GÜNDEM - 20 Şubat 2026 Cuma 12:03

Bakan Yumaklı: "Tarımı sadece bir sektör olarak ele almak, düşünmek büyük bir yanılgı olur"

A
A
A
Bakan Yumaklı: "Tarımı sadece bir sektör olarak ele almak, düşünmek büyük bir yanılgı olur"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Hep söylendi, bir kez de biz tekrar edelim: Tarımı sadece bir sektör olarak ele almak, düşünmek büyük bir yanılgı olur. Ülkelerin istiklali ve istikbali için son derece önemli bir başlıktır. Sosyal ve stratejik güvenliğin de aynı zamanda temelidir" dedi.


Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleştirilen "Tarım Kefalet Destek Programı Tanıtım ve İmza Töreni"ne katıldı. Organize tarım bölgelerinde faaliyet gösteren işletmelerin ve sürdürülebilir dönüşüme yatırım yapan tüm üreticilerin finansal sistemle daha güçlü şekilde buluşmasının amaçlandığı programa, Kredi Garanti Fonu (KGF) Başkanı Erdoğan Özegen, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Alpaslan Çakar, ilgili yöneticiler, banka temsilcileri ve çok sayıda davetli de katılım sağladı.



"Tarımı sadece bir sektör olarak ele almak, düşünmek büyük bir yanılgı olur"


Törende konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Hep söylendi, bir kez de biz tekrar edelim, tarımı sadece bir sektör olarak ele almak, düşünmek büyük bir yanılgı olur. Ülkelerin istiklali ve istikbali için son derece önemli bir başlıktır. Sosyal ve stratejik güvenliğin de aynı zamanda temelidir. Gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, istihdam, ihracat kapasitesi; bunların hepsi doğrudan tarım sektörünün gücüyle alakalıdır. Ancak biz biliyoruz ki sürdürülebilir bir üretimin olabilmesi için arazi, emek ve sermaye üçlüsünün eş güdüm içerisinde çalışıyor olması gerekir" ifadelerini kullandı.



"Gıda arz güvenliğinin temini başlığı en büyük hedefimiz"


"Bakanlığımız son yıllarda tarımsal üretimde çok önemli dönüşümleri, yapısal dönüşümleri hayata geçirmeye devam ediyor" diyen Bakan Yumaklı, "Burada özellikle üzerinde durduğumuz husus; gıda arz güvenliğinin temini başlığı en büyük hedefimiz. Kaynakların etkin kullanımı, stratejik ürünlerin en uygun havzalarda yetiştirilmesi ki suyu merkeze alan bir üretim olarak da bunu ifade ediyoruz. Yine doğal kaynakların da sürdürülebilir olmasını sağlamak amacıyla üretim planlamasına başladık. 2025 yılı ilk yılımızdı. Ben gerçekten üreticilerimizin, çiftçilerimizin, bütün tarım sektörünün üretim planlamasını ne denli sahiplendiğini ve bizler için pozitif sonuçlar oluşturmaya daha ilk yılından başladığını görmekten büyük bir mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Bu ülkemiz için çok büyük bir kazançtır" şeklinde konuştu.



"Finansman sadece bir kaynak değil, aynı zamanda bir kaldıraçtır"


Planlamada üretim kapasitesini artırmanın en önemli unsurlarından biri de zamanında, uygun şartlarda ve erişilebilir bir finansman elde etmek olduğunu söyleyen Yumaklı, "Finansman sadece bir kaynak değil, aynı zamanda bir kaldıraçtır. Bakanlık olarak elbette yine geriye dönecek olursam, üretim planlamasının uygulama etkinliğini artırmak için özellikle finansal araçlarımızı yeniden düzenledik. Bu kapsamda üretim planlamasıyla uyumlu hem destek sistemimiz yeniden revize edildi hem de kredilere ulaşım konusu üretim planlamasına entegre edildi. Yani birbirlerinden bağımsız bir şekilde çalışmasını sona erdirmiş olduk ki son derece önemli. Kaynaklar sonsuz değil, dolayısıyla elde ettiğimiz kaynakları da bu anlamda uygun şekilde kullanmak durumundayız. Planlamaya uygun hareket eden üreticilerimize ilave destekler ve yüzde 20 faiz indirimi uyguluyoruz. Hazine faiz kâr payı destekli krediler tarım sektörünün her alanında 28 farklı kredi konusunda tarım politikalarıyla uyumlu bir halde uygulanmaya başladı. Bundan dolayı da son derece memnunum. Elbette zaman içerisinde bazı farklı anlaşılmalar olabilecektir ama ben inanıyorum ki bu üç yıllık perspektiften sonra, zaten bu üç yıl içerisinde inşallah herkesin son derece etkin bir finansman kullanımı gerçekleşmiş olacak" değerlendirmesinde bulundu.



"Tarım varsa üretim vardır, büyüme vardır. Büyüme varsa da elbette refah vardır"


Bakan Yumaklı, "2025 yılında bu kredilerden faydalanan üretici sayısı yaklaşık 1 milyona ulaşmış durumda. Bu kapsamda biraz önce değerli genel müdürüm söyledi rakamı, ben tekrar etmeyeyim ama 2025 yılı için söyleyeyim rakamı: Ziraat Bankası, Ziraat Katılım ve Tarım Kredi Kooperatiflerince 2025 yılında 661 milyar liralık hazine faiz ve kâr payı destekli kredi kullandırılmıştır. Rakamın büyüklüğünü dikkate alacak olursak burada bu programda aslında Kredi Garanti Fonu ile birlikte finansmanın nasıl bir kaldıraç etkisinin olabileceğini de beraber tahmin etmek zor değil. Tarımı desteklemek sadece bir sektörü desteklemek değildir; bunun altını özellikle çizelim. Aslında ülkenin değen bütün unsurlarını desteklemek anlamına gelir. Çünkü tarım varsa üretim vardır, büyüme vardır. Büyüme varsa da elbette refah vardır. Bugün hayata geçirilecek olan bu kefalet programı da teminat yetersizliği sebebiyle finansmana erişimde zorlanan üreticilerimiz için inşallah güçlü bir güven mekanizması olacaktır. Finansal sistemle tarımsal üretim arasında daha güçlü ve sağlam bir kapsayıcı yapının da böylece tahkim edilmesi de sağlanmış olacak. Tabii kredi hacmini artıran bir etki sağlamayacaktır Tarım Kefalet Programı; tarımsal üretim kapasitesini artıracaktır. Bu ikisinin ayrımını özellikle ifade etmek istiyorum. Buradaki amaç tarımsal üretimin kapasitesini artırmaktır" diye konuştu.


Programın bugün itibarıyla 8 kamu ve özel bankasıyla başladığını aktaran Yumaklı, şunları söyledi:


"İlk aşamada 30 milyar liralık bir tarımsal krediye teminat sağlanacak. İlerleyen dönemlerde hem bütçenin artmasını hem de mevcutta bu konuya ilgi duyan bankalarımızın, finans kuruluşlarımızın buna katılımını bekliyoruz. Programın elbette diğer bir etki unsuru da tarım sektöründe Kredi Garanti Fonu kefalet kullanım oranı yaklaşık yüzde 1’ler düzeyindeydi. Artık bu oranları umuyorum ki bir daha konuşmamış olacağız. Kurulan bu yapının bugün üretim ihtiyaçlarını karşılayan bir finansman mekanizması değil, yine belirtildiği gibi tekrar edelim; ülkemizin gıda arz güvenliği başta olmak üzere doğal kaynaklarının korunması, tarım sektörünün uzun vadeli rekabet avantajı kazanması açısından da son derece önemli. Dolayısıyla bu hususu sadece Türkiye içerisinde tarımsal üretimin artması ya da diğer önemli unsurlar olarak görmüyoruz. Aynı zamanda dünyada gerçekten başarı hikayeleri yazan ve ihracat anlamında ülkemize çok ciddi ekonomik getiriler sağlayan sektör için de önemli bir etki oluşturacaktır."



Bakan Yumaklı: "Tarımı sadece bir sektör olarak ele almak, düşünmek büyük bir yanılgı olur"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir EGİAD, TÜRKONFED bünyesindeki GİAD’ları İzmir’de ağırladı Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), TÜRKONFED bünyesinde faaliyet gösteren Genç İş İnsanları Derneklerini İzmir’de buluşturarak, iş dünyasının dönüşüm gündemine yön veren önemli bir programa ev sahipliği yaptı. EGİAD ev sahipliğinde 3 Nisan Cuma günü gerçekleştirilen İzmir programı kapsamında, kentin önde gelen kurumlarına ziyaretler düzenlenirken, günün ana eksenini iş dünyasında ortak akıl, kurumsal dayanışma, dönüşüm vizyonu ve gelecek odaklı iş birliği oluşturdu. EGİAD ev sahipliğinde gerçekleşen İzmir GİAD Buluşması’na Adana Genç İş adamları Derneği (AGİAD), Aydın Genç İş İnsanları Derneği (AYGİAD), Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD), Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), Balıkesir Genç İş İnsanları Derneği (BAGİAD), Eskişehir Genç İş Adamları Derneği (ESGİAD), Genç Yönetici İş İnsanları Derneği (GYİAD), Manisa Genç İş Adamları Derneği (MAGİAD), Kuzey Kıbrıs Genç İş İnsanları Derneği, Genç Sanayici İş İnsanları ve Yöneticileri Derneği (GESİAD) katıldı. Program Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi’yi ziyaretlerle başladı. Gün boyunca gerçekleştirilen ziyaretlerde, İzmir iş dünyasının çatı kurumlarıyla bir araya gelinerek bölgesel kalkınma, sanayi politikaları, ihracat kapasitesi, girişimcilik ekosistemi ve dönüşüm başlıkları çok boyutlu şekilde ele alındı. BASİFED, EBSO ve EİB nezdinde yapılan temaslar, genç iş dünyası temsilcilerinin kurumsal iş birliklerini daha da güçlendirme iradesini ortaya koydu. Akşam bölümünde EGİAD Dernek Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda GİAD’ların birbirini daha yakından tanımalarına imkan sundu. Açılış konuşmaları, küresel ekonomik görünüm sunumu ve TÜRKONFED komisyonlarının tanıtım oturumu ile devam eden program, İzmir iş dünyasının kurumsal kapasitesini perçinledi. EGİAD Başkanı Kaan Özhelvacı, "Bugün rekabet gücü yalnızca üretim kapasitesiyle değil; kurumlar arası koordinasyon, ortak vizyon ve dönüşüm refleksiyle ölçülüyor. İzmir’de gerçekleştirdiğimiz bu temaslar, iş dünyasının farklı temsil alanları arasında daha güçlü bir stratejik eşgüdüm kurulmasının ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha göstermiştir" dedi. "İzmir, sadece bir ev sahibi değil, bir vizyon merkezi" Programın açılışında konuşan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, İzmir’in tarihi ticaret birikimi, girişimcilik kültürü ve üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin stratejik merkezlerinden biri olduğunu vurgulayarak, genç iş insanları dernekleri arasındaki temasın yalnızca kurumsal bir buluşma değil, aynı zamanda geleceği birlikte inşa etme iradesi olduğunu ifade etti. Özhelvacı, "EGİAD olarak 35 yılı aşan kurumsal geçmişimizle yalnızca üyelerimize değil, bölgemize ve ülkemize değer üreten bir sivil toplum anlayışını temsil ediyoruz. TÜRKONFED çatısı altındaki GİAD’ları İzmir’de ağırlamak, bizim için sadece bir ev sahipliği değil; ortak aklı büyütme, deneyim paylaşımını güçlendirme ve geleceğe dönük yeni iş birliği alanları oluşturma sorumluluğudur." diye konuştu. Özhelvacı, bu çerçevede iş dünyasının yeni dönemde daha çevik, daha veriye dayalı ve daha dirençli yapılara ihtiyaç duyduğunu belirterek şunları söyledi: "Küresel sistemin yeniden şekillendiği bir eşikteyiz. Bu yeni dönemde iş dünyasının en büyük ihtiyacı; belirsizlikleri doğru okuyabilen, dönüşümü tehdit değil fırsat olarak görebilen ve ortak geleceğe yatırım yapabilen bir yönetim anlayışıdır. Genç iş insanları olarak bizim sorumluluğumuz, bu değişimi yalnızca izlemek değil, yön veren aktörlerden biri olmaktır." EGİAD’dan güçlü mesaj: Gelecek, dayanışmayla inşa edilecek Programın genel değerlendirmesinde, genç iş dünyası kuruluşları arasındaki bağların kuvvetlenmesinin yalnızca temsil kapasitesini artırmakla kalmayıp, Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal dönüşümüne daha güçlü katkı sunulmasını da mümkün kıldığı vurgulandı. EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey, daha fazla temas, daha fazla iş birliği ve daha fazla ortak üretimdir. Genç iş insanları dernekleri olarak bulunduğumuz her şehirde yalnızca kendi üyelerimizin değil, ülkemizin geleceğine dair sorumluluk taşıyoruz. EGİAD olarak inancımız net: Türkiye’nin ikinci yüzyılında sürdürülebilir kalkınmanın yolu; dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümü birlikte sahiplenmekten geçiyor." Toplantıda konuşan BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş ise, Türkiye’deki GİAD’ların federasyon ve konfederasyon çatısı altında birlikte hareket etmesinin güç ve sinerji oluşturacağını belirtti. TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, "Türkiye ve bugün bizi buluşturan Ege Bölgesi, güçlü ihracat kapasitesi, girişimci kültürü ve stratejik lojistik konumuyla bu fırsatları en iyi değerlendirebilecek oyunculardan. TÜRKONFED olarak hiç durmadan mücadelemizi sürdürüyoruz. Kendi bileşenlerimiz arasında, kamuyla, özel sektörle, ulusal ve uluslararası politika yapıcılarla görüşmeler ve ortak çalışmalarla ülkemizi bu yeni düzen içinde hak ettiği yere taşımak için yeni yollar ve yöntemler geliştiriyoruz. Öte yandan şunu da biliyoruz: İstediğimiz kadar çok kaynağımız, istediğimiz kadar çok fırsatımız olsun Dünyanın en zengin ve en gelişmiş ülkeleri, girişimciliği, yatırımcılığı teşvik edenlerdir. Bu nedenle de bir ülkenin en kıymetli kaynağı insanlarıdır. Siz genç iş insanları, bu sürecin en değerli ortaklarısınız. Gençliğiniz, enerjiniz, girişimcilik şevkiniz, geleceğimizin en büyük güvencesidir" dedi. Küresel gelişmeler ışığında yeni ekonomik yol haritası TÜRKONFED bünyesinde görev yapan Ekonomi Danışmanı Can Selçuki ise, "Küresel Gelişmeler ve Ekonomik Görünüm" başlıklı sunumuyla katılımcılara dünyadaki ekonomik ve siyasal dönüşümün iş dünyasına etkilerini değerlendirme imkânı sundu. Değişen küresel dengeler, finansal görünüm, yatırım ortamı ve öngörülebilirlik başlıkları çerçevesinde yapılan değerlendirmeler, iş insanlarının önümüzdeki döneme ilişkin stratejik bakışını güçlendiren önemli bir içerik sundu. Selçuki, şunları söyledi: "11 Eylül güvenlikleşme, 2008 küresel finansal çöküş ve pandemi, İran savaşı, bunlar dünyada devletin vatandaşın hayatında rolünün daha da genişlediği, büyüdüğü bir trende doğru soktu. Bunların sonucunda üç senaryo var. İlki Soğuk Savaş, bir tarafta ABD, diğer tarafta Çin ve Rusya. Diğer senaryo imparatorluklar çağı. Aslında bizim 20. yüzyılda tesis etmeyi becerebildiğimiz uluslararası sistem, yerini 19. ve 18. yüzyılın uluslararası sistemine bırakıyor. Türkiye bu tabloda nerede? Enerji maliyetlerimiz yüzde 12 arttı. Faiz indirimi döngüsü durdu. 2026’da daha rahat bir ortam göremeyeceğiz ne yazık ki. Suriye savaşındaki gibi bir göç dalgası İran’dan beklemesek de doğalgazın yüzde 15’inin İran’dan geldiğini unutmamak gerekiyor. Ancak yapısal fırsatlarımız da var. Türkiye’nin lojistik değeri ortaya çıktı. Almanya ve İtalya’nın üretim kaybı var. Türkiye için bu bir fırsat. Türkiye için yeni ticaret koridorları açıldı. Bunun dışında Türkiye çevresindeki güvenlik yeniden şekilleniyor. Böyle bir ortamda Cumhuriyet’in kuruluş reflekslerine bir kez daha müteşekkir olmamak mümkün değil" dedi. TÜRKONFED komisyonlarıyla dönüşüm alanlarında güçlü mesaj Program kapsamında gerçekleştirilen TÜRKONFED komisyonları hakkında bilgilendirme oturumu ise, federasyon bünyesinde sürdürülen dönüşüm odaklı çalışma alanlarını görünür kıldı. Dijital dönüşümden yeşil dönüşüme, finansmana erişimden gençlik ve eğitime uzanan başlıklarda yapılan sunumlar; genç iş dünyasının yalnızca bugünün değil, yarının da ajandasını şekillendirdiğini gösterdi. Programın son bölümünde konuşmacılar, TÜRKONFED’in çok katmanlı dönüşüm yaklaşımının saha ile temas eden uygulanabilir ve sonuç odaklı yapısını ortaya koydu. TÜRKONFED Genç İş İnsanları Derneklerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Hakan Urhan, GİAD’larla yapılan istişare toplantılarının bundan sonraki süreçte daha sık yapılacağına dikkat çekerek, bu konuda çalışmaları hızlandırdıklarını ifade etti. Bir GİAD zirvesinin hazırlandığının bilgisini de paylaşan Urhan, komisyon başkanlarının verdiği katkılardan dolayı teşekkür etti. TÜRKONFED Başkan Yardımcısı ve Dijital Dönüşüm Komisyonu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer ise, Dijital Dönüşüm Komisyonu olarak yaptıkları projeleri ve planlamalarını aktardı. Sürekli öğrenme mekanizmasının kurumlarda işletilmesi gerektiğinin altını çizerek, dijital farkındalıkla verimlilik artışı hedeflediklerini ve GİAD’larda bir kıvılcım yakmak istediklerini kaydetti. TÜRKONFED Başkan Yardımcısı ve Finansmana Erişim Komisyonu Başkanı Kaan Kiziroğlu, "KOBİ’lerin talepleri doğrultusunda sahaya inerek odaklanılması istenen, tartışılması istenen finansman konularını masaya yatırıyor, sorunlara çözüm önerileri getirmeye çalışıyoruz. Finansal okur yazarlığı artırmaya yönelik eğitimler düzenliyor, KOBİ’leri alanlarında uzman isimler ile bir araya getiriyoruz. Yeni dönemde başlayacağımız proje ile KOBİ’lerin finansmana erişim endeksi çalışması gerçekleştireceğiz. Periyodik olarak yayınlanacak endeksin bölgesel kalkınma ve yatırım potansiyelinin artmasına destek olacağına inanıyoruz" dedi. TÜRKONFED Başkan Yardımcısı ve Gençlik ve Eğitim Komisyonu Başkanı Feyyaz Ünal da eğitim alanında mevzuat değişikliklerini takip ederek öneriler sunduklarını vurgulayarak, "2026 yılında TÜRKONFED Akademi hayata geçiyor. İlk döneminde yönetim kurulu başkanlarına ve üye federasyonlarımızın genel sekreterlerine yönelik eğitimler planlıyor olacağız. "Çağdaş Yurttaşın El Kitabı" tamamlandı, yakın zamanda lansman ile duyurusunu yapacağız. Genç TÜRKONFED, gençlere sivil toplum bilincini aşılamak ve bir sonraki adıma hazırlamak için kurulmuş bir topluluktur. Geçlere yönelik vizyon buluşmaları ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirmekteyiz" dedi. TÜRKONFED Başkan Yardımcısı ve Yeşil Dönüşüm Komisyonu Başkanı Onur Ünlü, Avrupa Yeşil Mutabakatı ile hızlanmış bir süreç içinde mevzuatların Türkiye mevzuatına doğru aktarımına yönelik politika önerileri geliştirdiklerini ve bunları kamu kurumları ile paylaştıklarını dile getirdi. Ayrıca SME Climate Hub ile imzalanan iş birliği protokolünü aktaran Ünlü, birlikte Türkçe kaynaklar ve araçlar geliştirmeye başladıklarını kaydetti. Ünlü, TTGV ile hayata geçirecekleri yeni proje ile de işletmelere yönelik ücretsiz destekler vereceklerinin bilgisini paylaştı. İzmir programı, kurumsal hafızaya güçlü bir not düştü TÜRKONFED bünyesindeki GİAD’ların EGİAD ev sahipliğinde İzmir’de bir araya geldiği program, kurumsal dayanışmayı pekiştiren, fikir alışverişini büyüten ve gelecek dönem iş birlikleri için güçlü bir zemin oluşturan önemli bir buluşma olarak hafızalarda yer aldı. İzmir’in üretimden ihracata, girişimcilikten dönüşüm vizyonuna uzanan çok yönlü potansiyeli, bu program vesilesiyle bir kez daha güçlü biçimde ortaya kondu.
Ankara Ankara merkezli 8 ildeki et fiyatlarında manipülasyon soruşturmasında 7 kişi tutuklandı Ankara merkezli 8 ilde et fiyatlarını manipüle ettikleri, arzı kısıtladıkları ve bozulmuş etleri piyasaya sürdükleri iddia edilen kişilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 31 şüpheliden 7’si tutuklanırken, 2 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Genel Soruşturma Bürosu tarafından Tarım ve Orman Bakanlığının suç duyurusu üzerine CİMER başvuruları ve sosyal medya paylaşımları göz önüne alınarak soruşturma başlatıldı. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, ülke genelinde 2025 yılı Ekim ayı sonuna kadar istikrarlı bir şekilde devam eden karkas et fiyatlarında bazı besici gruplar tarafından et ve et ürünlerinin fiyatlarının manipüle edilmek suretiyle olağanüstü bir şekilde yükseltildiği, karkas et tedarikçisi firmalar tarafından arz kısıtlamasına gidilerek elde mal olmadığı ya da kesime hayvan gelmediği gibi gerekçelerle karkas et arzını fiilen durdurdukları, hastalıklı hayvanların kesilmesi ile bozulmuş etlerin piyasaya sürüldüğü yönünde yapılan tespitler neticesinde değişik illerde faaliyette bulunan büyük ölçekli besici ve karkas et tedarikçilerinin örgütsel faaliyet kapsamında ‘nitelikli dolandırıcılık, fiyatları etkileme, mal ve hizmet satımından kaçınma, bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti’ suçlarını işlediklerine dair somut delillerin tespit edilmesi üzerine operasyon başlatıldığı belirtildi. Ankara merkezli Kırşehir, Kayseri, Konya, Bursa, Balıkesir, İstanbul ve Sakarya’da 28 şüpheli ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılacak denetimleri önceden haber veren 5 kamu görevlisi de dahil olmak üzere toplamda 33 şüpheli hakkında 31 Mart’ta eş zamanlı gözaltı kararı verildiği kaydedildi. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonla 31 şüphelinin gözaltına alındığı, firari 2 şüpheli hakkında ise yakalama emri düzenlediği ifade edildi. Soruşturmanın titizlikle yürütüldüğü belirtilen açıklamada, "Gözaltında bulunan 5 şüpheli (kamu görevlileri) hakkında 1 Nisan, 16 şüpheli hakkında ise 3 Nisan tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığımızın talebiyle Sulh Ceza Hakimliğince adli kontrol kararı verilmiş, aynı tarihte tutuklamaya sevk edilen 10 şüpheliden 7’si Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanmış, 3 şüpheli de adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Soruşturma tüm şüpheliler ve yine halkımızın sağlığıyla oynadığı tespit edilen, edilecek tüm kişiler yönüyle titizlikle devam etmektedir" denildi.