GÜNDEM - 11 Mart 2026 Çarşamba 10:13

AK Parti İstanbul’dan 39 ilçenin 961 mahallesinde lokum ikramı

A
A
A
AK Parti İstanbul’dan 39 ilçenin 961 mahallesinde lokum ikramı

AK Parti İstanbul İl Başkanlığı, Ramazan ayı boyunca İstanbul’un 39 ilçesinde ve 961 mahallesinde teravih namazı sonrası vatandaşlara lokum ikramında bulunuyor.


AK Parti İstanbul İl Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen Ramazan çalışmaları kapsamında ilçe teşkilatları sahada aktif olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Ramazan ayının manevi atmosferini ve dayanışma ruhunu İstanbullularla paylaşmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikler çerçevesinde, İstanbul’un dört bir yanında vatandaşlarla bir araya geliniyor. Program kapsamında İstanbul’un simgeleşmiş tarihi camilerinden mahallelerdeki yerel camilere kadar kentin farklı noktalarında teravih namazı sonrası vatandaşlara lokum, salep, çay ve su ikramı yapılıyor. Cami çıkışlarında kurulan mobil ikram stantları vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor.


Teşkilat mensupları tarafından gerçekleştirilen ikram programları sayesinde Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhu mahallelerde canlı tutulurken, vatandaşlarla kurulan gönül bağları da güçleniyor.



"Ramazan’ın bereketini İstanbullularla paylaşıyoruz"


AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Ramazan ayı boyunca yürütülen çalışmaların İstanbul’un her mahallesinde devam ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:


"Ramazan ayı, paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü şekilde hissedildiği mübarek bir zaman dilimidir. Teşkilatlarımızla birlikte İstanbul’un 39 ilçesinde ve 961 mahallesinde vatandaşlarımızla bir araya gelmeye devam ediyoruz. Teravih namazı sonrası camilerimizin önünde gerçekleştirdiğimiz lokum ikramlarıyla hem Ramazan’ın bereketini paylaşıyor hem de hemşehrilerimizle gönül köprüleri kuruyoruz. AK Parti teşkilatları olarak Ramazan ayı boyunca İstanbul’un her köşesinde vatandaşlarımızla buluşmaya, onların sofralarına, dualarına ve muhabbetine ortak olmaya devam edeceğiz."


İstanbul genelinde yürütülen Ramazan faaliyetlerinin ve gelenekselleşen ikram programlarının Ramazan ayı boyunca tüm mahallelerde aralıksız şekilde devam edeceği belirtildi.



AK Parti İstanbul’dan 39 ilçenin 961 mahallesinde lokum ikramı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Bayraktar: "Akaryakıt ve doğal gazda bir sıkıntı öngörmüyoruz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından enerji arz güvenliğine ilişkin, "Hem akaryakıtta hem doğal gazda bir sıkıntı öngörmüyoruz şu anda ama gelişmeleri yakından takip ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TBMM’de AK Parti Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin "İran’daki gelişmeler nedeniyle doğal gaz konusunda endişe duymalı mıyız?" sorusu üzerine Bayraktar, "Doğal gaz konusunda endişe duymayın" dedi. Arz güvenliği konusunda bir sıkıntı bulunmadığını vurgulayan Bayraktar, "Hem akaryakıtta hem doğal gazda bir sıkıntı öngörmüyoruz şu anda ama gelişmeleri yakından takip ediyoruz" diye konuştu. Brent petroldeki fiyat artışına yönelik değerlendirmesi sorulan Bayraktar, "Dünyada ciddi bir arz kesintisi endişesi ve arz kesintisi söz konusu. Bundan dolayı fiyatların yükseldiğini görüyoruz. Ümit ediyorum en kısa zamanda hem bölgedeki bu çatışma sona erer hem de dünyadaki piyasalar biraz daha normalleşir. Bunun hızlı bir şekilde olmasını istiyoruz. İnşallah öyle olur" şeklinde konuştu. "Hazine ve Maliye Bakanlığımızla birlikte çalışıyoruz" Brent petroldeki fiyat yükselişine bağlı akaryakıt fiyatlarındaki artışa yönelik yeni bir önlem alınıp alınmayacağına ilişkin soru üzerine Bayraktar, "Hazine ve Maliye Bakanlığımızla birlikte çalışıyoruz. Esas itibarıyla fiyatın yükselmesi ve aşağı düşmesinde ABD Başkanı’nın açıklamaları neticesinde savaşın bitme ihtimalinin belirmesi dolayısıyla arzın normale döneceği beklentisiyle fiyatlar biraz gevşedi. Ümit ediyoruz böyle olumlu gelişmeler ve açıklamalar petrolü normal seviyelerine döndürecektir. Bu sene için özellikle yılın geri kalanında da 60 dolarlar civarında bir öngörüde bulunmuştuk ama tabii şu anda bir savaş ortamı var" dedi. "Bizim ağırlıklı alımlarımız Hürmüz dışında" Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasına yönelik soru üzerine Bayraktar, "Bizim ağırlıklı alımlarımız Hürmüz dışında. Dolayısıyla bizim açımızdan şu anda bir risk gözükmüyor" ifadelerini kullandı.
Van Van’da "Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Buluşuyor Programı’ düzenlendi AB Türkiye Delegasyonu Desteği ile Van Ticaret ve Sanayi Odası (Van TSO) Avrupa Birliği Bilgi Merkezi, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Van İl Koordinatörlüğü ve TOBB Van Kadın Girişimciler Kurulu işbirliğinde ’8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Dünya Kadın Çiftçiler Yılı’ kapsamında ‘Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Buluşuyor Programı’ düzenlendi. İftar yemeği ile başlayan program panel ile devam etti. M. Rifat Hisarcıklıoğlu Salonu’nda gerçekleşen programda konuşan Kadın Girişimci Elif Baytar, "Bugün burada emekleriyle hayatı güzelleştiren, üreten, çalışan ve mücadele eden tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle toplanmış bulunmaktayız. Ben çalışan bir kadınım, üreten bir kadınım. Hayatın içinde olabilmek, emek veren milyonlarca kadından yalnızca biriyim. Hayatın içinde karşımıza çıkan maalesef sorunlar olabiliyor. Bunları vazgeçirtmeye çalışıyoruz hayatımızda ama çok da başarılı olabileceğimizi düşünüyorum birlik olursak" dedi. "Tarih boyunca kadınlar; azimleriyle, emekleriyle ve hayatın her alanında var oldular, olmaya da devam edecekler" diyen Baytar, şöyle devam etti: "Tarlada, fabrikada, okulda, laboratuvarlarda, ofislerde nerede emek varsa orada kadınların izi vardır. Ancak biliyoruz ki kadınların verdiği mücadele sadece üretmek için değil, aynı zamanda eşitlik, adalet ve saygı için verilen bir mücadeledir. Kadınların emeğinin görünüyor olduğu, fırsatların eşit olduğu ve her kadının kendini özgürce ifade edebildiği dünya hepimizin ortak bir hayalidir. Unutmayalım ki; güçlü kadınlar, güçlü toplumlar demektir. Kadınların emeği, bilgisi ve cesareti ile şekillenen bir gelecek hepimizin ortak kazanımı olacaktır. Bu anlamlı günde hayatın her alanında emek veren, üreten ve ilham olan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum." Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Van Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Semra Odabaşı ise "Bugün sadece takvimdeki bir günü işaretlemek için bir arada değiliz. Bugün emeği ile dünyayı güzelleştiren, zekasıyla ekonomiyi yükselten ve yön veren, cesaretle yürüyen, bugünkü gücümüzü kullanmak istersek ki öyledir bunun için buradayız zaten. Her gün bizimdir ve biz her günü gerçekten kendimiz için, ülkemiz için, dünya için son derece dikkatli kullanmak zorundayız ve her güne adımızı yazmak zorundayız. Ben sizi bu anlamda tek tek kutluyorum ve alkışlıyorum o iradedeki kadınlardan da gurur duyuyorum, hepinizi alkışlıyorum" ifadelerini kullandı. "Hepimizin üzüldüğünü, hareket alanlarımızın kısıtlandığını biliyoruz ve bunu kabul etmiyoruz" diyen Odabaşı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Çünkü biz bu değiliz aslında. Biz özüyle, sözüyle bir bütünüz ve kadın olarak da doğanın en güzel varlıklarından biriyiz. Bunun içinde ben her gün yüce rabbime şükrediyorum. Çünkü anneyim ve iyi bir eşim. Sizlerde kendinizle gurur duyabilirsiniz. Sizlerde bu toplumun cefasını çeken kişilersiniz. Ama her şeyden önce akıllı insanlarsınız. Çünkü aklınızı kullanarak ekonomiyi zaten çözdük. Ama yollarımızın açılması gerekiyor. Bunun içinde tabi ki ilgili, yetkili her kim varsa onları da göreve çağırmaktan hiç geri duymuyoruz. Biz sabırlıyız ama kadın olarak da sabrımız her zaman en üst seviyededir. Sizlerin bu toprakların hem tarihini taşıyan hem de geleceğini tasarlayan modern zaman öncülerisiniz. Yolunuz açık, fikirleriniz ve bereketli cesaretiniz daim olsun." Son olarak konuşan Van TSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva ise şunları söyledi: "Odamız AB Bilgi Merkezi organizasyonuyla bugün sizleri aynı sofrada buluşturmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün pazar gününe denk gelmesi nedeniyle etkinliğimizi bugün gerçekleştiriyoruz. Ayrıca Dünya Kadınlar Günü’yle birlikte Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Dünya Kadın Çiftçiler Yılı’nı böyle anlamlı bir buluşmayla kutlamak bizim için çok kıymetli. Kadınların üretimde, girişimcilikte ve toplumsal hayatta daha güçlü yer alması sadece bir eşitlik meselesi değil; aynı zamanda kalkınmanın da temel anahtarlarından biridir. Oda olarak kadınların ister kırsalda ister kentte girişimci olmalarını çok önemsiyoruz. Bu doğrultuda hem odamız hem de AB Bilgi Merkezimiz tarafından kadınlara yönelik eğitimler, programlar ve etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Avrupa Birliği’nin kırsal kalkınma programlarından biri olan IPARD da tam olarak bu dönüşümü destekleyen önemli araçlardan biridir. Programın özünde tarım ve kırsal kalkınmada dönüşüm vardır; Türkiye’nin tarım sektörünü modernleştirmesine ve kırsal kalkınmayı güçlendirmesine katkı sağlamayı amaçlar. IPARD yalnızca bir finansman mekanizması değil, aynı zamanda kapsayıcı bir kalkınma yaklaşımıdır. Program; küçük aile işletmelerinden kadın ve genç çiftçilere kadar geniş bir kesimi destekleyerek kırsal istihdamı artırmayı ve özellikle kadınlar ile gençlerin kırsalda bir gelecek görmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir." "Bizim medeniyetimizde toprak ’ana’dır, emek ise kutsaldır" diyen Takva, "Sizler hem toprağa analık yapıyor hem de alnınızın teriyle bu şehrin ekonomisine can veriyorsunuz. Şunu bilmenizi isterim ki; sizlerin tarlada, atölyede veya mutfakta sergilediğiniz o azim, Van’ın kalkınma hikayesinin en temel yapı taşıdır. Van Ticaret ve Sanayi Odası olarak vizyonumuz net, kadının ekonomideki yerini ’yardımcı figür’ olmaktan çıkarıp, ’oyun kurucu’ haline getirmektir. Bu doğrultuda sadece sözle değil, somut adımlarla yanınızda duruyoruz. Kuruluş çalışmalarını titizlikle yürüttüğümüz Van TSO Kadın Kooperatifi, bu vizyonun en somut meyvesidir. Bu kooperatif; sizin evinizde, bahçenizde bin bir emekle ürettiğiniz ürünlerin hak ettiği değeri bulacağı, pazara açılacağı ve emeğinizin kazanca dönüşeceği kurumsal bir çatı olacaktır. Biz bu çatıyı sadece bir ticaret merkezi olarak değil, bir dayanışma kalesi olarak inşa ediyoruz. Bildiğiniz üzere şehrimizin sosyal ve ekonomik canlılığı için büyük önem taşıyan Shopping Fest hazırlıklarımız tüm hızıyla devam ediyordu. Bu festivalde en büyük önceliğimizi kadın üreticilerimize vermiştik. Kent meydanının en güzel noktalarını, kadın kooperatiflerimize ve bireysel kadın üreticilerimize ücretsiz stant olarak tahsis etme kararı aldık. Amacımız, Van halkının ve dışarıdan gelen misafirlerimizin sizin el emeğinizle doğrudan buluşmasını sağlamaktı. Ancak, içinde bulunduğumuz süreç ve hepimizi derinden etkileyen mevcut olaylar nedeniyle etkinliğimizi daha coşkulu ve daha güvenli bir ortamda gerçekleştirmek adına ileri bir tarihe ertelemek durumunda kaldık. Buradan tekrar vurgulamak isterim, bu sadece bir zamanlama değişikliğidir; sözümüz bakidir. Şartlar uygun olduğunda, o meydan yine sizin renklerinizle, sizin ürünlerinizle dolacak. Biz tüm hazırlıklarımızı tamamladık, yeni tarihi en kısa sürede sizlerle paylaşacağız. Bununla beraber kurumsal inisiyatif alarak kadın kooperatiflerinin oda iş ve işlemlerinde harç muafiyeti sağladık. Ayrıca aidatlardan da muaf hale getirdik. ’Sürdürülebilir Gelecek’ dediğimiz kavram, ancak sizlerin üretimiyle mümkün olabilir. Geleneksel bilgiyi modern girişimcilikle birleştiren kadınlarımız, Van’ın yarınlarını inşa ediyor. Biz de Van TSO olarak; hibe desteklerinden mentorluğa, markalaşmadan dijital pazarlamaya kadar her adımda sizin yol arkadaşınız olmaya devam edeceğiz. Odamızın kapıları, üretmek isteyen her kadınımıza sonuna kadar açıktır. Bu vesileyle; toprağı bereketlendiren, sofralarımıza aş olan, emeğiyle Van’ın çehresini değiştiren tüm kadın üreticilerimize şükranlarımı sunuyorum. Katılımınız için hepinize bir kez daha teşekkür ediyor, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nüzü kutluyorum. İftarımızın birliğimizi daim kılmasını diliyor, yaklaşan Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum" şeklinde konuştu.
Adana Sarıgeçili: "Ara tatil uygulaması eğitim paydaşları tarafından benimsendi" Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, genel merkez tarafından ara tatillerin sahadaki yansımalarını, paydaşlar üzerindeki etkilerini ve uygulama süreçlerini değerlendirmek amacıyla Türkiye’nin 81 ilinde kapsamlı bir saha araştırması gerçekleştirdiğini söyleyerek, "Ara tatil uygulaması eğitim paydaşları tarafından benimsendi" dedi. Eğitim-Bir-Sen tarafından ara tatillerin sahadaki yansımalarının değerlendirilmesi için Türkiye’nin 81 ilinde kapsamlı bir saha araştırması yapıldı. Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (EBSAM) tarafından yürütülen çalışmaya Türkiye’nin 81 ilinden 119 bin 709 öğretmen, okul yöneticisi, öğrenci ve veli katıldı. Araştırma, ara tatil uygulamasının sahadaki etkilerini ortaya koyan en kapsamlı çalışmalar arasında yer aldı. "Paydaşların büyük kısmı ara tatilin devamından yana" Araştırma sonuçlarını değerlendiren Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, öğretmenlerden velilere kadar geniş bir kesimin ara tatilin devam etmesini istediğini ifade ederek şunları söyledi: "Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezimizin gerçekleştirdiği bu geniş kapsamlı saha araştırması, ara tatil uygulamasının eğitim paydaşları tarafından büyük ölçüde benimsendiğini açıkça ortaya koymaktadır. Ara tatilin kaldırılmasına katılmama oranı öğretmenlerde yüzde 88,2, okul yöneticilerinde yüzde 72,1 ve velilerde yüzde 70,5 olarak ölçülmüştür. Özellikle öğrencilerin büyük kısmının uygulamanın devamını istemesi dikkat çekicidir." Araştırmaya göre öğrenciler arasında ara tatilin devam etmesini isteyenlerin oranı liselerde yüzde 85,7, ortaokullarda yüzde 78,4 olarak ölçüldü. "Ara tatiller öğrenme kaybına yol açmıyor" Araştırma sonuçlarının kamuoyunda sık dile getirilen bazı kaygıları da çürüttüğünü belirten Sarıgeçili, "Veriler, ara tatillerin öğrenme kaybına yol açtığı yönündeki iddiaları desteklememektedir. Öğretmenlerin yüzde 86,9’u ara tatilin öğrenme kaybı oluşturduğu görüşüne katılmadığını ifade etmiştir. Benzer şekilde öğrencilerin yaklaşık yüzde 80’i tatil sonrasında derslere uyum sağlama konusunda herhangi bir sorun yaşamadığını belirtmiştir" ifadelerini kullandı. Araştırmaya göre YKS’ye hazırlanan 12. sınıf öğrencilerinin yüzde 90,6’sı, LGS’ye hazırlanan 8. sınıf öğrencilerinin yüzde 86,6’sı ara tatilin ders çalışma düzenlerini bozmadığını ifade etti. "Ara tatil öğrencilerin motivasyonunu artırıyor" Ara tatillerin öğrencilerin akademik yorgunluğunu azaltarak motivasyonlarını artırdığını belirten Mustafa Sarıgeçili, araştırmada öğretmenlerin yüzde 87,3’ünün ara tatillerin yenilenme sağladığını ifade ettiğini söyledi. Velilerin önemli bir kısmının da ara tatil dönemlerini ailece kaliteli zaman geçirmek için fırsat olarak gördüğünü ifade eden Sarıgeçili, öğrencilerin bu dönemlerde kitap okuma, spor ve sanatsal faaliyetlere daha fazla zaman ayırabildiğini dile getirdi. "Uygulama korunmalı, verimliliği artırılmalı" Araştırmanın sonuçlarına göre ara tatil uygulamasının tamamen kaldırılması yerine geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Sarıgeçili, şu önerileri dile getirdi: "Ara tatil uygulaması korunmalı ancak daha verimli hale getirilmelidir. Tatil dönemlerinde öğrencilere yoğun ödev yükü verilmemeli, dinlenme ve sosyal gelişimi destekleyen faaliyetler teşvik edilmelidir. Özellikle küçük yaş grubunda çalışan velilere yönelik sosyal ve kültürel etkinlik programları planlanabilir." Sarıgeçili, ayrıca ara tatil dönemlerinde yapılan mesleki gelişim çalışmalarının da öğretmenlerin ihtiyaçları doğrultusunda daha esnek ve verimli şekilde düzenlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Aydın Nazilli’de anne adaylarına ’Gebe Okulu’ desteği Nazilli İlçe Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezi Gebe Okulu’nda anne adaylarına yönelik eğitimler aralıksız devam ediyor. Gebelik sürecini daha sağlıklı, konforlu ve bilinçli geçirmelerini sağlamak amacıyla düzenlenen eğitim programına katılan anne adaylarına kapsamlı bilgiler verildi. Görevli ebeler tarafından verilen eğitimlerde, gebeliğin oluşumu ve bebeğin anne karnındaki gelişim süreci detaylı şekilde anlatıldı. Bunun yanı sıra anne adaylarına gebelik döneminde düzenli sağlık kontrollerinin önemi, hangi sıklıkla kontrole gidilmesi gerektiği, gebelikte uygulanması gereken aşılar ve rutin tetkikler hakkında bilgi verildi. Eğitimlerde ayrıca gebelik sürecinde anne bedeninde meydana gelen fizyolojik ve psikolojik değişimler, günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken konular da ele alındı. Anne adaylarına kişisel hijyen, ağız ve diş sağlığı, beslenme, giyim, uyku düzeni ve gebelikte cinsel yaşam gibi başlıklarda rehberlik edildi. Gebelikte sık karşılaşılan rahatsızlıklar ve bu durumlara yönelik çözüm önerileri de katılımcılarla paylaşıldı. Program kapsamında gebelikte ortaya çıkabilecek tehlike belirtileri ve acil durumlarda izlenmesi gereken yollar anlatılırken, doğum eyleminin süresi ve evreleri hakkında da bilgilendirme yapıldı. Anne adaylarına doğum yöntemleri hakkında bilgi verilerek normal doğumun anne ve bebek açısından sağladığı faydalar aktarıldı. Eğitimlerde doğum sonrası lohusalık süreci, yenidoğan bakımı ve doğum sonrası kullanılabilecek aile planlaması yöntemleri hakkında da bilgilendirme yapıldı. Programın uygulamalı bölümünde ise fizyoterapist eşliğinde anne adaylarına doğru nefes teknikleri, bedensel farkındalık çalışmaları, kas ve iskelet sistemini destekleyen güvenli hareketler ile doğum öncesi zihinsel hazırlık yöntemleri uygulamalı olarak gösterildi. Eğitim programını tamamlayan anne adaylarına katılım belgelerinin teslim edildiği öğrenildi.