EKONOMİ - 11 Ocak 2024 Perşembe 13:41

Erdemir ve İsdemir’den sıfır emisyon için 3.2 milyar dolarlık dev yatırım

A
A
A

OYAK Maden Metalürji şirketlerinden Erdemir ve İsdemir, net sıfır emisyon ile üretim için yol haritasını açıkladı. Karbonsuzlaşma çalışmalarına hız veren Erdemir ve İsdemir, 2050 yılında net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyor.

OYAK Grubu Şirketleri arasında yer alan Erdemir ve İsdemir, Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefine katkı verecek şekilde Net Sıfır Yol Haritası’nı açıkladı. Yeşil dönüşüm adımlarını şekillendiren Erdemir ve İsdemir, 2030 yılına kadar, baz yıl olarak belirlediği 2022 yılına göre ton başına karbon emisyonunu yüzde 25, 2040 yılına kadar yüzde 40 oranında azaltmayı ve 2050’de net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyor. Avrupa’nın ikinci, dünyanın sekizinci büyük çelik üreticisi konumunda olan Türkiye’nin sektördeki öncü üreticileri Erdemir ve İsdemir, yeşil dönüşüm uyum çalışmalarıyla da çelik sektöründe etkin bir rol oynamaya devam edecek.

Erdemir ve İsdemir’den sıfır emisyon için 3.2 milyar dolarlık dev yatırım

"Geleceğin iş dünyasına şekil veriyoruz"

OYAK Grubu Şirketlerinin sürdürülebilirlik yatırımlarına ve emisyon azaltımına yönelik çalışmalarına dikkat çeken OYAK Genel Müdürü Süleyman Savaş Erdem, “Pek çok ülkede karbon emisyonu azaltma hedeflerinin açıklanmasıyla birlikte dünya çapında endüstriler, buna uygun yol haritaları belirliyor. Geleceğe yatırım yapan şirketler net sıfır emisyon hedeflerini taahhüt ederek gerekli düzenlemeleri gerçekleştirmek üzere yola çıkıyor. Daha yeşil ve sürdürülebilir bir dünya için atılan bu adımlar şirketlerin küresel pazarlarda rekabet güçlerini korumalarını da sağlıyor. Net sıfır emisyon nihai hedefine yönelik belirlenen stratejileri uygulamaya alabilmek önemli. Bunun için net sıfır emisyon yol haritasının tasarlanması kadar, bu dönüşümü gerçekleştirecek yeteneklere, sürece ve yönetişime de ihtiyaç var” dedi.

Erdemir ve İsdemir’den sıfır emisyon için 3.2 milyar dolarlık dev yatırım

OYAK’ın son sekiz yılda gerçekleştirdiği dönüşüm ve yapılanma ile geleceğin iş dünyasına şekil verdiğini vurgulayan Erdem, sözlerini şöyle sürdürdü: “OYAK’ın başarı hikâyesinin sırrı değişime öncülük etme yeteneğinde yatıyor. Yaşadığımız değişim ve dönüşüm çağında, tüm sektörlerde sürdürülebilir büyüme, sorumlu üretim ve insan odaklı anlayışla hareket ediyoruz. Örnek başarılarımızla her alanda sürdürülebilir değer üretmeye odaklanıyor; ekonomiye, çevreye ve topluma yönelik sorumluluk bilinciyle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Çevre ve yeşil dönüşüm ilkelerimize sadık kalarak sürdürülebilir üretime yönelik yatırımlarımızı artırıyoruz.”

Sürdürülebilirlik koşullu yurt dışı finansman

Erdemir ve İsdemir’in yeşil dönüşüm yolculuğu kapsamında 3 milyar doların üzerinde yatırım planlandığını belirten OYAK Genel Müdürü Erdem, “Ülkemizin en değerli sanayi varlıklarından Erdemir ve İsdemir, yeşil dönüşüm konusunda yol haritasını başarıyla oluşturdu. Kısa dönemli hedefimiz olan, üretilen ham çelik başına karbon emisyonlarımızı asgari yüzde 25 oranında azaltmak için Erdemir ve İsdemir’de 3,2 milyar dolarlık bir dönüşüm yatırımını 2030 yıl sonuna kadar gerçekleştireceğiz. Bu projeler kapsamında yıllık 1 milyon 710 bin MWh elektrik üretimi kapasiteli GES kurulumu da bulunuyor. Projeler için ağırlıklı olarak sürdürülebilirlik koşullu yurt dışı finansman kaynaklarını kullanmayı planlıyoruz. Şirketlerimizin yeşil dönüşüm için belirlediği plan ve net sıfır emisyon hedefi, hem ülkemiz demir çelik sektörüne rol model olacak hem de sektörün geleceğine yön verecek. Binalar, otomobiller, beyaz eşyalar, elektronik gereçler gibi neredeyse hayatın her alanında önemli yere sahip olan çeliğin üretiminde yaşanacak bu dönüşüm, tüm sektörlerin bu alandaki yolculuğunun da öncüsü olacak. Erdemir ve İsdemir’in ham çelik kapasitesi 2030’a kadar 13 milyon tona ulaşacak. 2016 yılından bu yana yeşil dönüşüm konusunda çalışan ve yatırımlar yapan Erdemir ve İsdemir, atacağı adımlarla sektöre yol göstermeye devam edecek” diye konuştu.

Erdemir ve İsdemir’den sıfır emisyon için 3.2 milyar dolarlık dev yatırım

Yeşil dönüşümün adımları ve süreçleri planlandı

OYAK Maden Metalürji Finansal Yönetim ve Mali İşler Grup Başkan Yardımcısı Serdar Başoğlu, 58 yıldır tüm faaliyetlerinde sektörün lider oyuncusu olmanın verdiği sorumlulukla hareket ettiklerini söyledi. Başoğlu, şöyle konuştu: “Ülkemiz ve bölgemiz için önemli bir ekonomik değer taşıyan şirketlerimiz Erdemir ve İsdemir, yeşil dönüşüm için üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye yönelik adımları atma konusunda kararlılığını ortaya koyarak yol haritasını oluşturdu. Müşterilerimizin, yatırımcılarımızın ve diğer paydaşlarımızın beklentilerini karşılayacak şekilde şirketlerimizde yeşil dönüşümü tamamlamaya yönelik kritik adımları ve bu adımların devreye gireceği süreçleri planlandık. OYAK Maden Metalürji Şirketleri olarak, sera gazı emisyonlarımızı analiz ederek artışa neden olan emisyon kaynaklarını tespit ediyor ve iyileştirmeye yönelik aksiyonları planlıyoruz. Bu kapsamda şirketlerimizde bugüne kadar enerji verimliliği çalışmaları, üretimde hurda kullanımının artırılması ve HBI (sıcak briketlenmiş demir) kullanımı gibi faaliyetlerle emisyon azaltımı için ön çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Bunların yanı sıra düşük emisyonlu çelik üretim teknolojilerinin gelişimini takip ederek, fizibilite çalışmaları ile net sıfır yol haritamızı şekillendirdik. 2050 yılında net sıfır emisyona ulaşmak hedefiyle başladığımız yeşil dönüşüm yolculuğumuzda karbon emisyonunu azaltıcı, enerji verimliliği sağlayacak iyileştirme ve yatırım faaliyetlerimizle sürdürülebilir geleceğe doğru emin adımlarla ilerleyeceğiz.”

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Serdar Başoğlu 3,2 milyar dolarlık yatırımın yüzde 70-80’inin dış kaynaklardan sağlanacağını kaydetti. Başoğlu, yeşil dönüşüm için erişimi kolay finans kaynaklarının kullanılacağını söyledi.

Erdemir ve İsdemir’den emisyonu azaltacak adımlar

Sera gazı emisyonlarına yönelik analiz çalışmalarıyla proseslerde emisyon miktarında değişime neden olan kaynaklar tespit ediliyor ve azaltılmasına yönelik çözümler üretiliyor.

Enerji verimliliğini artıran teknolojik yenilikleri devreye alma, açığa çıkan yan ürün gazlardan ve atık ısılardan en üst düzeyde yararlanma, sistematik ölçüm ve izleme ile enerji kayıplarını en aza indirme odaklı çalışmalar yürütülüyor.

Yeni kurulacak hurda toplama/işleme merkezi ve pelet tesisi ile çelik üretiminde hurda ve pelet kullanımının artırılması ve bu sayede ton başına emisyonların azaltılması hedefleniyor.

Üretimin çeşitli süreçlerinde kullanılan kömürün yerine, emisyon faktörü sıfır olan biyokütlenin kullanılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştiriliyor.

Türkiye’nin en büyük lisanssız güneş enerji santralinin (GES) kurulumuna yönelik yatırımlar ile üretimde ihtiyaç duyulan enerjinin yenilenebilir kaynaklardan sağlanması hedefleniyor.

Çeliğin yüzde 100 geri dönüştürülebilir olma özelliği ile Elektrikli Ark Ocağı teknolojisiyle de üretim yapılmasına yönelik yatırımlar planlanıyor.

Net sıfır hedefine ulaşmak için orta vadede daha çevreci olan doğal gaz bazlı DRI (doğrudan indirgenmiş demir) teknolojisi ile üretim de Erdemir ve İsdemir’in stratejileri arasında yer alıyor.

Gelecekte, yenilenebilir enerji kaynaklarının ve elektrolizörlerin yaygınlaşmasıyla birlikte DRI tesislerinin doğal gaz yerine yeşil hidrojen ile çalıştırılması hedefleniyor.

2050 yılında net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için Erdemir ve İsdemir’in yeşil dönüşüm stratejileri arasında Karbon Yakalama ve Depolama Teknolojileri de yer alıyor.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Uzmanından uyarı: "Tromboflebit bir enfeksiyon" Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. İlknur Günaydın, tromboflebitin cilt hastalığı değil, bir enfeksiyon olduğunu söyledi. Varisli hastalarda yaygın olarak görülen tromboflebit, hamilelik, hareket eksikliği ve damar yaralanması gibi olayların ardından görülebiliyor. Özellikle bacaklarda görülen bu rahatsızlık cilt hastalığıyla karıştırılabiliyor. Uzmanlar, bu hastalığın bir enfeksiyon olduğuna dikkati çekerek tedavi edilmezse ciddi sorunlar oluşturabileceğini söylüyor. 10 ay önce bacağında gece kramplarının başlamasıyla Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne başvuran Türker Atakan, ilaç tedavisiyle yakın zamanda sağlığına kavuşmayı bekliyor. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. İlknur Günaydın, hastanın daha önce sağ bacağında varis şikayetiyle 2 kez ameliyat olduğunu belirterek "Kliniğimize sağ bacakta, bu damar trasesinde kızarıklık, şişlik, ağrı ve yanma hissiyle başvurdu. Damarları değerlendiren bir tetkik yaptık. Bu tetkik sonucunda bu yüzey varis damarının içinde pıhtı oluşumlu olduğunu gördük. Bu da bize akut tromboflebit tanısını koydurdu" diye konuştu. Bu hastalığın cilt hastalığıyla karıştırılabildiğini dile getiren Günaydın, "Hastalığın en büyük belirtisi ana yüzeyel, cilt altında seyreden yüzeyel toplar damarımızın bulunduğu bölgede kızarıklık, tam direkt o bir şerit şeklinde kızarıklık, şişlik, ağrı ve sertlik. Bu tipik bulguları. Cilt hastalıklarında yaygın olur. Tüm bacağı sarar, cilt enfeksiyonları da nitekim öyle. Bu hastalık bir enfeksiyon" ifadelerini kullandı. "İleri fazlarda tedavi çok güç oluyor" Hastaların damar trasesinde kızarıklık gördüklerinde hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğinin altını çizen Günaydın, "İleri fazlarda tedavi çok güç oluyor. Yara açıldığı zaman tedavisi çok sıkıntılı oluyor. Çok uzun süre alabiliyor. Bu konuda hastanın hayatını, yaşam kalitesini, konforunu engelleyebiliyor. Damar içi enfeksiyon olduğu için özellikle bağışıklık sistemi düşkün olan hastalarımızda daha yaygın sistemik enfeksiyonlara, bütün vücudu etkileyen enfeksiyonlara neden olabilir" açıklamasında bulundu. Hasta Türker Atakan, 10 ay önce bacağında gece kramplarının başladığını belirterek daha sonra şişme ve morarma meydana geldiğini anlattı. Daha sonra hastaneye başvurduğunu dile getiren Atakan, ilaç tedavisine başlandığını söyledi. Hastalığının günlük hareketlerini kısıtladığını anlatan Atakan, "Bazen yürürken ağrı olarak, batma olarak yürüme kalitemi bozdu. Kızarıklık, morarma, yanma o gibi şikayetlerim oluştu. Doktorumuz tarafından verilen kan sulandırıcı iğne ve antibiyotik tedavisine başladım. Şu anda daha iyiyim" dedi.
İstanbul A Milli Futbol Takımı’nın, FIFA Dünya Kupası yolundaki ilk rakibi Romanya A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası play-off turu yarı finalinde yarın İstanbul’da Romanya ile oynayacak. 2026 FIFA Dünya Kupası play-off turu yarı finalinde A Milli Futbol Takımı, yarın saat 20.00’de Beşiktaş Park’ta Romanya ile karşılaşacak. Milliler turu geçmesi durumunda play-off turu finalinde Slovakya - Kosova eşleşmesinin galibiyle 31 Mart Salı günü deplasmanda mücadele edecek. Ay-yıldızlılar, Romanya’ya mağlup olursa Slovakya - Kosova müsabakasının kaybedeniyle hazırlık maçı yapacak. Milliler, FIFA Dünya Kupası bileti alırsa D Grubu’nda ABD, Paraguay ve Avustralya ile oynayacak. A Milli Futbol Takımı, Dünya Kupası Avrupa elemelerinde E Grubu’nda İspanya, Gürcistan ve Bulgaristan ile karşı karşıya geldi. Milliler, grubu 4 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet sonucunda aldığı 13 puanla ikinci sırada tamamladı ve play-off oynamaya hak kazandı. 27. randevu Türkiye ile Romanya bugüne kadar 10’u resmi, 16’sı özel olmak üzere 26 kez mücadele etti. Söz konusu müsabakalarda ay-yıldızlılar 5 defa rakibini mağlup ederken, Romanya ise 14 kez sahadan galip ayrıldı. 7 karşılaşma da berabere tamamlandı. Millilerin 24 golüne, Romanya 49 golle karşılık verdi. İki ülke en son 9 Kasım 2017 tarihinde Romanya’da hazırlık maçında karşı karşıya gelirken, milliler müsabakayı 2-0’lık skorla kaybetti. Ay-yıldızlılar, 24 yıllık hasrete son vermek istiyor A Milli Futbol Takımı, FIFA Dünya Kupası’na son olarak 2002 yılında Güney Kore ve Japonya’nın ortak düzenlediği turnuvada katıldı. Milliler, bu turnuvada dünya 3.’sü olurken, tarihinin en iyi derecesini elde etti. Ay-yıldızlılar, ilk önce Romanya daha sonra da Slovakya - Kosova eşleşmesinden gelecek ülkeyi geçerek 24 yıllık Dünya Kupası hasretine son vermek istiyor. A Milliler, FIFA Dünya Kupası’na katılmaya 1950, 1954 ve 2002 olmak üzere 3 kez hak kazandı fakat 2 kez gitti. Milliler, 1950 yılındaki turnuvada finansal sorunlar yüzünden yer almadı. Millilerin 648. müsabakası Milliler, 360’ı resmi, 287’si özel toplam 647 karşılaşmaya çıktı. Kırmızı-beyazlılar geride kalan maçlarda 1’i hükmen olmak üzere 255 galibiyet elde ederken, 241 mağlubiyet ve 151 de beraberlik aldı. Ay-yıldızlılar, oynadığı müsabakalarda 895 gol kaydederken, kalesinde ise 926 gole engel olamadı. Vincenzo Montella 30. maçında Teknik Direktör Vincenzo Montella, A Milli Futbol Takımı ile bugüne kadar 22’si resmi, 7’si de özel olmak üzere 29 maçta görev aldı. Montella yönetimindeki A Milliler, bu mücadelelerde 16 galibiyet, 8 mağlubiyet ve 5 beraberlik aldı. Dolmabahçe’de 71. milli maç A Milli Futbol Takımı, Romanya karşılaşmasıyla 2016 yılında açılan Beşiktaş Park’ta 4. kez oynayacak. Milliler, daha önceki adıyla İnönü Stadyumu’nda ise 67 maça çıkmıştı. Ay-yıldızlılar, Dolmabahçe’de yaptığı toplam 70 müsabakanın 30’unu kazanırken, 22’sini kaybetti, 18 mücadele ise berabere sona erdi. Mircea Lucescu çalıştırıyor Romanya’nın başında tanıdık bir isim bulunuyor. Bir dönem A Milli Futbol Takımı, Galatasaray ve Beşiktaş’ta görev alan Mircea Lucescu, Romanya Milli Takımı’nı çalıştırıyor. Romanya’nın kadrosunda ayrıca Türkiye’de forma giyen Ianis Hagi (Corendon Alanyaspor), Deian Sorescu (Gaziantep FK) ve Valentin Mihaila (Çaykur Rizespor) var. François Letexier düdük çalacak Türkiye ile Romanya arasında oynanacak müsabakayı Fransa Futbol Federasyonu’ndan François Letexier yönetecek. Letexier’in yardımcılıklarını Cyril Mugnier ve Mehdi Rahmouni yapacak. Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Benoit Bastien olacak. Millilerde ağrıları bulunan Merih Demiral ve Zeki Çelik’in durumu yapılacak son kontrollerin ardından belli olacak. Sakatlığı olan Aral Şimşir ise aday kadrodan çıkarılmıştı. A Milli Futbol Takımı’nın, aday kadrosuna şu futbolcular yer alıyor: "Kaleci: Altay Bayındır (Manchester United), Mert Günok (Fenerbahçe), Muhammed Şengezer (Başakşehir), Uğurcan Çakır (Galatasaray) Defans: Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı (Galatasaray), Ahmetcan Kaplan(NEC Nijmegen), Ferdi Kadıoğlu (Brighton & Hove Albion), Merih Demiral (Al-Ahli), Mert Müldür (Fenerbahçe), Mustafa Eskihellaç (Trabzonspor), Ozan Kabak (Hoffenheim), Samet Akaydin (Çaykur Rizespor), Zeki Çelik (Roma) Orta saha: Atakan Karazor (Stuttgart), Hakan Çalhanoğlu (Inter), İsmail Yüksek (Fenerbahçe), Kaan Ayhan (Galatasaray), Orkun Kökçü (Beşiktaş), Salih Özcan (Borussia Dortmund) Forvet: Arda Güler (Real Madrid), Barış Alper Yılmaz, Yunus Akgün (Galatasaray), Deniz Gül (Porto), İrfan Can Kahveci (Kasımpaşa), Kenan Yıldız (Juventus), Kerem Aktürkoğlu, Oğuz Aydın (Fenerbahçe), Semih Kılıçsoy (Cagliari)."