SAĞLIK - 07 Temmuz 2025 Pazartesi 15:22

Dikkat dağınıklığı aşırı yeme davranışını tetikliyor

A
A
A
Dikkat dağınıklığı aşırı yeme davranışını tetikliyor

Son yıllarda giderek artan obezite vakalarının nedenleri ve bu duruma çözüm olarak uygulanan obezite cerrahisi hakkında önemli bilgiler veren Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yunus Topal, "Dikkat dağınıklığı aşırı yeme davranışını tetikliyor" dedi.


Diyet ve egzersiz gibi geleneksel yöntemlerle kilo veremeyen veya verdiği kiloyu koruyamayan, ciddi obezite (morbid obezite) hastalarına uygulanan obezite cerrahisi, sindirim sisteminde değişiklikler yaparak kişinin daha az yemek yemesini, daha çabuk doyarak gıda alımını sınırlamasını veya yediklerinin emilimini azaltmasını sağlar. Obezitenin günümüzde küresel bir sağlık sorunu haline gelmesinin ve hızla artmasının birçok karmaşık nedeni olduğunu belirten Dr. Topal, bu nedenlerin genellikle birbirini tetikleyen ve bir döngü oluşturan faktörlerden oluştuğunu ifade etti.



Hareketsiz hayat, yanlış beslenme ve daha fazlası: Obezitenin artış sebepleri


BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yunus Topal, obezitenin artış nedenlerinden biri olan yanlış beslenme alışkanlıklarına dikkat çekerek günümüzde fast-food, hazır ve işlenmiş gıdaların tüketiminin yaygınlaştığını, bu yiyeceklerin yüksek kalori, şeker, tuz ve doymuş yağ içerdiğini, ayrıca porsiyon boyutlarının büyümesinin farkında olmadan fazla kalori alımına yol açtığını belirtti. Lifli gıdaların yeterince tüketilmemesinin tokluk hissini azalttığını, gece geç saatlerde yemek yemenin ve yemek sırasında dikkat dağınıklığının da aşırı yeme davranışını tetiklediğini vurguladı.



"Teknolojik gelişmeler günlük hareket ihtiyacını önemli ölçüde azaltıyor"


Dr. Topal, obezitenin artışının bir başka nedeni olarak teknolojik gelişmelerin günlük hareket ihtiyacını önemli ölçüde azaltmasını göstererek; ofis işleri, özel araç kullanımı, asansörler ve dijital eğlence araçlarının yaygınlaşmasıyla insanların fiziksel aktivite düzeylerinin düştüğünü, düzenli egzersiz alışkanlığının ise toplumda yeterince gelişmediğini ifade etti.


Obezitenin artışında genetik yatkınlığın önemli bir faktör olduğunu belirten Dr. Topal, metabolizma hızının yavaşlaması, yağ depolamanın kolaylaşması ve iştahı kontrol eden hormonların etkilenmesinin ailede obezite öyküsünün bireyin riskini artırdığını vurguladı.


"Stres, depresyon, anksiyete ve yalnızlık gibi duyguların özellikle yüksek kalorili gıdalara yönelmeyi tetiklemektedir" diyen Dr. Topal, duygusal yeme davranışı ve yeme bozukluklarının kilo artışında etkili olabileceğini, stresin yol açtığı hormonal değişikliklerin (örneğin kortizol artışı) ise vücutta yağ depolanmasını artırdığını vurguladı.



"Polikistik over sendromu (PKOS) metabolizmanın yavaşlamasına neden olur"


"Tiroid hastalıkları (özellikle hipotiroidi), insülin direnci ve polikistik over sendromu (PKOS) metabolizmanın yavaşlamasına ve yağ depolama eğiliminin artmasına neden olur" diyen Dr. Topal, bu hormonal ve metabolik sorunların kilo alımında etkili olduğunu vurguladı.


"Yetersiz uyku, iştahı düzenleyen hormonların dengesini bozarak daha fazla yeme isteği oluşturur. Ayrıca metabolizma yavaşlar, fiziksel aktivite azalır ve uykusuz bireyler sağlıksız atıştırmalıklara yönelir" diyen Dr. Topal, uyku düzeninin obezite ile ilişkisine dikkat çekti.


Bazı antidepresanlar, antipsikotikler, kortikosteroidler ile diyabet ve tansiyon ilaçların kilo alımına neden olabileceğine değinen Dr. Topal, bu tür durumlarda tedavi planının mutlaka hekim gözetiminde düzenlenmesi gerektiğini söyledi.



Obezite cerrahisi ile kalıcı kilo kontrolü


Obezite cerrahisinin temel amacının hastaların aşırı kilolarından kurtulmasını sağlamak olduğunun altını çizen Dr. Topal, "Bu cerrahi yöntem, obeziteye bağlı ciddi sağlık sorunlarını iyileştirmek veya önlemek için uygulanmaktadır. Ameliyatların genellikle mide hacminin küçültülmesi ve besin emiliminin azaltılması prensiplerine dayanmaktadır" dedi.


"Obezite cerrahisi, kalıcı ve önemli kilo kaybı sağlıyor" diyen Dr. Topal, "Diyet ve egzersizle kilo veremeyen morbid obez hastaların cerrahi sayesinde fazla kilolarının yarısını veya daha fazlasını kaybetmektedir. Ayrıca cerrahi, tip 2 diyabet, hipertansiyon ve uyku apnesi gibi hastalıkların kontrolünde büyük fayda sağlıyor" şeklinde konuştu.



"Cerrahi sonrası kilo kaybı yaşam kalitesini ciddi şekilde artırıyor"


"Cerrahi sonrası kilo kaybı yaşam kalitesini ciddi şekilde artırıyor. Hastalar kilo verdikçe fiziksel hareket kabiliyetleri artıyor, enerji seviyeleri yükseliyor ve sosyal hayatları olumlu etkileniyor" diyen Dr. Topal, obezite cerrahisinin yaşam süresini uzattığını ve ölüm riskini azalttığını da ifade etti.


"Bazı cerrahi yöntemler, iştahı ve metabolizmayı düzenleyen hormonları etkileyerek tokluk hissini artırıyor" diyen Dr. Topal, "Ameliyat sonrası beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı ve fiziksel aktivitenin değiştirilmesinin cerrahinin başarısı için çok önemlidir. Multidisipliner destekle uzun vadeli kilo kontrolü sağlanabilir" ifadelerine yer verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.