişkin açıklamalarda bulunan Büyükgümüş, "Türkiye’nin dört bir tarafından ekonomi başta olmak üzere Terörsüz Türkiye’ye dair çalışmalarımız başta olmak üzere çeşitli konu başlıklarında ilçelerimizde, şehirlerimiz de nerede bir sorun varsa bunları yerinde ele aldığımız bir toplantı şeklinde bu buluşmalarımızı organize ettik. Çok önemli bir dönemden geçtiğimizi düşünüyorum. Dünya’da olup bitenleri izlediğimiz de önemli bir kırılmanın yaşandığını görüyoruz. Ülkemizi, geleceğimizi çocukların ve gençlerin daha müreffeh bir Türkiye’de yaşaması için seferberlik halinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Uyguladığımız güçlü ekonomi programı ile tüm bu çalışmalarımızı esasına teşkil ediyor. Sorunlarımız var, aşmamız gereken konularımız var. Bunları mahalle, köy, ilçe ve şehir şehir gezerek ele almaya devam edeceğiz. Yürüdüğümüz istikamet, enflasyondaki düşüşü daha hızlı bir şekilde temin edip ülkemize kalıcı refah artışı sağlamak. Bu doğrultuda güvenli bir şekilde ilerlediğimizin farkındayız. Daha hızlanacağız, çalışmalarımızı daha süratlendireceğiz. Bu faaliyetlerimizi bitirdiğimiz zaman 2026 yılının sonunda temel ekonomik sorunlarımızı hallettiğimiz ve Türkiye Yüzyılı çalışmalarımıza daha hızlı ve güvenli daha sağlam bir şekilde inşa ettiğimiz geleceği yakalayacağız" dedi.

Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla bir devlet politikasına dönüştürdüğümüz adımlarla Terörsüz bir Türkiye’ye ulaşmayı hedeflediklerini kaydeden Büyükgümüş, "Nedir bu Terörsüz Türkiye. Yalana, dezenformasyona, manipülasyona kesinlikle gönlümüzü ve zihnimizi de kapatmak mecburiyetindeyiz. Yalanla işi olanın geleceği aydınlık olmaz. Bizler zaman zaman işitiyoruz. Terörist başı dışarımı çıkacakmış. Ne böyle bir gündem var. Ne de böyle bir çalışma içerisindeyiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın hatırlattığı gibi biz şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek bir çalışma içerisine kesinlikle olmadık, olmayacağız. Gazilerimiz ile bu süreci beraber gönül seferberliği ile yürüteceğiz. Peki nedir Terörsüz Türkiye. İki alanda çok değerli kazanım elde ettik. Bunlardan ilki Milli Savunma Sanayini kurmak. Ne diyor Sayın Cumhurbaşkanımız terörün yoğunlaştığı dönemlerde biz bunların inlerine gireceğiz ve girdik. Ne ile girdik. Eskiden bu insansız hava araçları biz de yoktu, ithal etmek durumundaydık. Operasyon sırasında bir yere gittiğinde ekranların karardığını görüyoruz. Bir parçası bozulsa aylarca gelmiyordu. Bunları tecrübe ettikçe biz kendi savunma sanayimize yöneldik. Bugün sadece kendi ihtiyacımızı karşılamıyoruz, tüm dünyaya ihraç ediyoruz. Bunu çok önemli kazanım görüyoruz. Biz inlerine de girdik, terör örgütün belini büktük. İkinci attığımız önemli adım ise 15 Temmuz’un ardından Sayın Cumhurbaşkanımız tüm dünyaya ilan etti. ‘Biz terörün kaynağını yok edeceğiz’ dedi. Elhamdülillah attığımız adımlarla, terör örgütünü çalışamaz hale getirdik. Terör örgütü, faaliyetini sürdüremez hale geldi. Ve çık dünyaya ben varlığımı tasfiye edeceğim dedi. Savunma birimlerimiz, istihbarat birimlerimiz tasfiye edip etmediklerini, silah bırakıp bırakmadıklarını gün gün takip ediyorlar.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş:

Bununla beraber biz de dedik ki; ‘savunma birimlerimizin, istihbaratımızın çalışmasıyla beraber, meclisimizde bu işin demokratik devrimi yapsın. Bunun için mecliste bir koalisyon oluşturduk. Geldiğimiz noktada ya terör örgütü dünyaya ilan ettiği gibi kendi varlığını fesheder, silahları bırakır ya da bırakır. Bırakmadığı noktada bizim terörle mücadelemize ara verilmiş değil. Terörle mücadeleyi bırakmış da değiliz. Tek mücadele ettiğimiz terör örgütü PKK değil. Bunun biliyorsunuz DEAŞ’ı, FETÖ’sü, DHKPC’si. Terörden tamamen ülkemizi temizleyeceğiz. Bunun içinde kararlı bir şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ya söyledikleri gibi silah bırakırlar ya da bırakırlar başka çaresi yok. Bırakmadıkları noktada da Mehmetçiğimiz başta olmak üzere gereğini yaparız. Terörsüz Türkiye ile beraber ulaşmak istediğimiz nokta ise temelde şu aslında; baktığımız zaman 40 yılda 2 trilyon doları, kaynağı bu ülkeyi terör nedeniyle heba olmuş durumda. Yılda baktığınızda 7 milyar dolar ediyor" şeklinde konuştu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş:

Volkan Kayalar - İsmail Coşkun 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya Büyükşehir Belediyesi davasında tanıklardan "altın" ve "Rolex" ifadeleri Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı davada tanıklar dinlendi. Tanık Erhan Kantar iddianamede bahsi geçen Rolex saat alımına ilişkin, "Berkan Bey bana bir kredi kartı verdi. ‘Lara’da bir saat var, onu alıp gelirsin’ dedi" ifadelerini kullandı. Tanık Yavuz Can İmirgi ise Muhittin Böcek’e ait olduğunu emniyette öğrendiğini söylediği dairedeki proje çalışmasına ilişkin, "2 defa bir mekana giderek Berkan Genç’ten 1 milyon TL elden para aldım" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı dosyada tanıkların ifadeleri alınmaya devam edildi. "Zeynep Kerimoğlu ile ilgili işlem hakkında hiçbir bilgim yok" Bir döviz bürosundan yapılan işlemle ilgili tanık olarak dinlenen İsmail Hilmi Şanlı, 25 yıldır döviz bürosunda çalıştığını belirterek, yüklü miktarda alım satım işlemlerine ilişkin bilgisi olmadığını söyledi. Şanlı, "Müşteri geldiği zaman altın isteyen olursa başka firmaya yönlendiririz. Yüklü miktarda alım satım olduğundan bilgim yok. Mustafa A. ve Erkan A. bizim işlerin başında durur. Bülent Ç.’yi tanımıyorum, hiç görmedim. Zeynep Kerimoğlu ile ilgili işlem hakkında hiçbir bilgim yok. Kasada hiç altın görmedim. Bir kuyumcu dükkanı ile döviz bürosunun ortaklığı var" ifadelerini kullandı. "Zuhal M.’ye 900 bin TL gönderdim" Gökhan Böcek’in eşi Zuhal Böcek’e araç alımına ilişkin tanık olarak dinlenen Erdem Eylem, 2023 yılının ocak ayında Çağrı Bey’in kendisinden vekalet çıkarmasını istediğini anlattı. Eylem, "2023 yılının ocak ayında Çağrı Bey benden vekalet çıkarmamı istedi, araç alış vekaleti çıkardım. Çağrı Bey’in vermiş olduğu 730 bin TL parayı aracı satan kişiye havale yaptım. Bir ay sonra bana aracı devredeceğini söyledi, 16. Notere yönlendirdi. Ben de gidip aracı devrettim. Verilen parayı Çağrı Bey’in hesabına gönderdim. Birkaç gün sonra Zuhal M.’ye para göndermemi istedi. Verdiği hesaba ben de 900 bin TL gönderdim" dedi. Eylem, ifadesinin devamında 2023 yılı mart ayında yaşanan para hareketine ve dükkanların gösterilmesi sürecine ilişkin de beyanda bulundu. Eylem, "2023 Mart ayında da Çağrı Bey, bir bankanın şubesinden para alacağımı söyledi. 7 milyon para aldım, 5 milyonunu Çağrı Bey’in hesabına gönderdim, 2 milyonunu kasaya koydum. Daha sonra 3 tane anahtar verdi, ‘Belediyeden birileri gelecek, 3 tane dükkan var onları göster’ dedi" ifadelerini kullanarak bir şirketten birilerinin geldiğini, kent lokantası yapacaklarını söylediğini ve dükkanlara baktığını söyledi. "554,5 gram altın karşılığı para yatırılması" Kuyumcu dükkanı aracılığıyla başka bir kuyumculuk dükkanı üzerinden altın alım satımı gibi gösterilerek, Muhittin Böcek’in kız arkadaşı M.K.’nın hesabına o günkü altın kuru üzerinden 554,5 gram altın karşılığı para yatırıldığı iddiasına ilişkin tanık İhsan Özkoç dinlendi. Özkoç, "Halil A. müşterimizdir. O gün de altın satmak için dükkanımıza gelmişti. Kasamız müsait olmadığı için başka bir dükkana yönlendirdik. Telefonla arıyoruz, fiyat soruyoruz, ‘550 gram altın var’ diyoruz. Uygunsa yanımızdaki çocukla altını gönderiyoruz. Altını gönderdik, 1 milyon 800 bin TL’ye karşılık geldiğini hatırlıyorum" diyerek Halil A.’nın vermiş olduğu IBAN numarasını belirtilen kuyumcu dükkanına gönderdiğini açıkladı. Saat alımı Rolex saat alımına ilişkin dinlenen tanık Erhan Kantar, Berkan Genç’in şoförü olduğunu ve plaj açıldığında plajda çalışmaya başladığını söyledi. Kantar, "Berkan Bey bana bir kredi kartı verdi. ‘Lara’da bir saat var, onu alıp gelirsin’ dedi. Lara’da Rolex mağazasına gidip Berkan Bey’in gönderdiğini söyledim. Kredi kartıyla ödeme yaptım, saati aldım. Daha sonra ‘Saati Ali Altun’a bırak’ dedi. Ben de saati Ali Bey’e bıraktım" ifadelerini kullandı. Kantar, olaydan birkaç gün sonra siyah bir poşet verildiğini de belirterek, "‘Bunu Serkan T. alacak’ dedi. 2 kat sonra geldi, ona poşeti verdim, alıp gitti. İçinde ne olduğunu bilmiyordum. İki hafta sonra Berkan Genç yine siyah poşet verdi, ‘Gelip alacaklar’ dedi. Berkan Bey’in gönderdiğini söyleyerek biri geldi, ona da o poşeti verdim" dedi. "Dairenin Muhittin Böcek’e ait olduğunu emniyette öğrendim" Muhittin Böcek’in evine yapılan tadilata ilişkin konuşan tanık Yavuz Can İmirgi, mimar olduğunu belirterek, bir daire için proje hazırlamasının istendiğini söyledi. İmirgi, "Mimarım, bir daire için proje hazırlamam istendi. Dairenin kime ait olduğunu bilmiyordum. Emniyette verdiğim ifadede dairenin Muhittin Böcek’e ait olduğunu öğrendim. Projenin gerçekleşme aşaması 2-3 ay sürdü. 2 defa Kupa Kızı adlı mekana giderek Berkan Genç’ten 1 milyon TL elden para aldım. Daha sonra 2 parça halinde 200 bin TL aldım. Serkan T. teyzemin oğlu olur. Ödemeye dair fatura almadım. Daire sahibiyle proje aşamasında hiç görüşmedim" diye konuştu. "Babamın talimatıyla bankadan para çekerek elden teslim ettim" Ekpa Sitesi’nden Muhittin Böcek’e 3 adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında 2 adet dükkan alınması eylemine ilişkin tanık Elvan Köysüren de beyanda bulundu. Köysüren, "Dükkanlarla ilgili işlerin içinde değilim. Bir dükkanla ilgili para transferim gerçekleşti. Belirtilen tarihlerde babam Sezgin Köysüren’in talimatıyla bankadan para çekerek elden Fırat Akyürek’e teslim ettim" dedi. "Oğlum Kaan evi üzerine aldı" İsmail E. tarafından Muhittin Böcek’e ait olduğu iddia edilen evi üzerine alması istenen tanık Cihangir Karbukan, İsmail E.’yi 20 yıldır tanıdığını ve kendisiyle birçok kez ticaret yaptığını söyledi. Karbukan, "2002 yılından beri Antalya’da bir şirketin sahibiyim. İsmail E.’yi 20 yıldır tanırım, kendisiyle birçok kez ticaret yapmıştık. Ankara’da iş seyahatindeyken, ‘Alacak verecek sıkıntısı olan bir yer var, bir süreliğine üzerine alır mısın?’ dedi. Ben de vaktimin olmadığını, oğlum Kaan Karbukan’a yönlendireceğimi söyledim. Kaan’ı arayıp bilgi verdim. Daha sonra oğlum Kaan üstüne aldı. Bir süre sonra İsmail beni arayarak Tuncay S.’nin evi Kaan’ın üzerinden devralacağını söyledi. Sonra da Tuncay S., Kaan’ın üzerinden evi devraldı" şeklinde konuştu. "Mimari projelerde benim imzamın olmasını istedi" Tutuksuz yargılanan Özlem Yıldız K.’nın eski çalıştığı iş yerinde mimar olduğunu belirterek, mimari projelerde kendi imzasının kullanılmasına ilişkin tanık Nilay Gizem Altay, beyanda bulundu. Altay, "Özlem Yıldız K. eski çalıştığım iş yerinde mimardı. Eşi belediyede çalıştığı için mimari projelerde benim imzamın olmasını istedi. Projelerden biri Demir Demir’e aitti, diğerlerini hatırlamıyorum" diye konuştu.
Çorum Hitit Üniversitesi’nde sektörün öncüleri öğrencilerle buluştu Çorum Hitit Üniversitesi’nde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Milli Teknoloji Akademisi iş birliğinde düzenlenen "Sektör Kampüste Kariyer Buluşmaları" programı öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Çorum Hitit Üniversitesi, öğrencilerin kariyer yolculuklarına rehberlik eden önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, YÖK, TÜBİTAK ve Milli Teknoloji Akademisi’nin desteklediği "Sektör Kampüste Kariyer Buluşmaları" çerçevesinde, üniversite öğrencileri profesyonellerle buluşturdu. Ethem Erkoç Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teknoloji Eğitimleri Dairesi Başkanı Fatma Nur Akın’ın moderatörlüğünü yürüttüğü panele TÜBİTAK İnsan Kaynakları Daire Başkanı İsmail Baş, Limon Cloud Eğitim Koordinatörü Hakan Hilmi Kapucu, Meddata Bilişim Genel Müdürü Serkan Baştuğ, Mikrogrup Yazılım Eğitim ve Kariyer Platformu Yöneticisi Ahmet Şagın ve son olarak Orion Innovation Yazılım Doğrulama ve Kalite Güvence Müdürü Barış Hızal konuşmacı olarak katıldı. Panelistler,kendi alanlarına ait konularda öğrencilere önemli bilgiler verdi. Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, üniversite ve sektörlerin ilişkisinin önemine dikkat çekerek, "Türkiye’nin bütün şehirlerinden, hatta 64 farklı ülkeden öğrencimiz var. Verdiğimiz eğitimin boyutu uluslararası düzeyde. ’Bu arkadaşlarımıza, bu kardeşlerimize, bu öğrencilerimize geleceği sektörü nasıl hazırlayacağız’ konusunda, bizim aşısı tutmuş, zaten bir ağacımız vardı ama aşı tutarak verimini arttırdık, lezzetini arttırdık. Sektör Kampüste programının çok ciddi katkısını elde ediyoruz" dedi. "Millilik, yerlilik ve özgünlük" Düzelenen programda teknolojik imkanlar hakkında açıklamalarda bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teknoloji Eğitimleri Dairesi Başkanı Fatma Nur Akın, "Artık standart, rutin mühendislik yaklaşımlarının ötesine geçmek durumundayız. Dolayısıyla Milli Teknoloji Hamlesinin üç ana içinde barındırdığı husus bu. Millilik, yerlilik ve özgünlük. Eğer nitelikli insan kaynağınızı olmazsa yani sizler olmazsanız arkadaşlar herhangi bir teknolojik ivmeden bahsedemeyiz" diye konuştu. "O vizyona, o bakışa sahip olmanız çok önemli" Daha sonra konuşan TÜBİTAK İnsan Kaynakları Daire Başkanı İsmail Baş, "Her dersin içeriği farklı olabilir. O vizyona, o bakışa sahip olmanız çok önemli. Netice itibariyle bu derslere girdiğinizde, bu sektörlerle tanıştığınızda, gidip staj yaptığınızda siz fark etmiyor olabilirsiniz ama kendinizi yetkinlik anlamında ve sorgulamanız gereken melekeler anlamında geliştirmeniz gerektiğini öğreniyorsunuz arkadaşlar" şeklinde konuştu. "Değişime dokunabilirseniz siz kazanç çıkarsınız" Öğrencilere çeşitli önerilerde bulunan Hakan Hilmi Kapucu da, "Gerçekten birazcık adım atıp birazcık değişimi hissedebilirseniz, değişime dokunabilirseniz siz kazanç çıkarsınız. Bu yetkinlikleri kendinizi kalibre ederek harcayın. Ne kadar çok gezip, ne kadar çok sektör tanırsanız, ne kadar çok sektör lideriyle karşı karşıya gelirseniz kendinizi kalibre etme şansınız da bir o kadar değerli olacaktır" ifadelerini kullandı. Meddata Bilişim Genel Müdürü Serkan Baştuğ, Mikrogrup Yazılım Eğitim ve Kariyer Platformu Yöneticisi Ahmet Şagın ve Orion Innovation Yazılım Doğrulama ve Kalite Güvence Müdürü Barış Hızal da yazılım sektöründeki gelişimler ve deneyimlerini öğrencilerle paylaştı.