SPOR - 28 Kasım 2025 Cuma 10:05

Fenerbahçe - Galatasaray derbisinde son 10 maç

A
A
A
Fenerbahçe - Galatasaray derbisinde son 10 maç

Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanan son 10 derbide sarı-kırmızılılar 1’i hükmen 5, sarı-lacivertliler de 3 kez kazandı.

Trendyol Süper Lig’in 14. haftasında Fenerbahçe ile Galatasaray, pazartesi günü saat 20.00’de Kadıköy’de karşılaşacak. Zirveyi yakından ilgilendiren mücadele öncesinde ezeli rakiplerin son 10 maçına bakıldığında sarı-kırmızılıların üstünlüğü var. İki takım arasında 8’i lig, 1’er de Turkcell Süper Kupa ve Ziraat Türkiye Kupası olmak üzere oynanan son 10 müsabakada Aslan 1’i hükmen 5 kez kazanırken, Kanarya ise 3 defa galip ayrıldı. 2 mücadele de berabere tamamlandı.

Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanan son 10 derbinin sonuçları şöyle:

21.11.2021

Galatasaray: 1 - Fenerbahçe: 2 (Lig)

10.04.2022

Fenerbahçe: 2 - Galatasaray: 0 (Lig)

08.01.2023

Fenerbahçe: 0 - Galatasaray: 3 (Lig)

04.06.2023

Galatasaray: 3 - Fenerbahçe: 0 (Lig)

24.12.2023

Fenerbahçe: 0 - Galatasaray: 0 (Lig)

07.04.2024

Galatasaray: 3 - Fenerbahçe: 0 (Hükmen) (Süper Kupa)

19.05.2024

Galatasaray: 0 - Fenerbahçe: 1 (Lig)

21.09.2024

Fenerbahçe: 1 - Galatasaray: 3 (Lig)

24.02.2025

Galatasaray: 0 - Fenerbahçe: 0 (Lig)

02.04.2025

Fenerbahçe: 1 - Galatasaray: 2 (Türkiye Kupası)

Oğuzhan Ort

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Başkan Sekmen; "12 Mart bir destanın adıdır" Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümü kentte düzenlenen törenlerle kutlandı. İlk olarak Erzurum Valisi Aydın Baruş, 9. Kolordu ve Garnizon Komutan Vekili Piyade Albay Kemal Kahraman ve Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Havuzbaşı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk koydu. Başkan Sekmen, günün anlam ve önemini belirttiği konuşmasında, şunları kaydetti: "Birinci Dünya Savaşı’nda Erzurum’un vatanperver insanları çok zor günler geçirdi. Sarıkamış felaketinden sonra 16 Şubat 1916’da Rus işgaline uğrayan bu tarihi şehir, 2 yıldan fazla bir süre hilalin mübarek gölgesinden uzakta, harap ve bitap düşerek kederli bir hayat yaşadı. Bu elem dolu günler, Tarih sayfalarına ‘Erzurum’un kara günleri’ olarak geçmiştir. Ermeni çetelerinin başlattıkları Müslüman-Türk soykırımı, Rus kuvvetlerinin silah ve cephanelerini Ermenilere bırakarak bölgeden çekilmeye başladıkları 1917 yılı sonlarında daha da artmıştır. Rus işgali esnasında gizlice ve münferiden yapılan katliamlar Rusların çekilmesiyle kitlesel bir hal aldı ve 3 aylık Ermeni idaresinde olan şehrimiz tarihte eşine rastlanmayan bir mezalime ve Müslüman-Türk soykırımına maruz kaldı." "Bu topraklar şehitlerimizin kanlarıyla yoğrulmuştur" Başkan Mehmet Sekmen, Erzurum’un şehitlerin kanlarıyla yoğrulduğunu belirtti. Sekmen, şöyle dedi: "Taşnak, Hınçak ve Ramgavar adlı Ermeni çeteleri Erzurum ve çevresinde; Erzurum-Cinis’te, Tazegül’de, Alaca’da, Ilıca’da, Tepeköy’de, Börekli’de, Dutçu’da, Erzurum merkezde; Yanıkdere’de, Karskapı’da, Ezirmikli Osman Ağa ve Mürsel Paşa Konaklarında, Gölbaşı’nda Hacı Ahmet Hanı’nda, Firdevsoğlu Kışlası’nda, Yeşilyayla’da, Hasankale’de, Tımar’da, Köprüköy’de, Horasan’da, Hınıs’ta, İspir ve Pazaryolu’nda tam bir Müslüman soykırımı gerçekleştirmişlerdir. Ermeni çeteleri üç ay gibi kısa bir zaman zarfında 50 bine yakın sivil ahaliyi kendi yurtlarında, kendi ocaklarında acımasızca katletmişlerdir." "12 Mart bir destanın adıdır" "Doğu’nun muzaffer kumandanı Kazım Karabekir Paşa komutasındaki Birinci Kafkas Kolordusu geceli gündüzlü savaşarak, 12 Mart 1918 sabahı Erzurum’u düşman işgalinden kurtarmıştır" diyen Başkan Sekmen, şöyle devam etti: "Türk Ordusu, milletiyle birlikte Ermeni işgal ve zulmüne son vermiş, Erzurum’u yeniden ay yıldızlı bayrağımızla kucaklaştırmıştır. Bu yüzden 12 Mart; Türk’ün tarihinde önemli sayfa, kutlu bir zafer günüdür. 12 Mart; Erzurum için tarihin bin bir facialarını örten bir teselli ve saadet günüdür. 12 Mart; aslında sadece Erzurum’un Ermeni çetelerinden kurtuluşu değil, Türkiye’nin emperyalist devletlerin işgallerinden de kurtuluşunun müjdecisidir." Havuzbaşı’ndaki tören halk oyunları ve mehteran ekiplerinin gösterisiyle sona erdi. Başkan Sekmen ve protokol üyeleri, buradaki törenin ardından Karskapı ve Polis Şehitliklerine geçerek aziz şehitlerimizin kabirlerine karanfil bıraktı.
Ankara MSB: "İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir" Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "İncirlik bir Türk üssüdür. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyetine aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez" açıklaması yaptı. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) beka ve güvenliğe yönelen risk ve tehdit unsurlarına karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü bildirdi. Aktürk, Bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında yaptığı açıklamada, devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetlerinin yanı sıra ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalardaki son duruma ilişkin bilgi verdi. Terörle mücadele operasyonlarının kesintisiz sürdüğünü aktaran Tuğamiral Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, beka ve güvenliğimize yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 4 PKK’lı terörist daha teslim olmuştur" ifadelerini kullandı. Sınır ötesinde güvenliği kalıcı hale getirmeye yönelik çalışmaların devam ettiğini vurgulayan Aktürk, mayın ve el yapımı patlayıcıların yanı sıra mağara, sığınak ve barınakların tespit edilerek imha edildiğini kaydetti. "Menbic’de tünellerin yüzde 95’i imha edildi" Suriye harekât alanlarındaki tünel imha çalışmalarına da değinen Aktürk, şu bilgileri paylaştı: "Son bir haftada imha edilen 3 kilometre tünel ile birlikte Menbic’de tespit edilen tünel hatlarının yüzde 95’i, yani 462 kilometresi başarıyla imha edilmiştir. Böylelikle Suriye harekât alanlarında imha edilen toplam tünel uzunluğu 764 kilometreye ulaşmıştır. Bunun 302 kilometresi Tel Rıfat’ta, 462 kilometresi ise Menbic’te bulunmaktadır." Hudutlarda yoğun güvenlik tedbirleri Hudut güvenliğine ilişkin verileri de açıklayan Aktürk, sınırların uluslararası standartlarda korunduğunu belirtti. Aktürk, "Hafta boyunca yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 7’si terör örgütü mensubu olmak üzere 78 şahıs yakalanmış, 1.733 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir" dedi. Yıl başından bu yana yakalanan düzensiz geçiş sayısının 1.278’e, engellenen kişi sayısının ise 13 bin 493’e ulaştığını aktaran Aktürk, hudutlarda kademeli güvenlik sisteminin kesintisiz şekilde sürdüğünü kaydetti. "Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir Patriot sistemi Malatya’da konuşlandırılmaktadır" Aktürk, 9 Mart’ta İran’dan ateşlenen ve Türk hava sahasına giren balistik mühimmatın NATO unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Aktürk, "İran’dan ateşlenen ve hava sahamıza giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hâle getirilmiştir. Bazı mühimmat parçalarının Gaziantep ve Diyarbakır’da boş araziye düştüğü olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma meydana gelmemiştir. ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan, İran’ın üçüncü ülkeleri de hedef alan saldırılarıyla genişleyen çatışmalar kapsamında; hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla millî düzeyde alınan tedbirlere ilave olarak, Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir Patriot sistemi Malatya’da konuşlandırılmaktadır" şeklinde konuştu. KKTC’nin güvenliği için F-16 ve hava savunma sistemleri konuşlandırıldı Aktürk, İran ile ABD-İsrail arasında yaşanan çatışmaların bölgesel güvenlik risklerini artırdığını belirterek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğine yönelik adımların da atıldığını söyledi. "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin artırılmasına yönelik kademeli planlamalar kapsamında 6 adet F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemleri KKTC’ye konuşlandırılmıştır" diyen Aktürk, Türkiye’nin hava sahası ve vatandaşlarının güvenliği için gerekli tüm tedbirleri aldığını vurguladı. Aktürk, bölgedeki gelişmeler nedeniyle hava ve deniz unsurlarının görevlerini sürdürdüğünü belirterek, "Hava sahamızın güvenliğini sağlamak ve olası ihlalleri önlemek amacıyla muharip uçaklarımızla hava devriyesi icra edilmekte, Doğu Akdeniz’de deniz ve hava unsurlarımız tarafından seyir, keşif ve gözetleme faaliyetleri yürütülmektedir" dedi. İran sınır hattında olağan dışı bir hareketlilik bulunmadığını kaydeden Aktürk, muhtemel risklere karşı devletin ilgili kurumlarıyla koordinasyon içinde gerekli tedbirlerin alındığını söyledi. Türkiye’nin bölgesel gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Aktürk, şunları kaydetti: "Ülkemiz, hava sahasının, sınırlarının, vatandaşlarının ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini sağlamak amacıyla millî imkân ve kabiliyetlerini kullanmaya, savunma ve caydırıcılık temelinde NATO ve müttefiklerimizle eş güdüm içerisinde gerekli tüm tedbirleri almaya devam edecektir." Aktürk, masum sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan çatışmaların derhal sona erdirilmesi ve kalıcı ateşkes sağlanmasının önemini de vurguladı. Türkiye-Yunanistan GAÖ temasları Türkiye ile Yunanistan arasında tesis edilen Güven Artırıcı Önlemler kapsamında bazı temasların gerçekleştirildiğini aktaran Aktürk, Yunanistan Hava Kuvvetleri Komutanlığından bir heyetin 9-11 Mart tarihlerinde Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığını ziyaret ettiğini bildirdi. Ayrıca Aktürk, Nordik-Baltık ülkeleri Ankara büyükelçileri ve savunma ataşelerinin 10 Mart’ta İstanbul’daki Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezini ziyaret ettiğini söyledi. Aktürk, yerli ve milli savunma sanayisinin TSK’nın kabiliyetlerini güçlendirmeye devam ettiğini belirterek, şu bilgileri verdi: "Geçtiğimiz hafta içerisinde Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) Tedariki Projesi kapsamında ASFAT tarafından TÜBİTAK SAGE iş birliğiyle geliştirilen çeşitli miktarda güdüm kiti Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir." Gayri askeri statüdeki adaların silahlandırılmasına tepki Milli Savunma Bakanlığı, Doğu Ege adalarının statüsüne ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Bakanlık, söz konusu adaların 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması’nda Limni ve 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması’nda Kerpe Adalarının gayri askeri statüde bulundurulmaları şartıyla Yunanistan’a devredildi hatırlatılarak şunlar kaydedildi: "Gayri askeri statü, antlaşmaların esaslı şartı olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla gayri askeri statünün ihlal edilmesi esaslı bir ihlale sebep olmakta ve bu oldu-bitti çabaları hukuken tek taraflı olarak gayri askeri statünün sona erdiği sonucunu doğurmamaktadır. Bu husus devletimizin en üst kademesi tarafından da dile getirilmiştir. Yunanistan’ın usulüne uygun olarak akdedilmiş antlaşmalar hilafına adaların statülerini ihlal eden girişimleri hem hukuka aykırılık oluşturmakta hem de komşuluk-müttefiklik ilişkilerimizi zedelemektedir. Coğrafyamızda süregelen güvenlik krizlerine karşı NATO müttefikleri arasında bu tarz durumların yaşanması kabul edilemezdir. Yunanistan’ın gerçek amaca hizmet etmeyen ve bölgemizde yaşanan krizleri fırsata çevirmeye yönelik girişimlerini kabul etmediğimizi ve bu doğrultuda gerekli tüm tedbirleri aldığımızı ifade ediyoruz." "Türkiye’nin aldığı tedbirler son derece meşru, yerindedir" MSB, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmaların ardından ortaya çıkan füze ve drone tehdidi nedeniyle KKTC’ye konuşlandırılan unsurların caydırıcılığı artırmaya yönelik olduğunu belirten kaynaklar, şu değerlendirmeyi yaptı: "KKTC’ye konuşlandırdığımız hava ve hava savunma unsurları caydırıcılığı tahkim etmeye, hava sahasının güvenliğini desteklemeye ve muhtemel tehditler karşısında hızlı reaksiyon kabiliyetimizi güçlendirmeye yöneliktir. Aldığımız bu ilave tedbirler sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin değil Ada’nın tamamının güvenliğine katkı sağlayacaktır. Bilindiği üzere Türkiye Kıbrıs’ta garantör ülkedir. Garantör olmayan bazı ülkelerin Kıbrıs Adası ve Doğu Akdeniz’e askerî unsur sevk ettiği bir ortamda, Türkiye’nin aldığı tedbirler son derece meşru, yerinde ve dengeli bir güvenlik yaklaşımının gereğidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne biz yeteriz. Türkiye, bölgede gerilimi artıran değil barış ve istikrarı koruyan bir anlayışla hareket etmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir. Bununla birlikte, Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini hedef alan hiçbir hasmane tutuma ve oldubittiye izin vermeyecek; garantörlüğün vermiş olduğu hak ve yetkileri kullanmaktan çekinmeyeceğiz." İran’dan ateşlenen ve NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirilen gelişmeler üzerine NATO ile istişare mekanizmalarının devreye alındığını belirten MSB, şunları kaydetti: "Bu kapsamda NATO Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir Patriot sistemi, hava savunma mimarisinin tamamlayıcı unsuru olarak Malatya’ya konuşlandırılmaktadır. Atılan bu adımlar; hem Türkiye’nin hem NATO’nun savunma, caydırıcılık ve müttefik dayanışması anlayışıyla, ortak güvenliğini tahkim etmeyi amaçlamaktadır." "S-400 neden kullanılmadı?" sorusu Bakanlık, balistik füze tehdidine karşı neden S-400 sisteminin kullanılmadığı yönündeki sorulara da yanıt verdi. Türkiye’nin hava ve füze savunma faaliyetlerinin çok katmanlı bir yapı içinde yürütüldüğünü belirten MSB, şu bilgileri paylaştı: "Türkiye NATO’nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçasıdır. Bu sistem erken uyarı sensörleri, komuta kontrol sistemi ve önleme füzelerinden oluşmaktadır. Bir balistik füze tespit edildiğinde, müdahale süresinin çok kısa olması sebebiyle sistem en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçerek ateşlemektedir. Ülkemize yönelen balistik füze tehdidine karşı en uygun ve etkin savunma unsurları devreye alınarak söz konusu mühimmat başarıyla imha edilmiştir." "İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir" Bakanlık, İncirlik Üssü’nün statüsüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak "İncirlik bir Türk üssüdür. Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığımıza bağlı olarak görev yapan 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımız Adana İncirlik’te konuşludur. 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımızda, F-16 filomuz, Tanker filomuz ve İHA’larımız bulunmaktadır. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyetine aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez. Orada ayrıca İspanya, Polonya ve Katar askeri personeli de bulunmaktadır" ifalerine yer erdi.
Erzurum Vali Aydın Baruş; "12 Mart Erzurum’un kurtuluş bayramı kutlu olsun" Erzurum Valisi Aydın Baruş, Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Vali Baruş, mesajında şunları kaydetti; "Bugün, esaret zincirlerinin parçalanıp ve "hürriyet" güneşinin Palandöken’in zirvelerinden Anadolu’yu selamladığı o şanlı günün; Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümünü kutlamanın derin gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. 12 Mart 1918; sadece bir şehrin işgalden kurtuluşu değil, küllerinden doğan bir milletin topyekûn şahlanışının sembolüdür. Binlerce yıllık tarihi boyunca medeniyetlerin beşiği olan bu kadim topraklar, 108 yıl önce imkânsızlıklar içinde dahi eğilmemiş, sarsılmaz bir iman ve "Dadaş" vakarıyla kıyam etmiştir. Erzurum, Milli Mücadele’nin ve Cumhuriyet’e giden yolun en stratejik durağı, istiklal meşalesinin tutuşturulduğu yerdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün riyasetinde toplanan Erzurum Kongresi’nde tüm dünyaya ilan edilen "Vatan bir bütündür, parçalanamaz!" kararı, bugün de birliğimizin ve dirliğimizin en büyük teminatıdır. Dadaşın ruhunda esaret, mayasında teslimiyet yoktur. Bu toprakların insanı bilir ki vatan; uğruna can verilerek kutsal bir emanet olarak devralınan en yüce değerdir. Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk; Nene Hatunların, Kazım Karabekirlerin ve aziz şehitlerimizin canları pahasına koruduğu bu kutsal mirası, çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmaktır. Erzurum; bugün de bölgenin parlayan yıldızı olma yolunda emin adımlarla ilerlemekte; eğitimiyle, tarımıyla, kış turizmiyle ve yükselen teknolojisiyle Türkiye Yüzyılı’na damgasını vurmaktadır. Geleceğimizin Teminatı Sevgili Gençler, Sizler; Nene Hatunların, İbrahim Hakkı Hazretlerinin ve Alvarlı Efelerin torunlarısınız. Bu kurtuluş destanı sizlere bırakılmış bir onur mirasıdır. Sizden beklentimiz; bu köklü tarihten aldığınız ilhamla ülkemizi bilimde, teknolojide ve her alanda en ileriye taşımanızdır. Unutmayınız ki; güçlü milletler, geçmişlerinden aldıkları güçle geleceği inşa ederler. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları bizlere vatan kılan tüm aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla yâd ediyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin. 12 Mart Erzurum’un Kurtuluş Bayramı kutlu olsun"