ASAYİŞ - 28 Ocak 2026 Çarşamba 11:56

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında savunma yapan Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı: "Benim verdiğim parada, ben rüşvet alıyormuşum gibi gösterilmiş"

A
A
A
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında savunma yapan Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı: "Benim verdiğim parada, ben rüşvet alıyormuşum gibi gösterilmiş"

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada savunma yapan görevinden uzaklaştırılan Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ceyhan Kayhan, "Benimle ilgili ifade veren Savaş Çetinkaya’yı İzmir’den tanırım. Zaman zaman aramızda para alışverişi olmuştu. Anlamadığım bir şekilde ifadesinde benimle ilgili iftirada bulundu. Çetinkaya ile aramızdaki para alışverişi rüşvet alışverişine dönüştü. Benim gönderdiğim 25 bin lira ben rüşvet almışım gibi gösteriliyor. Benim verdiğim parada ben rüşvet alıyormuşum gibi gösterilmiş. İyi ilişkilerimiz olan bir arkadaş ile bu duruma gelmemizi anlayamıyorum. Aldığım paranın hepsini ben tutuklandıktan sonra ailem ödedi" dedi.


Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık dün ilk kez hakim karşısına çıkmıştı.



Duruşma, 2’nci gününde devam ediyor


İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde görülen duruşmanın 2’nci gününde, bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Öte yandan duruşmaya, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile çok sayıda partili ve milletvekili katıldı.


Duruşmada ilk olarak, iddianamede Adıyaman Belediyesi’nde suç örgütüne ait firmaların aldığı ihaleler kapsamında, Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin talep ve yönlendirmesiyle, farklı tarihlerde para teslim edildiği öne sürülen ve görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı sanık Ceyhan Kayhan savunma yaptı.



"Benim verdiğim parada, ben rüşvet alıyormuşum gibi gösterilmiş"


Savunmasında rüşvet iddialarını reddeden sanık Kayhan, "Adıyaman’da göreve başladığımda, deprem yeni olmuştu. Şehri ayağa kaldırmak için çok mücadele ettik. Benimle ilgili ifade veren Savaş Çetinkaya’yı İzmir’den tanırım. Zaman zaman aramızda para alışverişi olmuştu. Anlamadığım bir şekilde ifadesinde benimle ilgili iftirada bulundu. Çetinkaya ile aramızdaki para alışverişi rüşvet alışverişine dönüştü. Benim gönderdiğim 25 bin lirayı, ben rüşvet almışım gibi gösteriliyor. Benim verdiğim parada ben rüşvet alıyormuşum gibi gösterilmiş. İyi ilişkilerimiz olan bir arkadaş ile bu duruma gelmemizi anlayamıyorum. Aldığım paranın hepsini ben tutuklandıktan sonra, ailem ödedi. Eğer rüşvet vermiş olsaydım, o parayı iade ederdi. Dosyada dekontu da var paranın. Savaş Çetinkaya beni tanımadığını söylüyor. O kadar yalan söylemiş ki, ama onu Abdurrahman Tutdere ile benim tanıştırdığımı söylüyor. Ben, 1 buçuk yıl görev yaptım. Belediye ile bağlantılı hiçbir firmaya ihale vermedik. Biz, kendi imkanlarımızla, araç işini yapmaya karar verdik. Göreve geldiğimizde belediyenin anlaşmalı olduğu kiralık araç firması vardı. Biz tasarruf kapsamında bu ihaleleri feshettik. Bizim ihale vermek gibi bir düşüncemiz yoktu. Biz, hiçbir firmaya da ihale vermedik. Bir ödeme için hiçbir müdürümüze talimat vermedik. Onlar ödeme yapacakları yeri bilirler. Yıllardır belediyede çalışıyoruz. Hakkımda başlatılan bir soruşturma yok. Belediyecilik bir araçtır bizim için, biz onu yapmaya çalıştık. Ben kimseden rüşvet almadım, buna aracılık etmedim. Tahliyemi istiyorum. Aramızdaki para alışverişi de arkadaşlığımıza dayalıydı. 7-8 aydır cezaevinde yatıyorum. Ailem İzmir’de ve her hafta buraya gelmek zorunda kalıyor" ifadelerini kullandı.


Mahkeme başkanı sanık Kayhan’a, "Savaş Çetinkaya ile aranızda HTS kaydı var mıydı" şeklinde soru yöneltti. Sanık "Evet vardı. Savaş Çetinkaya benim arkadaşım olarak Adıyaman’a geldi. O firma ile hiçbir bağlantısı yok" şeklinde savunma yaptı.


Aziz İhsan Aktaş’ın avukatının "Sanık ’biz bu firmaya ya da bağlantılı olabilecek firmaya ihale vermedik’ dedi. Yetkisi var mı ihaleler konusunda" şeklindeki sorusuna ise sanık, "Bizim ihale verme gibi bir yetkimiz yok. Biz veremeyiz soru için teşekkür ederim" dedi.


Duruşma, diğer sanıkların savunmaları ile devam ediyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.