SAĞLIK - 10 Şubat 2026 Salı 12:39

"Doğumsal kalp hastalıklarında erken teşhis hayat kurtarıyor"

A
A
A
"Doğumsal kalp hastalıklarında erken teşhis hayat kurtarıyor"

Doç. Dr. Meki Bilici, "Her 100 çocuktan 1’i doğumsal kalp hastalığıyla dünyaya geliyor. Doğumsal kalp hastalıklarında erken teşhis hayat kurtarıyor" dedi.



7-14 Şubat Doğumsal Kalp Hastalıkları Farkındalık Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan İstanbul Liv Hospital Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Doç. Dr. Meki Bilici, doğumsal kalp hastalıklarının çocukluk çağında görülen en yaygın doğumsal hastalıklar olduğuna dikkat çekti. Bilici, her 100 çocuktan 1’inin doğumsal kalp hastalığıyla dünyaya geldiğini belirterek, erken tanının tedavi sürecinde belirleyici rol oynadığını vurguladı.


"Erken teşhis edilmeyen hastalar ameliyat şansını kaybedebilir"


Doç. Dr. Bilici, doğumsal kalp hastalıklarının görülme sıklığının birçok hastalığa göre oldukça yüksek olduğunu ifade ederek şu bilgileri paylaştı: "Her 100 çocuktan 1’i doğumsal kalp hastalığıyla dünyaya gelmektedir. Bu oran, doğuştan kalça çıkığının 10 katı ve kistik fibrozisin 25 katı kadar yüksek bir orandır. Hastaların önemli bir kısmı, anne karnında yapılan fetal ekokardiyografi ile tanı alabilmektedir. Tanı almayan bebekler ise ailelerin, aile hekimlerinin veya çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlarının dikkatli gözlemi ve muayenesi sayesinde teşhis edilebilir. Erken teşhis edilemeyen hastalar zamanla ameliyat şansını kaybedebileceği için erken tanı hayati önem taşır."


"Morarma önemli bir bulgu, ancak tek belirti değil"


Belirtiler arasında morarmanın önemli bir bulgu olduğunu belirten Doç. Dr. Bilici, morarma görülmeyen çocuklarda da doğumsal kalp hastalığı olabileceği uyarısında bulundu. Bilici, aileleri şu belirtiler konusunda uyardı: "Morarması olan çocukların önemli bir kısmında kalp hastalığı olabiliyor. Ancak vücudunda morarma görülmeyen bazı çocuklarda da çabuk yorulma, kilo alamama, kalpte üfürüm, gelişme geriliği, hızlı ve güçlükle nefes alıp verme, bayılma gibi şikâyetlerden biri varsa mutlaka çocuk kardiyoloji uzmanına başvurulmalıdır."


"Fetal ekokardiyografi tanıda kritik rol oynuyor"


Doç. Dr. Bilici, fetal ekokardiyografinin doğumsal kalp hastalıklarının erken tanısında önemli bir yer tuttuğunu belirterek bazı durumlarda bu tetkikin mutlaka yapılması gerektiğini ifade etti: "Annede, babada veya kardeşlerinde doğumsal kalp hastalığı bulunan bebekler ile ayrıntılı ultrasonda böbrek, beyin ya da bağırsak sisteminde anormallik saptanan bebeklere; ritim problemi olan, suyu az veya çok olan bebeklere fetal ekokardiyografi yapılması gerekir."


"Türkiye, doğumsal kalp hastalıklarının tedavisinde güçlü bir konumda"


Doğumsal kalp hastalıklarının tedavisinde Türkiye’nin önemli bir sağlık altyapısına sahip olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Bilici, Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere birçok ülkeden hastaların ülkemize gelerek tedavi gördüğünü belirtti. Doç. Dr. Bilici ayrıca Türkiye’de her yıl yaklaşık 10-12 bin bebeğin doğumsal kalp hastalığıyla dünyaya geldiğini ifade ederek, farkındalık çalışmalarının erken tanı açısından büyük önem taşıdığını belirtti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Mehmet Türkmen: "Herkes o işin bir parçası olduğunu hissederse stres de ortadan kalkar" FIFA kokartlı hakem Mehmet Türkmen, yaptığı işten keyif aldığını belirterek, "Taraftarlardan, oyunculardan, teknik ekiplerden, hakem arkadaşlarımdan, ekranlarda izleyen insanlardan, herkesten; o işin bir parçası olduğunu hissetmek çok güzel bir şey. Hep birlikte bunu hissederek, bu işi yapmaya devam edersek stres de ortadan kalkar. Çok başarılı bir futbol ülkemize miras bırakmış oluruz" dedi. 2026 yılında FIFA kokartı takmaya hak kazanan hakemler için düzenlenen FIFA kokart töreni, TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde yapıldı. Toplantı sonrası FIFA kokartlı hakem Mehmet Türkmen, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kendileri adına heyecanlı bir gün olduğunu ve katılımcılarla olan samimiyeti hissettiğini belirterek sözlerine başlayan Türkmen, "Bir hakem için en mutlu günlerden bir tanesi bu FIFA kokartı almak. Hayalini kurduğu, mesleğe başladığından beri hep olmak istediği, ulaşmak istediği bir yer. Şunu da unutmamamız lazım, bu her şeyin bir başlangıcı. Ülkemizi yurt dışında temsil ediyor olmamızın gururunu yaşamak zaten muhteşem bir şey manevi olarak ama mesleki olarak, profesyonellik olarak her şeyin yeniden başladığı bütün hikayenin yeniden yazıldığı bir dönemdeyiz. O yüzden umarız bu hikayeyi hep beraber güzel bir şekilde yazarız. Federasyon başkanımıza, Merkez Hakem Kurulu Başkanımıza, değerli hocamıza, bize bu yolda katkı sağlayan, bugünlere ulaşmamıza vesile olan herkese çok teşekkür ediyoruz. Umarım ülkemizi yurt dışında çok güzel temsil edeceğiz" diye konuştu. "Herkes o işin bir parçası olduğunu hissederse stres de ortadan kalkar" Duygusal olarak yoğun bir iş yaptıklarını ve futbolda duyguların yoğun yaşandığını vurgulayan Türkmen, "Bu işin güzelliği de burada, çünkü futbol bence duygularla yaşandıkça güzel bir şey. Duyguları futbolun içinden kaldırdığınız zaman futbol anlamını kaybediyor diye hissediyorum. O yüzden duyguların bu kadar yoğun yaşandığı bir yerde stresin de yoğun yaşanması çok normal. Bizim için önemli olan şey, bu stresle başa çıkabilmenin yollarını bulmak. Bunun için de kendimizi çok iyi tanımamız gerektiğini düşünüyorum. En önemli şey yaptığımız işten keyif almak, sahada olmaktan, oradaki insanlarla paylaşmak bizim için en önemlisi. Ben bu keyfi alıyorum. Taraftarlardan, oyunculardan, teknik ekiplerden, hakem arkadaşlarımdan, ekranlarda izleyen insanlardan, herkesten; o işin bir parçası olduğunu hissetmek çok güzel bir şey. Hep birlikte bunu hissederek, bu işi yapmaya devam edersek stres de ortadan kalkar. Çok başarılı bir futbol ülkemize miras bırakmış oluruz" ifadelerini kullandı. "Umarım, milli bayrağı taşımaya devam ederim" Genç bir hakem olarak hedefinin sorulması üzerine Mehmet Türkmen, şu yanıtı verdi: "Hedefim, ülkemi yurt dışında en güzel şekilde temsil etmek. Bir bakıma bu milli bayrağı bizler de taşıyoruz. Nasıl milli futbolcularımız, milli sporcularımız bu işi yurt dışında yaptıkları zaman başka duygular yaşıyorlarsa biz de yurt dışında yaptığımızdan beri bambaşka duygu yaşıyorum. Umarım bunu gururla taşımaya devam ederim."