ASAYİŞ - 08 Ocak 2026 Perşembe 12:42

Arnavutköy’de fırtına pazarı vurdu, 08.00’den beri çadırı kuramadılar

A
A
A
Arnavutköy’de fırtına pazarı vurdu, 08.00’den beri çadırı kuramadılar

İstanbul’da şiddetli rüzgar ve lodos hayatı olumsuz etkilemeye devam ederken, Arnavutköy’de kurulan semt pazarı da fırtınadan nasibini aldı. Taşoluk Adnan Menderes Mahallesi’nde sokak arasında kurulan pazarda sabah saatlerinden itibaren tezgah açmaya çalışan pazarcılar zor anlar yaşadı.


Arnavutköy’de sabah saat 08.00’den itibaren pazara gelen esnaf, şiddetli rüzgâr nedeniyle çadırlarını sabitlemekte güçlük çekti. Rüzgârın etkisiyle çadırların yerinden oynaması üzerine bazı pazarcılar tezgâhlarını hiç açamazken, açmaya çalışanlar ise iplerle ve ağırlıklarla çadırlarını tutmaya çalıştı. Fırtına nedeniyle müşteri sayısında da büyük düşüş yaşanırken, pazara gelen vatandaşların çoğu alışveriş yapmadan geri dönmek zorunda kaldı. Zor şartlar altında tezgâhını ayakta tutmaya çalışan pazarcılar, yaşanan durumun hem maddi hem de manevi olarak kendilerini zorladığını dile getirdi.



"Açamıyoruz ama gitsek de olmuyor"


Yaşadığı mağduriyeti anlatan pazarcı esnafı Doğan Karahan, "Arnavutköy esnaflarından biriyim. Hemen hemen bir gün hariç altı gün pazardayız. Fırtınadan sabahtan beri buradayım, açamıyorum. Müşteri geliyor, geri gidiyor, geliyor, geri gidiyor. Biz mağduruz. Mağdur olmasak, ihtiyacımız olmasa bu soğukta, bu fırtınada ne işimiz var burada? Biz de evimizde oturmayı biliyoruz. On kişi benden ekmek yiyor. O on kişiyi çarpın beşer kişiyle, kaç kişi yapıyor? Bugün on tane peynirci, toptancı bana geldi. Ben bu adamların hepsine para veriyorum. Ben açmasam, bu adamlar iş yapmazsa nasıl ödeyecek bu işi? Sabahtan beri direniyorum. Yüz bin tane ip bağlamışım, açalım durmuyor. Şu halime bak, gözlerim yaş dolmuş. Abi eve gitsek ayrı bir dert. Saat 08.30’dan beri buradayım. Kahvaltı bile yapamadım, direniyorum. Ben de eve gidip keyfime bakabilirim ama olmuyor. Her şeye rağmen eve gitmek de çözüm değil" şeklinde konuştu.



Arnavutköy’de fırtına pazarı vurdu, 08.00’den beri çadırı kuramadılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Trafik cezası yüzünden 20 yaşındaki arkadaşını bıçakladı BURSA (İHA) – Bursa’da trafik cezası parası nedeniyle çıkan tartışma kısa sürede bıçaklı kavgaya dönüştü. Olayda 20 yaşındaki bir genç bıçaklanarak yaralanırken 3 şüpheli gözaltına alındı. Olay, saat 23.00 sıralarında, merkez Yıldırım ilçesi Kaplıkaya Mahallesi 4. Kaya Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Alican A. (20) ile daha önceden tanıdığı Eren B. (21) arasında trafik cezası parasından kaynaklanan alacak-verecek meselesi nedeniyle buluşma gerçekleşti. Taraflar arasında çıkan tartışma kısa sürede arbedeye dönüştü. Kavga sırasında Eren B., yanında bulundurduğu kesici aletle Alican A.’ı sol dizinden yaraladı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı genç, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralının hayati tehlikesinin bulunmadığı ve bilincinin açık olduğu öğrenildi. Yıldırım İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince yapılan çalışmalarda olayın şüphelisi Eren B. kısa sürede yakalandı. Olayla bağlantılı olarak Nurullah Ö. (20) ve Mert K. (19) yakalanırken, şüphelilerin yanında 1 adet ruhsatsız 7.65 mm tabanca ve tabancaya ait 3 adet fişek ele geçirildi. Şahıslar, silahın arbede sırasında düşmesi üzerine kullanılmaması amacıyla aldıklarını öne sürdü. Gözaltına alınan şüpheliler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Ertuğrulgazi Polis Merkezi Amirliği’ne teslim edildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Düzce İl Müdürü Uzun, meclisi bilgilendirdi Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, İl Genel Meclisi toplantısına katılarak 2025 yılı içerisinde il genelinde yürütülen tarım ve hayvancılık faaliyetlerine ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Toplantıda, İl Genel Meclisi üyelerine Düzce tarımının mevcut durumu, yürütülen çalışmalar ve gelecek döneme yönelik hedefler hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Esra Uzun, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından desteklenen ve müdürlük koordinasyonunda yürütülen projeler kapsamında; bitkisel üretim, hayvancılık, kırsal kalkınma yatırımları, üretici eğitimleri ve destekleme programları hakkında bilgilendirmede bulundu. Bu projelerin, tarımsal verimliliğin artırılması, üretici gelirlerinin yükseltilmesi ve kırsalda sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasına önemli katkılar sunduğunu vurguladı. Ayrıca 2025 yılı içerisinde İl Özel İdaresi iş birliğiyle hayata geçirilen projelere değinen Uzun, bu çalışmaların sahadaki etkileri ve üreticilere sağladığı kazanımlar hakkında değerlendirmelerde bulundu. 2026 yılı için planlanan projeler hakkında da bilgi veren Uzun, yeni dönemde üretim çeşitliliğini artırmaya, genç ve kadın üreticileri desteklemeye ve yerel potansiyeli daha etkin kullanmaya yönelik çalışmaların öncelikli olacağını ifade etti. Toplantı, İl Genel Meclisi üyelerinin soru ve görüşlerinin alınmasının ardından karşılıklı istişarelerle sona erdi.
Düzce Düzce Meslek Yüksekokulu 3 programı akredite edildi Düzce Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı, Makine ve Elektrik Programları, mesleki ve teknik eğitim alanında kalite güvencesi sağlayan Mesleki Eğitim Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MEDEK) tarafından yürütülen akreditasyon değerlendirmeleri sonucunda, belirlenen ulusal standartları karşılayarak akredite edildi. MEDEK tarafından uygun bulunan programlara ilişkin akreditasyon belgeleri teslimi töreni gerçekleştirildi. Rektörlük Çalıştay Salonu’nda ki programa; MEDEK Yönetim Kurulu Başkanı ve Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Öztürk, Düzce Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ali Etem Gürel ile meslek yüksekokulu öğretim elemanları katılım sağladı. Programda konuşan Mehmet Sarıbıyık, meslek yüksekokullarının Türkiye’nin nitelikli ara eleman ihtiyacını karşılama konusundaki stratejik önemine vurgu yaparak, akreditasyon süreçlerinin kalite kültürünün güçlenmesine katkı sağladığını ifade etti. MEDEK’in kuruluş sürecinde karşılaştıkları güçlüklerden ve son yıllarda artan başvuru oranlarından bahseden Sarıbıyık, "Bugün meslek yüksekokullarında kalite güvencesi anlamında önemli bir farkındalık oluştu. Bu dönüşümün, sektörle uyumlu güçlü programlar oluşturulması açısından kritik bir değeri var. Düzce Meslek Yüksekokulu’nun elde ettiği bu başarı hem kurum hem de öğrenciler açısından kıymetli bir kazanım olacaktır" şeklinde konuştu. Rektör Sözbir ise, Düzce Meslek Yüksekokulunun üç programının MEDEK tarafından akredite edilmesinin, Düzce Üniversitesi’nin nitelikli mesleki eğitim anlayışını tescillediğini belirterek akreditasyon sürecinde katkı sunan herkese ve MEDEK Yönetim Kurulu’na teşekkürlerini sundu. Törenin sonunda akreditasyon belgeleri, Sarıbıyık tarafından programların bölüm başkanlarına ve Meslek Yüksekokulu Müdürü’ne takdim edildi. Kalite güvencesi ve sürekli iyileştirme anlayışı doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam eden Düzce Üniversitesi; Düzce Meslek Yüksekokulu’nun, mesleki eğitimde ulusal kalite standartlarını karşılayan, sektörle uyumlu ve öğrenci odaklı bir eğitim modeli doğrultusunda yürüttüğü çalışmalarını bu akreditasyon ile tescilleyerek, kurumsal gelişim ve nitelikli mesleki eğitim alanında önemli bir başarıya imza attı.
Düzce Öğretmen adaylarına sorumluluk almayı hedefliyor Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Evran Acar’ın yürütücülüğünü gerçekleştirdiği "Yapay Zeka ve Geri Dönüşüm ile Oyun Tabanlı Materyal Tasarımı" başlıklı projesi, Avrupa Dayanışma Programı Solidarity Projects (ESC30-SOL) kapsamında desteklenmeye layık görüldü. Projede, öğretmen adaylarının yapay zekâ destekli ve çevre dostu yaklaşımlar çerçevesinde oyun tabanlı öğretim materyalleri tasarlamaları, bu materyallerin dezavantajlı okullarla paylaşılması ve eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunulması amaçlanıyor. Öğretmen adaylarını çevresel sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm konularında bilinçlendirmeyi amaçlayan proje, öğretmen adaylarının; yapay zeka kullanımını daha etkin hale getirmeyi, öğretim materyali tasarımı becerilerini yenilikçi ve verimli bir şekilde geliştirmeyi, dezavantajlı okullara öğretim materyalleri sağlayarak eğitimde eşitsizliği azaltma konusunda sorumluluk almayı hedefliyor. Dezavantajlı okullardaki öğrencilerin öğrenme süreçlerini destekleyen projenin; öğretmen adaylarının; eleştirel düşünme, problem çözme ve dijital okuryazarlık gibi 21. yüzyıl becerilerini geliştirme, tasarım süreçlerinde birbirleriyle fikir alışverişi yapmalarını teşvik etme, iş birliği ortamları oluşturma, çevre ve toplum farkındalığını artırma, yenilikçi, sürdürülebilir bir pedagojik anlayışa sahip olmaları noktasında da önemli katkılar sağlaması bekleniyor.
Mersin Mersin’de dronla gübreleme ve ilaçlama çiftçinin zayiatını sıfıra indirdi, zamandan tasarruf sağladı Türkiye’nin tarımda önemli üretim merkezlerinden Mersin’de dronla yapılan gübreleme ve ilaçlama çalışmaları çiftçinin hem maliyetini düşürmeye, hem de ürün zayiatını sıfıra indirerek önemli bir katkı sağlamaya başladı. Çukurova’nın bereketli topraklarında ekilen ürünler, son yıllarda dron teknolojisiyle ilaçlanıp gübrelenmeye başladı. Bu sayede tarlaya işçi girmeden yapılan uygulamalar, yeni ekilen veya boy atma aşamasında olan ürünlerin ezilmesini önleyerek verimliliğin de artmasını sağladı. Adana’dan Mersin’e kadar bir çok tarlada dronla ilaçlama ve gübreleme uygulamaları gerçekleştirilirken, hem zaman hem üründen kazançlı olan üreticiler durumdan memnun olduklarını ifade etti. Bu çerçevede Mersin’in Tarsus ilçesinde bulunan 200 dönümlük pırasa tarlasında dronla gübreleme çalışması gerçekleştirildi. 50 kilo taşıma kapasiteli dronlara yüklenen gübreler, kısa sürede ve dengeli şekilde araziye uygulandı. 2 işçinin 3-4 saatte yapabileceği işi yarım saatte yapan dronun dönüm başına üreticiye ise yaklaşık 120 TL civarında maliyeti olduğu öğrenildi. "Dron bizim için iyi" İnsan gücüyle gübrelemenin zor ve riskli olduğunu belirten üreticilerden Cahit Çiçek dron kullanımının büyük avantaj sağladığını söyledi. Çiçek, "İnsan gücü yerine dronla gübre atmak daha iyi. Dron olmasa gübreyi bu şekilde dengeli atamayız. Kaç kilo dersek ona göre ayar yapılıp, atlıyor. Dron bizim için maddi olarak da iyi, malımız ezilmiyor, düzgün bir şekilde gübre atılıyor. İşçi içine giremez, girse malı bozar" dedi. İşçinin 3 saatte yapacağı işi dron sıfır zayiatla 30 dakika yapıyor Dron pilotu Serkan Balaban ise yaklaşık 4 yıldır çiftçilere dronla ilaçlama ve gübreleme hizmeti verdiğini anlattı. Balaban, "İlaçlamada zaman tasarruf yanı sıra maddi açıdan çok ciddi tasarruf oluyor. En önemlisi ürünlerin ezilmemesi. Şimdi biz maddi boyutuna girdiğimiz zaman ürün zayiatında hiçbir zaman bahsetmiyoruz. Ama en büyük maliyet oluşumu ürün zayiatında çıkar. Fiyat farkı bir, ikincisi süre. Kısaca 20 dekarlık bir ilaçlama dron ile 20 veya 30 dakikada bitirecekken, 2 işçi girmiş olsa yaklaşık olarak 3 veya 4 saatte bitirebilir" diye konuştu. Zaman ve ürün zayiatı sıfır olması nedeniyle dron ile gübreleme ve ilaçlama gibi işlerin avantajlı olduğunun altını çizen Balaban ayrıca, Türkiye genelinde tarım arazilerinin geçen yıl yalnızca yüzde 8’inin dronla ilaçlandığını, bu alanda daha fazla yaygınlaşmaya ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.