GÜNDEM - 29 Ocak 2026 Perşembe 11:48

"Annemi ve ağabeyimi enkaz altından çıkaran asker montunu bana vermişti,3 yıldır özenle saklıyorum"

A
A
A

 Hatay'da depremde vefat eden annesini ve ağabeyini 13. saatte enkaz altından çıkaran askerin kendisine üşümesin diye verdiği montu 3 yıldır özenle saklayan Beliz Aydın, emaneti askere geri verebilmek için özenle saklıyor.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkıma uğrayan Hatay'da, binlerce bina yerle bir olurken yaklaşık 25 bin insan hayatını kaybetti. Asrın felaketine Antakya ilçesi Cebrail Mahallesi'nde yakalanan 19 yaşındaki Beliz Aydın'ın enkaz altında çıkartılan annesi Betül Günyaşar hastanede hayatını kaybederken ağabeyi Abdurrahman Aydın iki bacağı ampute edilerek hayatta kaldı. Asrın felaketini derinden yaşayan Beliz, depremin 13.saatinde enkazın altından annesi ve ağabeyini kurtaran askerin kendisine üşümesin diye emanet olarak verdiği parkayı yıldır özenle saklıyor.



"O gün annemi ve ağabeyimi enkaz altından çıkaran asker, çok üşüyorum diye montunu bana vermişti"

Depremde annesini ve ağabeyini enkazdan kurtaran rütbeli askerin kendine emaneti olan parkayı geri verebilmek için özenle saklayan Beliz Aydın, "Bu mont, abim ve annemi enkaz altından çıkartan askerin montuydu. Mont, depremin ilk gününden itibaren bende duruyor. Montu her giydiğimde o günleri hatırlıyorum. O günden bugüne kadar saklıyorum ama giymeye çok cesaret edemiyorum. Giydiğimde o anlara geri gittim ve kötü hissettim. Montu bana veren askeri tekrardan görmek isterim, emanetini vermek isterdim. O gün annemi ve ağabeyimi enkaz altından çıkaran asker, çok üşüyorum diye montunu bana vermişti. Annem ve abimi enkaz kurtardı, annem vefat etti ama abimi kurtarabildik" dedi.



"6 Şubat sabahı bir rütbeli komutanımız, Beliz üşümesin diye kızımıza parkasını veriyor ve sonra senden geri alacağım diyor"

Beliz'in kendisine emanet edilen parkayı teslim etmek için 6 Şubat günü hastanede beklediğini ifade eden Çilem Artan, "Beliz benim en yakın arkadaşımın kızı. Annesi, 6 Şubat depremlerinde vefat etti. Oğlu Abdurrahman, annesini kurtarmak için ayaklarını kaybetti. Hayatta Abdurrahman ve Beliz tek başına kaldılar. Ben onları hiç yalnız bırakmadım. Beliz; çok akıllı, güçlü ve iradeli bir kız. Gaziantep'te üniversite okuyor. Okula başladı ve bu bizim için gurur verici bir durumdu. Annesi de bunu istiyordu. İnşallah bundan sonraki hayatında da yanında olacağız. Bundan sonra da daha da başarılı olacak. Bir hedefi var ve biz o günleri göreceğiz. Onlara anne olamam ama teyze oldum. Anne yarısı oldum ve olmaya da devam edeceğim. 6 Şubat sabahı bir rütbeli komutanımız, Beliz üşümesin diye kızımıza parkasını veriyor ve sonra senden geri alacağım diyor. Beliz annesini kaybettiğinde ve abisini kurtardıklarında hastane de bekliyordu. Hastanede askerin emaneti olan montu geri vermek için saatlerce bekliyor. Bu bilinçle yetiştirilen bir çocuktu. O acılar içinde emaneti geri teslim etmek için bekliyor ama asker geri gelmiyor. O kadar çok gelmesini ister ki komutanına emanetini teslim edip teşekkür etmek ister. İnşallah hayallerini de kavuşur" ifadelerini kullandı.

Ramazan İlın - İlayda Korkmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Bolat: ‘‘İhracatta 400 milyar dolar sınırına dayandık’’ Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ‘‘İhracatçı sayımız 160 bine ulaştı. 282 milyar dolar mal ihracatı ve 122,4 milyar dolar hizmet ihracatı olmak üzere toplam ihracatımız 390 milyar dolara çıktı. Bu 400 milyar dolar sınırına dayanmak demek’’ dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ‘Dönüşen Dünyada İhracat Zirvesi’ programına katıldı. Bakan Bolat, programda yaptığı konuşmada ihracat rakamlarındaki artışa dikkat çekerken gümrük birliğinin güncellenmesi konusuna ilişkin de bilgi paylaştı. Bolat, ‘‘Dünyadaki askeri, siyasi, ekonomi ve ticaret sistemlerindeki büyük çatırtılar bizleri serinkanlı, sağduyulu, koordineli çalışarak ülkemizin menfaatlerini koruyarak hareket etmeyi gerekli kılmakta’’ diye konuştu. ‘‘İhracatta 400 milyar dolar sınırına dayandık’’ İhracatçı sayısındaki artışa değinen Bolat, ‘‘Bugün 160 bin ihracatçımız var diye gururla ifade ediyoruz. 282 milyar dolar mal ihracatı ve 122,4 milyar dolar hizmet ihracatı olmak üzere toplam ihracatımız 390 milyar dolara çıktı. Bu 400 milyar dolar sınırına dayanmak demek’’ ifadelerini kullandı. Bakan Bolat, Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesine noktasında da yapılan çalışmalardan bahsetti. Bolat, ‘‘Gümrük Birliği’nin güncellenmesi çağrısı ve taleplerimiz kabul edildi. Sorun oluşturan 15 başlıkta uzlaşma sağlandı. AB Konseyi’nden AB Komisyonu’na bir yetkilendirme kararı gerekiyor. AB Komisyonu bunu bekliyor. Bu arada boş durmuyoruz. AB Komisyonu ile toplantılara başladık. Biri Brüksel’de, biri Ankara’da iki toplantı gerçekleştirdik. Gümrük Birliği için aramızda sıkıntı oluşturan 29 alt konularda 15 tanesini uzlaşarak çözdük. Geri kalanlar için toplantılarımız devam ediyor’’ ifadelerini kullandı. Ticaret savaşlarında yeni alanların açıldığını, bazı ülkelerin serbest ticaret anlaşmaları imzaladığını belirten Bolat, Avrupa Birliği (AB) ve Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) ile AB ve Hindistan arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmalarına da değindi. Uluslararası yapılan anlaşmaları da yakından takip ettiklerini belirten Bolat, ‘‘Trafik sapması gibi durumlar ortaya çıkmasın diye gümrüklerimizde gerekli tedbirleri her daim uyguluyoruz. Teyakkuzdayız’’ dedi. AB ile ticaretin kazan-kazan temelinde ilerlediğini belirten Bolat, ‘‘Bu noktada katılım müzakereleri aşamasında aday ülke statümüzle beraber Gümrük Birliği’nin avantajlarını da AB’den Türkiye’ye gelen yatırımcılarla ve Türk müteşebbisler ile birlikte değerlendiriyoruz. O açıdan temkinli ve iyimser olalım, paniğe kapılmayalım’’ diye konuştu. Milli gelirde 6 kat büyüme gerçekleştiğini ve 1,5 trilyon doların üzerine çıkıldığını ifade eden Bolat, kişi başına düşen milli geliri 5 bin 500 dolardan 17 bin 880 dolara çıkardıklarını, dış ticaret hacmini 820 milyar dolara ulaştırdıklarını söyledi. Türkiye’ye gelen yabancı yatırımlar hakkında da bilgi paylaşan Bakan Bolat, ‘‘2002’ye kadar 78-79 yılda gelen yatırım 14 milyar dolarken 2002’den sonra gelen uluslararası yatırım 287 milyar dolardır. Bunun yüzde 65’i başta AB ülkeleri olmak üzere Avrupa ülkeleri kaynaklıdır’’ şeklinde konuştu.
Şırnak Yılkı atları fotoğrafçıların gözdesi oldu Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Gabar Dağı eteklerinde bulunan Mağara köyündeki tarihi varlıklarının yanı sıra sunduğu doğa güzellikleri, yılkı atlarına da ev sahipliği yapıyor. Gabar Dağında yaşayan yılkı atları, bölgede karın beyaza bürüdüğü alanda dörtnala koşarken görüntülendi. Gabar Dağının eteklerinde yaşayan ve kış mevsiminin gelmesiyle ayrı bir görsel güzelliğe bürünen yılkı atları, fotoğraf severler tarafından büyük ilgi görüyor. Şırnak’ta göçerlerin yazın göçer işlerinde kullandıkları, kışın ise yem vermemek için doğaya saldıkları yılkı atları, kışın da fotoğraf tutkunlarının vazgeçilmez temalarından oluyor. Sayıları 100’ü bulan yılkı atları, bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. İnsanların yanına yaklaşmaktan korkan ve dörtnala koşan yılkı atlarını kar üstünde fotoğraflayabilmek isteyen fotoğrafçılar hünerlerini sergiliyor. Kendilerine hayranlık uyandıracak şekilde hareket eden ve sürü halinde koşan atlar, bölgeye gelen fotoğrafçıların yakaladığı renkli karelerle turizme katkı sağlıyor. Doğa fotoğrafçısı Mecit Çevrim, "Fotoğraf ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Biz Mağara köyündeyiz. Şu anda Şırnak’ın ilçesinde bağlı tarihi bir köydür. Genellikle baharda veya yaz aylarına ziyaretçi akımına uğrayan köyde yıllar sonra ilk defa karlı fotoğraf çekme fırsatı bulduk. Şansımızı arkada gördüğümüz yılkı atları ve tarihi yerleri bir arada görmek bizim için çok keyifli bir fotoğrafa dönüştü. Bu fotoğraflarımızı da genellikle Şırnak ve ilçelerin tanıtımına vesile olacak eşlide kullanıyoruz. Fotoğrafçı arkadaşlarımızı da karlı anda da fotoğraf çekmeye buraya davet ediyoruz. Hepimizin sevdiği bir tarihi alanla birlikte fotoğraflamak çok güzel geliyor kar içinde. Keyif aldığımız güzel bir gün oldu. Sadece baharda görülen bu yerin kar içinde çekilmesi enteresan oldu. Türkiye’deki fotoğraf sanatçısı dostlarımızın bu alanı keşfetmesi, bu alanda fotoğraf çekmesini büyük bir umutla bekliyoruz. Bununla ilgili çalışmalarda da ön ayak olacak planlama yapmak istiyoruz. Bununla ilgili proje geliştirip, Türkiye’deki fotoğraf sanatçısı dostlarımızın bu güzel, bakir, daha önce fotoğraflanmamış, fotoğraflanması için ön ayak olacağız. Aynı zamanda biz İdil Fotoğraf Kulübü olarak bu etkinlikleri yapıyoruz. Kulübümüzde yaklaşık 70 arkadaşımızla birlikte bölgedeki bütün tarihi turistlik ve gezilebilecek alanları fotoğraflayarak her kesin göreceği şekilde paylaşımlar yapıyoruz" dedi. Doğa fotoğrafçısı Enes Akkuş da "bir doğasever olarak İdil Mağara köyünü ziyarete geldik, açıkçası muazzam bir manzara ile karşı karşıya kaldık. Yılkı atlarını gördük burada, dron ve fotoğraf çekimlerimizi yaptık. Daha önce bahar ayın da gelmiştik buraya, kışın ilk defa geldik, beyaz bu köye çok yakışıyor. Mağara köyündeki bu muhteşem manzarayı fotoğrafladık. Açıkçası büyülendik. Kışın burası çok ayrı güzel, beyazın çok güzel yakıştığını görüyoruz bu köye. Yılki atlarını da gördük, ilk defa bu atları görüyorum. Onları da çektik, hayran kaldık" diye konuştu.