ASAYİŞ - 31 Ekim 2024 Perşembe 17:16

Denizde halıya sarılmış halde cesedi bulunan Sedef Güler cinayetine ilişkin fezleke hazırlandı

A
A
A
Denizde halıya sarılmış halde cesedi bulunan Sedef Güler cinayetine ilişkin fezleke hazırlandı

Büyükçekmece’de denizde elleri ve ayakları bağlı, halıya sarılı halde cansız bedeni bulunan Sedef Güler’in öldürülmesine ilişkin fezleke hazırlandı. Hazırlanan fezlekede 2 şüphelinin ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi.


Büyükçekmece Mimar Sinan Sahili’nde 7 Haziran günü denizde elleri ve ayakları bağlı, halıya sarılmış ve ağırlık bağlanmış şekilde bir kadın cesedi bulunmuştu. Hayatını kaybeden kadının 24 yaşındaki Sedef Güler olduğu tespit edilirken cinayete ilişkin soruşturma başlatılmıştı. Olaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanarak fezleke hazırlandı.


Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan fezlekede, Fırat Baykara, Yavuz Güngör ve Yiğit Hüseyin Ayvalık şüpheli sıfatıyla yer aldı. Fezlekede denizde cansız bedeni bulunan Sedef Güler’in halıya sarıldığı, ellerinin koli bandı, ayaklarının ise zincir ve dambıl ile bağlandığının tespit edildiği belirtildi. Sedef Güler’in cansız bedeninin sarılı olduğu halı üzerinde halı yıkama fabrikası etiketi bulunduğu da fezlekede aktarıldı. Polis ekiplerince etiketteki firmaya gidildiğinde halının Zafer E. isimli kişi tarafından verildiği ifade edildi. Emniyet güçleri tarafından ifadesi alınan Zafer E. emlak işi yaptığını söyleyerek halının bulunduğu evi Fırat Baykara’ya kiraladığını anlattı. Halının bulunduğu evin Baykara tarafından kiralandığı ve Yavuz Güngör isimli şüpheli ile beraber kullanıldığı da soruşturma aşamasında tespit edildi.


Yapılan incelemelerde 4 Haziran günü bir şahsın araç ile Sedef Güler’i Yavuz Güngör’ün kızı ile birlikte yaşadığı ikamete bıraktığı fezlekede belirtildi. Burada Sedef Güler ile Yavuz Güngör’ün kızı Y.H.G. arasında tartışma çıktığı ve Yavuz Güngör’ün Sedef Güler ile beraber Fırat Baykara adına kiralanan eve gittiği kaydedildi. Fırat Baykara’nın sonradan eve geldiği fezlekede açıklandı. Yavuz Güngör ve Fırat Baykara’nın Sedef Güler’i tespit edilemeyen bir nedenden dolayı burada öldürdükleri, cesedi yok etmek için plan yaptıkları ve bir gün sonra buluşmak üzere evden ayrıldıkları fezlekede aktarıldı. Şüphelilerin 6 Haziran’da tekrar buluştukları ve maktulün cesedini koyacakları valizi, zinciri ve ağırlığı aldıkları da fezlekede ifade edildi.


Yavuz Güngör ve Fırat Baykara’nın Sedef Güler’in ellerini koli bandı ile bağladığı, halıya sardığı, ayaklarını zincir ve dambıl ile bağlayıp Mimar Sinan Köprüsü’nden aşağıya attıkları da fezlekede kaydedildi. Baykara’nın daha sonra polise giderek, “Yavuz beni Gürpınar’da bulunan ikametine çağırdı. Eve gittiğimde hareketsiz yatan bir kadın gördüm, kontrol ettim, yaşam belirtisi yoktu. Polise haber vermek istediğimde Yavuz Güngör bana silah çekti. Nalburdan zincir ve ağırlık aldıktan sonra kadını halıya sardık. 7 Temmuz günü ise Büyükçekmece sahil tarafına gittik. Cesedi köprü üzerinden suya attık" dediği iddianamede ifade edildi.


Yavuz Güngör ise ifadesinde, maktul Sedef Güler’i 4-5 ay öncesinde tanıdığını söyleyerek, “4 Haziran’da kızımla yaşadığım eve geldim. Sedef yanımdaydı. Kızım bizi evden kovdu. Evden kovulunca Sedef Güler ile beraber diğer adrese geçtik. Sedef bana burada ellerinin ve ayaklarının kasıldığını söyledi. Sabah olduğunda kötü durumda olduğunu söyledi. Fırat Baykara’yı aradım, geldi. Daha sonra Fırat ile tekrar buluşmak üzere ayrıldık. Tekrar buluştuğumuzda nalburdan iki adet zincir, iki adet asma kilit, bant aldık. Aynı gün Sedef’i bıraktığımız adrese gittik. Cesedi halıya sardık. 7 Haziran’da ise cesedi denizle gölün birleştiği mevkiden attık” dedi.


Fezlekede, Yavuz Güngör’ün Yiğit Hüseyin Ayvalık aracılığıyla Yunanistan’a gönderildiği ancak daha sonra bir şekilde ülkeye iadesi sağlandığı ve Güngör’ün Edirne’de yakalandığı belirtildi.


Sedef Güler’in Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan otopsi işleminin sonucunda ölüm nedeninin belirlenemediği belirtildi. Öte yandan Adli Tıp Kurumu 1 İhtisas Dairesi’nin incelemesinde maktulün kanında uyuşturucu madde bulunduğu, ölümünün uyuşturucu, uyarıcı madde sonucu meydana gelmiş olabileceği ancak baş, boyun bölgesinde ileri derecede çürüme nedeniyle yumuşak dokularında ayrıntılı analiz yapılamadığı yönünde değerlendirme yapıldı.


Fezlekede Fırat Baykara ve Yavuz Güngör’ün ‘nitelikli kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi. Yiğit Hüseyin Ayvalık’ın ise Yavuz Güngör’ün yurt dışına kaçmasına yardım etmesi gerekçesiyle ‘suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapsi istendi. Yargılamanın yapılması için fezlekenin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesi bekleniyor.



Denizde halıya sarılmış halde cesedi bulunan Sedef Güler cinayetine ilişkin fezleke hazırlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale’de çeşitli suçlardan aranan 18 şüpheli tutuklandı Çanakkale’de jandarma ekiplerince çeşitli suçlardan aranan 101 şüpheli yakalanırken 18’i çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 27 Nisan-3 Mayıs tarihleri arasında 65 bin 151 şahıs ve 61 bin 217 araç sorgusu yapıldı. Yapılan çalışmalar sonucunda 101 aranan şüpheli ve 12 araç yakalandı. Jandarmanın Dedektifleri JASAT tarafından ise, ’Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak Kabul Etmek Bulundurmak ve Kullanmak’ suçundan 2 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Nafaka Hükümlerine Uymamak’ suçundan 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan 3 yıl 4 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Basit Yaralama’ suçundan tutuklamaya yönelik kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 şüpheli yakalandı. Ekipler tarafından; ’Trafiğin Güvenliğini Tehlikeye Sokmak’ suçundan 50 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Kasten Yaralama Neticesinde Ölüme Neden Olma’ suçundan 7 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Mühür Bozma’ suçundan tutuklamaya yönelik kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Trafiğin Güvenliğini Tehlikeye Sokmak’ suçundan 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Kültür Varlıkları Bulmak Amacıyla İzinsiz Olarak Kazı ve Sondaj Yapmak’ suçundan 2 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli yakalandı. ’Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan 4 yıl 8 ay 7 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Tahsis Gereği Açıkta Bırakılmış Eşya Hakkında Hırsızlık’ suçundan 28 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan 4 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Kasten Adam Öldürme’ suçundan 4 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 3 şüpheli, ’Silahlı Tehdit’ suçundan tutuklamaya yönelik kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık’ suçundan 7 yıl 5 ay hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Cebir Tehdit veya Hile Kullanılarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve On İki Yaşını Tamamlamış Çocuğun Cinsel İstismarı’ suçundan 28 yıl 6 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli daha yakalandı. Ekiplerin yaptığı açıklamalar sonucu çeşitli suçlardan ifadelerinin alınmasına yönelik 83 şüpheli ile birlikte toplam 101 şüpheli gözaltına alındı. 101 şüpheliden 18’i çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
İstanbul Başsavcılık, İBB davasının tutuklu sanığı Engin Ulusoy hakkındaki paylaşımların gerçeği yansıtmadığını açıkladı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB davasının tutuklu sanığı eski Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy hakkındaki; "avukatıyla görüşmeye güçlükle gidebildiği, yataktan kalkamadığı, yoklamaya çıkamadığı" gibi paylaşımların gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İBB davasının tutuklu sanığı eski Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy hakkındaki paylaşımlarla ilgili yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2025/318 Esas sayılı dosyasının sanıklarından olan E.U.’un çok ciddi sağlık sorunlarının olduğu, avukatıyla görüşmeye dahi güçlükle gidebildiği, yataktan kalkamadığı, yoklamaya çıkamadığı, 20 kilo verdiği ve hastaneye yatırıldığı yönünde gerçeği yansıtmayan paylaşımlar yapıldığı görülmüştür. Ceza İnfaz Kurumu kayıtları üzerinden yapılan incelemede, adı geçen tutuklunun; Paşakapısı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalmakta iken 10 Mart 2026 tarihinde duruşma için misafir olarak Marmara 1 No’lu Ceza İnfaz Kurumu’na naklinin yapıldığı, 7 Nisan 2026 tarihinde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesi’ne sevkinin sağlandığı, fıtık ve bel ağrısı tanısı konulduğu, ayrıca kalp ve tansiyon hastalıklarından dolayı da reçete düzenlendiği, 2 Mayıs 2026 tarihinde saat 13.20 sularında avukat ziyareti sonrası kurum görevlilerine kasık ağrısının olduğunu beyan etmesi üzerine Marmara Ceza İnfaz Kurumları Devlet Hastanesi’ne gönderildiği, 4 Mayıs 2026 tarihinde kurum revir biriminde yapılan muayenesinde bel ağrısı, kasık ağrısı ve sağ bacak ağrısı (miyalji) sebebi ile ağrı kesici iğne yapıldığı, Beyin Cerrahisi, Ortopedi ve Genel Cerrahi Poliklinikleri’ne sevkinin yapıldığı, 5 Mayıs 2026 tarihinde Silivri Devlet Hastanesi Beyin Cerrahisi Polikliniği’ne sevki sağlanarak MR çekimi yapıldığı, Fizik Tedavi Polikliniği’ne sevkinin yapıldığı, 6 Mayıs 2026 tarihinde Marmara Ceza İnfaz Kurumu Devlet Hastanesi Ortopedi ve Genel Cerrahi Poliklinikleri’ne sevklerinin olduğu, 8 Mayıs 2026 tarihinde Fizik Tedavi Polikliniği’ne sevkinin planlandığı, anlaşılmıştır. Adı geçen tutuklunun tedavi süreci, diğer tutuklu ve hükümlülerde olduğu gibi hassasiyetle yürütülmektedir’’ ifadelerine yer verildi.