POLİTİKA - 19 Eylül 2025 Cuma 21:07

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı’ndaki TEKNOFEST programına katıldı

A
A
A
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı’ndaki TEKNOFEST programına katıldı

TEKNOFEST İstanbul’da konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kudüs Müslümanlarla birlikte tüm insanlığın onurudur, izzetidir, şerefidir. Kudüs’ü savunmak barışın ve insanlığın ortak değerlerini savunmaktır. Çıkmış bir de utanmadan halen kitabenin peşine düşüyor. Değil sizi o kitabeyi, Kudüs’ü Şerif’e ait tek bir çakıl taşını dahi vermeyiz" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen 13. Havacılık, Uzay ve Teknoloji (TEKNOFEST) Festivaline katıldı. Atatürk Havalimanı içinde düzenlenen festivale Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra, birçok bakan ve binlerce vatandaş katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, katılan vatandaşlara hitaben bir konuşma yaptı.


TEKNOFEST yarışmalarına katılanlara başarılar dileyerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji şöleni TEKNOFEST’in 13.’sünü gerçekleştirmenin haklı kıvancı içindeyiz. Dünyaya mührümüzü vuracağımız Türkiye Yüzyılı’nın en kilit aktörü olarak gördüğümüz, TEKNOFEST kuşağı maşallah yine göz dolduruyor. Gençlerimiz duruşlarıyla, cesaretleriyle, öz güvenleriyle işte bugün olduğu gibi ortaya koydukları muhteşem eserlerle büyük ve güçlü Türkiye’nin taşlarını döşüyor. Milli teknoloji hamlemizin genç akıncıları milletimizin gurur kaynağı olmayı sürdürüyor. Bütün kalbimle inanarak söylüyorum. Sizin gibi zihni ve ufku açık merakı diri, şahsiyeti ile hem de geliştiği ürünlerle göz kamaştıran genç arkadaşlarımızı gördükçe inanın istikbale daha bir güvenle bakıyoruz. Alanlara, meydanlara, şehirlere ve ülkelere sığmayan coşkunuz için teknolojiye olan tutkunuz için her birinize teşekkür ediyorum. Sınırlarımızı aşan bu başarı tablosunu fikir ve icatları ile süsleyen siz genç kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Hayallerinizin peşinden koşma iradesi gösterdiğiniz için sizleri ayrı ayrı tebrik ediyorum" dedi.


‘11 milyon ziyaretçiyi ağırladı’


Bu yıl TEKNOFEST İstanbul’daki 64 farklı yarışmaya 81 ilimizin yanı sıra 96 ülkeden 565 bin takım ve 1 milyon 200 bin yarışmacı katıldı. Şimdi finale kalan 13 bin yarışmacı ile birlikte ödül kazanacak takımlarımızı da şimdiden kutluyor, başarıları inşallah daim olsun diyorum. Tüm yarışma süreçlerini son derece titiz bir şekilde değerlendiren jüri üyelerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Küresel bir markaya dönüşen TEKNOFEST bugüne kadar 11 milyon ziyaretçiyi ağırladı. Bu ziyaretçilerin önemli bir kısmı gençlerimizdi. TEKNOFEST’in yine rekorlar kırmaya devam edeceğine inanıyorum. Vakti ve imkanı olan tüm vatandaşlarımızı, gençlerimizi TEKNOFEST 2025’in havasını solumaya bu güzellikleri yerinde görmeye davet ediyorum" diye konuştu.


"Tüm ambargolara rağmen elde ettiğimiz kazanımlar asla tesadüf değildir"


Türkiye olarak teknolojide ve savunma sanayiinde çok farklı bir ivme yakaladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölgemizden başlayarak tüm dünyada artık Türk savunma sanayiinin hamleleri konuşuluyor. Tüm ambargolara rağmen elde ettiğimiz kazanımlar asla tesadüf değildir. Türkiye’nin yerli ve milli teknolojide eriştiği bu nokta, birileri tarafından bize gençler altın tepsi ile sunulmadı. Biz buralara dişimizle tırnağımızla geldik. Alın teri, yürek teri dökerek geldik. Gecemizi gündüzümüze katarak geldik. Çok bedel ödedik hedeflerimize aramıza hiçbir engelin girmesine izin vermedik. Türkiye’nin başarılarının gerisinde zorluklar, baskılar, tehditler karşısında yılmadan mücadele eden vatan evlatlarının tertemiz emekleri vardır. Ürettiğimiz her üründe, geliştirdiğimiz her teknolojide ülkesi için tüm varlığını ortaya koyan fedakar insanların gayretleri vardır. Göklerine hakim olmayan milletler, yerin dibinde çürür’ diyerek ilk uçak fabrikamızı kuran Nuri Demirağın ufku vardır " şeklinde konuştu.


‘İHA, SİHA teknolojisinde dünyada ilk 3’teyiz’


Savunma ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülkesi konumunda olduklarını belirten Erdoğan, "İHA ve SİHA teknolojisinde dünyada ilk 3’teyiz. Tasarımda, seri üretimde, kendi savaş gemisini denize indiren 10 ülkeden biriyiz. İHA ve SİHA’larımızla tamamı yerli üretim uçak ve helikopterlerimizle Gök Vatan’da çıkarma gemilerimiz, insansız deniz araçlarımız, firkateynlerimiz, karakol ve mayın gemilerimizle Mavi Vatan’da yeni nesil insansız araçlarımızla, tanklarımız ve otonom zırhlı muharebe araçlarımızla kontrol, radar ve elektronik harp sistemlerimizle karada gücümüze güç katıyoruz. Son olarak 27 Ağustos’ta toplam 47 araçtan oluşan Çelik Kubbe’yi envanterimize katarak tarihi bir eşiği daha geride bıraktık. Savunma sanayii destanımızı yazmaya daha yeni başladık. İnşallah önümüzdeki dönemlerde daha gurur verici müjdelerimiz olacak. Sadece savunma sanayii alanında değil yapay zeka teknolojilerinde de atılımların hazırlığı içindeyiz" diye belirtti.


"KIZILELMA’mız olan Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır"


Türkiye’nin sosyal medya platformunda yerini aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’nin sosyal medyası elektronik sosyal hizmete girdi. Biz de orada yerimizi aldık, dijital tekelleşmeye karşı, bir itiraz olarak gördüğümüz elektronik sosyalin 1 milyon 300 bini aşkın kullanıcıya ulaşması, son derece sevindiricidir. Dezenformasyonun etrafımızı kuşattığı bir dönemde bu platform hakikati arayan gençlerimiz için, bir çıkış yolu olacaktır. KIZILELMA’mız olan Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Kutlu bir yolculuğun ortasındayız. Şimdi yeni adımları atıyoruz. Artık bundan geriye dönüş olmayacak. Emin adımlarla hedefe doğru yürüyoruz ve yürüyeceğiz. Bu mücadele kervan inşallah kazasız, belasız menziline ulaşacaktır" ifadelerini kullandı.


‘Kudüs-ü Şerif’e ait tek bir çakıl taşını dahi vermeyiz’


İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu’nun gündeme getirdiği ‘Silvan Kitabesi’yle ilgili sert sözlerle cevap veren Erdoğan, "Son günlerde kan tüccarlarının şahsımız ve Kudüs ile ilgili hezeyanlarının arka planında bu hakikatin, onlar tarafından bilinmesi vardır. Türkiye artan gücüyle mazlumlara umut, zalimlere korku veriyor. Geçen gün bir tanesi çıkmış, ecdadın emaneti olan Silvan Kitabesini vermediğimiz için, bize nefret kusuyor. İlk kıblemiz Kudüs’ü Şerifle ilgili hadsiz ifadeler kullanarak kendince bir şeyler deniyor. Biz elbette onların ne yapmaya çalıştığının bilincindeyiz. Elinde 65 bin Gazze’li mazlumu kanı olan canilere şunu söylüyorum. Kudüs Müslümanlarla birlikte tüm insanlığın onurudur, izzetidir, şerefidir. Kudüs’ü savunmak barışın ve insanlığın ortak değerlerini savunmaktır. Kudüs’e yönelik her saldırı, karşısında bu mübarek beldeye bu övünmüş şehre, kara sevdalı serdengeçtileri bulacaktır. Çıkmış bir de utanmadan halen kitabenin peşine düşüyor. Değil sizi o kitabeyi, Kudüs’ü Şerif’e ait tek bir çakıl taşını dahi vermeyiz" şeklinde konuştu.


‘Kudüs’ten elimizi hiç çekmeyeceğiz’


Son olarak daima Kudüs’ün yanında olacaklarını belirten Erdoğan, Bu can bu tende olduğu müddetçe, Allah’ın izniyle ecdadın emanetlerine sahip çıkacak, Kudüs’ten elimizi hiç çekmeyeceğiz. İşgalciler istemese dahi biz Müslümanlarla birlikte tüm inançların hakkını savunmaya devam edeceğiz. Hangi sinsi hesabı yaparlarsa yapsınlar 1967 sınırları dahilinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devleti kuruluncaya dek mücadelemiz sürecek. Sokaklarından süt ve bal akan tarihte olduğu gibi, kutsal şehre kalıcı huzur yarın gelecek. Buradan 23 aydır maruz kaldıkları onca barbarlığa rağmen topraklarını terk etmeyen Gazze’li kardeşlerimizi bir kez daha hürmetle selamlıyorum. Şartlar ne olursa olsun azim ve iradenizi daima koruyacaksınız. Elde ettiklerinizle yetinmeyecek kendinizi sürekli geliştireceksiniz. Bu ülke için hayal kurmayı sonra da bu hayalleri gerçeğe dönüştürmeyi kararlı bir şekilde sürdüreceksiniz. Kendiniz ve milletiniz için hep daha iyisini hedefleyeceksiniz" şeklinde konuştu.


Konuşmanın ardından Erdoğan ve protokol üyeleri, yarışmalarda birinci olan gençlere ödüllerini verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.