GÜNDEM - 17 Şubat 2026 Salı 09:20

Arnavutköy Ramazan etkinliklerine hazırlanıyor

A
A
A
Arnavutköy Ramazan etkinliklerine hazırlanıyor

Arnavutköy’de Ramazan, on binlerce kişiyi buluşturacak iftar sofraları, kültürel etkinlikler, çocuklara özel programlar ve geniş kapsamlı sosyal desteklerle yaşanacak.


Arnavutköy, Ramazan ayının bereketini ve paylaşma ruhunu ilçenin dört bir yanında yaşatacak kapsamlı bir organizasyona ev sahipliği yapacak. İftar sofralarından kültür-sanat programlarına, çocuk atölyelerinden sosyal destek çalışmalarına kadar birçok başlıkta hazırlanan Ramazan programı, vatandaşlarla buluşacak.


Arnavutköy Şehir Parkı ve Hadımköy İstasyon Meydanı’nda kurulacak dev iftar sofraları, her akşam binlerce vatandaşı aynı sofrada buluşturacak. Ramazan’ın bereketini paylaşmak isteyen herkes, bu sofralarda manevi atmosferi birlikte yaşayacak. Ramazan boyunca ilçede kurulacak Ramazan Çarşısı, vatandaşları geleneksel Ramazan atmosferiyle buluşturacak. Arnavutköy Merkez Camii karşısında kurulacak çarşı da ailelerin keyifle vakit geçirebileceği sıcak bir buluşma noktası olacak.


Tasavvuf müziği konserleri, şiir dinletileri, söyleşiler ve ilahiler, ünlü sanatçıların, düşünürlerin ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirilecek programlarla, Ramazan ayının ruhu Arnavutköy’de hissedilecek. Kadın Kültür ve Sanat Merkezi’nde kadınlara özel Ramazan sohbetleri düzenlenecek. Programlarla, kadınların bir araya gelerek Ramazan’ın huzurunu ve paylaşma ruhunu birlikte yaşayacağı anlamlı buluşmalar gerçekleştirilecek.


Ramazan coşkusu çocuklar için de zengin içerikli bir programla yaşatılacak. Geleneksel oyunlardan kukla gösterilerine, müzikli tiyatrolardan animasyon şovlarına kadar birçok etkinlik miniklerle buluşacak. Sanat atölyeleri sayesinde çocuklar hem eğlenecek hem de Ramazan’ın kültürel mirasını yakından tanıyacak. Ramazan boyunca yalnızca iftar sofraları değil, iftar sonrası programlar da Arnavutköy’ün farklı noktalarında vatandaşlarla buluşacak. Arnavutköy Şehir Parkı ve Hadımköy İstasyon Meydanı’nda iftarın ardından çocuklara ve ailelere yönelik etkinliklerle Ramazan akşamları şenlenecek.


Ayrıca Vadipark Amfi Sahne’de ve Karaburun İlkokulu’nda düzenlenecek programlarla, Ramazan’ın manevi atmosferi çocuklara özel içeriklerle ilçenin her köşesinde yaşatılacak.


Ramazan etkinlikleri kapsamında Arnavutköy Şehir Parkı’nda kurulacak Oyun Dünyası Çadırı, çocukların ve ailelerin en çok ilgi göstereceği alanlardan biri olacak. Çeşitli oyunlar ve eğlenceli aktivitelerle Ramazan akşamlarına neşe katacak çadır, ailelerin birlikte vakit geçirebileceği özel bir buluşma noktası olarak hizmet verecek.


Ramazan etkinlik alanlarında kurulacak buz pisti, özellikle çocuklar ve gençler için programın dikkat çeken başlıklarından biri olacak. Ailelerin birlikte keyifli vakit geçirebileceği bu alan, Ramazan akşamlarına farklı bir atmosfer kazandıracak.


Ramazan ayının kültürel mirasına katkı sunacak Kitap Sokağı, Türkiye’nin önde gelen yayınevleri ve yazarlarını Arnavutköylülerle buluşturacak. Geleneksel sanat atölyelerinde ebru, hat ve tezhip gibi sanat dalları tanıtılarak Ramazan’ın manevi dokusu sanatla buluşacak.


Arnavutköy Şehir Parkı’nda Ramazan ayına özel hazırlanan Çay Bahçesi ve Lezzet Sokağı, iftar sonrası ailelerin bir araya gelip sohbet edebileceği, keyifli vakit geçirebileceği alanlar arasında yer alacak. Ramazan’ın geleneksel lezzetleriyle zenginleşen bu alanlar, ziyaretçilere sıcak bir atmosfer sunacak.



Cami ve türbe gezileri ile manevi yolculuk


İstanbul’un önemli dini ve tarihi mekânlarına düzenlenecek cami ve türbe gezileri, vatandaşlara Ramazan ayının manevi atmosferini daha yakından hissettirecek. Eyüp Sultan, Sultanahmet ve Ayasofya Camii gibi tarihî mekânlar ziyaret edilecek.


Ramazan ayına hazırlık kapsamında ilçedeki camilerde geniş çaplı temizlik çalışmaları gerçekleştirildi. Vatandaşların ibadetlerini huzur içinde yapabilmesi için camiler detaylı şekilde temizlenerek gül suyuyla yıkandı. Arnavutköy’de Ramazan boyunca iftar sofraları, kültürel programlar, çocuk etkinlikleri, buz pisti, Ramazan Çarşısı, oyun alanları, çay bahçesi, lezzet sokağı ve sosyal destek çalışmalarıyla dolu dolu bir ay yaşanacak. Birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunun güçlü şekilde hissedileceği bu organizasyonla Ramazan’ın manevi iklimi ilçenin her köşesine taşınacak.



Arnavutköy Ramazan etkinliklerine hazırlanıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Denetimli serbestlik kapsamındaki 16 katılımcı, Atatürk Üniversitesinde Gastronomi ve mutfak sanatları eğitimi alacak Atatürk Üniversitesi, toplumsal sorumluluk anlayışı doğrultusunda önemli bir projeye daha ev sahipliği yapıyor. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, Erzurum Ticaret Borsası ve Atatürk Üniversitesi iş birliğinde hayata geçirilen "Gastronomi ve Mutfak Sanatları Eğitimi Programı", denetimli serbestlik statüsünde bulunan bireylerin mesleki becerilerini geliştirmeyi ve topluma kazandırılmalarını amaçlıyor. Atatürk Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ATASEM) tarafından yürütülen ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen projenin açılış programı; Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Ticaret Borsası Başkanı Hakan Oral, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökalp Nuri Selçuk ile akademisyenler, öğrenciler ve kursiyerlerin katılımıyla gerçekleştirildi. Dört hafta sürecek olan eğitim programı kapsamında, denetimli serbestlik statüsünde bulunan 16 katılımcıya teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı mutfak eğitimi verilecek. Eğitimler, Atatürk Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğretim elemanları Öğr. Gör. Burak Başar ve Öğr. Gör. Ferhat Boztoprak tarafından, uygulama mutfakları ile merkezi yemekhane alanlarında gerçekleştirilecek. Program sonunda katılımcılara sertifika verilerek, Erzurum’daki lokanta ve catering işletmelerinde istihdam edilmeleri hedefleniyor. Rektör Hacımüftüoğlu: "Sosyal Yaşama Dokunan Bu Tür Projeleri Son Derece Kıymetli Buluyoruz" Açılış programında değerlendirmelerde bulunan Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitelerin yalnızca akademik bilgi üretmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumsal dönüşüme katkı sunan kurumlar olduğunu vurguladı. Hacımüftüoğlu: "Toplumun farklı kesimlerine dokunan, onların yeniden üretken bireyler olarak sosyal hayata katılmalarını sağlayan bu tür projeleri son derece kıymetli buluyoruz. Denetimli serbestlik kapsamındaki bireylerimizin meslek edinmeleri, özgüven kazanmaları ve ekonomik hayata katılmaları, hem bireysel hem de toplumsal açıdan önemli kazanımlar sağlayacaktır. Atatürk Üniversitesi olarak paydaş kurumlarımızla birlikte bu tür sosyal sorumluluk projelerini desteklemeye ve yaygınlaştırmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Projenin, katılımcıların mesleki yeterliliklerini artırmanın yanı sıra iş gücü piyasasına entegrasyonlarını kolaylaştırması ve girişimcilik kapasitelerini geliştirmesi hedefleniyor. Eğitim sürecinde edinilen bilgi ve deneyimlerin, katılımcıların kendi iş yerlerini kurmalarına da zemin hazırlaması bekleniyor.
Ağrı Ağrı Spor Lisesi Kız Futbol Takımı Türkiye finallerine yükseldi Kars’ta düzenlenen Okul Sporları Bölge Müsabakaları’nda mücadele eden Ağrı Spor Lisesi Kız Futbol Takımı, sergilediği başarılı performansla Türkiye finallerine katılma hakkı kazandı. Turnuva boyunca etkili bir oyun ortaya koyan Ağrı temsilcisi, ilk maçında Hakkari Spor Lisesi’ni 4-0 gibi farklı bir skorla mağlup ederek organizasyona iyi bir başlangıç yaptı. İkinci karşılaşmada ise güçlü rakibi Van Spor Lisesi ile karşılaşan ekip, sahadan 2-1 galip ayrılarak adını Türkiye finallerine yazdırdı. İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, elde edilen başarıdan dolayı öğrencileri ve öğretmenleri tebrik etti. Genç sporcuların disiplinli çalışmaları ve azimleri sayesinde önemli bir başarıya imza attıklarını belirten Kökrek, "Öğrencilerimizin sporun birleştirici gücüyle elde ettiği bu başarı bizleri son derece gururlandırmıştır. Ağrı Spor Lisesi Kız Futbol Takımımızın Kars’ta düzenlenen bölge müsabakalarında gösterdiği mücadele, disiplin ve takım ruhu takdire şayandır. Bu önemli başarıda emeği geçen başta Okul Müdürümüz Kerem Güngör olmak üzere, antrenörlerimize, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Eğitimle birlikte sporun da gençlerimizin gelişiminde önemli bir yer tuttuğuna inanıyoruz. Türkiye finallerinde de aynı azim ve kararlılıkla mücadele edeceklerine yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımıza başarılar diliyorum."dedi.
Kars Arpaçay’da "Köydes Yatırım Programı" toplantısı yapıldı Arpaçay’da köylerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik toplantı düzenlendi. Kaymakam Muhammed Burak Akköz başkanlığında Kaymakamlık makamında gerçekleştirilen "Köydes Yatırım Programı Toplantısı"nda, 2026 yılı içerisinde köylere yapılması planlanan yatırımlar ele alındı. Toplantıya İl Genel Meclis Üyeleri Lütfü Çelik ve Erdi Yıldırım ile Birlik Müdürü Erdem Tazegül katıldı. Muhtarlar tarafından iletilen talepler doğrultusunda hazırlanan yatırım programı, tüm yönleriyle değerlendirilerek öncelikli ihtiyaçlar masaya yatırıldı. Toplantıda özellikle köylerin altyapı sorunlarının çözümüne yönelik projeler üzerinde duruldu. İçme suyu, yol yapım ve onarım çalışmaları, kanalizasyon sistemleri ile çevre düzenlemeleri gibi temel hizmetlerin 2026 yılı programında öncelikli olarak yer alması gerektiği vurgulandı. Ayrıca mevcut hizmetlerin iyileştirilmesi ve yaşam kalitesinin artırılması amacıyla yapılacak çalışmalar da gündeme geldi. Kaymakam Akköz, köylerde yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarının hızlı ve etkin bir şekilde karşılanmasının önemine dikkat çekerek, kaynakların en verimli şekilde kullanılacağını ifade etti. Köylerin gelişimine katkı sağlayacak projelerin titizlikle planlandığını belirten Akköz, muhtarların taleplerinin sürecin en önemli belirleyicisi olduğunu vurguladı. Toplantı, karşılıklı görüş alışverişi ve değerlendirmelerin ardından sona ererken, belirlenen yatırım programının önümüzdeki süreçte hayata geçirilmesiyle Arpaçay köylerinde önemli hizmetlerin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
İstanbul Kanserle mücadeleye yeni vakıf: Önleme, erken tanı ve bilimsel araştırma hedefleniyor Kanserle mücadelede önleme, erken tanı ve farkındalığı artırmayı hedefleyen Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı’nın tanıtımı Bahçeşehir Üniversitesi’nde yapıldı. Tanıtım toplantısında uzmanlar, kanserin yalnızca tıbbi değil toplumsal bir boyutu olduğuna dikkat çekerek, çevresel faktörler, bilinç eksikliği ve toplumsal dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Türkiye’de kanserle mücadeleye bilimsel ve bütüncül katkı sağlamak amacıyla ‘Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı (TKÖAV)’ kuruldu. Kurucu başkanlığını Prof. Dr. Berrin Pehlivan’ın üstlendiği vakfın tanıtımı, Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Yerleşkesi’nde düzenlenen toplantıyla gerçekleştirildi. Vakıf, kanserin önlenmesi, erken tanının yaygınlaştırılması, bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve toplumda farkındalık oluşturulmasını hedefliyor. Vakfın tanıtım toplantısına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sağlık Politikaları Başkanı Halit Yerebakan, AK Parti İstanbul Milletvekili Avukat Şengül Karslı, TKÖAV Kurucusu Prof. Dr. Berrin Pehlivan, TKÖAV Mütevelli Heyet Başkanı ve Üyesi Prof. Dr. Türker Kılıç, BAU Mütevelli Heyeti üyesi Saygın Şenel, BAU Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç ve tiyatro oyuncusu Mert Fırat katıldı. Prof. Dr. Berrin Pehlivan: "Kanser örgütlü mücadeleden korkuyor" "Onkoloji, hayatımın merkezine yerleşti. Bunun ilk nedeni, en çok emek verdiğim alan olması" diyen Prof. Dr. Berrin Pehlivan, "İkinci nedeni ise en çok yaşadığım alan olması. Çünkü ailemde, sevdiklerimde ve çevremde kanserle ilgili yaşananlar, bu hastalığın yalnızca bir meslek olarak kalmasına izin vermedi; neredeyse hayatımın tamamı haline geldi" dedi. Prof. Dr. Pehlivan, "Bu nedenle kansere bir radyasyon onkoloğu, bir akademisyen, bir hasta yakını ve bir insan olarak pek çok açıdan bakmak durumunda kaldım. Öğrendiklerim ise oldukça çarpıcıydı. İlki; kanser aslında yalnızca bir hastalık değil, bir fenomen. İkincisi; sadece hastayı değil, çevresini de derinden etkiliyor. Son olarak ve belki de en önemlisi kanser, örgütlü mücadeleden çok korkuyor. Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı, bilimin ve insan hikâyelerinin kesiştiği bir noktada doğdu. Çünkü biz kanserin yalnızca bir hastalık olmadığını gördük. Bir aileyi, bir çocuğu, bir hayatı kökten değiştiren derin bir süreç olduğunu yaşayarak öğrendik" diye konuştu. Kanserle mücadelenin yalnızca tedaviyle kazanılmayacağını belirten Prof. Dr. Pehlivan, "Önleme, farkındalık, erken tanı ve bilinç bu mücadelenin en kritik unsurlarıdır. Doğru bilginin doğru zamanda ve doğru şekilde verilmesi bir hayatı değiştirebilir" dedi. Prof. Dr. Türker Kılıç: "Kanser önemli bir halk sağlığı problemi" Her gün yaklaşık 650 kişinin kanser tanısı aldığını belirten Prof. Dr. Türker Kılıç ise şunları söyledi: "350 kişi ise kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye’de her yıl her 100 bin kişiden yaklaşık 220’sine kanser tanısı konuluyor. Bu yönüyle kanser, önemli bir halk sağlığı problemi olarak karşımıza çıkıyor. Kanser yalnızca tanı alan kişiyi değil, çevresini de etkileyen bir hastalık. Bu nedenle ben de bir beyin cerrahı olarak kanserle mücadele eden grubun içindeyim. Akademi tarafında uzun yıllardır edindiğim deneyimle şunu söyleyebilirim: Her akademisyenin kendi alanında gelişmenin yanı sıra bir enstitü kurma hedefi olmalı ve bu yapıyı bir vakıf aracılığıyla desteklemelidir. Bu düşünceyi her platformda dile getirdim. Berrin Hocamız da bu çağrıya kulak vererek bu vakfın kurulmasına öncülük etti." Dr. Özlem Koç: "Mücadele yalnızca tıbbi değil, toplumsal" Dr. Özlem Koç, "Türkiye Kanser Kontrol, Önleme ve Araştırma Vakfı’nın ilk resmi etkinliğinde yer almaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Bu vakfın bilimi ve insan hayatını odağına alan güçlü bir vizyonun ürünü olduğunu düşünüyorum. Kanserle mücadelenin yalnızca tıbbi bir konu olmadığını, aynı zamanda toplumsal bilinç oluşturma süreci olduğunu biliyoruz" şeklinde konuştu. "Erken tanı, doğru bilgiye erişim ve farkındalık son derece önemli" diyen Koç, sözlerini "Ancak bunun yanında toplumsal dayanışmanın da güçlendirilmesi gerekiyor. Eğitim, toplumu geliştiren en büyük güçtür ve biz de bu bilinçle hareket ediyoruz" şeklinde sonlandırdı. Prof. Dr. Esra Hatipoğlu: "Önleme vurgusu daha da güçlenmeli" Prof. Dr. Esra Hatipoğlu da, "Bugün önemli bir vakfın açılışına tanıklık ediyoruz. Özellikle ‘önleme’ kavramının altının daha güçlü çizilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü son dönemde bu hastalıkla ilgili çok daha fazla örnekle karşılaşıyoruz. Kanserle mücadele eden bireyler ve yakınları çoğu zaman tıbbi destekten çok, sosyal yaşamlarını sürdürebilmek ve kendilerini iyi hissedebilmek adına destek arıyor. Bu nedenle erken tanının yanı sıra önleme konusunun da daha fazla vurgulanması gerekiyor. Bu mücadelenin ancak bütüncül bir yaklaşımla ve toplumsal iş birliğiyle yürütülebileceğine inanıyorum" dedi. Mert Fırat: "Farkındalık ve önleme hayati önem taşıyor" Kanserle ilgili Türkiye’de atılan her adımın son derece önemli olduğuna dikkat çeken Mert Fırat, "Her gün yaklaşık 350 kişiyi bu hastalık nedeniyle kaybettiğimiz bir coğrafyada yaşıyoruz. Çevresel faktörlerden beslenmeye kadar pek çok unsur kanser riskini artırıyor. Bu nedenle farkındalık oluşturmak, araştırma yapmak ve önleyici adımlar atmak büyük önem taşıyor" dedi. Fırat sözlerini şöyle sonlandırdı: "Türkiye’nin bu alanda önemli bir birikimi var. Bu vakfın önlenebilir vakaların azaltılması ve mevcut vakaların daha etkili yöntemlerle ele alınması konusunda önemli çalışmalara öncülük edeceğine inanıyorum."