POLİTİKA - 30 Ocak 2026 Cuma 16:33

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan muhalefete tepki: "Yolsuzluk yapmadıysanız bu telaş hali niye?''

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan muhalefete tepki: "Yolsuzluk yapmadıysanız bu telaş hali niye?''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’ye tepki göstererek, "Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz?" dedi. Muhalefete "takoz" benzetmesi yapınca birilerinin alındığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman ’takoz’ benzetmesi yapınca birileri alınıyor. Biz bu sıfatı hakaret etmek için kullanmıyoruz, tam tersine durum tespitinde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"ne katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir aradayız. Eserlerimize bir yenisini eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bugün yatırımlarımızla Türkiye’yi güçlendirmenin, 86 milyonun tamamına aşkla hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün bir yandan kalpleri birbirine sıkıca kenetlemenin, diğer yandan şehirlerimizi bölünmüş yollarla birbirine bağlamanın sevincini yaşıyoruz. Öncelikle bu yolların yapımında fedakarca çalışan, serdiği asfaltı alın teriyle harmanlayan emekçi kardeşlerime şahsım ve milletim adına canı gönülden teşekkür ediyorum. Aynı şekilde mimar ve mühendislerimize, yol yapım projelerinde görev alan tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Sayın bakanlarımızı ve genel müdürlerimizi, Ulaştırma Bakanlığımızın ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün her bir mensubunu, geçmiş dönemde teşrik-i mesai yaptığımız ulaştırma bakanlarımızı tam 30 bin 49 kilometre uzunluğa erişen bu bölünmüş yollar için tebrik ediyorum. Bölünmüş yol projesini birlikte başlattığımız partimizin kurucularından eski Bayındırlık ve İskan Bakanımız, Bitlis Milletvekilimiz merhum Zeki Ergezen’i de bu vesileyle bir kez daha rahmetle yad ediyorum" dedi.

Tüm Karayolları çalışanlarına tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gece gündüz demeden, yaz kış dinlemeden yollarımızın bakım, inşa ve onarım işlerinde çalışan; sabahın ayazında, akşamın karanlığında, güneşin alnında, yağmurun altında, karın soğuğunda, hülasa en zorlu şartlarda özveriyle görev yapan tüm Karayolları çalışanlarımıza buradan şahsım ve milletim adına tebriklerimi iletiyor, ülkemize yaptıkları değerli hizmetler için kendilerine şükranlarımı ifade ediyorum. Bu kardeşlerimizin her biri yollarımızı 7 gün 24 saat açık tutmak, özellikle de kar kış demeden her yolu adeta gün gibi yapma gayreti içerisinde, vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat etmeleri için var gücüyle çalıştılar. Ve biz ’Acaba nasıl gideceğiz?’ derken yollarımızın açıldığını gördük. Bunu sağlayan tüm Karayolları mensuplarımıza, Ulaştırma Bakanlığımızın mensuplarına, Rabbim hepsinden razı olsun, emeklerini inşallah bereketli kılsın diyorum. AK Parti olarak 23 yıldır halka hizmet Hakk’a hizmettir şuuruyla çalışan, bu anlayışla hareket eden bir kadroyuz. Milletin emanetini yere düşürmemek, bu aziz millete mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak için geceyi gündüze katıyor, adeta dişimizi tırnağımıza takıyoruz. En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet etmenin çabasındayız" diye konuştu.

Türkiye’nin direksiyonuna geçtikleri 2002’den bu yana her kulvarda ipi göğüslediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitimden sağlığa, teknolojiden savunma sanayiine her alanda başarıdan başarıya koştuk. Başkalarıyla değil, her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini, daha güzelini, ilerisini hedefledik. Eski Türkiye’yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul ediyor: İktidarlarımızın başarı hikayesi yazdığı, Türkiye’ye çağ atlattığı, Türkiye’nin kötü talihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır. Kara, hava, deniz yolları ulaşımında bir yandan proje ve yatırımlarımızla altyapıyı güçlendirirken, diğer yandan yolcu sayısını en yüksek seviyelere getirdik. 10 gün önce Ankara’da Esenboğa Havalimanımızın üçüncü pisti ile yeni kule ve tamamlayıcı tesislerin açılışını gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanımız, dünyanın en gözde havalimanlarından biri olarak kendi alanında küresel bir markaya dönüştü. Deniz ulaşımında daha önce hayal dahi edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Karayolu ulaşımında ise adeta destan yazdık. Bakın şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum; göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz ne kadardı? Sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye’ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77’ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık. 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içimi yakan bir hususu bugün sizlerle paylaşmak arzusundayım. Burayı özellikle genç arkadaşlarımın, ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimin çok iyi dinlemesini rica ediyorum. Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman ’takoz’ benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor, bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek, birilerine hakaret etmek, birilerini rencide etmek, tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz. Tam tersine sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyeti, ülkemiz muhalefetini mefluç eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz" şeklinde konuştu.

"Atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı"

"Bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldik" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yapılan her hizmeti karalamayı, her işe bir kulp takmayı maharet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefet hemen karşımıza dikildi, bize demediğini bırakmadı. Çıktılar koro halinde; ’Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını israf ediyorsunuz’ dediler. ’Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar’ dediler. ’Petrol lobisine hizmet ediyorlar’ dediler. ’Bölünmüş yola ne lüzum var, mevcut yolları koruyun yeter’ dediler. Hatta muvazeneyi öyle yitirdiler ki; ’Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar’ diye köşe yazıları yazdılar. O günleri hatırlayanlar bilir, sırf iş yaptığımız için atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı. Meclis tutanaklarını açıp bakın. Muhalefetin bölünmüş yol projesi için daha neler söylediğini, hangi akla ziyan cümleleri kurduklarını, hangi saçma sapan argümanlarla bu projeyi kötülediklerini sizler de göreceksiniz" dedi.

"Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık"

Erdoğan, "Şunu bir defa tüm halkımızın bilmesini isterim. Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olamazdık. Türkiye’ye hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. Ama biz tek yapabildiği takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık. Sadece milletimizi dinledik, sadece milletimize hizmet etmeye odaklandık ve bölünmüş yol projemizi başlattık. Israrla devam ettirdiğimiz bu projede hamdolsun 30 bin kilometreyi aştık. Ne dedik? Yol medeniyettir diyerek yeni yollar yaptık; emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü açtık. ’Yol ver dağlar yol ver bana, yollar seni gide gide usandım’ diye türküler yakan milletimizin yol mahrumiyeti çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık. Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen, irtikapla, ihaleyle milletin kaynaklarını peşkeş çekerek yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen, ’Ne kadar yol yaparsanız trafik o kadar sıkışır’ diyen çapsızlara rağmen, milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen ülkemizin dört bir yanını bölünmüş yollarla biz donattık" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçilmez denilen tepeleri geçerek, aşılmaz denilen dağları, vadileri aşarak milletimizin yolunu açtık. 86 milyonla sırt sırta vererek kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık. Milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı. Biz de milletimize şükran borcumuzu işte böyle ödedik ve ödüyoruz. Bize inanan, bize güvenen, istikbalini bizlere teslim eden milletimize bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu aziz milletimize mahcup etmeyen Cenab-ı Allah’a hamd ediyorum. Rabbim ömür verdikçe durmak yok, yola devam. Şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Bakın, bütün bu yolları yaparak sadece ülkemizi kalkındırmakla kalmadık, aynı zamanda ulaşımda vakit ve yakıt israfını önledik, araç yıpranmalarını en aza indirdik, çevre kirliliğini azalttık. Turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladık. Şehirlerarası seyahat artık insanlarımız için eziyet olmaktan çıktı, adeta keyfe dönüştü. ’Bölünmüş yollar bizi bölecek’ diyen tetikçilere en güzel cevabı insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak biz verdik. Tüm bunlarla birlikte ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi rolünü daha da güçlendirdik. Otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Selim Köprüsü, Körfez Geçişi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve daha nice devasa yatırımla Türkiye’yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri haline getirdik. Bunlar elbette mühim kazanımlardı. Fakat bizim için asıl önemlisi; vatandaşlarımızın canlarına mal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır" diye konuştu.

"Kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar"

Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir. Milletimizin şöyle yüreğinden kopararak ettiği "Allah razı olsun" duası her türlü makamın, rütbenin katbekat üstündedir. Hamdolsun, gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği güvenli bir Türkiye inşa etmenin sevinci içindeyiz. Hizmet sevdalısı bir kadro olarak tabii ki bunları yeterli görmüyoruz. Daha önümüzde gidecek çok yolumuz var. Daha ülkemize kazandıracak çok eserimiz var. Daha gerçekleştirmeyi istediğimiz nice hayallerimiz ve hedeflerimiz var. İnşallah sabırla, sevdayla, samimiyetle çalışarak bu hedeflerimize de vasıl olacağız. Şunu burada altını çizerek ifade etmek durumundayım: 23 sene önce 6 bin 101 kilometre ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu. Sadece 8 yılda biz bu rakamı 15 bin kilometreye çıkardık. Bugün 30 bin kilometreyi aşmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah yarın milletimize yeni müjdeler verebileceğimiz günler gelecek. Allah’ın izniyle bu tekerlek tümsekte kalmayacak, yolda kalmayacak. Türkiye’yi yeni yollar ve yatırımlarla büyütmeye devam edeceğiz. Bizimle ana muhalefet arasındaki en temel fark işte budur. Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizler. Onlar millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizler. Onlar taş üstüne taş koymaktan acizler. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında ’işte bizim eserimiz’ diyebilecekleri hiçbir icraatları yok. İşte sizler de görüyorsunuz; belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar. Belediyeye işe düşenin adeta iliğini kurutmuşlar. Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada burada keyif sürmüşler. Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına, bir de çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar. Yargı mensuplarına, belediye başkanlarımıza hakaret ediyorlar, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar" şeklinde konuştu.

"Rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye?"

Muhalefete tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın. Hukukun işlemesine, mahkemelerin Türk milleti adına hesap sormasına, hakkın er veya geç yerini bulmasına engel olamazsınız. Konu artık yargıya intikal etmiş, suçluyu masumdan ayıracak mahkeme süreçleri başlamıştır. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, inanıyoruz ki deliller ışığında en isabetli kararı verecektir. Her gün çok çirkin ifadelerle, son derece sorumsuz ve sorunlu cümlelerle mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak; ancak yargı süreçlerinden ürkenlerin, korkanların, çekinenlerin başvuracağı bir yöntemdir. Öyle ya; çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye? Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, kendinizden eminseniz ’arınmak’ sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Milleti saf yerine koymaktan artık vazgeçin. Kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok çok iyi görüyor. Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz. Varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin, varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin; biz işte bugün burada olduğu gibi eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz. Siyasette nefretin, öfkenin, gerilimin diline asla teslim olmayacağız. İşimize bakacağız, Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmaya bakacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle hizmete aldığımız 30 bininci kilometremizin bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu yolların yapımında, bakım ve onarımında emeği geçen tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ulaştırma Bakanlığımıza ve Karayolları Genel Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ediyorum" dedi.

Davut Has - Sedat Çürük

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ çevre dostu faz değiştiren malzeme geliştirdi Karabük Üniversitesi(KBÜ), Kardemir’den çıkan sanayi atıklarını enerji verimli yapı malzemesine dönüştürmeyi hedefleyen projesiyle sürdürülebilir mimarlığa katkı sunmayı amaçlıyor. Karabük Üniversitesi, sanayi atıklarının yapı sektöründe yeniden değerlendirilmesine yönelik bir araştırma yürütüyor. Çalışma, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi odağında geliştiriliyor. Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Merve Tuna Kayılı danışmanlığında, Arş. Gör. Ebru Kılıç Bakırhan tarafından yürütülen proje, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) 1002 Hızlı Destek Programı ve 1002-A Modülü kapsamında destek almaya hak kazandı. Proje, Kardemir Demir Çelik Fabrikasının sinter tesislerinden çıkan ve yıllık yaklaşık 50 bin ton üretilen MEROS atığının (sinter külü) yeniden kullanımına odaklanıyor. Atığın, enerji verimliliği sağlayan bir yapı malzemesine dönüştürülmesi hedefleniyor. Ön testlerde, MEROS atığının ısıyı depolayıp geri salma özelliğinin malzeme geliştirme sürecinde kullanılabileceği belirlendi. Geliştirilecek malzemenin duvar ve cephe sistemlerine entegre edilmesi planlanıyor. Bu sayede iç mekân sıcaklığının dengelenmesi ve pasif ısıtma-soğutma sağlanması amaçlanıyor. Uygulamanın, binalarda enerji tüketimini azaltması bekleniyor. Doç. Dr. Merve Tuna Kayılı, çalışmanın hem enerji verimliliği hem de döngüsel ekonomi açısından önem taşıdığını belirtti. Kayılı, sanayi atıklarının yeniden değerlendirilmesinin sürdürülebilir mimarlık için önemli bir adım olduğunu ifade etti. Çalışmanın tamamlanmasıyla enerji verimliliği yüksek ve çevresel etkisi azaltılmış yapı malzemelerinin geliştirilmesi planlanıyor. Projenin, atık yönetimine yönelik örnek bir model oluşturması hedefleniyor.
Kastamonu Evinde uyuşturucu olduğunu söyleyip kendisini ihbar eden sanık tahliye edildi Kastamonu’da sokakta bilinci kapalı şekilde bulunan ve evinde uyuşturucu madde bulunduğunu söylemesi üzerine tutuklanan sanık tahliye edildi. Olay, Kastamonu’da il merkezinde 29 Nisan 2025 tarihinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokakta bilincini kaybetmiş bir kişinin bulunduğu yönündeki ihbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Baygın halde bulunan E.A.’nın beyanı doğrultusunda, Kastamonu merkezdeki evinde arama yapıldı. Yapılan aramalarda uyuşturucu madde ele geçirildi. Gözaltına alınan E.A. tutuklandı. Olayın ardından E.A. hakkında "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapmak" suçlarından davada açıldı. Davanın ikinci celsesinde sanık, avukatı ve tanıklar hazır bulundu. Duruşmada kendisini savunan E.A., "Uzun yıllardır uyuşturucu kullanıyorum. Madde masraflarını karşılayabilmek için internet üzerinden ayakkabı satışı yaptım ancak bu gelir yeterli olmadı. Bu nedenle uyuşturucu temin ederek benimle irtibata geçen kişilere verdim. Yaşananlardan dolayı çok pişmanım. Yaklaşık 8 aydır tutukluyum ve bu süreçte uyuşturucudan uzaklaştım. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi. Tanık polis memuru İ.K. ise, "Sanık, evinde uyuşturucu madde bulunduğunu bize kendisi söyledi. Tam olarak kendinde değildi. Adresi de sanığın kendi beyanı üzerine tespit ettik" diye konuştu. Tanık polis memuru K.K. ise, "Uyuşturucu kullanan bir şahıs olduğu yönündeki ihbar üzerine sanığın bulunduğu konuma gittik. Kendisi iyi olmadığını, halüsinasyonlar gördüğünü ve evinin karşıda olduğunu söyledi. Evinde uyuşturucu madde bulunduğunu beyan etti. Savcıya bilgi verilmesinin ardından talimatla evinde arama yapıldı ve uyuşturucu maddeler ele geçirildi. Evin adresini sanık kendisi tarif etti" ifadelerini kullandı. Tanık beyanlarıyla ilgili savunma yapan E.A., "Beni bulduklarında evimi ve evimde bulunan uyuşturucu maddeyi ben söyledim. Etkin pişmanlık hükümleri uyarınca hakkımda ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ediyorum" dedi. Cumhuriyet savcısının mütalaasını açıklamasının ardından, mahkeme heyeti, Türk Ceza Kanunu’nun 192/1 ve 223/4-a maddeleri gereğince atılı suçtan ceza verilmesine yer olmadığı belirtilerek tahliyesine karar verdi.
Ordu Bakan Işıkhan: "TÜİK verilene göre işsizlik oranı son 25 yılın en düşük seviyesinde" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, TÜİK tarafından açıklanan 2025 Aralık ayı işgücü istatistiklerine göre işsizlik oranının son 25 yılın en düşük seviyesine gerilediğini ifade ederek, "Açıklanan bu veriler bize şunu çok net bir şekilde gösteriyor; dezenflasyon politikalarını kararlılıkla uygularken, çalışma hayatını asla ihmal etmedik" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, AK Parti Ordu İl Başkanlığı tarafından düzenlenen İl Danışma Meclisi Toplantısına katıldı. İl Başkanlığı toplantı salonunda düzenlenen programda Bakan Işıkhan, gündeme dair açıklamalarda bulundu. "İşsizlik son 25 yılın en düşük seviyesinde" Bakan Işıkhan, TÜİK tarafından açıklanan 2025 Aralık ayı işgücü istatistiklerine göre, işsizlik oranının son 25 yılın en düşük seviyesine gerilediğini belirterek, "İşsizlik oranı, 2025 yılı aralık ayında, bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti. Böylelikle işsizlik oranı, hem 25 yılın en düşük seviyesine geriledi, hem de 32 aydır tekli hanelerdeki seyrini sürdürüyor. Açıklanan bu veriler bize şunu çok net bir şekilde gösteriyor; dezenflasyon politikalarını kararlılıkla uygularken, çalışma hayatını asla ihmal etmedik. Tam tersine Cumhurbaşkanımızın riyasetinde istihdamı büyüten, işsizliği kalıcı biçimde azaltan dengeli bir politika yürüttüğümüzü görüyoruz. Özellikle gençlerin ve kadınların, işgücüne ve üretime etkin katılımını sağlamak için gayret ediyoruz. Uyguladığımız iş pozitif gibi programların da etkisiyle kadınlarda işsizlik oranı, bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak yüzde 10,5 ile 2013 yılından bu yana en düşük seviyesine geriledi. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı, aynı dönemde 1,1 puan azalarak yüzde 14,1’e geriledi" diye konuştu. "3 yılda 3 milyon gencimizin istihdama katılmasını sağlayacağız" Gençlerin kalıcı, kayıtlı ve nitelikli istihdam içerisinde yer almasını sağlamak amacıyla, ocak ayının başında ‘Genç İstihdam Hamlesi - GÜÇ Programı’nı hayata geçirdiklerini ve proje kapsamında 3 yılda 3 milyon gencin istihdama katılmasını sağlayacaklarını kaydeden Bakan Işıkhan, "Bu alanda da tarihimizin en önemli atılımlarından birini yapmış olacağız. Kadınlarda ve gençlerde elde edilen tarihi iyileşmeler, iş pozitif ve genç istihdam hamlesi gibi programlarla üretime daha fazla insanı dahil ettiğimizi ortaya koyuyor" ifadelerine yer verdi. "İşgücü Uyum Programımızla, bu dönemde Türkiye genelinde 50 bini aşkın kontenjan tanımlayacağız" "Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak; çalışma hayatını geliştirme ve sosyal güvenlik sistemimizi güçlendirmek için var gücümüzle çalışıyoruz" diyen Bakan Işıkhan, "En son geçen günlerde Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Gençliğin Üretim Çağı- GÜÇ programımızı duyurduk. Gençlerin eğitimden kopmadan, işgücü piyasasına güçlü ve kalıcı biçimde katılmasını sağlamak amacıyla hayata geçirdiğimiz bu programla gençlerimizi stajdan ilk işe, meslek lisesinden üniversiteye ve özel sektöre uzanan kapsamlı bir istihdama teşvik etmek amacındayız. Güç programımızın Ordulu gençlerimize ve girişimcilerimize ciddi bir motivasyon olacağına inanıyorum. Ayrıca bugün Ordu’ya bir müjde daha vermek istiyorum. Aktif işgücü programlarımızdan önemli bir adım olarak hayata geçirdiğimiz İşgücü Uyum Programımızla, bu dönemde Türkiye genelinde 50 bini aşkın kontenjan tanımlayacağız" şeklinde konuştu. Bu kapsamda Ordu’ya 2 bin 750 İşgücü Uyum Programı (İUP) kontenjanı tanımladıklarını söyleyen Bakan Işıkhan, salondaki vatandaşların ısrarı üzerine bu rakamı 3 bin 552’ye yükselttiklerini ifade etti. CHP’li belediyeleri açıklaması Bakan Işıkhan, AK Parti olarak sürekli hizmet etmeye çalıştıklarını ancak bazılarının bu hizmetlere taş koymaya çalıştığını dikkat çekerek, "Biz yıllardır yorulmadan ve dinlenmeden ülkemizin istikbali için çalışırken, birilerinin de maalesef yıllarca yine yorulmadan ve dinlenmeden milletin alın terini ve emeğini, hakkını çalma, gasp etme derdinde olduğuna şahit olduk, olmaya da devam ediyoruz. Türkiye, gelecek yüzyıla damgasını vurmaya hazırlanırken, iç gündemimizin halen CHP’li belediyelerde ödenmeyen işçi maaşları, çarçur edilen belediye bütçeleri, akmayan sular, dağlara dönüşen çöpler olması son derece vahim ve utanç verici bir durum" dedi. "2026 Türkiye’sinde halen 1970 yıllarının sorunlarını konuşuyor olmamız yüz kızartıcı" Konuşmasında CHP’li belediyelerin yönetimlerini eleştiren Bakan Işıkhan, "2026 yılının Türkiye’sinde halen 1970’lerin sorunlarının konuşuluyor olması da yüz kızartıcı bir hadisedir. Maalesef CHP’li belediyelerin beceriksiz yönetimleri yüzünden her gün yeni bir rezalete, skandala uyanıyoruz. İşçinin ve emekçinin hakkını sömürerek, her gün yeni bir rezilliğe imza attıkları yetmiyormuş gibi bir de utanmadan ve sıkılmadan milletin lehine olan her hizmeti eleştirmek, yalanla ve iftirayla yapılanı yıkmak derdindeler. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını tatillerde çarçur ederken, maalesef yüzler kızarmıyor. Bizler vatandaşlarımıza karşı sorumluluklarımızı yerine getirmenin haklı gayreti içerisindeyiz. Türkiye olarak hedefimiz, ülkemizi büyütecek 100 yıllık planlar yaparken, bu kutlu yürüyüşümüze engel olacak tüm bu sorunları bertaraf ederek, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu gerçekleştirmek" şeklinde konuştu. Programda, İYİ Parti’den AK Parti’ye geçen Akkuş Belediyesi Meclis Üyeleri Turhan Yıldız ve Hasan Taşçı’ya rozetleri Bakan Işıkhan tarafından takıldı.