EKONOMİ - 25 Şubat 2026 Çarşamba 10:37

Garanti BBVA Emeklilik, 2025’i sektör ortalamasının üzerinde büyüme ve kârlılıkla kapattı

A
A
A
Garanti BBVA Emeklilik, 2025’i sektör ortalamasının üzerinde büyüme ve kârlılıkla kapattı

Garanti BBVA Emeklilik, 2025 yıl sonunda gönüllü BES fon büyüklüğünde yüzde 89, toplam BES fon büyüklüğünde yüzde 87 büyüme kaydederek sektör ortalamasının üzerine çıktı. 18 yaş altı BES’te pazar payını yüzde 20,8’e yükselten şirket, hayat sigortacılığında yüzde 108 prim büyümesi ve toplamda 7,2 milyar TL teknik kâr ile yılı güçlü bir performansla tamamladığını duyurdu.



Garanti BBVA Emeklilik, 2025 yıl sonu itibarıyla bireysel emeklilik ve sigortacılık alanlarında sektör ortalamalarının üzerinde bir büyüme performansı sergileyerek yılı güçlü finansal sonuçlarla tamamladı. Yapılan açıklamaya göre, şirket hem fon büyüklüğü hem de prim üretimindeki ivmesiyle sürdürülebilir büyümesini pekiştirdi. Yıl sonu itibarıyla şirketin bireysel emeklilik faaliyetlerinden elde ettiği teknik kâr 463 milyon TL olurken, sigortacılık faaliyetleri teknik kârı 6,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Bu sonuçlarla şirket, 2025’i toplamda 7,2 milyar TL teknik kârla tamamladı. Garanti BBVA Emeklilik 2025 yılında dijital satışlarda yüzde 40 pazar payı ile sektördeki konumunu korudu.


"Müşteri odaklı yaklaşımımız doğrultusunda dijitalleşmeyi odağına alan, erişilebilir ve esnek çözümler geliştirmeye devam ediyoruz"


Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Nurdan Tunay Günaylı, Garanti BBVA Emeklilik’in 2025 yılı sonuçlarıyla ilgili değerlendirmesinde şu açıklamalarda bulundu: "2025 yılını oldukça güçlü rakamlar ile kapattık. Yıl boyunca gösterdiğimiz güçlü performansın, müşterilerimizin ihtiyaçlarını doğru analiz eden, sürdürülebilir değer oluşturmayı hedefleyen ve uzun vadeli bakış açısıyla şekillenen stratejimizin bir sonucu olduğuna inanıyoruz. Emeklilik ve sigorta alanında sergilediğimiz bu performansın, sektördeki konumumuzu daha da sağlamlaştırmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Müşteri odaklı yaklaşımımız doğrultusunda; dijitalleşmeyi odağına alan, erişilebilir ve esnek çözümler geliştirmeye devam ediyoruz. Bu noktada Garanti BBVA ile yürüttüğümüz güçlü iş birliği, teknolojik altyapı ve yenilikçi uygulamalarla müşterilerimize sunduğumuz deneyimi ileriye taşıyan önemli bir destek unsuru olmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde de bu sinerjiden aldığımız güçle, müşterilerimizin geleceklerini güvenle planlamalarını sağlayacak çözümler üretmeyi sürdüreceğiz."


BES’te sektör ortalamasının üzerinde büyüme


Açıklamaya göre, gönüllü BES fon büyüklüğü 299,4 milyar TL’ye ulaşan şirket, bu alanda yüzde 89 büyüme kaydederek yüzde 78 olan sektör ortalamasının üzerinde performans gösterdi ve fon büyüklüğünü en hızlı artıran şirketlerden biri oldu. Toplam BES fon büyüklüğü ise 317 milyar TL’ye yükselirken, yüzde 87’lik büyüme oranıyla sektör ortalaması olan yüzde 76’nın üzerine çıktı.


Toplam BES katılımcı sayısı 3,5 milyona ulaşan şirket, yüzde 6 büyüme oranıyla sektörün yüzde 5’lik artışının üzerinde konumlandı. Toplam BES satışları arasında dijitalden yapılan satışların payı ise yüzde 53 oldu.


Katkı payı tarafında da güçlü bir performans sergileyen şirketin gönüllü BES katkı payı tutarı 103,8 milyar TL’ye ulaştı. Şirket bu alanda yüzde 110 büyürken, sektör ortalaması yüzde 82 seviyesinde kaldı. Ek katkı payı tutarı ise 2025 yılı özelinde 40,7 milyar TL olarak gerçekleşti ve yüzde 218 büyüme oranıyla dikkat çekti.


Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) Garanti BBVA Emeklilik’in katılımcı sayısı 1,9 milyona ulaşırken, yüzde 6,1 büyüme oranıyla sektörün yüzde 3,8’lik artışının üzerine çıktı. OKS fon büyüklüğü 17,6 milyar TL olurken, bu alandaki büyüme yüzde 53,8 olarak gerçekleşti.


18 yaş altı BES’te güçlü performans


18 yaş altı BES segmentinde güçlü bir ivme yakalayan şirket, 2025 yılında 341 bin katılımcıya ulaşarak yıl içerisinde en çok katılımcı kazanan şirket oldu. Yüzde 22 büyüme ile sektör ortalaması olan yüzde 16’nın üzerine çıktı. Aynı dönemde şirketin pazar payı yüzde 19,6’dan yüzde 20,8’e yükseldi. 18 yaş altı BES fon büyüklüğü 18 milyar TL olurken, bu alandaki büyüme yüzde 142 olarak gerçekleşti.


Hayat sigortası primlerinde yüzde 108 artış


Hayat sigortacılığı alanında da sektörün üzerinde büyüyen şirket, 2025 Aralık itibarıyla 20 milyar TL prim üretimi gerçekleştirdi. Aynı dönemde sektör yüzde 79 büyürken, şirket yüzde 108’lik artış sağladı. Kredi bağlantılı hayat sigortası prim üretimi 13,7 milyar TL’ye ulaşırken büyüme oranı yüzde 110 oldu. Birikimli ve prim iadeli ürünlerde 4,2 milyar TL prim üretimi ve yüzde 85 büyüme kaydedildi. İhtiyaca yönelik hayat sigortası ürünlerinde ise 2 milyar TL prim üretimiyle yüzde 165’lik güçlü bir artış sağlandı.


Grup ürünlerinde yüzde 163 büyüme


Garanti BBVA Emeklilik’in sunduğu grup ürünlerinde de bir önceki yıla kıyasla büyüme kaydedildi. Grup Hayat Sigortası, Grup Ameliyat Sigortası, Grup Kritik Hastalıklar Sigortası toplamında prim üretimi 844 milyon TL ile yüzde 163 büyüme oranına ulaştı. Grup ürünlerinde Garanti BBVA Emeklilik’in pazar payı yüzde 33 olarak gerçekleşti.


Dijital fon danışmanı "Otomatik Fon Koçu" 2025’te kazandırdı


Dijital fon danışmanlığı hizmeti Otomatik Fon Koçu’ndan faydalanan müşteriler, 2025 yılında faizli öneri gruplarında ortalama yüzde 50,9 getiri elde etti. Aynı dönemde enflasyon yüzde 30,9 olarak gerçekleşirken alternatif yatırım araçlarında KYD-Mevduat (net) yüzde 42, BIST 100 yüzde 14,6 ve USD/TL yüzde 21,4 performans gösterdi. Böylece Otomatik Fon Koçu, enflasyonun ve temel alternatif yatırım araçlarının üzerinde bir getiri sağlayarak öne çıktı. 2025 yılında gönüllü BES fonları ortalama yüzde 57,1, OKS fonları ise yüzde 37,4 getiri sağladı. Yüzde 99,8 getiri ile Altın Katılım EYF sektörün en yüksek getiriyi sağlayan fonlarından biri olurken, 7 Ekim itibarıyla ihraç edilen Gümüş Fon Sepeti ise kuruluş tarihinden yıl sonuna kadar yüzde 46 getiri sundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Kasapoğlu: "Erişebilirlik önünde ne engel varsa hep birlikte mücadele edeceğiz" Edirne’de düzenlenen TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu İstişare Toplantısında konuşan AK Parti İzmir Milletvekili ve Komisyon Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu, "Erişilebilirlik... Şehirlerimizin kurumlarımızın engelsiz hale getirilmesi Bu konuda attığımız çok büyük adımlar, çabalar, devrim niteliğinde yasalar var" dedi. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu, Edirne’de bölge istişare toplantısını gerçekleştirdi. Edirne’deki programa Valilik ve belediye başkanlığı ziyaretiyle başlayan komisyon üyeleri, Edirne Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi’nde ve Faika Erkurt Özel Eğitim Okulu’nda incelemelerde bulundu. Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Edirne bölge istişare toplantısında Edirne’nin yanı sıra Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale’den gelen kamu kurumları, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, engelli bireyler ve aileleriyle bir araya geldi. Toplantının açılışında konuşan Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili ve Komisyon Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu bölgesel istişare toplantılarının temel amacının, yerelin yönlendirmesiyle merkezde güçlü, rasyonel ve sürdürülebilir politika önerileri meydana getirmek olduğunu söyledi. Dr. Kasapoğlu, "1 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun, bu ülkede bir milattır, ciddi bir devrimdir. O yasayla, engellilik meselesi tıbbi bir konu olmaktan çıkıp, sosyal bir hak ve eşit vatandaşlık meselesi olarak devletimizin en üst politikası haline geldi. Engelliler Hakkında Kanun ile, EKPSS gibi dünyada eşine az rastlanan bir sistemle binlerce engelli bireyimizi kamuda istihdam ettik. Bununla birlikte engelli bakım destekleriyle ailelerimizin omuzundaki yükü hafiflettik ve engelli bireylerin sosyal hayatın içinde olması en hızlı şekilde gerçekleşmeye başladı. Bugün sporda, sanatta, siyasette, üretimde, akademide göğsümüzü kabartan gurur duyduğumuz pek çok sonuç bu hak temelli adımların birer meyvesi. Elbette bugüne kadar yaptığımız çalışmaların hepsi bizim için gurur vesilesi ama yeni ihtiyaçlarımızın da farkındayız. Kurumlararası veri sorunu yakından takip ettiğimiz bir konu. Türkiye’de gerçekte il il kaç engelli vatandaşımız olduğunu, bu vatandaşlarımızın engel gruplarına, yaşlarına veya eğitim durumlarına göre dağılımının tam ve net olarak, ortaya konması komisyonumuzun gündemlerinden biri. Hedefi tam on ikiden vuracak politikayı üretmek net veriye sahip olmaktan geçiyor. Sağlık ve raporlama süreçlerinde de vatandaşlarımızın yorulmamasını istiyoruz. ÇÖZGER ve erişkin raporları arasındaki uyumsuzluklar acilen çözülmeli. Tek kapıdan hizmet alınabilecek, multidisipliner ÇÖZGEM benzeri merkezlerin sayısının arttırılması konusu tespitlerimiz arasında. Eğitim alanı da yine çok kritik konulardan biri. Kaynaştırma sınıflarımız çok güzel bir başlangıç ama sınıfların içinde hem bu evlatlarımızın hem de öğretmenlerimizin daha güçlü desteklenmesi çok kıymetli. Sadece okul çağını değil, 0-36 ay erken müdahale dönemini de çok güçlü bir şekilde sisteme entegre etmeliyiz. İstihdamda engelli bireylerimize yönelik rekorlar kırdık bu bir gerçek. Ancak özel sektördeki kotaların sadece kâğıt üzerinde doldurulup engelli bireyin fiili üretime katılmaması gerçeğini bazı bölgelerde, bazı uygulamalarda görüyoruz. Bu bizim için kabul edilebilir değil. İstihdamın gerçek bir şekilde uygulanmasından yana olan tavrımızı da yine komisyon olarak net bir şekilde ortaya koyup takipçisi olacağız" dedi. Erişilebilirlik alanında devrim niteliğinde yasalar çıktığını belirten Dr. Kasapoğlu konuşmasının devamında "Erişilebilirlik... Şehirlerimizin kurumlarımızın engelsiz hale getirilmesi Bu konuda attığımız çok büyük adımlar, çabalar, devrim niteliğinde yasalar var. Görme engelliler için yapılan sarı hissedilebilir yüzeyin üzerine park etmiş bir araç, aylardır tamir edilmeyen bir metro asansörü veya standart dışı rampalar görüyoruz. Bunlara el birliğiyle dikkat edelim, bu konudaki ihlalleri gözlemleyip gereken yaptırımı, gereken önleyici tedbirleri ortaya koymamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. Komisyon Başkanı Dr. Mehmet Kasapoğlu ve Komisyon üyeleri, Engelli Bireyler ve Aileleri ile İftar Programı’na katıldıktan sonra tarihi Selimiye Camii’ni ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti.
Gaziantep Kafasındaki nadir tümör alındı, hayata tekrar gülümsedi Gaziantep’te, kafasında dünyada nadir görülen tümörle dünyaya gelen 1,5 yaşındaki Talha bebek, 4 saat süren zorlu ameliyatın ardından sağlığına kavuştu. Gaziantep’te yaşayan Enes ve Tuğba Yalçın çiftinin çocuğu olarak dünyaya gelen 1,5 yaşındaki Talha Yalçın, Gaziantep Şehir Hastanesinde kafasında büyük bir kitle ile dünyaya geldi. Daha sonra aynı hastanede yapılan tetkiklerde minik Talha’nın kafatasında 7 x 6,5 x 4 santimetre boyutlarında, dünyada nadir görülen vakalar arasında yer alan bir tümör tespit edildi. Ailenin başvurusu üzerine Talha bebek, hastanede tedavi altına alındı. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’nde görev yapan Op. Dr. Ali Yayla ve ekibi tarafından gerçekleştirilen detaylı değerlendirmelerin ardından ameliyat kararı verildi. Gerçekleştirilen operasyon, tümörün büyüklüğü ve hastanın yaşının küçük olması sebebiyle 4 saat sonunda başarılı geçen ameliyat sonucunda nadir görülen tümör başarıyla çıkarıldı. Ameliyatın ardından yoğun bakımda yakından takip edilen Talha bebek, kısa sürede toparlanarak sağlığına kavuştu. Talha bebeğin tedavi ve ameliyat sürecini anlatan Beyin Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Yayla, 4 saat süren zorlu ameliyatın başarıyla geçtiğini ifade etti. "4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık" Op. Dr. Ali Yayla, "Hastamız Talha bebek, başında dev bir kitle ile doğdu. Yaptığımız tetkikler ve görüntüleme sırasında tümörün hızla büyüdüğünü ve kafa tası kemiklerini harap ettiğini, beyne de baskı yaptığını gördük. Bunun üzerine ameliyat planladık. Fakat bu tümörün özelliğinden dolayı çok fazla damar yapısı vardı. Kanlanması çok fazlaydı ve tümörün kanama riski nedeniyle hayati tehlikesi bu cerrahi işlemle yüksek düzeydeydi. Bu nedenle cerrahi stratejimizi tekrar ve yeniden kurduk. Buna göre basamaklandırılmış ve multidispliner bir yaklaşım sunduk. Öncesinde girişimsel radyoloji ekibi hastaya bir embolizasyon işlemi yaptı ve tümörün kanlanmasını azalttı. Hemen bir gün sonra plastik cerrahisi ve beyin cerrahisinden oluşan bir ekiple, yaklaşık 4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık. Hastamız bundan herhangi bir zarar görmedi ve sağlığı da gayet iyi seyrediyor. Çocuğumuzu ailesine sağ salim teslim ettik. Tabi bu işlemin arka planında çalışan yeni doğan çocuk yoğun bakım, çocuk hematolojisi, beyin cerrahisi, plastik cerrahi, anestezi olmak üzere büyük bir ekip var. Doktorundan hemşiresine ve sağlık personeline, bütün hastane yönetimine bir buçuk ay boyunca gayret gösterildi ve sonunda da çocuğumuz sağ salim bir şekilde ailesine teslim edildi" dedi. "Talha bebek, beşinci gün taburcu olabilir" Bu tarz tümörlerin nadir olarak görüldüğünü aktaran Op. Dr. Ali Yayla, bebeğin taburcu olmasında her hangi bir sorun olmadığını söyleyerek, "Tümörün boyutları yaklaşık 7 x 6,5 x 4 santimetre çaplarındaydı. Bu büyüklükte bir tümör dünyada nadir bir şekilde bu yaş grubunda görülebiliyor. Bu operasyonu başarılı bir şekilde Gaziantep Şehir Hastanesi’nde uygulamak da bizim için büyük bir gurur oldu. Taburcu olmasında herhangi bir sorun yok bugün dördüncü günü. Ama biraz daha bekleyip güvende olmasını istiyoruz. Dolayısıyla dördüncü gün tamamladık, beşinci gün taburcu olabilir" ifadelerini kullandı. "Agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı" Talha bebeğin, agresif tümörden dolayı zorlu bir ameliyat geçirdiğini söyleyen ve ameliyatı gerçekleştiren ekibin başarılı bir şekilde bu süreci tamamladığını aktaran Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Ilgın Türkçüoğlu, "Hastamız Talha bebek, bizim hastanemizde doğmuştu. Doğduğunda, arkadaşlarımız kafatasının üzerinde cilt altında bir kitle olduğunu tespit ettiler ve bunun takibini yaptılar. Hemen doğar doğmaz ameliyat etmediler çünkü kilosu itibariyle çok küçük olması nedeniyle ameliyat sürecini kaldıramayacağı öngörüldüğünden bir takibe alındı. Tabi bu takip sürecinde kitlenin hızlı büyümesi, kafatası kemiğini invaze etmesi yani oraya da uzanması ve beyin dokusunu da itmeye başlaması, damarlanmasının da çok fazla olması nedeniyle artık bu kitlenin çıkarılması gerektiği kararı alındı. Damarlanması fazla olduğundan ameliyat sırasında küçük bir bebek fazla kan kaybı olmasın diye öncelikle girişimsel radyolojide embolizasyon işlemi yapıldı. Yani girişimsel radyolojinin yaptığı, damarların tıkanması ve kitlenin beslenmesinin engellenmesine dair bir işlemdir. Arkasından da beyin cerrahisi ve plastik cerrahi, ameliyatını başarılı bir şekilde tamamladı. Beynin küçük olması nedeniyle kitlenin invaziv olması, hızlı büyümesi, agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı. Ekibimiz başarılı bir şekilde bu süreci tamamladı. Tabi burada arka planda çalışan anestezi, yoğun bakım hekimlerimiz bu sürecin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi konusunda bizlere destek verdiler. Ben hastanemizde böyle bir multidisipliner çalışmanın başarılı bir şekilde tamamlanmış olmasından dolayı hekimlerimizi çok tebrik ediyorum" diye konuştu.
Ankara Bakan Tekin: "Bu etkinliklere katılan kişilere, gerici azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak bir hakarettir" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Bakanlığın Ramazan ayı faaliyetlerine yönelik eleştirilere ilişkin, "Bu etkinliklere katılan kişilere, gerici azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak bir hakarettir" dedi. Bakan Tekin, Mecliste AK Parti Grup Toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularını cevapladı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan ayı faaliyetlerine yönelik gelen eleştiriler ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin partisinin grup toplantısında kendisine yönelik destek açıklamaları hakkındaki soru üzerine Tekin, "Anayasamızın amil hükümleri, hem Milli Eğitim Temel Kanunu hem de Bakanlığın yüklediği görevler içerisinde ayrım gözetmeksizin bütün vatandaşların temel hak ve hürriyetlerden maksimum faydalanması, fırsat eşitliğinin sağlandığı milli birlik ve adalet çerçevesinde vatandaşlarımızın, çocuklarımızın ve gençlerimizin bu değerlerimizi içselleştirdiği temel eğitim ve öğretim programı oluşturmak bizim görevimiz. Milli birlik ve dayanışmayı önemseyen vatandaşlar, kamu kurumları ve siyasi partiler bu sürece sahip çıkıyorlar. Dün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeliye şükranlarımı sunuyorum. Bizim yapmak istediğimiz şeyleri açıklayarak, bir devlet adamına yakışır bir ciddiyetle milli birlik ve beraberlik sürecine sahip çıkan bir açıklama yaptı. Bu çerçevede herkesi milli birlik ve beraberlikle ilgili attığımız adımlara, kardeşlik hukukunu gerçekleştiren etkinliklere katılmaya davet ediyorum. Yaptığımız şeylerin kanunlarımıza ve Anayasamıza uygun olduğunu, bizim açımızdan yüklenen sorumlulukları yerine getiren düzenlemeler olduğunu ifade etmek istiyorum" diye konuştu. "Bu etkinliklere katılan kişilere, gerici azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak bir hakarettir" 168 kişinin imzaladığı "Laiklikte Birlikteliği Savunuyoruz" bildirisiyle ilgili dava açtıklarını söyleyen Tekin, "Türkiye’de kimsenin hukuk kurallarını ve Anayasa’yı yorumlama tekeli yok. Bu etkinliklere katılan kişilere, gerici azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak bir hakarettir. Etkinliklere katılan çocuklarımız, gençlerimiz, öğretmenlerimiz ve idarecilerimizin hakkını korumak için böyle bir adım atacağımızı söylemiştim. Biz böyle bir adımı attık. Kimin gerici, kimin yobaz, kimin temel hak ve hürriyetler anlamında totaliter bir perspektif olduğunu göreceğiz. 168 kişi, yüzde 99’u Müslüman olan bir kitlenin dini inanç ve ibadetlerini kendi perspektiflerinden tanımlayarak azınlık statüsüne sokuyor. Kusura bakmasınlar bu hakareti eden kişilerin bizim tarafımızdan yargıya taşınması gerekiyordu" ifadelerini kullandı.