SAĞLIK - 09 Mayıs 2026 Cumartesi 09:15

Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ilk suda doğum: Kuzey bebek sağlıkla dünyaya geldi

A
A
A
Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ilk suda doğum: Kuzey bebek sağlıkla dünyaya geldi

Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ilk hidroterapi eşliğinde travay (suda doğum) başarıyla gerçekleştirildi. Anneler Günü öncesi bebeğini kucağına alan Bella Yüksel, "Suda doğum, çok rahat. İlk olmuşuz herkese tavsiye ediyorum, normal doğumu çok daha kolaylaştıran bir süreç. Bebeğimizin adı Kuzey oldu, kucağıma aldığım ilk an çok güzel bir andı" dedi. Uzm. Dr. Şadiye Hande Soyer Somunsu, "İlk defa suda doğumumuzu gerçekleştirdik. Doğum sancıları daha az hissediliyor. Çoğu zaman ekstra bir müdahaleye gerek kalmadan doğum gerçekleşiyor. Müzik, aroma terapi, masaj teknikleri sürekli gebemizin yanındayız" dedi.


Sağlık Bakanlığı’nın gerekli şartları sağlayan hastanelerde uyguladığı hidroterapi eşliğinde travay (suda doğum) gebeler tarafında tercih ediliyor. Türkiye’de yüksek sezaryen oranlarına karşı çalışmalar sürerken uzmanlar, suyun gebelerin rahatlaması ve kasların gevşemesi ile kadınların daha az ağrı hissederek doğumlarını gerçekleştirmesine imkan sağladığını ifade ediyor. Doğumlar uygun ısıdaki suda yapılırken bu çerçevede Anne Dostu Hastanelerden olan Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ilk suda doğum da gerçekleştirildi. Anneler Günü öncesi 25 yaşındaki Bella Yüksel ve İsmail Yüksel çifti ilk bebekleri Kuzey’i suda doğum sonrası kucaklarına aldı. 3 kilo 750 gram olarak dünyaya gelen Kuzey bebek, sağlıkla taburcu edilirken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Şadiye Hande Soyer Somunsu sürece ilişkin bilgi verdi. Doğumun gerçekleştirildiği küvetin ısıdan hijyene kadar birçok kontrolden geçtiği ifade edilirken Uzm. Dr. Şadiye Hande Soyer Somunsu, uygun gebelerde suda doğum planlamalarının yapıldığını belirterek önemli uyarılarda bulundu.


"Normal doğumu çok daha kolaylaştıran bir süreç"


Bebeğini kucağına alan 25 yaşındaki Bella Yüksel, "2 yıllık evliyiz, bebeğimiz oldu, şehir hastanesinde doğdu. Güzel bir deneyimdi. Aklımda olan bir fikirdi, çok da istediğim bir doğum şekliydi. Farklı hastaneleri de araştırmışlığım vardı. Suda doğum, çok rahat ve sancılarımın çok azaldığı bir süreç oldu, doğumum çok kolaylaştı. Çok rahat gözüküyordu, deneyimlemek istedim hem sancılar az olsun hem daha kolay bir doğum geçireyim diye. İlk olmuşuz, biz de şaşırdık, iyi ki yapmışız. Suya geçtiğim zaman çok rahatladım, psikolojik olarak rahatladım, ebelerimizin doktorlarımızın yardımıyla hep yanımdalardı. Herkese de tavsiye ediyorum, normal doğumu çok daha kolaylaştıran bir süreç, daha çok teşvik eden bir süreç olduğunu düşünüyorum. Bebeğimizin adı Kuzey oldu, 3 kilo 750 gram doğdu. Kucağıma ilk aldığım an çok güzel bir andı. Herkese nasip olur inşallah" şeklinde konuştu.


"Çok güzel bir sürpriz ve unutulmaz bir anı oldu"


33 yaşındaki baba İsmail Yüksel, "Süreç biraz zorluydu ama eşim çok güçlüydü, hekimlerimiz ve ebelerimizin her zaman yanında olmasının desteğiyle de suda doğum eşimi çok rahatlattı. Eşime sarıldıktan ve Kuzey’i kucağıma aldıktan sonra tüm dertlerimiz unutuldu. Suda doğumda ilk olduk, evladımızın hikayeli doğması bizim için çok güzel bir sürpriz ve unutulmaz bir anı oldu" dedi.


"Çoğu zaman ekstra bir müdahaleye gerek kalmadan doğum gerçekleşiyor"


‘Suda doğum uygun gebelerde tam donanımlı ünitelerde deneyimli bir ekip tarafından yapılmalıdır’ diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Şadiye Hande Soyer Somunsu, "Hastanemizde uluslararası standartlarda sterilizasyon ve takip süreçlerine uygun doğum ünitemizi açtığımız için mutluyuz ve faaliyete geçirmekten dolayı da büyük gurur duyuyoruz. İlk defa Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde suda doğumumuzu gerçekleştirdik. Anne ve bebek sağlığına çok dikkat ederek detaylı inceliyoruz. Pozisyonu veya öncesindeki enfeksiyon riski, farklı bir durumu var mı şeklinde değerlendiriyoruz, uygunsa planlıyoruz. Anne adayına rahatlama bebeğe de anne karnındaki sıcaklığı sunuyor, doğum eyleminin aktif fazı özel hazırlanmış doğum havuzlarında gerçekleşiyor. Doğum sancıları daha az hissediliyor. Çoğu zaman ekstra bir müdahaleye gerek kalmadan doğum gerçekleşiyor. Kuzey bebeğimiz ilk gebeliğiydi, 3 bin 750 gram olarak dünyaya geldi" diye konuştu.


"Uygun gebeliklerde güvenle uygulayabildiğimiz bir yöntem"


‘Gebelerimizin düzenli olarak kontrole gelmesi önemli’ diyen Uzm. Dr. Soyer Somunsu, sözlerine şöyle devam etti: "Doktorlara kendilerini bırakmalarını ve takiplerini aksatmamalarını öneriyoruz. Gebe okulumuzda eşli olarak da eğitimlerimiz verilmektedir. Bu şekilde doğuma daha hazırlıklı yaklaşmalarını bekliyoruz. Anne Dostu bir hastane olduğumuz için de hem fiziksel şartlar hem refakatçiyle beraber daha ev konforunda, bir yandan da tıbbın güvenilirliğinde bir hizmet sunuyoruz. Suda doğum için karar verdiğimiz gebelerde uygun sterilite sağlandıktan sonra suyun sıcaklığı 35-37 derece arasında ayarlanıyor. Düzenli aralıklarla da kontrol ediyoruz. Suyun içinde sürekli olarak ebe eşliğinde de takip ediyoruz. Hem bebeğin hem annenin takibi devam etmekte. Uygun gebeliklerde güvenle uygulayabildiğimiz bir yöntem. Müzik, aroma terapi, masaj teknikleri sürekli gebemizin yanındayız"


Gebe okulu ile sürece bilinçli hazırlık


Öte yandan, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Gebe Okulu’nda anne ve anne adaylarının gebelik, doğum ve doğum sonrası sürece fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan hazırlanması sağlanıyor. Alanda teorik ve uygulamalı, eşli eğitimlerin yanı sıra emzirme eğitimi ve danışmanlığı, yenidoğan bakımı gibi birçok konuda bilgilendirmeler yapılıyor. Böylelikle ailelerin süreci daha bilinçli ve sorunsuz geçirmesi hedefleniyor.



Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ilk suda doğum: Kuzey bebek sağlıkla dünyaya geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da bir haftada düzenlenen operasyonlarda 176 kişi gözaltına alındı Bolu’da polis ve jandarma ekiplerince son bir haftada düzenlenen asayiş, narkotik ve kaçakçılık operasyonlarında gözaltına alınan 176 kişiden 22’si tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kent genelinde huzur ve güvenliğin sağlanması amacıyla 4-10 Mayıs tarihleri arasında geniş çaplı denetim ve operasyonlar yürüttü. Narkotik suçlarla mücadele kapsamında 11 farklı adrese düzenlenen operasyonlarda 10 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 4’ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yapılan aramalarda 36,66 gram metamfetamin, 9,89 gram bonzai, 29 gram eroin, 6,34 gram afyon sakızı, 2,57 skunk, 10 ectasy, 1 gram esrar, 1 gram kokain, 3 sentetik ecza ve 2 uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Aranan 49 kişiden 17’si cezaevine gönderildi Asayişin sağlanmasına yönelik çalışmalarda ise meydana gelen 278 farklı olaya müdahale eden güvenlik güçleri, bu olaylara karışan 111 şüpheliyi yakaladı. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 1’i tutuklandı. Öte yandan, uygulamalarda çeşitli suçlardan haklarında yakalama kararı bulunan 49 kişi de gözaltına alındı. Bu kişilerden 17’si, sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Kaçakçılık ve organize suçlara yönelik çalışmalarda 3 ayrı adrese yapılan operasyonlarda 6 kişi gözaltına alındı. Operasyonlarda bin adet kaçak sigara, 200 elektronik sigara ve 2 muhtelif kazı malzemesi ele geçirildi.
Samsun Sosyal Güvenlik Haftası: "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende" Samsun’da Sosyal Güvenlik Haftası kutlamaları, "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende" sloganıyla kutlanmaya başladı. "11-17 Mayıs Sosyal Güvenlik Haftası" kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Samsun İl Müdürü Ünal Kaya ve beraberindekiler, Samsun Valisi Orhan Tavlı’yı makamında ziyaret etti. Ziyaretin sonunda Vali Orhan Tavlı, "Sosyal güvenlik sistemimize emek vererek, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla aziz milletimize özveriyle hizmet eden tüm SGK çalışanlarımızın Sosyal Güvenlik Haftası’nı kutluyor, tüm çalışanlarımıza, işverenlerimize ve emeklilerimize sosyal güvenlik güvencesiyle sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyoruz. Sosyal Güvenlik Haftası vesilesiyle kayıtlı istihdamın sadece yasal bir zorunluluk değil; ülkemizin aydınlık yarınlarına, çocuklarımızın geleceğine ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğine yapılan en büyük yatırım olduğunu hatırlatarak herkesi bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz" dedi. SGK’dan Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında yapılan yazılı açıklamada ise "Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte hem çalışanlar hem de işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat ederek sigortasız çalışmayı talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Çalışanların sigortasız çalışma taleplerinin kabul edilmesi, işverenler açısından iyi niyetle yapılmış bir esneklik gibi görünse de ciddi yasal ve mali riskler barındırmaktadır. İşletmelerimizin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle emekli, dul ve yetim aylığı alanların, sosyal yardım yararlanıcılarının veya bakmakla yükümlü olunan kişi statüsündekilerin hak kaybı yaşamamak adına zaman zaman kayıt dışı çalışmaya eğilim gösterebildiği tespit edilmektedir. İşverenlerimizin bu tür talepler karşısında taviz vermeyerek yasal yükümlülüklerini yerine getirme bilinciyle hareket etmeleri; ileride karşılaşılabilecek ağır idari yaptırımların ve öngörülemeyen mali yüklerin önüne geçilmesi adına büyük önem taşımaktadır. Kayıt dışı istihdam, toplumun sosyal ve ekonomik değerleri üzerinde çok yönlü olumsuz etkilere neden olmakta; hem çalışanlar hem işverenler hem de devlet açısından ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu kapsamda kayıt dışı çalışan bir kişi: Geleceğin en önemli teminatı olan emeklilik hakkından mahrum kalır. Muhtemel bir iş göremezlik durumunda malullük aylığına hak kazanamaz. Vefatı hâlinde, geride bıraktığı ailesi (eş ve çocukları) ölüm aylığı güvencesinden yoksun kalır. Beklenmedik iş kayıplarında ekonomik bir kalkan olan işsizlik sigortasından faydalanamaz. Kendisi ve ailesi için sağlık hizmetlerinden doğrudan yararlanma hakkını riske atarak, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerini kendi bütçesinden ödemek durumunda kalır. İş kazası ve meslek hastalıklarına karşı yasal olarak sağlanan koruyucu önlemlerden ve muhtemel kaza anında sunulan maddi/sağlık güvencelerinden uzak, büyük bir risk altında çalışmak zorunda bırakılır" ifadeleri kullanıldı. "Kayıt dışı istihdam, bireyleri yalnızca sosyal güvenlik şemsiyesinden değil, aynı zamanda iş mevzuatının sağladığı temel güvencelerden de koparmaktadır. Bu durumdaki çalışanlar; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve analık izni gibi en temel özlük haklarından mahrum bırakılarak, kayıtlı istihdamın sağladığı adil ücret standartlarının gerisinde ve güvencesiz şartlarda çalışmaya maruz kalmaktadır" denilen açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi: "Sosyal güvenlik uygulamalarında asıl amacın cezalandırmak değil, rehberlik odaklı bir yaklaşımla işletmelerin sürdürülebilir ve güvenli bir zeminde büyümesini desteklemek olduğu vurgulanmalıdır. Bununla birlikte, kayıt dışı istihdamın, oluşturduğu anlık ve yanıltıcı kazancın aksine, işletmeleri telafisi güç mali risklere sürüklediği göz ardı edilmemelidir. Kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde işletmeler; yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve muhtemel iş kazalarında doğacak ağır yasal yükümlülükler gibi ticari faaliyetleri durma noktasına getirebilecek ciddi yaptırımlarla yüzleşmektedir. Bu çerçevede işverenlerin, söz konusu riskleri almak yerine sunulan istihdam teşviklerinden faydalanarak güvenli bir büyüme yolunu tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır. Tüm bu risklerin ötesinde, kayıt dışı istihdamın makroekonomik ve toplumsal ölçekte oluşturduğu çok yönlü tahribatlar, haksız rekabet oluşur, piyasa dengesi bozulur, işverenler vergi avantajı sağlayan gider yazma ve indirim gibi haklardan mahrum kalır, işyerinde verimlilik ve motivasyon düşer, vergi ve prim kaybı oluşur, sosyal güvenlik sistemi zarar görür, çalışan/emekli dengesi bozulur, primsiz ödemelerin artmasıyla bütçe yükü artar, gelir dağılımı adaletsizleşir, kaynak dağılımında etkinlik azalır, ekonomik verilerin güvenilirliği zedelenir, doğru politikaların oluşturulması güçleşir. Çalışanlar, çalışmalarının işveren tarafından SGK’ya bildirilip bildirilmediğini veya hangi kazanç seviyesinden bildirildiğini kısa sürede öğrenebilirler. Bunun için e-Devlet şifresi ile sorgulama yapılabilir. ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi 7/24 aranabilir. İl veya ilçelerde bulunan Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ya da Sosyal Güvenlik Merkezlerine şahsen başvuru yapılabilir. Çalışma hayatında şeffaflığın sağlanması, çalışan haklarının güvence altına alınması ve muhtemel uyuşmazlıkların önüne geçilmesi amacıyla, ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması büyük önem taşımaktadır. Mevzuat gereği, Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi istihdam eden işletmelerde; işçilere yapılan ücret dâhil her türlü ödemenin, kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarının bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu yükümlülüğe uyulmaması, işletmeleri her bir çalışan ve ihlalin devam ettiği her ay için ayrı ayrı uygulanan idari para cezalarıyla karşı karşıya bırakmakta; süreç, işverenler açısından katlanarak artan öngörülemez bir mali riske dönüşmektedir. Kayıtlı istihdam, sadece yasal bir zorunluluk değil; ülkemizin aydınlık yarınlarına, çocuklarımızın geleceğine ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğine yapılan en büyük yatırımdır. Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında tüm tarafları bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz."
Ankara MHP’li Yalçın’dan Bülent Arınç’a sert tepki: "FETÖ’ye kuryelik ve aracılık yaptığı günlerin karşılığını vermeye çalışıyor" MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın KHK’lılarla ilgili açıklamalarına sert tepki gösterdi. Yalçın, Arınç’ın "yanlış adrese gönderme yaptığını" belirterek, "Kendini gündemde tutmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilenlere ilişkin değerlendirmelerine tepki gösterdi. Yalçın paylaşımında, Arınç’ın "kendini unutturmamak ve gündemde kalmak için çaba gösterdiğini" savunarak, "Siyaset fosili Bülent Arınç; kendisini unutturmamak, politika müzesinin teşhir salonunda bulunmak için elinden geleni yapıyor" ifadelerini kullandı. Arınç’ın açıklamalarını eleştiren Yalçın, şu ifadeleri kullandı: "Sabık Meclis Başkanı Arınç, sabıka ekilmiş tarlalardan zehirli çiçekler devşirip hastalıklı bünyelere deva ekstreleri üreterek gündemde kalmaya çalışıyor. Aynı zamanda da FETÖ’ye kuryelik ve aracılık ettiği günlerde elde ettiği politik kazanımların karşılığını vermeye çabalıyor. Arınç, KHK’lılarla ilgili yanlış adrese gönderme yapıyor. Baltayı taşa vurmakla kalmıyor, kendi ayağına kurşun sıkıyor. Kim bilir, belki de bazı hamlelerin yerini yapıyor. Peki, kimler Bülent Arınç’ın avukatlığına soyunduğu bu KHK’lılar? Terör örgütleriyle iltisak, irtibat veya üyelik gerekçesiyle kamu görevinden ihraç edilen veya kapatılan kurumlarda çalışan kişiler. Fazla söze ne hacet."
Gaziantep Şehitkamil’de 19 Mayıs coşkusu gençlik festivali ile başlıyor Şehitkamil Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı bu yıl da birbirinden renkli etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor. Günler öncesinden başlayan kutlama programları kapsamında düzenlenecek Gençlik Festivali ile ünlü müzik grubu Touche gençlerle buluşacak. Enerjik sahne performansı ve sevilen şarkılarıyla geniş bir hayran kitlesine sahip olan grup, festival alanında sahne alarak gençlere müzik dolu bir gece yaşatacak. Festival boyunca düzenlenecek etkinliklerde katılımcılar hem eğlenecek hem de 19 Mayıs ruhunu hep birlikte yaşayacak. 12 Mayıs 2026 Salı günü Kamil Ocak Spor Lisesi yanında bulunan alanda gerçekleştirilecek festival, saat 12.00’da başlayacak. Gün boyu sürecek programda sürpriz etkinlikler yer alacak. Konser alanında kahve, limonata, portakal suyu, su, çay, pizza, popcorn, ciğer kavurma ve nohut dürümü ikram edilecek. Özellikle gençlerin sosyal yaşamına katkı sunmayı amaçlayan etkinlikte birlik, beraberlik ve bayram coşkusu ön plana çıkacak. Başkan Yılmaz’dan davet Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz da 19 Mayıs’ın gençler için taşıdığı anlam ve öneme dikkat çekerek, tüm gençleri festivale davet etti. Yılmaz, "19 Mayıs; bağımsızlık meşalesinin yakıldığı, gençliğe duyulan güvenin tüm dünyaya ilan edildiği çok özel bir gündür. Bizler de bu anlamlı günü gençlerimizle birlikte coşkuyla kutlamak istiyoruz. Düzenleyeceğimiz Gençlik Festivali ile gençlerimize unutamayacakları bir bayram yaşatacağız. Tüm hemşehrilerimizi festivalimize bekliyoruz" diye konuştu.
İstanbul FIFA, 2026 FIFA Dünya Kupası için ’Teknik Çalışma Grubu’nu açıkladı FIFA, 2026 FIFA Dünya Kupası için ’Teknik Çalışma Grubu’nu açıkladı. Arsene Wenger’in rehberliğinde ve Pascal Zuberbühler’in liderliğinde oluşturulacak ’Teknik Çalışma Grubu’nda Otto Addo, Tobin Heath, Jürgen Klinsmann, Jayne Ludlow, Michael O’Neill, Gilberto Silva, Jon Dahl Tomasson, Paulo Wanchope, Aron Winter ve Pablo Zabaleta yer alacak. FIFA, 2026 FIFA Dünya Kupası için ’Teknik Çalışma Grubu’nu açıkladı. Bu grup, turnuvadaki tüm maçların en son teknolojiyle analizini sağlama görevini üstlenecek. FIFA Küresel Futbol Geliştirme Başkanı Arsene Wenger’in rehberliğinde oluşturulan TSG, Otto Addo (Gana), Tobin Heath (ABD), Jürgen Klinsmann (Almanya), Jayne Ludlow (Galler), Michael O’Neill (Kuzey İrlanda), Gilberto Silva (Brezilya), Jon Dahl Tomasson (Danimarka), Paulo Wanchope (Kosta Rika), Aron Winter (Hollanda) ve Pablo Zabaleta’dan (Arjantin) oluşuyor. Panel, FIFA Kıdemli Futbol Uzmanı Pascal Zuberbühler ve Futbol Performans Analizleri (FPI) Lideri Tom Gardner tarafından yönetilecek ve Miami ve Dallas’ta yerinde, Manchester’da (Birleşik Krallık) uzaktan çalışan bir futbol analistleri, veri mühendisleri, veri bilimcileri ve performans analistleri ekibi tarafından desteklenecek. Konu hakkında açıklama yapan Wenger de, "Teknik Çalışma Grubu, oyundaki eğilimleri belirlemeye, gelecek nesilleri futbolun gelişimine hazırlamaya ve oyuncuların gelecekte ihtiyaç duyacakları nitelikleri vurgulayarak sporu daha heyecanlı hale getirmeye yardımcı oluyor" dedi.