SAĞLIK - 04 Temmuz 2025 Cuma 11:23

Düşmese öğrenemeyecekti: Bel ağrısı kanseri ortaya çıkardı

A
A
A

53 yaşındaki Cemal Anitaş’ın yaşadığı bir dizi talihsiz kaza, hayatını değiştiren gerçeği ortaya çıkardı. Tatilde yaşadığı düşme sonrası başlayan bel ağrıları, birkaç hafta içinde yaşadığı ikinci bir düşmeyle iyice şiddetlendi. Bu ağrılar nedeniyle çekilen MR görüntülemesinde, kemiklerde anormal bulgular tespit edildi. Yapılan ileri tetkiklerin ardından multipl miyelom, yani kemik iliği kanseri teşhisi kondu.

Bu travmalar yaşanmasa ve MR çekilmese tanının muhtemelen yıllar sonra, belki de organ hasarı çıktığında konabileceğine değinen Medicana Zincirlikuyu Hastanesi Hematoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Gökhan Özgür, "Bu düşme, erken tanı açısından büyük bir şans. Multipl miyelom sinsi ilerleyen bir hastalık. Tanı genellikle kansızlık, kemik lezyonları veya böbrek yetmezliği gibi bulgular ortaya çıktıktan sonra konuyor. Ancak Cemal Bey’in durumunda, üst üste yaşanan üç düşme sonrasında alınan MR görüntüleri hastalığın karakteristik izlerini gösterdi ve böylece erken müdahale şansı doğdu" açıklaması yaptı.

"Artık köpeğime ‘aslan oğlum’ diyorum, çünkü belki de hayatımı kurtardı"

Hikâyesini anlatan Cemal Anitaş, "Her şey aslında Mısır’da tatildeyken başladı. Yaklaşık 20 santimlik bir çukuru fark etmedim, boşluğa basıp düştüm. Belimde ‘tık’ diye bir ağrı hissettim. Geçti sandım. İki hafta sonra köpeğimi gezdirirken bu sefer 10 santimlik bir çukura düştüm. Aynı ağrı tekrar oldu. Üçüncü olayda ise yeni doğum yapmış bir kedi beni itti, yine düştüm, yine aynı bel ağrısı... Bu kazalar arka arkaya geldi. En sonunda MR çektirdik. Sonuçları beklerken insan ister istemez internete girip araştırıyor. Moral bozucu şeyler okuyorsun ama iyi bir ekiple süreci yürütünce her şey kolaylaşıyor" dedi.

Düşmese öğrenemeyecekti: Bel ağrısı kanseri ortaya çıkardı

Anitaş, "Doktorum bu süreçte bize çok güzel yol gösterdi. Ekibi de öyle. Şu an tedavinin ilk ayındayız ve gayet iyi gidiyoruz. Açıkçası bu durumun fark edilmesi bir şans oldu. Eğer bu kazalar olmasaydı, hastalığım çok geç ortaya çıkacaktı. Artık köpeğime ‘aslan oğlum’ diyorum, çünkü belki de hayatımı kurtardı" şekline konuştu.

"Bu süreçte neşeni kaybedersen zorlanırsın"

Anitaş, sözlerine şunları ekledi: "Pazartesi ve cuma günleri tedaviye gidiyorum. Zaman zaman zor oluyor, ilaçların yan etkileri var ama güçlü olmaya çalışıyorum. Eşim ve oğlum bana çok destek oluyor. Bu süreçte neşeni kaybedersen zorlanırsın. Artık daha bilinçliyim. Herkesin yılda bir kez check-up yaptırması gerektiğini çok net öğrendim"

"5-6 yıl boyunca belirti vermeden ilerleyebilir"

Uzm. Dr. Özgür, "Hastamız yaklaşık bir ay önce bel ağrısı şikâyetiyle bize başvurdu. Kendisinde bir travma öyküsü vardı ve bu travma sonrası çekilen MR’da kemik iliği kanserine işaret eden bulgular tespit edildi. Hematoloji olarak hızlı bir değerlendirme yaptık ve kemik iliği biyopsisiyle tanıyı koyduk. Hastamızın durumu, kemik iliği kanserlerinden biri olan multipl miyelom olarak teşhis edildi. Multipl miyelom, akut lösemilere kıyasla daha yavaş seyreden bir hastalıktır. Hastalık sinsi bir şekilde ilerlediği için tanı genellikle kansızlık, kemik lezyonları veya böbrek hasarı gibi bulgularla konur. Ortalama olarak, 5-6 yıl boyunca belirti vermeden ilerleyebilir. Cemal Bey de MR’da ‘zımba deliği’ görünümü fark edildi. Eğer bu travma olmasaydı tanı çok daha geç konulabilirdi" dedi.

"Multipl miyelomun tedavi süreci uzundur"

Hızla tedaviye başladıklarını belirten Uzm. Dr. Özgür, "Şu an kemoterapi değil, hedefe yönelik tedaviler ve akıllı ilaçlar kullanıyoruz. Cemal Bey’in bel ağrıları azaldı, organ hasarı da gelişmedi. Bu bizim için oldukça sevindirici. Multipl miyelomun tedavi süreci uzundur. İlk aşamada yoğun bir indüksiyon tedavisi veririz, ardından pekiştirme ve idame tedavisi gelir. Nakil uygunluğu varsa 4. aydan sonra planlama yapılır. İdame tedavi yaklaşık 2 yıl sürer" şeklinde konuştu.

"Ağız kuruluğu, aşırı susama gibi şikâyetler olur"

"Multipl miyelom tüm dünyada kemik iliği kanserlerinin en sık görülen tiplerinden biridir." diyen Uzm. Dr. Özgür, "Bazen check-up sırasında kansızlıkla ya da inflamasyonla fark edilir. Bu noktada hekim şüphesi çok önemlidir. Cemal Bey’in tanısı da bu farkındalık sayesinde konulabildi. Hastalarımızda genellikle kansızlık, omur kırıkları, kalsiyum yüksekliği gibi sorunlar görülebilir. Ağız kuruluğu, aşırı susama, halsizlik, ağrı gibi şikâyetler olur. Bu yüzden düzenli yaşam, egzersiz ve kontroller çok önemlidir. Her bel ağrısı kanser değildir ancak ısrarcı ve tekrarlayan ağrılar ciddiye alınmalıdır" uyarısında bulundu.

Nisanur Şentürk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.