EKONOMİ - 22 Nisan 2025 Salı 10:44

’’Ceyhan Polipropilen Üretim Tesisi ve Terminali Türkiye’nin cari açığına 300 milyon dolar doğrudan katkı sağlayacak’’

A
A
A
’’Ceyhan Polipropilen Üretim Tesisi ve Terminali Türkiye’nin cari açığına 300 milyon dolar doğrudan katkı sağlayacak’’

Türkiye’nin önde gelen müteahhitlik ve yatırım gruplarından Rönesans Holding, Türkiye’de özel sektörün gerçekleştirdiği en büyük yatırımlardan biri olacak polipropilen (PP) üretim tesisi ve terminal projesi için harekete geçti. Toplam yatırım tutarı 2 milyar doları bulan bu önemli girişim, Türkiye’nin endüstriyel yeterliliğini artırması, dışa bağımlılığını azaltması ve küresel ticaretteki konumunu güçlendirmesi açısından stratejik bir yatırım olarak dikkat çekiyor. Rönesans Holding Onursal Başkanı Dr. Erman Ilıcak, "Bu yatırımımız faaliyete geçtiğinde Türkiye’nin cari açığının azaltılmasına yıllık 300 milyon dolar doğrudan katkı sağlayacak" dedi.



Rönesans Holding, Ceyhan Polipropilen (PP) Üretim Tesisi ve Terminali için geçtiğimiz günlerde ABD Uluslararası Kalkınma Finans Kurumu’ndan (DFC) PP üretim tesisi için, İspanya İhracat Kredi Ajansı’ndan (Cesce) toplam 1,3 milyar dolarlık finansman sağladığını açıklamıştı.



Rönesans Holding Onursal Başkanı Dr. Erman Ilıcak, Rönesans Holding olarak ülke ekonomisine katma değer sağlayan çok sayıda projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Ilıcak, "Bizim hikâyemiz, yurtdışı müteahhitlik hizmetleriyle başladı. Bugüne kadar toplamda 50 milyar dolarlık proje gerçekleştirdik. Bunun yüzde 70’ini, yani yaklaşık 35 milyar dolarlık kısmını yurt dışında gerçekleştirdik ve dünyada bu alanda birçok ilke imza attık. Avrupa’nın en uzun tünelinden en yüksek binasına, dünyanın en büyük GTG tesisinden, en fazla sismik izolatör içeren binasına kadar geniş bir yelpazede çalıştık. Sonrasında gayrimenkul, sosyal altyapı, yenilenebilir enerji ve bugün de endüstriyel tesis yatırımlarını kapsayan büyük bir yatırım holdingi haline geldik. Son 15 yılda Dünya Bankası’nın yatırım kolu IFC ve EBRD gibi paydaşlarımızın büyük katkıları ile işlerimizi sürdürülebilir kalkınma hedeflerine uygun şekilde yapılandırdık" dedi.



Holding olarak iş modellerinin doğru projeyi doğru iş ortakları ile geliştirip, olması gerektiği zamanda ve şekilde tamamlama üzerine kurulu olduğunu anlatan Dr. Erman Ilıcak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Singapur devlet fonu GIC, Fransız altyapı fonu Meridiam Infrastructure, Japon ticaret devi Sojitz, Samsung C&T, TotalEnergies ile bu modelin başarılı örneğini deneyimledik. Türkiye’de bugüne kadar birçok alanda iş ortaklarımızla birlikte 10 milyar dolar yatırımı hayata geçirdik. Bu projeler çok daha büyük bir dönüşüme öncülük etti. Bütün bu deneyimlerle ve bir araya getirdiğimiz paydaşlar ile önümüzdeki dönemde dış ticaret açığımızı azaltmaya yönelik projelere odaklandık."



’’Ceyhan PP’yi 12 ülkeden alanında uzman çözüm ortakları ile geliştirdik’’


Günümüzde küresel ekonomide büyük değişim rüzgarları estiğinden bahseden Dr. Erman Ilıcak, "Korumacılık artıyor, tedarik zincirleri yeniden şekilleniyor. Enerji ve üretim, yerelleşiyor. Bu dönüşüm, bizim gibi ülkeler için büyük fırsatlar içeriyor. Özellikle endüstriyel makine, plastik ve kimya, endüstriyel ve kıymetli metallerin ithal edilmesinden kaynaklanan dış ticaret açığının azaltılması için ise stratejik ağır sanayi yatırımlarının gerçekleştirilmesi gerekiyor. Son 10 yılda Türkiye’de, büyüklüğü 500 milyon doların üzerinde, savunma sanayi başta olmak üzere toplam yaklaşık 20 milyar dolarlık sanayi yatırımı yapılmış. Ama yeterli değil" dedi.



Bu alandaki dış ticaret açığını azaltmak için önümüzdeki 5 yılda bu tür projelere her yıl en az 12 milyar dolar olmak üzere toplam 60 milyar dolar kaynak ayrılması gerektiğini anlatan Dr. Erman Ilıcak, şunları söyledi: "Bu ölçekte bir yatırım hamlesi yapılması durumunda, GSYH’da yıllık 15 milyar dolar artış, dış ticaret açığında ise 10 milyar dolarlık bir azalma sağlanabilir. Rönesans Holding olarak bizim de bu amaca hizmet eden, toplam 2 milyar dolarlık Ceyhan Polipropilen Üretim Tesisi ve Terminal yatırımlarımızın finansmanını uluslararası finans kuruluşları aracılığı ile sağladık. 12 ülkeden alanında uzman çözüm ortakları ile geliştirdiğimiz projenin inşaatı devam ediyor. Bu yatırımımız faaliyete geçtiğinde Türkiye’nin cari açığının azaltılmasına yıllık 300 milyon dolar doğrudan katkı sağlayacak."



’’Yabancı ortaklıklarımızın türkiye’ye yatırım yapmasına katkıda bulunuyoruz’’


Dr. Erman Ilıcak, yıllar önce EBRD ve IFC ile çalışmaya başladıklarını, belirli bir seviyeye geldikten sonra ilişkileri geliştirdiklerini kaydetti. Ilıcak, şöyle konuştu:



"EBRD ile beraber yaptığımız belki de en zor proje, Türkiye’nin sağlıktaki dönüşümü oldu. EBRD, dünyanın dört bir tarafındaki bilgilerini paylaştı. Bunun sonucunda Türkiye yurt dışından 15 milyar dolar finansman çekerek sağlık dönüşümünü gerçekleştirebildi. IFC ile de yıllarca proje finansmanı konusunda çalıştık. Türkiye’nin zor koşullarında her zaman IFC yanımızda oldu. Şirket ortaklıklarını gerçekleştirdik. En son Kazakistan’daki PPP hastanesini beraber yapıyoruz. Her işe başladığımızda bu işin sosyal etkisi ne olacak dediler. Kârlılık en son konuştuğumuz konu oldu. Bu yüzden her iki bankaya da minnettarım."



Türkiye’nin etki alanının genişlediğini belirten Erman Ilıcak, "Özellikle Orta Asya ülkeleriyle ilişkilerimiz çok gelişti. Ardından Afrika ülkeleri ile ilişkilerimiz gelişmeye başladı. Bugün baktığımızda Türkiye’nin kendi nüfusunun 10 katı kadar bir nüfusa hizmet sağlayan, tedavi, eğitim gibi ihtiyaçlarını giderecek bir merkez haline geldik. Biz de bunları takip ederek gelişen ilişkilerin ticarette de gelişmesini sağlıyoruz. Türkiye’deki sanayileşme hamlesinin gelişmesi için çalışıyoruz. Biz mümkün olduğu kadar, kendi ülkemizin kısıtlı kaynaklarını kullanmak yerine, başka ülkelerden finansman sağlayıp işler yapıyoruz" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’da 5 bin yıllık göç yeniden başladı Kütahya’nın Domaniç ilçesinde her yıl doğanın en dikkat çekici olaylarından biri yaşanıyor. Binlerce yıldır sürdüğü belirtilen kurbağa göçü, bu yıl da başladı. Sadece bu bölgede görüldüğü belirtilen Domaniç kurbağaları, üreme dönemlerinde sergiledikleri ilginç davranışlarla dikkat çekiyor. Hava şartlarına bağlı olarak genellikle 15 Mart ile 15 Nisan tarihleri arasında ormanlık alanlardan çıkan kurbağalar, yaklaşık bin 500 rakımdaki Topuk Yaylası Göleti’ne doğru zorlu bir yolculuğa başlıyor. Göç sırasında Domaniç-İnegöl yolu üzerinden geçmek zorunda kalan kurbağalar, ne yazık ki araç trafiği nedeniyle büyük risk altında kalıyor. Yaklaşık 20 yıl öncesine göre sayılarının ciddi şekilde azaldığı belirtilen kurbağaların, her yıl binlercesi araçların altında kalarak hayatını kaybediyor. Uzmanlar, bu durumun devam etmesi halinde türün yok olma riskiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekiyor. Üreme süreci dikkat çekiyor Domaniç kurbağalarının üreme davranışı da oldukça ilginç. İri olan dişi kurbağa, erkeği sırtına alarak gölete ulaşıyor. Gölette ise erkeğin yardımıyla spiral şeklinde uzun sıvı yumurta dizileri suya bırakılıyor. Üreme sonrası dişi kurbağanın öldüğü, erkeklerin ise yeniden ormanlık alana döndüğü gözlemleniyor. Tarihi keşiflerle destekleniyor Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından Seyitömer bölgesinde yapılan kazılarda bulunan 5 bin yıllık kurbağa figürlerinin de Domaniç kurbağalarını temsil ettiği değerlendiriliyor. Bu keşifler, söz konusu göçün tarihi derinliğini ortaya koyuyor. Doğal miras niteliği taşıyan bu göç, korunmadığı takdirde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Uzmanlar ve çevreciler, yetkililerin acil önlem alması gerektiğini vurguluyor.
Antalya Hırsızdan pes dedirten takas: Çaldığı bisikleti bırakıp motosiklet çaldı Antalya’nın Serik ilçesinde çaldığı bisikletle seyir halindeyken gözüne park halindeki motosikleti kestiren hırsızlık şüphelisi, çaldığı bisikleti bırakıp yoluna motosikletle devam etti. Hırsızın pes dedirten takası güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Serik ilçesi Orta Mahallesi’nde yaşanan hırsızlık olayı, sabah saatlerinde motosikletini evinin önüne park eden Kerem Ayhan’ın, akşam saatlerinde yerinde bulamamasıyla ortaya çıktı. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye gelen polis ekipleri, hırsızın olay yerine gelirken kullandığı bisikletin de çalıntı olduğunu tespit etti. Güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, şüphelinin bisikletle geçerken motosikleti fark ettiği, bir süre çevreyi kontrol ettikten sonra bisikleti bırakıp motosiklete binerek hızla uzaklaştığı görüldü. Olay sonrası polis ekipleri, şüpheliyi yakalamak ve çalınan motosikleti bulmak için çalışma başlattı. Çalınan motosiklet sahibi Kerem Ayhan, "Sabah 10-11 civarlarında ağabeyimi işe bıraktım. Geri dönüp, motosikleti evin girişine bıraktım ve yukarı çıktım. Hava da yağmurluydu. Akşam da saat 8 gibi dışarı çıktığımda bir baktım motosikletim yok. Hemen ağabeyimi aradım, ’Ağabey sen mi aldın’ dedim , ’yok’ dedi. Sonra etrafa baktık, bulamadık. Daha sonra polise gittik ve ifade verdik. Olay yeri inceleme ekipleri geldi. Yaptıkları incelemede bisikletin de çalıntı olduğunu öğrendik. Kamera kaydına baktığımızda şahıs bisikletle geliyor. Geçerken herhalde gözüne motosikleti kestiriyor. Geri dönüyor ve etrafı kolaçan ettikten sonra geldiği bisikleti bırakıp, motosikleti alıyor. Daha sonra gaza basıp gidiyor" şeklinde konuştu.