GÜNDEM - 24 Nisan 2025 Perşembe 12:58

Bakan Yerlikaya: "Şu ana kadar 266 artçı deprem meydana geldi"

A
A
A
Bakan Yerlikaya: "Şu ana kadar 266 artçı deprem meydana geldi"

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Şu ana kadar en büyüğü 5.9 olmak üzere 266 artçı deprem meydana geldi. Saha taramaları ve 112 Acil Çağrı Merkezimize gelen ihbarların değerlendirilmesi sonucu herhangi bir can kaybı yaşanmadı, yaralı vatandaşımız da bulunmamaktadır" dedi. Depremden sonra yapılan çalışmalara da değinen Bakan Yerlikaya, "Toplamda 101 bin vatandaşımızın barınma talebi karşılandı. Vatandaşlarımızın huzuru ve güvenliği için gerekli tüm tedbirler alınmış, olası riskler titizlikle değerlendirilmektedir" diye konuştu.


İstanbul’da dün 6,2 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ve diğer yetkililer İstanbul’daki AFAD merkezinde durum değerlendirmesi yaptı. Toplantının ardından bakanlar basın mensuplarının karşısına geçerek açıklama gerçekleştirdi. Dün saat 12.49’da Marmara Denizi’nde meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin özellikle başta İstanbul olmak üzere Tekirdağ, Yalova, Bursa, Sakarya ve Balıkesir illerinde hissedildiği belirten İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Şu ana kadar en büyüğü 5.9 olmak üzere 266 artçı deprem meydana geldi. 4 ve üzeri artçı deprem sayısı 9. Depremden 26 dakika sonra, saat 13.15’te Türkiye Afet Müdahale Planı devreye girdi. Tüm afet gruplarının temsilcileri AFAD Başkanlık Afet ve Acil Durumu Merkezi’nde Ankara ve İstanbul olmak üzere toplandı. Saha taramaları ve 112 Acil Çağrı Merkezimize gelen ihbarların değerlendirilmesi sonucu herhangi bir can kaybı yaşanmadı; deprem sebebiyle yaralı vatandaşımız da bulunmamaktadır. 112 Acil Çağrı Merkezimize şu ana kadar 16 bin 712 çağrı geldi. Bunlardan 995’i ’depremle ilgili acil yardım’ talebiydi. AFAD tarafından İstanbul’a, 650 personel ve 148 araç görevlendirildi. Diğer kamu kurum ve kuruluşlarımız, akredite STK’larımızla birlikte ise toplam 903 araç ve 11 bin 481 personel görevlendirildi" dedi.



"Devletimiz tüm kurumlarıyla birlikte sahadadır"


Barınma ile ilgili olarak 27 lojistik depo ve 54 cep deponun aktif hale getirildiğini belirten Bakan Yerlikaya, "İstanbul’da barınma talebi olan 51 bin vatandaşımız dün gece camilerimizde; 50 bin vatandaşımız da okul, yurt ve sosyal tesislerde barındırıldı. Yani toplamda 101 bin vatandaşımızın barınma talebi karşılandı. Türk Kızılayı İstanbul koordinasyonunda 38 belediye ve Sivil Toplum Kuruluşlarımızla birlikte 36 ikram çadırı, 99’u Kızılay’a ait olmak üzere ikram aracı ama yine belediyelerinin hepsi Sivil Toplum Kuruluşlarımızın da bu noktada yine beslenme çalışma grubunun destek paydaşlarıyla birlikte toplam 286 araç ile bin 508 personel ve gönüllü sayısına ulaştık. 348 dağıtım noktasında 527 bini aşkın çorba, 16 bin ekmek, 400 binin üzerine ikram malzemesi, 55 bin kumanya, 400 binin üzerinde sıcak soğuk içecek ve 500 binin üzerinde su dağıtıldı. Devletimiz tüm kurumlarıyla birlikte sahadadır. Vatandaşlarımızın huzuru ve güvenliği için gerekli tüm tedbirler alınmış, olası riskler titizlikle değerlendirilmektedir. İstanbul Emniyet Müdürümüz ve Jandarmamız da sahalarda. Dışarıda kalan vatandaşlarımızın güvenliğiyle ilgili dün gece bizim güvenlik birimlerimiz sabaha kadar onları beklediler. AFAD Deprem Bilim Kurulumuz da dün bir açıklama yayınladı. Riskli olduğu düşünülen binalara girilmemesini, binası ile ilgili şüphesi olan vatandaşlarımızın 112 Çağrı Merkezine bilgi vermelerini, olası artçı sarsıntılara karşı tedbiri elden bırakmamasını vatandaşlarımızdan önleyici bir tedbir tavsiyesi olarak özellikle rica ediyorum. Lütfen; vatandaşlarımızın resmi kurumlarımızın açıklamalarını dikkate almalarını tavsiye ediyoruz. Sosyal medya ve farklı mecralardan yayılan, teyitsiz bilgilere lütfen itibar etmeyelim. İstanbul’umuza ve depremin hissedildiği illerimizde yaşayan vatandaşlarımıza bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Enes Çelik: "Yaptığımız 7 transfer bizi liderlik yarışında tutacak" Bursaspor Kulübü Başkanı Enes Çelik, transfer çalışmaları hakkında bilgi vererek, "Yüzde 99 oranında 2 futbolcu daha bitti. Biri kanat, diğeri 10 numara pozisyonunda" TFF 2. Lig’de Teknik Direktör Tahsin Tam yönetiminde lider konumda bulunan Bursaspor, Antalya’da gerçekleştirdiği kamp çalışmalarıyla sezonun ikinci yarısına hazırlanıyor. Yeşil-beyazlı ekibin kamp yaptığı otelde basın mensuplarıyla bir araya gelen Bursaspor Kulüp Başkanı Enes Çelik, takımın son durumu, hazırlık maçları ve transfer süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu. "Yeni transferler sahaya hızlı adapte oldu" Hazırlık maçındaki performanstan memnun olduğunu belirten Çelik, "Bugün buraya yeni geldik ve gelir gelmez maçımızı izledik. Rakibimiz Romanya 1. Lig ekibiydi. Özellikle ilk yarıda takımımız daha farklı bir skor yakalayabilirdi. Maçın genelinde her zamankinden daha iyi bir Bursaspor izledim. Oyuncularımız zaten kaliteli. Yapılan takviyelerle birlikte özellikle kaleci pozisyonunda takımın daha iyi bir noktaya geldiğini gördük. Bu nedenle gayet memnunum. Güzel bir hazırlık maçı oldu. Yeni transferlerimiz sanki uzun zamandır bizimle oynuyorlarmış gibiydi. Sahada çok mücadele ettiler ve yıllardır takımdaymış gibi oynadılar. Bu transferlerle birlikte takımda ciddi bir düzelme olduğunu söyleyebilirim" dedi. "Son imzalar atılmış olsaydı şu an iki ismi açıklayabilirdim" Transfer çalışmaları hakkında da bilgi veren Çelik, iki futbolcunun transferinin büyük ölçüde tamamlandığını ifade ederek, "Son imzalar atılmış olsaydı şu an iki ismi açıklayabilirdim. Yüzde 99 oranında iki futbolcu daha bitti. Biri kanat, diğeri 10 numara pozisyonunda. Yarın ya da öbür gün peş peşe açıklamayı planlıyoruz. Mevcut kadromuz zaten yeterli ancak yaptığımız transferler hem 1. Lig’de hem de Süper Lig’de oynayabilecek kapasitede. Bunu oyuncuların kariyerleri ve mevcut form durumları net şekilde gösteriyor. Bundan sonraki transferlerimiz daha çok yabancı ağırlıklı olacak. Devre arası transfer dönemi zor bir süreç ve bu oyuncular sıradan isimler değil, oldukça kaliteli futbolcular. Birçok kulübün ilgisine rağmen Bursaspor’un marka değeri bu süreci kolaylaştırdı" diye konuştu. "Yedi transferin de bizi liderlik yarışında tutacağına inanıyorum" Toplam transfer sayısına da değinen Enes Çelik, "Şu anda yedi transfer noktasındayız. Beşinin açıklamasını yaptık, iki oyuncuyu daha bu hafta açıklayacağız. Kampa yetiştireceğimizi söylemiştik ve sonuna da olsa yetiştireceğiz. Süper Lig yolculuğunu geleceğe yönelik planlıyoruz. Radarımızda yerli, üst düzey ve 30 yaş üstü olmayan oyuncular var. Yedi transferin üzerine çıkmayı düşünmüyoruz. Çünkü mevcut kadromuzda da bizi buraya taşıyan çok değerli oyuncular var. Oyuncu kayıplarına ve sakatlıklara rağmen bu noktaya geldik. Yapılan bu yedi transferin de bizi liderlik yarışında tutacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Adana Domenico Tedesco: "Galatasaray maçı bizim için güzel bir test olacak" Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, "Finalde olduğumuz için mutluyum. Bizim için ligin ikinci yarısı başlamadan çok güzel bir test olacak" dedi. Fenerbahçe, Turkcell Süper Kupa yarı finalinde Yeni Adana Stadyumu’nda karşılaştığı Samsunspor’u 2-0 mağlup etti. Sarı-lacivertliler bu sonuçla adını finale yazdırdı. Karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulunan Fenerbahçe Teknik Direktörü Domenico Tedesco, finale çıktıkları için mutlu olduklarını aktararak, "Açıkçası finalde olduğumuz için mutluyum. Bu maç bizim için çok güzel bir test olacak. Ligin ikinci yarısı başlamadan önce güzel bir test olacak. Biz şuanda pozitif bir moddayız. 10 günlük bir iznimiz vardı ancak 10 günlük izinde bireysel planlar hazırladık. Bireysel antrenmanları kontrol ettik. Futbol güven üzerine kuruludur. Ben oyuncularıma güveniyorum. Bizler için enerjimizi, kuvvetimizi korumak önemliydi" ifadelerini kullandı. "Musaba çok iyi bir performans sergiledi" Anthony Musaba transferinden mutlu olduğunu anlatan Tedesco, "Çok fazla iyi oyuncu var bu ligde ve bizim de çok iyi oyuncularımız var. Anthony Musaba’da çok iyi bir performans sergiledi. Ona sahip olduğumuz için mutluyum. Ligi tanıyan bir oyuncu ve iyi bir yaşta. O profilde oyuncumuz yoktu, hakkını vermem gerekiyor. 3 gün önce takıma geldi ve eski takımına karşı oynadı. Onun içinde bu karşılaşma duygu yüklü olmuştur" diye konuştu.
Isparta Çocuklara müezzinlik öğretme tartışmasında imama yumruklu saldırı Isparta’da bir camide iddiaya göre çocuklara müezzinlik öğretilmesi sebebiyle yaşanan gerginlik namaz sonrası yumruklu saldırıya dönüştü. Bir vatandaş tarafından saldırıya uğradığını iddia eden cami imamı darp raporu alarak saldırgan hakkında şikayetçi olduğunu bildirildi. Isparta’da Yılmazlar camisinde çocuklara müezzinlik öğretilmesi sırasında yaşanan tartışma, namaz sonrası yumruklu saldırıya dönüştü. Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 2 ay önce faaliyete geçen caminin yapılışında, gönüllü olarak yardım eden bir vatandaş ile cami imamı Yasin Veli Doğan, arasında son zamanlarda tartışma yaşanmaya başladı. Cami açıldıktan sonra çocukları camiye alıştırmak ve müezzinlik öğretmek amacıyla çalışma yürüten Doğan, Pazar akşam namazında çocuklara müezzinlik öğrettiği sırada heyecanlanan küçük yaştaki bir çocuğun mikrofonunun elinden alınması üzerine ortamda gerginlik yaşandığını söyledi. Pazartesi günü ise cübbesini çıkardığı sırada daha önce üzerine yürüyen bir kişinin bağırarak hakaret ettiği ve ardından yumruklu saldırıda gözünden darbe aldığını iddia eden Doğan için 112 Acil Servis ekipleri çağrıldı. Hastaneye kaldırılan Doğan’ın darp raporu aldığı ve saldırgan hakkında şikâyetçi olduğu bildirildi. "Kendisi hazmedemiyorsa, dinlemek istemiyorsa veya rahatsızsa gidebilir" Doğan, caminin yapımında gönüllü yardımcı olan kişiyle ilk başta çok iyi geçindiklerini ancak son zamanlarda işin farklı boyutlara gittiğini belirterek, "Bu abimizle aslında çok güzel geçiniyorduk. Onu dolduranlar var muhakkak. Bir de abimizin ’yapma, etme, kılma’ gibi şeyleri çoktu. Aslında çoğu işi de onunla başardık. Tabii bugünkü sabah namazına gelinceye kadar. Bizim cami derslerimiz var, Diyanetimizin uyguladığı. Bu dersleri namaz öncesi veya namaz sonrası 5–10 dakika da olsa uygulamamız lazım. Yalnız bu abimiz ilk şuradan başladı: ’Sohbetleri kısa kes, burada dinleyen mi var, cemaatin sayısını azaltırsın, cemaati dağıtırsın’ gibi şeyler söyledi. Halbuki cemaat ’Allah razı olsun’ diyor. Kendisi hazmedemiyorsa, dinlemek istemiyorsa veya rahatsızsa gidebilir. Bu abimiz mesela caminin giriş bölümünü gençlik merkezi olarak yazdırmama da karıştı. Gençlerimizi ve çocuklarımızı buraya çekmek için bu alanı gençlik merkezi olarak yazdırdım. İlk önce levhalara karışmaya başladı. ’Gençlik merkezine ne gerek var, bunu niye yazdırıyorsun, caminin girişindeki levhaları niye yazdırıyorsun’ gibi şeyler söyledi" dedi. "Kekeme olan kardeşimiz de çok süper okudu" Olay gününü anlatan Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünkü hadisede, müezzinliği hem büyükler yapmak istiyor, ben de orada çocukları öğretmek adına koro hâlinde müezzinlik yaptırıyorum. Dün çocuklar 3–4 kişiydi. En son ’Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber’ bölümüne geldiğimiz zaman çocuklarımızdan biri ’Sübhanallah’ dedi. Ortadaki kardeşimiz biraz küçüktü. O abimiz mikrofonu elinden alıp diğer çocuğa verdi. Şimdi orada ben ortadaki çocuğu düşünmüştüm; çünkü o biraz heyecanlıydı, heyecanının giderilmesi gerekiyordu. O da sıra kendisine geldiği için umutlanmıştı. Abimiz böyle yapınca ben orada yanlış bir şey söylemedim. ’Abi, müdahale etmeseniz; burada ben zaten anlatıyorum, çocuk tekrar ediyor’ dedim. Abimiz buradan darılmış olmalı ki karışmadı. Sonra ortadaki çocuğa mikrofonu verdik ve sonuna kadar çocuk benim öğretmemle çok güzel okudu. Kekeme olan kardeşimiz de çok süper okudu. Namazdan sonra şunu söyledim: ’Muhterem cemaatimiz, bu çocuklarımız zaten cumartesi pazar geliyorlar. Bu çocukları okutmayalım demeyelim.’ Zaten ben yatsı namazından sonra sohbete başlayınca kalkıp gittiler. ’Mikrofonu o çocuğa ver’ dedim ya, herhalde darıldılar, gittiler" ifadelerini kullandı. "Kendimi savundum çünkü orada üzerime daha fazla gelecekti" Mikrofon meselesinin başka bir vatandaşla olduğunu ifade eden Doğan, "Tam burada cübbemi çıkarırken ’Sen akşam bizim arkamızdan konuşmuşsun’ dedi. Bağıra bağıra, öyle bir öfkeyle konuşuyordu ki ben dondum kaldım, bayağı sustum. Müezzin bir kardeşim ve cemaatten birkaç kişi vardı, onlar da dinliyordu. Bana sürekli bağırınca suskunluğumu bozdum. ’Bu çocuklar cumartesi pazar geliyorlar. Bu çocuklar burada müezzinlik yapacak. Çocuklara mani olunmayacak. Sen namazını kıl, bu konuşmalara karışma’ deyince yumruğu gözüme patlattı. Yanımızdaki kişiler ilk önce bizi ayırmadı. Ben de ’Bana vuramazsın’ dedim. İlk önce iteleme oldu, durdurma olmadı. Ses tonunu iyice yükseltmeye başlayınca ben de onu iteledim. Kendimi savundum çünkü orada üzerime daha fazla gelecekti. Durum bundan ibaret. İlk başta yumruk attığı gözümün altı çok acıyordu. 112’yi aradım, ambulans geldi. Tedavi oldum, darp raporu aldım. Şikayetçi oldum" dedi.