SPOR - 24 Ocak 2026 Cumartesi 23:43

Aleksandar Stanojevic: "İkinci yarı konsantrasyon kaybından dolayı 2 gol yedik

A
A
A
Aleksandar Stanojevic: "İkinci yarı konsantrasyon kaybından dolayı 2 gol yedik

Fatih Karagümrük Teknik Direktörü Aleksandar Stanojevic, Galatasaray’a karşı ikinci yarı konsantrasyon kaybından dolayı 2 gol yediklerini söyledi.

Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında Fatih Karagümrük evinde mücadele ettiği Galatasaray’a 3-1’lik skorla yenildi. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Fatih Karagümrük Teknik Direktörü Aleksandar Stanojevic, sarı-kırmızılılara karşı her şeylerini verdiklerini söyleyerek, "Çalıştık, planlarımız da vardı. İkinci yarı konsantrasyon kaybından dolayı 2 gol yedik. Galatasaray kaliteli bir kadroya sahip. Kaliteli bir takıma karşı oynadık. 2 golden sonra maçı bitirdiler. Bizim şu an doğru yolda olduğumuzu düşünüyorum. Gelecek maçı düşünüyoruz. Bundan sonraki maçlar daha seviyemize yakın takımlara karşı olacak. Gelecek için umutluyum" diye konuştu.

"Takımda golcü eksikliği var"

Takımda golcü eksikliği olduğunu söyleyen Stanojevic, "Fofana ayrıldı. Sözleşmesindeki opsiyondan dolayı takımdan ayrıldı. Kulüp de bu konuda hakkında hiçbir şey yapamadı. Kulüp de bir forvet arayışında. Bunları yaparken acele etmiyoruz. Biraz daha bekliyoruz. Forvet olursa başka oyuncular da olursa işim daha kolaylaşır. Daha çok oyuncuya ihtiyacım var. Kulübün de planları var. Umarım bu transferler yakında aramızda gelecek. İkinci yarındaki konsantrasyon eksikliğini transferlerle açıklayamayız. Bu bizim hatamız. Burada bahane söz konusu olamaz. Biraz daha maçta kalabilseydik, böyle olmayacaktı" şeklinde konuştu.

Oğuzhan Ort - Enes Gümüş

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum ER-VAK’tan Ahlat’a vefa çağrısı Erzurum Kalkınma Vakfı Başkanı Erdal Güzel "Ahlat Kitabeleri" eseriyle bu anıtları ölümsüzleştiren Erzurumlu tarihçi Abdurrahman Şerif Beygü’nün isminin Ahlat’ta yaşatılması için Bitlis Valiliği, Bitlis Belediyesi, Ahlat Kaymakamlığı ile Ahlat Belediyesine çağrıda bulundu. Güzel. Anadolu’nun Orhun Anıtları olarak bilinen Ahlat Selçuklu mezarlığının Türk kültür mirası içinde emsalsiz olduğunu söyleyerek bu muhteşem kültür hazinesinin dünyaya duyurulmasında Erzurumlu tarihçi Abdurrahim Şerif Beygü’nün kaleme aldığı "Ahlat Kitabeleri" isimli eserinin önemli bir katkıda bulunduğunu hatırlattı. Güzel, Abdurrahim Şerif Beygü’nün isminin Ahlat’ta yaşatılmasının önemli bir vefa borcu olduğunu ifade ederek, konuyla ilgili Ahlat Kaymakamlığı ve Ahlat Belediyesi Başkanlığına ER-Vak olarak başvuruda bulunduklarını ama şimdiye kadar olumlu bir yanıt almadıklarını belirterek bu durumun Erzurumluları üzdüğünü ifade etti. Erzurum’un bilge isimlerinden Sıtkı Dursunoğlu ’nun, Abdurrahim Şerif Beygu’nun bu çalışmasını "Anadolu Türk tarihinin en bakir ve karanlık safhasını, onun Ahlat Kitabeleri ile tanıdık. Taşın ve yazının kekeme dilini günlerce mihnetli kağnı yollarını aşarak, ev diye oyuklarda yatarak, çok kere ekmeğine katık bulamayarak o çözdü" dediğini ifade eden Güzel ,batılı tarihçilerin ve bilim adamlarının bu kitaptan çok faydalandıklarını söyledi. Abdurrahim Şerif Beygü’nün ,"Bitlis’te muallimken tetkikatı tarihiyede bulundum.Anadolu’da Ahlat kadar Türklüğe ait kıymetli vesaiki tarihiyeyi sinesinde taşıyan hiçbir şehirmiz yoktur dersem mübalağa etmemiş olurum .O tarihten yani, 330 dan itibaren Ahlat tarihini tesbit ile yazmağa azmettim" sözlerine vurgu yapan Güzel,tüm ömrünü ülkesine ve onun değerlerine adayan,dürüst,çalışkan ve önemli bir tarihçi olan Beygü için ne yapılsa azdır diyerek kendisini saygı ve rahmetle andıklarını ifade edip, yaptıkları çağrının olumlu bir şekilde karşılık bulmasını sabırsızlıkla beklediklerini söyledi. Abdurrahim Şerif Beygü kimdir? 1895 yılında Erzurum’da doğdu. İlköğrenimini Erzurum İdadisinde yaptı. Erzurum’da haftada iki defa çıkan Albayrak Gazetesi’nde mürettiplik yapmaya başladı. Birinci Cihan savaşında Erzurum’un Ruslar tarafından işgali sırasında, İç Anadolu’ya başlayan göç akınına Beygu ailesi de katılmış, Sivas’ta duraklamışlardır. Sivas’ta Vilayet Matbaası’nda mürettiplik işine başlamış, ayni zamanda Sivas Muallim Mektebi’nde açılan muallim (öğretmen) yardımcılığı kursuna devam ederek kursu başarıyla tamamlamıştır. İlk olarak Erbaa’ya öğretmen yardımcısı olarak tayin edilmiş, bir yıl sonra Konya Muallim Mektebine kaydını yaptırarak okumuş ve muallim olmuştur. Bir çok yerde ilkokul öğretmenliği yapmış, bilahare Erzurum Sultanisi İptidai Kısım öğretmenliğine nakledilmiştir. Maarif Nezaretinin emri üzerine bir heyet tarafından yapılan imtihana girerek başarılı olmuş, tarih ve coğrafya öğretmeni olarak Erzurum Erkek Muallim Mektebine atanmış, bu görev de sekiz sene kalmıştır. Abdurrahim Şerif Beygu, Erzurum’da bulunduğu sekiz sene içinde verimli çalışmalar yapmış, Ahlat Kitabeleri ve Erzurum Tarihi gibi kıymetli eserlerini bu zamanda hazırlamıştır. 1942 senesi sonlarında hastalığı sebebiyle Eskişehir Lisesi’ne naklini istemiş, Eskişehir’de 49 yaşında iken vefat etmiştir. Mezarı Eskişehir’dedir.
İstanbul Vali Davut Gül başkanlığında Fatih’te kültürel mirasın korunması değerlendirme toplantısı düzenlendi İstanbul Valisi Davut Gül’ün başkanlığında, Fatih’te kültürel mirasın korunması ve ihyası amacıyla değerlendirme toplantısı düzenlendi. Toplantının ardından Şekerci Han’da incelemelerde bulunuldu. Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan’ın da eşlik ettiği incelemelerde, restorasyon süreciyle alakalı bilgi alındı. Fatih ilçesinde kültürel mirasın korunması ve ihyası amacıyla yürütülen çalışmalar, İstanbul Valisi Davut Gül’ün başkanlığında düzenlenen değerlendirme toplantısında ele alındı. Toplantıda, İstanbul Valiliği ile Fatih Belediyesi iş birliğinde Yadigâr Projesi kapsamında devam eden ve planlanan restorasyon projeleri masaya yatırıldı. Toplantının ardından Vali Gül, Yadigâr Projesi kapsamında Fatih Belediyesi iş birliğiyle restore edilmesi planlanan Şekerci Han’da incelemelerde bulundu. İnceleme programında Vali Gül’e; Vali Yardımcısı Dr. Ahmet Süheyl Üçer, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ve Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan eşlik etti. "Tarihi mirası aslına uygun şekilde ayağa kaldırıyoruz" İncelemeler sırasında değerlendirmelerde bulunan Vali Davut Gül, Fatih’in İstanbul’un hafızasını taşıyan en önemli merkezlerden biri olduğunu vurgulayarak, "Yadigâr Projemiz kapsamında kamu kurumlarımızın eşgüdümüyle, kültürel miras eserlerini bilimsel ve aslına uygun restorasyon anlayışıyla ihya etmeyi sürdürüyoruz. Bu çalışmalar sadece bir yapı yenilemesi değil; şehrin kimliğini, tarihini ve toplumsal hafızasını geleceğe taşıma iradesidir" dedi. Vali Gül, yürütülen restorasyonların planlı şekilde ilerlemesi için kurumlar arası koordinasyona önem verdiklerini belirterek, Fatih’teki eserlerin etap etap ele alınacağını ifade etti. Başkan Turan: "Fatih’i koruyarak yaşatacağız" Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan da Fatih’in her sokağında tarihî bir iz bulunduğuna dikkati çekerek, "Fatih, medeniyetimizin merkezidir. Valiliğimizin öncülüğünde yürüttüğümüz Yadigâr Projesi kapsamında hem ilçemizin kültürel mirasını koruyor hem de bu kıymetli eserleri şehrin sosyal ve kültürel hayatına yeniden kazandırıyoruz. Şekerci Han gibi han kültürünü yaşatan yapılar, doğru restorasyon ve işlevlendirmeyle yeniden kamusal bir değere dönüşecek" şeklinde konuştu. Şekerci Han’da sahada inceleme Çalışmalar hakkında bilgi alan Vali Gül, Şekerci Han’ın mevcut durumu, planlanan restorasyon etapları ve uygulanacak teknik süreçlere ilişkin değerlendirmeler yaptı. İnceleme sırasında, yapının özgün karakterinin korunması ve restorasyon sürecinin mevzuata uygun biçimde yürütülmesine ilişkin başlıklar da ele alındı. Toplantıda ve saha incelemesinde, Fatih’teki kültür varlıklarının restorasyonunun yanı sıra, bu eserlerin yeniden kullanımına yönelik planlamalar ile çevre dokusuyla uyumlu uygulamaların da önem taşıdığı vurgulandı.
Zonguldak BEUN, THE 2026 sıralaması’na göre 4 alanda Türkiye’nin seçkin üniversiteleri arasında Uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarının en saygınlarından biri olan Times Higher Education (THE) tarafından hazırlanan 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması (World University Rankings by Subject) açıklandı. Açıklanan sonuçlara göre Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), dünya genelinde sıralamaya girebilen seçkin üniversiteler arasında yer alarak 4 farklı alanda önemli bir başarıya imza attı. THE Dünya Üniversiteler Konu Alanı Sıralaması üniversiteleri; araştırma kalitesi, uluslararası görünüm, eğitim, araştırma çevresi ve sanayileşme olmak üzere beş temel kriter üzerinden değerlendirmesiyle yükseköğretim alanında kayda değer ve kapsamlı analizlerden biri olarak kabul ediliyor. Öğrenciler, akademisyenler ve üniversite yönetimleri tarafından referans alınan bu sıralama, üniversitelerin küresel ölçekteki akademik performanslarını ortaya koyuyor. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, dünyanın saygın üniversiteleri arasında yer alma hedefi doğrultusunda sürdürdüğü nitelikli, planlı ve sürdürülebilir akademik çalışmalarının karşılığını, uluslararası değerlendirme kuruluşlarının listelerinde istikrarlı biçimde almaya devam ediyor. BEUN, 2025 yılında olduğu gibi 2026 yılında da "Tıp ve Sağlık", "Mühendislik", "Fen Bilimleri" ve "Eğitim Çalışmaları" alanlarında THE sıralamalarında yer alarak araştırma ve yenilik odaklı vizyonunu bir kez daha tescilledi. Mühendislik alanında, 2026 verilerine göre yalnızca 79 Türk üniversitesinin girebildiği sıralamada BEUN; "Uluslararası Görünüm" kriterinde 41’inci, devlet üniversiteleri arasında 29’uncu sırada yer aldı. Aynı alandaki "Araştırma Kalitesi" kriterinde ise 30’uncu, devlet üniversiteleri arasında 23’üncü oldu. Dünya genelinde 1555 üniversitenin değerlendirildiği bu alanda BEUN, 1001-1250 bandında konumlandı. Fen Bilimleri alanında ise yalnızca 56 Türk üniversitesinin yer aldığı sıralamada BEUN; "Uluslararası Görünüm" kriterinde 37’nci, devlet üniversiteleri arasında 32’nci sırada yer aldı. Aynı alandaki "Araştırma Kalitesi" kriterinde 28’inci devlet üniversiteleri arasında 25’inci oldu. Dünya genelinde 1497 üniversitenin değerlendirildiği sıralamada BEUN, 1001-1250 bandında yer aldı. Eğitim Çalışmaları alanında, sadece 44 Türk üniversitesinin girebildiği listede BEUN; "Uluslararası Görünüm" kriterinde 27’nci, devlet üniversiteleri arasında 25’inci sırada yer aldı. Aynı alanda "Araştırma Kalitesi" kriterinde 17’nci, devlet üniversiteleri arasında ise 15’inci oldu. Dünya genelinde 830 üniversitenin değerlendirildiği bu alanda BEUN, 601-800 bandında yer alma başarısı gösterdi. Tıp ve Sağlık alanında ise yalnızca 74 Türk üniversitesinin yer alabildiği sıralamada BEUN; "Araştırma Çevresi" kriterinde 28’inci, devlet üniversiteleri arasında 22’nci oldu. "Eğitim" kriterinde ise 52’nci, devlet üniversiteleri arasında 45’inci sırada yer aldı. Dünya genelinde 1230 üniversitenin değerlendirildiği bu alanda BEUN, 1001+ bandında konumlandı. Rektör Özölçer: "Uluslararası başarılarımız, sürdürülebilir akademik vizyonumuzun bir yansımasıdır" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, elde edilen başarının uzun soluklu ve ortak bir emeğin sonucu olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi: "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak; akademik ve idari kadromuzun özverili çalışmaları, öğrencilerimizin üstün başarılarıyla üniversitemizi uluslararası alanda daha üst noktalara taşımak için kararlılıkla çalışıyoruz. Elde ettiğimiz bu başarılar, çağdaş yaklaşımları benimseyen, araştırma ve inovasyonu merkeze alan eğitim anlayışımızın somut bir göstergesidir. Ulusal ve uluslararası düzeyde tercih edilen bir üniversite olma hedefimizi, her yıl artan bir ivmeyle gerçekleştirmeye gayret ediyoruz. Nitekim yalnızca tercih edilen bir yükseköğretim kurumu olmanın ötesinde; bilimsel üretimi önceleyen, yenilikçi düşünceyi teşvik eden ve araştırma odaklı eğitim sistemini merkeze alan bir üniversite olduğumuzu, elde ettiğimiz başarılarla her geçen yıl daha güçlü biçimde ortaya koyuyoruz. Bu doğrultuda dünyanın önde gelen yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarının hazırladığı uluslararası indekslerde her yıl istikrarlı biçimde yer almayı, sürdürülebilir akademik başarımızın önemli bir çıktısı olarak görüyoruz. Dört farklı alanda THE sıralamalarında yer almamız; üniversitemizin eğitim kalitesi, araştırma ortamı, bilimsel üretkenliği ve uluslararası iş birliklerindeki güçlü konumunun bir göstergesidir. Bilimsel yayınlarımız, nitelikli projelerimiz ve etki değeri yüksek araştırmalarımızla ürettiğimiz bilgiyi yalnızca akademik camianın değil, tüm insanlığın hizmetine sunmayı önemsiyoruz. Bu anlayışla, sürdürülebilir başarıyı temel alan vizyonumuzu kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Üniversitemizin her daim kendini yenileyen, başarılarıyla ön plana çıkan gelişim sürecinde bizlere destek olan başta Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar olmak üzere değerli YÖK ailesine şükranlarımı sunuyorum. Bu başarıların mimarı olan tüm akademik ve idari personelimize ve sevgili öğrencilerimize gönülden teşekkür ediyor, Cumhuriyetin ilk üniversitesi olan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesini bilimsel üretimi, toplumsal katkısı ve uluslararası görünürlüğüyle daha ileriye taşımak için çalışmalarımızı aynı azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."
Zonguldak BEUN Tıp Fakültesine "Erişilebilirlik Belgesi" ve "Erişilebilirlik Logolu Bayrak" takdim edildi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Tıp Fakültesi, kapsayıcı ve eşitlikçi yaklaşımıyla "Erişilebilirlik Belgesi" ve "Erişilebilirlik Logolu Bayrak" ile ödüllendirildi. İbni Sina Kampüsündeki Tıp Fakültesinde gerçekleşen törene; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hande Aydemir, BEUN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Burak Bahadır, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse, akademik ve idari personel katıldı. Zonguldak Valiliği bünyesinde faaliyet gösteren Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Komisyonu tarafından gerçekleştirilen kapsamlı incelemeler sonucunda, engelli bireylerin erişimi açısından gerekli tüm standartları karşıladığı tespit edilen Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi, "Erişilebilirlik Belgesi" ve "Erişilebilirlik Logolu Bayrak" almaya hak kazandı. Belge ve bayrak, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse tarafından BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e takdim edildi. Tören kapsamında açıklamada bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, erişilebilirliği üniversitenin temel değerlerinden biri olarak ele aldıklarını vurgulayıp şu sözleri dile getirdi: "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak erişilebilirliği yalnızca fiziki düzenlemelerle sınırlı bir alan olarak görmüyor; mekândan eğitime, sosyokültürel yaşamdan kampüs hayatına uzanan kapsayıcı bir anlayışın vazgeçilmez bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Bu doğrultuda başta Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörlüğümüz olmak üzere ilgili tüm akademik ve idari birimlerimizin yürüttüğü çalışmaları büyük bir hassasiyetle destekliyoruz. Özellikle Tıp Fakültemiz gibi yoğun eğitim ve akademik faaliyetlerin yürütüldüğü bir birimde erişilebilirliğin sağlanması, hem öğrencilerimiz hem akademik ve idari personelimiz açısından büyük önem taşımaktadır. Fakültemiz bünyesinde gerçekleştirilen fiziki ve alt yapısal düzenlemelerle herkes için eşit, güvenli ve kapsayıcı bir eğitim ortamı oluşturulmuştur. Bugün takdim edilen ‘Erişilebilirlik Belgesi’ ve ‘Erişilebilirlik Logolu Bayrak’, Tıp Fakültemizin eğitimde fırsat eşitliğini esas alan yaklaşımının ve üniversitemizin erişilebilir kampüs hedefinin çok kıymetli bir yansımasıdır. Bu anlamlı sürece verdikleri desteklerden dolayı başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımıza şükranlarımı sunuyorum. Aynı zamanda bizlerin her daim yanında olan Sayın Valimiz Osman Hacıbektaşoğlu’na teşekkürlerimi arz ediyorum. Bununla birlikte Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürümüz Sayın Mehmet Türkmen Köse’ye ve İl Müdürlüğümüzün kıymetli personeline, süreci titizlikle yürüterek üniversitemize sundukları katkılar için teşekkür ediyorum. Üniversitemizin erişilebilirlik alanındaki bu kararlı duruşu, Yükseköğretim Kurulu tarafından düzenlenen ‘Engelsiz Üniversite Ödülleri 2025’ kapsamında elde ettiğimiz başarılarla da ulusal düzeyde takdir görmüştür. ‘Engelsiz Üniversite Bayrakları Sıralaması’nda Türkiye 3’üncüsü, ‘Engelsiz Üniversite Program Nişanı Sıralaması’nda ise Türkiye 4’üncüsü olmamız; planlı, istikrarlı ve uzun soluklu çalışmalarımızın bir sonucudur. Ayrıca 15 programımızın ‘Engelsiz Program Nişanı’ almaya layık görülmesi, eğitimde fırsat eşitliğini esas alan yaklaşımımızın kurumsal bir kültür hâline geldiğini açıkça ortaya koymaktadır. Şunun altını özellikle çizmek isterim ki; elde ettiğimiz bu başarılar bizim için bir sonuç değil; daha kapsayıcı, daha erişilebilir ve daha adil bir üniversite hedefimizin önemli yapı taşlarıdır. Bu anlayışla erişilebilirliği sürdürülebilir bir üniversite kültürü hâline getirmek için tüm akademik ve idari birimlerimizle en iyi şekilde çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz. Bu süreçte ‘Erişilebilirlik Belgesi’ ve ‘Erişilebilirlik Logolu Bayrak’ almamızda emeği geçen başta Tıp Fakültemiz olmak üzere, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığımıza, Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörlüğümüze ve katkı sunan tüm akademik ve idari personelimize gönülden teşekkür ediyorum." Belge Takdim Töreni; Erişilebilirlik Belgesi ve Erişilebilirlik Logolu Bayrak takdiminden sonra hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.