ÇEVRE - 08 Şubat 2026 Pazar 10:04

Çatalca’da dere taşkını vatandaşları yıllardır mağdur ediyor

A
A
A
Çatalca’da dere taşkını vatandaşları yıllardır mağdur ediyor

Çatalca’da kış aylarında taşan ve üzerinde o bölgede köprü bulunmayan dere nedeniyle mahalle sakinleri evlerine ulaşmakta zorlanıyor. Büyük risk alarak derenin üstündeki taşlara basarak karşıya geçmeye çalışan vatandaşlar, soruna çözüm bulunmasını istiyor.


Çatalca Karamandere Mahallesi’nde, yağmur ve kar sularıyla seviyesi yükselen dere, mahalle sakinlerinin yaşamını olumsuz etkiliyor. Bölgede araç ve yaya geçişi için bir köprü bulunmaması, vatandaşların özellikle kış aylarında, derenin diğer tarafındaki evlerine geçişini zorlaştırıyor. Bölge sakinleri, daha önce derenin ortasına konulan büyük taşların üzerine basarak karşıya geçmeye çalışıyor, su seviyesinin yükseldiği dönemlerde evlerinin bulunduğu alanda mahsur kalıyor. Geçtiğimiz günlerde yaşanan kar yağışı sonrası dere yeniden taşarken, bazı vatandaşlar 5 gün boyunca karşıya geçemediğini söyledi. Mahallede yaşayan öğrenciler okula gitmekte güçlük çekerken, çocuklarını sırtında ya da kucağında taşıyarak karşıya geçirmeye çalışan vatandaşlar, yaşanan tehlike nedeniyle endişe duyuyor. Karamandere Mahallesi sakinleri, can güvenliklerinin tehlikede olduğunu belirterek, yetkililerden kalıcı bir çözüm ve köprü yapılmasını istiyor.



"Araçların zaten geçmesi mümkün değil, biz çocukları genelde sırtımıza alıyoruz"


Mahalle sakinlerinden Yavuz Eren, "19 yıldır mahalle sakini olduğunu ve sonbaharda su seviyesinin yükseldiğini belirterek, "Çocukların da okula başlama zamanları o zamanlara denk geldiği için burada çocuklar geçemiyorlar. Okula gitmek için de bu dereyi kullanmak zorunda kalıyoruz. Bazen çok büyük tehlikeler de atlatıyoruz. Maalesef çocukları kucağımıza götürdüğümüz için çocuklar da biz de düşebiliyoruz. Market alışverişlerimizi karşı tarafta komşularımız var, onların yardımlarıyla ip atarak temel gıdaları alabildik. Beş gün boyunca mahsur kaldık. Çocuklar okula da gidemediler. Biz de maalesef işe gidemedik. Araçların zaten geçmesi mümkün değil. Biz çocukları genelde sırtımıza alıyoruz. Tek tek geçirmeye çalışıyoruz. Okula gidebilmeleri için de buradan dereden geçmeleri yeterli değil. Bir de burada ormanın içerisinden yaklaşık bir kilometre ana asfalta yürümek zorunda kalıyorlar. Çünkü servis buraya kadar gelmiyor. Bakın mesela şu anda karşıdan geçmeye çalışan biri var. Çocukları kucağında. Nasıl geçeceğini düşünüyor şu anda. Gerçekten mağduruz. Basit bir köprü bile yapılabilse en azından, çok büyük bir köprüye de ihtiyacımız yok. Ufak bir köprü bile yapılsa en azından arabalarla geçemesek bile yürüyerek geçip temel ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğiz" şeklinde konuştu.



"Bir komşumuzun ayağı kırıldı"


Merve Eren isimli vatandaş, "Bu böyle şu an su seviyesi inmiş hali. Hastaneye gidemiyoruz zaten. Ayrıyeten üç gündür de çocuğumu okula gönderemedim ben. Bugün daha yeni böyle bu şekilde su seviyesi indiği için okula gidebildi, o da zor şartlar altında. Geçenlerde bir komşumuzun ayağı kırıldı geçerken taştan kaydı düştü. O yüzden mağduriyetimiz var. Giderilmesini talep ediyoruz. Yani en azından bir köprü, araç geçişi olmasa bile yaya geçişi olan bir köprü bizi kurtarabilir" dedi.


Mahalleli Veysel Özcan, "Buradaki mağduriyetimiz bu dereden dolayı, yağmur, yağış olduğu zaman bu dereden karşı tarafa geçemiyoruz. Ben emekliyim. Benim çocuğumun bir tanesi okula gidiyor. Okula gittiğinden dolayı çocuğumu buraya getiremiyorum. Dolayısıyla benim ailem de yanında kalmak zorunda kalıyor. O yüzden ben burada tek başıma kalıyorum, bir de kira veriyorum. Kendi evim var burada ama kira vermek zorunda kalıyorum, o da bizim her türlü mağduriyetimiz oluyor. Yol yok, köprü yok. Çocukları mecburiyetten göndermek zorunda kalıyoruz. Burada çok sıkıntılar yaşadık. Geçen sene ben bu suda az kalsın boğuluyordum. Şişme botlarla karşıya geçmeye çalıştık ekmeğimizi almak için su yükseldi ve şişme bot devrildi. Az kalsın boğuluyordum. En azından burada bir köprü yapılmasını istiyoruz" dedi.


Ali Akyüz ise "Market alışverişinden geliyorum. Bu dereden biraz sonra geçmeye çalışacağım. Benim hastalarım var, bir türlü bu dereden karşıdan karşıya gelip geçemiyoruz. Yani Allah aşkına buraya bir köprü yapalım. Kaçıncı asırda yaşıyoruz? Bu bir rezillik. Dereden geçsem aracım gider. Geçen arkadaşımızın aracı uçtu buraya, dört gün suyun altında kaldı orada. Kendisini jandarma geldi kurtardı. Araç geçmez. Şimdi aldım üç günlük ihtiyacımı gidiyorum. Üç gün sonra tekrar getireceğim. Bu havaya bak. Belki üç gün sonra daha büyük yağmurlar yağacak" diye konuştu.



Çatalca’da dere taşkını vatandaşları yıllardır mağdur ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Türkiye karla kaplıyken Silifke’de erik ağaçları çiçek açtı Mersin’in Silifke ilçesinde, örtü altında yetiştirilen ve döllenmesi doğal olarak arılar tarafından sağlanan erik ağaçları çiçek açtı. Örtü altı üretimin önemli merkezlerinden Silifke’de, açık alanda nisan ayının ilk haftasında hasadı yapılan can eriğinin, örtü altında mart ayının ilk haftasında hasat edilmesi hedefleniyor. Çiçeklerin meyveye dönüşme sürecindeki döllenme ise sera içerisine yerleştirilen kovanlardaki arılarla sağlanıyor. Çiçek açan örtü altı erik bahçesinde incelemelerde bulunan üretici Burak Temur, Türkiye genelinde kar yağışıyla her yer beyaza bürünürken Silifke’de bahar havasının yaşandığını söyledi. 3 dönümlük erik bahçesini sezon öncesinde örtü altına aldığını belirten Temur, ağaçların çiçek açtığını ifade ederek, "Bahçemizi ocak ayının başında hazırladık. Bambus ve bal arılarıyla tozlanmayı sağlıyoruz. Şubat ayının ilk haftasında çiçek açan bahçemizde mart ayında hasat yapmayı hedefliyoruz. Yaklaşık 6 ton ürün bekliyoruz. Türkiye’nin her yeri kar kış içindeyken bahçemizdeki ağaçlar beyaza büründü" dedi. Bölgenin mikroklima özelliği ve ürünün doğal yöntemlerle yetiştirilmesi sayesinde meyvenin daha lezzetli olduğunu belirten Temur, "Tüccarlar özellikle bu bölgenin mahsulünü almak istiyor. Ürünlerimiz yoğun ilgi görüyor. Umarım hasat dönemi de çiçek dönemi kadar verimli geçer" diye konuştu. "300 dönüm araziden 300 ton erik hasadı bekliyoruz" Silifke Ziraat Odası Başkanı Kemal Gezer ise Göksu Vadisi köylerinden Keben başta olmak üzere Sabak, Bükdeğirmeni, Karakaya, Evkafçiftliği, Kargıcak, İmambekirli, Karahacılı, Ortaören ile Kabasakallı Mahallesi ve Atayurt, Atakent, Taşucu bölgelerinde erik üretimi yapıldığını belirtti. Bu yıl yaklaşık 300 dönüm araziden 300 ton civarında erik hasadı beklediklerini ifade eden Gezer, "Göksu Vadisinin mikroklima özelliği sayesinde Türkiye’nin ilk turfanda eriği Silifke’de yetişiyor. Şubat ayının ilk haftasında örtü altındaki erik ağaçları çiçek açmaya başladı. Üreticilerimiz ağaçları erken uyandırmak için seralarında gece gündüz soba yakıyor. Örtü altı bahçelerde martın ilk haftasında hasat yapılabiliyor. Erken hasat sayesinde fiyatlar da yüksek oluyor. Açık alanda ise ilk hasat nisan ayında yapılıyor" ifadelerini kullandı. Gezer, önemli olanın çok alandan çok ürün almak değil, az alandan yüksek verim elde etmek olduğunu da sözlerine ekledi.
Bilecik BŞEÜ ev sahipliğinde Uluslararası Sağlık Kongresi düzenlendi Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) ev sahipliğinde Uluslararası Sağlık Kongresi düzenlendi. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi ev sahipliğinde; Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve Trabzon Üniversitesi iş birliğiyle çevrim içi katılımlı International Health Disciplines Congress başarıyla gerçekleştirildi. İki gün süren kongrede sağlık bilimlerinin farklı alanlarını kapsayan 200’ün üzerinde araştırma, vaka sunumu ve sistematik analiz katılımcılarla paylaşıldı. Düzenleme Kurulu Başkanlığını Doç. Dr. Merve Keskin’in yürüttüğü kongrede; tıp, hemşirelik, ebelik, fizik tedavi ve rehabilitasyon, eczacılık, biyokimya, sağlık yönetimi, sosyal hizmet, diş hekimliği, iş sağlığı ve güvenliği, biyomedikal bilimler, halk sağlığı, epidemiyoloji ile beslenme ve diyetetik başta olmak üzere birçok disiplin ele alındı. Kongre kapsamında, ulusal ve uluslararası düzeyde yürütülen güncel çalışmalar değerlendirilerek disiplinler arası iş birliğinin önemi vurgulandı. Organizasyona, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Mesut Işık ile öğretim elemanları ve araştırmacılar organizasyonel ve teknik katkı sundu. Kongre, BŞEÜ Açık ve Uzaktan Öğrenme Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin altyapı destekleriyle gerçekleştirildi. BŞEÜ öncülüğünde sağlık alanında ilk kez düzenlenen etkinlik, farklı ülkelerden akademisyen ve araştırmacıları bir araya getirerek literatüre önemli katkılar sağladı. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, "Üniversitemiz ev sahipliğinde düzenlenen bu kongre ile sağlık bilimlerinin farklı disiplinlerinden çok sayıda bilim insanını bir araya getirdik. Disiplinler arası iş birliğini güçlendiren, bilgi paylaşımını artıran bu tür bilimsel organizasyonların artarak devam etmesini önemsiyoruz. Kongrede emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyorum" dedi.
Antalya Kepez’e 2 protokolle 2 semt evi geliyor Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Gündoğdu ve Aktoprak mahallelerinde semt evi ve taziye evi yapılması için hayırseverlerle protokol imzaladı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Gündoğdu Mahallesi’nde yapılacak semt evi ve taziye evi için hayırsever Recep Balık ile protokol imzaladı. Belediye meclis kararı doğrultusunda, mülkiyeti Kepez Belediyesi’ne ait Gündoğdu Mahallesi 2070 adanın güneyinde bulunan park alanı içerisine hayırsever tarafından semt evi ve taziye evi yapılacak. Yapının tamamlanmasının ardından bina, belediyeye süresiz ve bedelsiz olarak devredilecek. Aktoprak Mahallesi’nde yapılacak semt evi için ise hayırsever Recep Tunahan Aydemir ile protokol imzalandı. Aktoprak Mahallesi 2746 ada üzerindeki park alanı içerisine inşa edilecek semt evi binası da tamamlandıktan sonra belediyeye süresiz ve bedelsiz olarak devredilecek. Sosyal belediyecilik hizmeti Başkanlık makamında gerçekleşen protokollerin ardından bir açıklama yapan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Kepez’i sadece fiziki yatırımlarla değil, sosyal ve kültürel projelerle de güçlendirmeyi hedefliyoruz. Semt evleri bu anlayışın en güzel örneklerinden biridir. Bu yapılar; mahalle kültürünün yaşatıldığı, komşuluk ilişkilerinin güçlendiği, kadınlarımızın, çocuklarımızın ve büyüklerimizin bir araya gelerek sosyal hayata katıldığı çok kıymetli mekanlardır. Aynı zamanda taziye evleriyle de hemşehrilerimizin zor zamanlarında yanlarında olmayı amaçlıyoruz. Gündoğdu ve Aktoprak mahallelerimizde hayata geçirilecek bu projelerle, vatandaşlarımızın sosyal ve kültürel ihtiyaçlarına önemli ölçüde katkı sağlayacağız. Park alanları içerisinde yapılacak bu semt evleri, mahalle sakinlerimizin nefes alabileceği, dayanışmayı ve birlikteliği artıracak buluşma noktaları olacak. Bu anlamlı yatırımlara katkı sunan hayırseverlerimize gönülden teşekkür ediyorum. Belediyemiz ile hayırseverlerimiz arasındaki bu iş birliği, Kepez’de sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerinden biridir." dedi.
Kayseri Büyükşehirin çevreci ve kazanımcı atık yönetimi, araştırma makalesinde geniş yer buldu Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç yönetiminde, israfa fırsat vermeyen, tasarrufa yönelen ve bütçesinden yatırıma en çok pay ayıran Büyükşehir’in çevreci faaliyetleri, bilim çevreleri tarafından dikkatleri çekmeye devam ediyor. Kayseri’de hava kirliliğini önlemeye yönelik kombi dağıtımı gibi katı atık ve hafriyat yönetimi gibi çevreci uygulamaları gerçekleştirerek hem şehre hizmet eden hem de bilimsel araştırmalara konu olan Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’ye örnek olan belediyecilik faaliyetlerini bilimsel araştırmaların da adeta tescili ile pekiştiriyor. Bu kapsamda Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi, Eğirdir MYO, Büro Hizmetleri ve Sekreterlik Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Hatike Koçar Uzan tarafından kaleme alınan ve Politik Ekonomik Kuram’ında (PEK) yayımlanan ’Sürdürülebilir Atık Yönetiminde Yerel Yönetim Uygulamaları: Türkiye ve Dünya Örnekleri Üzerine İnceleme’ başlıklı araştırma makalesinde Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nden çevreci ve kazanıma yönelik faaliyetlerden bahsedilirken, adeta örnek de gösterildi. Makalede dünyadan 6, Türkiye’den ise içerisinde Kayseri’nin de bulunduğu 6 belediye yer aldı Çalışmada dünyadan, Amerika Birleşik Devletleri (Teksas-Houston), Danimarka (Kopenhag), Avustralya (Sydney), İsveç (Göteborg), Güney Kore (Seul), İtalya (Milano) gibi başkent ve önemli şehirler ile Türkiye’den İzmir Büyükşehir Belediyesi, Eskişehir-Tepebaşı Belediyesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çanakkale Belediyesi, Lüleburgaz Belediyesi ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi örnek olarak ele alındı. Çalışmada, sürdürülebilir atık yönetiminin ve atıklardan kazanım sağlamanın önemine değinildi Atıkların sadece bertaraf edilmesi gereken değil, ekonomik değer oluşturacak bir kaynak olduğu vurgulanan çalışmada, sürdürülebilir atık yönetiminin ise vatandaşlar, yerel yönetimler, özel sektör ve kamu kurumları arasında iş birliğini gerektirdiğinin altı çizildi. Makalede ayrıca sürdürülebilir atık yönetiminin, çevresel sürdürülebilirliğin yanı sıra ekonomik kalkınma ve toplumsal refah için de kritik bir öneme sahip olduğu vurgulandı. Bilimsel araştırma makalesinde, Kayseri Büyükşehir’in ‘Atığı Kazanıma Çevirme’ vurgusu ’Sürdürülebilir Atık Yönetiminde Yerel Yönetim Uygulamaları: Türkiye ve Dünya Örnekleri Üzerine İnceleme’ başlıklı araştırma makalesinde, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin, katı atıkları enerjiye dönüştürerek çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağladığına işaret edilerek şu ifadelere yer verildi; "Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi aracılığıyla kentteki katı atıkları enerjiye dönüştürerek çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamaktadır. 2024 yılı itibarıyla tesis, 44 milyon kWh elektrik üretimi gerçekleştirmiş ve 22 milyon metreküp sera gazı salınımını önlemiştir. 2019 yılından 2025 yılına kadar ise toplam 236 milyon kWh elektrik üretimi sağlanmış, böylece 120 milyon metreküp metan gazının bertaraf edilmesi mümkün olmuştur. Aynı tesiste enerji üretiminin yanı sıra tarımsal sürdürülebilirliği destekleyen topraksız tarım uygulamalarına da yer verilmiştir. 2019’dan itibaren 11 bin metrekarelik sera alanında toplam 2.700 ton domates üretilmiştir. Bu yenilikçi tarım modeli, kaynakların verimli kullanımını teşvik ederken yerel ekonomiye de katkı sunmaktadır. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, yalnızca enerji ve tarım alanlarında değil, sıfır atık ve geri dönüşüm projeleriyle de çevresel farkındalığın artırılmasına yönelik çalışmalar yürütmektedir."