ASAYİŞ - 08 Mayıs 2026 Cuma 12:46

Ankaraspor-Nazilli Belediyespor maçında şike davasında savunma yapan futbolcu: "Başka maçlar için bahis oynadım"

A
A
A
Ankaraspor-Nazilli Belediyespor maçında şike davasında savunma yapan futbolcu: "Başka maçlar için bahis oynadım"

Ankaraspor-Nazilli Belediyespor futbol müsabakasında şike yapıldığı iddiasına ilişkin davaya devam edildi. Duruşma, dava dosyasında eksik hususların giderilmesi ve dinlenmeyen tanıkların beyanlarının alınması için ertelendi. Duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Nazilli Spor’un eski futbolcusu Özkan Taştemur, "Söz konusu maç için bahis oynamadım. Başka maçlar için bahis oynadım. Bu nedenle TFF’den men cezası aldım" dedi.


TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta 28 Nisan 2024 tarihinde Etimesgut Belediyesi Atatürk Stadı’nda Ankaraspor-Nazilli Belediyespor erkek futbol takımları arasında oynanan futbol müsabakasında şike yapıldığı iddiasına ilişkin davaya İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, 4 tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu.



"Başka maçlar için bahis oynadım"


Duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık eski Nazilli Spor futbolcusu Özkan Taştemur, "Nazilli spor futbolcusuyum. Söz konusu maçta 90 dakika boyunca Nazilli Spor futbolcusu olarak oynadım. Üzerime atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Maç öncesi kimseyle sonuca ilişkin görüşme yapmadım. Kimse tarafından yönlendirilmedim. Müsabakada, hem bizim takımdan, hem de karşı takımdan sakatlananlar oldu. Maç devam ederken Ankarasporun oyuncusu sakatlandığında Tibet bunu görmediği için top oynamaya devam etti. Oyuna devam edilmesine karşı takım tepki gösterdi. Bizim takımdan da Serhat Arslan’ın o esnada çapraz bağlarında sakatlanma oldu. Bu maçtaki 0-0 beraberlik bizim lehimize oluyordu, bu nedenle bu beraberlik için hafta başından hazırlıklarımızı yaptık. Kimseyle şike anlaşması yapmadık, suçlamaları kabul etmiyorum. Söz konusu maç için bahis oynamadım. Başka maçlar için bahis oynadım. Bu nedenle TFF’den men cezası aldım. Kimseyle şut çekilmemesi için görüşme yapmadım. Teknik direktörlerimiz veya kulüp başkanlarımız bize bir telkinde bulunmadı" ifadelerini kullandı.



"Kulüp başkanlarımdan ya da teknik direktörlerimden herhangi bir telkin almadım"


Savunmasında söz konusu maçın son dakikalarında oyundan alındığını belirten eski Nazilli Belediyespor futbolcusu tutuksuz sanık Talha Erdoğan, "Nazilli Belediyespor futbolcusuyum. Ankaraspor’dan kimseyi tanımıyorum ama iddianamede benim onlarla telefonda görüştüğüm öne sürülüyor. Müsabakada ilk 11’de yer aldım. Maçın son dakikalarına doğru oyundan çıktım. Şike suçlamalarını kabul etmiyorum. Ankaraspor oyuncusunun yaralanmasına rağmen Tibet’in oyuna devam etmesine tepki gösterdiler. Kulüp başkanlarımdan ya da teknik direktörlerimden herhangi bir telkin almadım. Maçın seyri ile ilgili kimseyle görüşmedim. Müsabakanın 0-0 bitmesi bizim için yeterliydi. Suçsuzum, beraatımı talep ediyorum. Benim TFF’den herhangi bir men cezam bulunmamaktadır" şeklinde konuştu.



Bir sonraki duruşma tanıklar dinlenecek


Ara kararını açıklayan mahkeme, sanıkların yurt dışına çıkış yasağı tedbirlerinin ayrı ayrı devamına hükmederek, dinlenmeyen tanıkların beyanlarının alınması, maça ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunun beklenmesi ve diğer eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.



İddianameden:


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Zonguldakspor Futbol Kulübü Anonim Şirketi ‘suçtan zarar gören’ sıfatıyla, Ankaraspor ile Nazilli Belediyespor ‘malen sorumlu’ sıfatıyla, aralarında Ankaraspor Kulübü’nün sahibi Ahmet Okatan, Ankaraspor Kulübü Başkanı Mehmet Emin Katipoğlu ve Nazillispor Başkanı Şahin Kaya’nın da bulunduğu 52 kişi ise ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı.


Hazırlanan iddianamede, 2. Lig Beyaz Grup’ta 28 Nisan 2024’te Etimesgut Atatürk stadyumunda oynanan Ankaraspor-Nazilli Belediyespor karşılaşmasında hakemlerin maç boyunca kritik kararlar vermek zorunda kalmadığı, kart gösterilmediği, penaltı, disiplin cezası ve diğer siyah-beyaz ihlallerin hiçbirinin gerçekleşmediği belirtildi. Maça ilişkin TFF tarafından hazırlanan rapora göre, maçın gidişatının ve sonucunun usulsüz bahis kazançları elde etmek amacıyla etkilendiğine dair açık ve güçlü bahis kanıtlarının bulunduğu, hesapları izlenen bahis şirketlerinde maçın berabere bitmesi için son derece şüpheli maç öncesi bahislerin kaydedildiği, hazırlanan gözlemci raporuna göre ise hakemlerin maç boyunca kritik kararlar vermek zorunda kalmadığı, müsabakada kart gösterilmediği, penaltı, disiplin cezası ve diğer siyah beyaz ihlallerin hiçbirinin gerçekleşmediği aktarıldı. Maçın her iki takım için de top çevirme şeklinde geçtiği, birbirlerine baskı kurmadıkları, zaman geçirmek maksatlı defans oyuncularına ya da kaleciye geri pas yaptıkları ve gol atma ya da birbirlerine üstünlük kurma amacında olmadıkları kaydedildi.


Maç görüntülerinin incelenmesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna da yer verilen iddianamede, maç sonucunun 0-0 olarak sona erdiği, maçın her iki takım için de top çevirme şeklinde geçtiği, takımların birbirlerine baskı kurmadıkları, zaman geçirmek maksatlı defans oyuncularına ya da kaleciye geri pas yaptıkları, gol atma ya da birbirlerine üstünlük kurma amacında olmadıkları ifade edildi. Ayrıca maçın tek gol pozisyonu olabilecek anının ise maçın 89. dakika 40. saniyesinde gerçekleştiği, Nazilli Belediyespor oyuncusunun rakip kaleye doğru atak yaptığı, kaleci ile karşı karşıya kalamadan bu atağın Ankarasporlu oyuncular tarafından engellendiği, Nazilli Belediyespor oyuncusunun topu kaybetmesinden sonra topa yakın mesafede olmasına karşın topu tekrardan kazanmak için hiçbir çaba sarf etmediği kaydedildi.



Maçtan sonra ‘’hayırlı olsun’’ mesajı attığı belirtildi


Nazilli Belediyespor Kulüp Başkanı Şahin Kaya’nın dijital materyalleri üzerinde yapılan incelemelere yer verilen iddianamede, ‘’Zonguldak teşvik gönderecekmiş Ankaraspor’a ondan bizim biran önce görüşmemiz lazım dayı" şeklinde maçtan önce yapılmış konuşma içerikleri görüldü. Maçtan sonra şüpheli Hasan Güney’in Ankaraspor Başkanı Mehmet Emin Katipoğlu’na ’hayırlı olsun’ mesajı attığı, bu mesajın ekran görüntüsünün de Nazilli cephesine gönderildiği belirlendi. Bir gün sonra ise Şahin Kaya’nın Hasan Güney’e, "Her yerde konuşuyormuşsun, maçı bağladım aradım diye. Böyle şeyler söyleme dayı" şeklinde mesaj attığı görüldü.


Her iki takımın da bu anlaşmadan menfaat sağladıkları ve kadroda olan ancak maçta oynamayan oyuncu grubunun da maça ilişkin anlaşmayı bildiklerinin değerlendirildiği aktarıldı. İddianamede, 28 Nisan 2024’te Etimesgut Belediyesi Atatürk Stadında Ankaraspor-Nazilli Belediyespor erkek futbol takımları arasında oynanacak olan maçın öncesinde, maç sonucunu etkileyecek şekilde maçın berabere bitirilmesi için Hasan ile Şahin’in ortak irade içerisinde oldukları, şüpheliler Şahin Kaya ve Hasan Güney’in, şüpheli Abdurrahman vasıtası ile Memet Emin ile iletişime geçtikleri, Abdurrahman’ın aracılık etmek sureti ile Şahin ve Memet’in maçın öncesinde, maç sonucunu etkileyecek şekilde maçın berabere bitirilmesi konusunda anlaştıkları, maçın sonucunun berabere bitmesi neticesinde Ankaraspor takımının bir üst lige çıkması için play offlara kalmasının ve Nazilli Belediyespor takımının da da ligde kalmasının kesinleşeceği, böylece her 2 takımın da bu anlaşmadan menfaat sağladıkları ve kadroda olan ancak maçta oynamayan oyuncu grubunun da maça ilişkin anlaşmayı bildiklerinin değerlendirildiği, buna göre oyuncu gruplarının şike anlaşmasının varlığını bilerek spor müsabakasının anlaşma doğrultusunda sonuçlanmasına katkıda bulunarak üzerlerine atılı suçu işledikleri kaydedildi.


Kulüp başkanlarına 4 yıl 6 aya kadar hapis talebi


Hazırlanan iddianamede şüpheliler Şahin Kaya ve Mehmet Emin Katipoğlu’nun ‘şike’ suçundan 1’er yıl 6’şar aydan 4’er yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Diğer şüphelilerin ise aynı suçtan 1’er yıldan 3’er yıla kadar hapsi istendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Faruk Terzioğlu, son yolculuğuna dualarla uğurlandı Erzurum Barosu başkanlarından Avukat Faruk Terzioğlu, son yolculuğuna dualarla uğurlandı. Kalp krizi geçirerek önceki gün vefat eden Erzurum Barosu başkanlarından Avukat Faruk Terzioğlu (75) için ilk olarak Erzurum Barosu önünde tören düzenlendi. Baro Başkanlığındeki törende Av. Faruk Terzioğlu’nun avukatlık cübbesi son kez naaşına serildi. Baro’da düzenlenen törene, Avukat Terzioğlu’nun Ağabeyisi Ömer Terzioğlu, Avukat oğlu Haluk Terzioğlu, kızı Elifnur Terzioğlu Yurtsal, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Adalet Komisyonu Başkanı Osman Nuri Nayman, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mehmet Yertüm, Erzurum Adli Tıp Kurumu Başkanı Prof.Dr. Ahmet Nezihi Kök, Önceki dönem Baro Başkanları Naci Turan, Talat Göğebakan, Erzurum Kalkınma Vakfı Başkanı Erdal Güzel, Prof.Dr. Durkaya Ören, Öğretim Görevlisi Emre Durmazpınar, İş İnsanı Adnan Atalay, Adiye Yazı İşleri Müdürü Muktedir Güngör, Birol Yener, Baro ve Adliye personeli ile hakimler ve çok sayıda avukat katıldı. Baro Başkanı Av. Mesut Öner, törende yaptığı konuşmada "Bugün burada, Erzurum Barosu’nun önceki başkanlarından, meslek büyüğümüz Av. Faruk Terzioğlu’nu sonsuzluğa uğurlamanın derin hüznüyle bir araya gelmiş bulunuyoruz. Böylesi anlar, kelimelerin yetersiz kaldığı, hatıraların ve duyguların konuştuğu anlardır. Çünkü bugün yalnızca bir avukatı değil; bir meslek büyüğünü, bir yol göstericiyi, bir dostu, bir ağabeyi uğurluyoruz. Faruk Terzioğlu, 22 Ocak 1951 tarihinde Erzurum’da dünyaya geldi. Bu topraklarda büyüdü, bu şehrin kültürüyle yoğruldu. Hayatını yine bu şehrin insanlarına ve hukukuna adadı. Avukatlık mesleğini bir iş olarak değil, bir sorumluluk, bir görev, bir vicdan meselesi olarak gördü. Dosyaların ardında insan hayatlarının bulunduğunu hiçbir zaman unutmadı. Hakkı savunmanın, hukuku ayakta tutmanın ve mesleğin onurunu korumanın ne demek olduğunu yaşayarak bizlere gösterdi. Meslek hayatı boyunca yalnızca bireysel başarılarıyla değil, baro çatısı altında üstlendiği görevlerle de iz bıraktı. Bu miras; meslek onurudur, dayanışmadır, hukuka olan sarsılmaz inançtır. Bizlere düşen görev; bu emaneti aynı sorumlulukla taşımak, mesleğimizi aynı vakar ve bağlılıkla sürdürmektir. Merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına ve tüm hukuk camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun." diye konuştu. Törenin ardından Av. Terzioğlu’nun naaşının başında Kur’an-ı Kerim okunarak, dualar edildi. Av. Faruk Terzioğlu’nun cenazesi Narmanlı Camii’nde Cuma namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından Tortum’da aile mezarlığında toprağa verildi. Narmanlı Camii’nde kılınan cenaze namazına Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Bölge Adliye Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Muhammet Sıddık Karaca, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, ETSO Başkanı Saim Özakalın, Aşkale Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, Terzioğlu ailesi, Sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
İstanbul Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "YILDIRIMHAN’ı dünya konuşuyor, bir ekosistemin en üst seviyesine gelmiş durumdayız" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı ziyareti sırasında Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN’a ilişkin, "Sadece Türkiye değil dünya konuşuyor. 6 bin kilometreyi konuşuyoruz. Bir ekosistemin en üst seviyesine gelmiş durumundayız" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nı ziyaret etti. Buradaki stantları ziyaret eden Bakan Uraloğlu, ürünlerle ilgili yetkililerden bilgi aldı. Ardından basın mensuplarına konuşan Bakan Uraloğlu, "Zengezur ile ilgili Türkiye tarafındaki çalışmaları biz başlattık. Nahçıvan’da Azerbaycan başladı. Sonrasında tamamlayacağız. Dün ve önceki gün Almanya’da Uluslararası Ulaştırma Formu’ndaydık. Biz de 2027-2028 dönem başkanlığına oy birliğiyle seçildik. Burada gerek mevcut durum gerekse gelecek politikalarının ulaştırmada görüşüldüğü ortamlardan bir tanesi. Özellikle kriz anlarında kuzeyimizde Rusya-Ukrayna, güneyimizde İsrail-Amerika ve İran savaşının olduğu bir süreçte, ulaştırma zincirlerinin güçlü olması, alternatiflerinin olması gerektiği noktasında dünyanın hemfikir olduğunu gördük. Özellikle Türkiye’nin merkezde bulunduğu orta koridorun ne kadar güçlendirilmesi gerektiği noktasında orada gerçekten hem fikir olduk. Kalkınma Yolunu bugün bitirmiş olsaydık Hürmüz Boğazı’nı az konuşuyor olurduk. Oranın etkisi az olurdu. Biz normal zamanlarda değil olağanüstü zamanlarda da ulaştırma kooridorlarının çeşitlendirilmesini şimdiden ihtiyacımız olduğunu biz ön görmüştük, dünya da bunu öngörmüş oldu. Bundan sonra da işbirliği imkanlarının daha üst seviyede olacağını özellikle söyleyebilirim" dedi. "Jet yakıtı problemimiz yok" Türkiye’nin jet yakıtı durumuyla ilgili de konuşan Bakan Uraloğlu, "Jet yakıtı noktasında, Türkiye hala hazırda jet yakıtı üreten ve ihracat eden ülkelerden biri. Dolayısıyla bizim herhangi bir jet yakıtı problemimiz yoktur. Enerji bakanımızla görüşüyoruz. Bu konuda bir sıkıntı öngörmüyoruz. Süreci yakından takip ederek yönetiyoruz" diye konuştu. "YILDIRIMHAN’ı sadece Türkiye değil dünya konuşuyor" Türkiye’nin 6 bin kilometre menzilli kıtalararası balistik füzesi YILDIRIMHAN ile ilgili de konuşan Bakan Uraloğlu, "Gerçekten çok çok kıymetli. Türkiye’nin füze sistemlerinde teknolojide, savunma sistemlerinde nereye geldiğinin en bariz göstergelerinden biri. Sadece Türkiye değil dünya konuşuyor. 6 bin kilometreyi konuşuyoruz. Bir ekosistemin en üst seviyesine gelmiş durumdayız. YILDIRIMHAN’ı burada bütün dünya konuşurken, diğerlerini gerçekten ihmal etmeyelim. Onun haricinde de gerçekten çok büyük bir emek var. Ortaya çıkmış olan ürünler var. Ben herkese çok teşekkür ederim" diye konuştu. Türkiye’nin bir çok şeyi yerlileştirme noktasında çok ciddi bir aşama kaydettiğini belirten Uraloğlu, "Artık teknolojik ürünlerden söz ediyoruz. Klasik ürünlerden söz etmiyoruz. Herkesin yapabildiği ürünlerden söz etmiyoruz. Dünyanın en gelişmiş silah üreten ülkelerinin de bazı silah sistemlerini talep ettiğini memnuniyetle burada görmüş oldum" ifadelerini kullandı.
İzmir Bakan Tekin: "Türkiye’de okul öncesi okullaşma oranı yüzde 94 seviyesine ulaştı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’de okul öncesi okullaşma oranının yüzde 94 seviyesine ulaştığını belirterek, "Bugün Türkiye genelinde 650 bini resmi olmak üzere toplam 750 bin derslikte eğitim hizmeti sunuyoruz. Bu rakam, eski derslik sayısının yaklaşık beş katına ulaşıldığını göstermektedir" dedi. Türkiye’nin en iyi fen liselerinin kampüslerini dönüştürme projesi çerçevesinde İzmir Fen Lisesi’ni ziyaret eden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bahçesi yeniden tasarlanan okulda proje tanıtım programına katıldı. Ardından Bayraklı ilçesinde İzmir Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi içindeki Hikmet Avcı Anaokulu’nun açılışını yapan Bakan Tekin, yaptığı açıklamada 2002 yılından itibaren eğitim öğretimin fiziki altyapısında önemli adımlar atıldığını söyledi. Bakan Tekin, "O dönem yaklaşık 350 bin olan derslik sayısının yarısı deprem ve ekonomik ömrünü tamamlama gibi nedenlerle yenilendi. Bugün Türkiye genelinde 650 bini resmi olmak üzere toplam 750 bin derslikte eğitim hizmeti sunuyoruz. Bu rakam, eski derslik sayısının yaklaşık beş katına ulaşıldığını göstermektedir. Sürece katkı sunan yerel yöneticilerimize ve hayırseverlerimize teşekkür ediyorum" dedi. Eğitim alanındaki yatırımlara dikkati çeken Bakan Tekin, okul öncesi okullaşma oranının yüzde 94 seviyesine ulaştığını vurguladı. Bayraklı ilçesine okul ve öğretmenevi sözü Göreve geldiği günden bu yana İzmir genelinde 120 okulun yapımının tamamlandığını dile getiren Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bayraklı Belediye Başkanımızın dile getirdiği okul ihtiyaçları konusunda da yeni yatırımlara açığız. Bugün burada hayırsever Hikmet Bey ve Avcı ailesinden Bayraklı için bir okul ile bir öğretmenevi sözü istiyoruz. Sayın valimiz koordinasyonunda gerekli protokoller yapıldığı takdirde bu projelerin de açılışını en kısa sürede gerçekleştirmeyi arzu ediyoruz. Bu okullardan ülkesini ve milletini seven vatansever bireylerin yetişmesini temenni ediyorum." Bakan Tekin, okul bahçelerini çocukların sağlıklı vakit geçirebileceği oyun alanlarına dönüştürme çalışmalarına başladıklarını hatırlatarak, "Temel eğitim bünyesinden, ilkokul ve ortaokullardan başlayarak okullarımızı yeni dizaynımızla geleneksel çocuk oyunlarının oynanacağı, sağlıklı bir şekilde vakit geçirileceği alanlara dönüştürmek üzere projemizi başlatmıştık. İnşallah diğer 31 okulu da aynı şekilde tamamladıktan sonra sürece destek verenlere yeniden teşekkür etme imkanı buluruz" ifadelerini kullandı. İzmir Valisi Süleyman Elban ise, hayata geçirilen projelerin İzmir’in eğitim altyapısına ve kalitesine büyük değer kattığını ifade ederek, emeği geçenlere teşekkür etti. Eğitimin her kademesine yapılan yatırımların önemine işaret eden AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar da, hem fen lisesindeki modern dönüşümün hem de hastane bünyesindeki anaokulunun öğrenciler için büyük bir fırsat olduğunu, çocukların daha iyi şartlarda yetişmesi için bu tür adımların artarak devam edeceğini söyledi.