POLİTİKA - 22 Mayıs 2026 Cuma 13:38

İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, son 25 yılda küresel ekonominin fırtınalı sularında sığınılacak bir güvenli liman haline gelmiştir"

A
A
A
İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, son 25 yılda küresel ekonominin fırtınalı sularında sığınılacak bir güvenli liman haline gelmiştir"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, "Türkiye, özellikle son 25 yılda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliğiyle küresel ekonominin fırtınalı sularında sığınılacak bir güvenli liman haline gelmiştir" dedi.


Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi işbirliğiyle İstanbul Finans Merkezi Finans Merkezi (İFM) VakıfBank Genel Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ‘Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans’ programında konuşan İletişim Başkanı Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçten yıl imzalaması ile Finansal Okuryazarlık Günü’nün resmiyet kazandığını hatırlatarak, Finansal Okuryazarlık Günü’nü kutladı. Duran, "Hepinizin bildiği üzere dijitalleşme, finansal araçların yapısını dönüştürürken bu araçlara erişimi de oldukça kolaylaştırıyor. Bugün vatandaşlarımız geçmişe kıyasla çok daha hızlı, çok daha çeşitli ve çok daha geniş bir finansal işlem alanına sahip. Ancak bu kolaylık, beraberinde bilinçli hareket etme sorumluluğunu da getiriyor. Çünkü bu finansal araçlara erişimin kolaylaşması kadar doğru kullanılması da, anlaşılması da gerekiyor. Vatandaşlarımızın yatırım kararlarını bilinçli şekilde verebilmesi, elbette risklerin ve fırsatların sağlıklı bir şekilde okunabilmesini gerektirmekte. Bunun da ülkemizin ekonomik gücünü tahkim edecek büyük bir önem içerdiğini söylemem gerekir. Bu nedenle finansal okuryazarlık, sadece belirli meslek gruplarının ya da yatırımcıların ihtiyaç duyduğu bir husus değil; bütün toplumun bütün kesimlerinin, hepsini ilgilendiren temel bir yaşam becerisi artık. Tarihi tecrübelerle sabittir ki bir devletin uluslararası sistemdeki gücü, yalnızca askeri kapasitesiyle ve diplomatik etkinliğiyle, hatta nüfusuyla ölçülmüyor. Artık istikrarlı ve paydaşlarına güven veren bir ekonomik yapının kurulması ve bunun sürdürülebilir hale gelmesi, bir devletin hakiki manada güçlü ve bağımsız olduğunu gösteren en önemli unsurdur. Ben de buradan bugün memnuniyetle ifade etmek isterim ki Türkiye, özellikle son 25 yılda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyoner liderliğiyle küresel ekonominin fırtınalı sularında sığınılacak bir güvenli liman haline gelmiştir" dedi.



"Türkiye hem bölgesel hem küresel düzeyde siyasi istikrarı, ekonomik güveni ve bir arada yaşamayı temsil eden önemli bir ülke durumundadır"


Bu başarının arkasında kuşkusuz köklü bir zihniyet devrimi ve yeni bir düşünce dünyası çerçevesinde planlanarak hayata geçirilen sayısız proje ve yatırımların bulunduğunu aktaran Duran, "Bu durum bizlere açıkça şunu göstermekte ki jeopolitik krizlerin daha sık yaşandığı, tedarik zincirlerinin farklı sebeplerle kesintiye uğradığı ve finansal piyasalarda oynaklığın arttığı dönemde Türkiye hem bölgesel hem küresel düzeyde siyasi istikrarı, ekonomik güveni ve bir arada yaşamayı temsil eden önemli bir ülke durumundadır. Ve bu durum Türkiye’nin dünyanın bağlantı noktası olan yaklaşımını sürdürme ve bu stratejilerini hayata geçirmesinde güçlü bir vizyon göstermektedir. Türkiye’nin bu bağlamda en önemli kurumsal kapasite unsurlarından birisi ise kuruluşunun 20. yılını kutladığımız Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’dir. Ofisimiz son 20 yılda yaşanan ulusal ve uluslararası ekonomik dalgalanmalarda çok başarılı bir performans sergilemiştir. Tecrübe ve birikimiyle Türkiye’ye doğrudan sermaye çekmenin yanı sıra ülkemizin küresel iş yapma kültürünü de modernize etmiştir. Ben bu vesileyle Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’ne katkıda bulunan herkese şükranlarımı sunuyorum. Kuruluşunun 20. kuruluş yılını da ayrıca tebrik ediyorum. Türkiye Yüzyılı’nda Yatırım ve Finans kitabımızı da bugün kamuoyunun istifadesine sunmaktan duyduğum memnuniyeti ayrıca ifade etmek isterim. Zira bu kitap, Sayın Cumhurbaşkanımızın 2014-2025 yılları arasında yatırım ve finans ekseninde gerçekleştirdiği 220 hitabı içermektedir. Böylece bu kitap, Türkiye’nin son dönemdeki yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı ekonomik dönüşümünün fikri arka planını da açıkça ortaya koymaktadır. Cumhurbaşkanımızın farklı konuşmalarıyla resmedildiği bir kitapla karşı karşıyasınız. Sayın Cumhurbaşkanımızın 10 yılı aşkın yıla yayılan bu hitapları, yakın ekonomik tarihimizi anlatan önemli bir vesika niteliğindedir. Her konuşma dönemin ruhunu ve önceliklerini, hedeflerini içerisinde bulundurmaktadır. Bu bakımdan tarihe not düşüldüğü ve geleceğe de rehberlik edildiği ifade edilmelidir" ifadelerini kullandı.



"Bugün güvenli liman dediğimiz Türkiye’mizin istikrarının korunmasında devlet ve millet olarak hep birlikte bu iradeyi sergiliyoruz"


"Dijitalleşmenin finansal alanı hızla dönüştürdüğü günümüzde finansal dezenformasyonlara karşı da tedbir almak durumundayız. Bu da bizim İletişim Başkanlığı olarak en önem verdiğimiz hususlardan bir tanesidir" diyen Duran şöyle devam etti:


"Bu çerçevede Başkanlığımız bünyesindeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz, ekonomik istikrarı hedef alan saldırılara karşı proaktif bir mücadele yürütmektedir. Günümüzde finansal güven sadece piyasa araçlarıyla inşa edilmiyor. Güven, doğru bilginin zamanında paylaşılması, kamuoyunun sağlıklı biçimde bilgilendirilmesi, yatırımcının manipülasyondan korunması ve devlet ile millet arasındaki iletişim bağının güçlü kalması, tahkim edilmesi gerekmektedir. Çünkü finansal kararlar alınırken beklentiler, algılar, haber akışı ve dijital mecralarda dolaşıma sokulan içerikler düşündüğümüzden daha fazla etkili olabiliyor. Maalesef zaman zaman medyada konvansiyonel medyada ya da sosyal medyada döviz kurları üzerinden yapılan manipülasyonlara da şahit oluyoruz. Biz bunların iletişim çerçevesinde gerekli tedbirleri almaya devam ediyoruz. Haber dünyası ve finans dünyasının iletişim noktasında etik sınırların korunması, gazetecilik faaliyetlerinin ticari ilişkilere dönmemesi konusunu da ciddiyetle ele alıyoruz. İletişim Başkanlığımız manipülatif söylemlere, spekülatif içeriklere ve finansal dezenformasyonlara karşı ekonomi iletişimini önemsemektedir. Dikkatinizi çekerim; uluslararası yatırımcılar ülkelerle ilgili kanaatlerini rakamlarla ve finansal verilerle vermiyor sadece. Elbette yatırımcılar için esas olan bir ülkenin istikrarı, liderliği ve küresel ölçekte üretmiş olduğu güven duygusudur. Bir milletin var olma, hayatta kalma iradesi de bu öngörülebilirliği ve güveni inşa etmektedir. Bu sene 10’uncu yıl dönümünü idrak edeceğimiz 15 Temmuz’da oluşturulmak istenen kargaşayı hatırlayalım. Huzurumuzu ve istikrarımızı hedef alan bu tasalluta karşı devlet ve millet olarak verdiğimiz refleks, geleceğimizi koruma ve inşa etme irademizin en güzel örneklerinden birisi olmuştur. Bugün güvenli liman dediğimiz Türkiye’mizin istikrarının korunmasında devlet ve millet olarak hep birlikte bu iradeyi sergiliyoruz. Ülkemizin her türlü kaos ve kargaşadan uzak kalması bizim için çok önemlidir. Nitekim Türkiye’yi kaos ve kargaşa içine çekmeye çalışan, bu konuda manipülasyon yapan odaklara karşı hem yurt içinde hem yurt dışında mücadelemiz devam etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın yurt dışı temaslarında ortaya koyduğu güçlü liderlik ve kararlı diplomasi ile güven telkin eden vizyonunu inşa etmeye devam edeceğiz."


Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu ise, "Bugün aslında bir kitap lansmanı için buradayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2014 yılından bu yana konuşmalarında ekonomi ve finans konularını derledik. Bu çalışmayı yaparken İletişim Başkanlığımızla ve Yatırım Ofisi’ndeki arkadaşlarımızla yakın bir mesai yürüttük. Bu kitaba bu süreçteki katkılarından dolayı her iki kurumdaki mesai arkadaşlarıma da ayrıca şükranlarımı sunmak istiyorum. Kitabın hazırlık sürecinde yaşadığım duyguları sizlerle paylaşmamın isabetli olacağına dair bir fikrim oldu. Üç başlıkta aslında geçmişteki o evrakları, konuşmaları tek tek incelerken üç başlıkta çok dikkatimi çeken hususlar oldu. Birincisi, Sayın Cumhurbaşkanımız her platformda yatırımlara öncelik verilmesinden bahsediyor. Mesela çok dikkat çeken bir ifade; ’Bize düşen yatırımların önünü açmak.’ Ve bunun gibi yatırımlara dair her zaman bir öncelik verildiğini görüyoruz. İkincisi, kararlılık. Aslında birçok konuda şu anda geldiğimiz noktayı, başardığımız işleri konuşuyoruz. Ve aslında bunların arkasında çok kararlı bir irade, kararlı bir liderlik olduğunu kitaptaki yine derlemelerden çok rahatlıkla görme fırsatı oluyor. Yine birkaç böyle manşet dikkatimi çeken, paylaşmak isterim: ’Türkiye, hayali bile kurulamayan şeyleri mutlaka başaracaktır.’ Yani bunu 2014 yılındaki konuşmalarda görebiliyorsunuz. Ve bugün gerçekten ülkemizin o hayali kurulamayan işleri başardığını görüyoruz. Bir diğer dikkat çeken konuşma başlığı da savunma sanayii alanında. Hem uçak gemimizle ilgili o zaman verilen ifadeler. Dikkatimi çeken bir manşet yine: ’Savunma sanayii, Türkiye’nin amiral gemisi olacaktır.’ Şu an ülkemizin 10 milyar doların üzerinde ihracatı olan bir sektör. Ve 10 yıl öncesinde, 20 yıl öncesinde ithalat bağımlılığımızın yüzde 80 olduğu bir durumdan şimdi yerlilik oranının yüzde 80 olduğu bir duruma geçmek. Bunların hepsi aslında kararlılığın bir göstergesi" diye konuştu.



İletişim Başkanı Duran: "Türkiye, son 25 yılda küresel ekonominin fırtınalı sularında sığınılacak bir güvenli liman haline gelmiştir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa İnegöl’de gençler için anlamlı kamp Sağlık Bakanlığı’nın vizyonuyla, bağımlılıkla mücadele ve sağlıklı yaşam bilincini artırmaya yönelik yürütülen çalışmalara bir yenisi daha eklendi. İnegöl İlçe Sağlık Müdürlüğü 1 Nolu Sağlıklı Hayat Merkezi ve Genç Yeşilay Gönüllüleri üniversite temsilcilerinin iş birliğiyle, "Doğada Hayata Bağlan" temalı örnek bir kamp programı gerçekleştirildi. Doğada düzenlenen kampta, bağımlılığın hem birey hem de toplum üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekilerek güçlü bir farkındalık oluşturulması amaçlandı. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde yürütülen koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinin öneminin bir kez daha vurgulandığı etkinlikte; gençlere sağlıklı yaşam alışkanlıkları, sosyal destek kaynakları ve güvenli iletişim alanlarının bağımlılıkla mücadeledeki kritik rolü aktarıldı. Kurumlar arası güçlü iş birliği Gerçekleştirilen kamp programının; toplumsal farkındalığın artırılmasına, gençlerin sosyal destek mekanizmalarına erişimlerinin güçlendirilmesine ve kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin geliştirilmesine çok yönlü katkı sağladığı belirtildi. Programın planlanan şekilde, eksiksiz ve güvenli bir ortamda yürütülmesinde yerel yönetimlerin desteği de büyük rol oynadı. İnegöl Belediyesi tarafından sağlanan lojistik destek, ulaşım ve konaklama katkıları, etkinliğin başarıyla tamamlanmasını sağladı. Etkinlik sonunda, organizasyonun başarıyla hayata geçirilmesinde emeği geçen ve destek sunan tüm kurumlara, gönüllülere ve iş birliği paydaşlarına teşekkür edildi.
Çanakkale AK Partili Ayhan Gider: "(Butlan kararı) Yargının ve CHP’nin iç problemidir" AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, CHP kurultay davasında ’mutlak butlan’ kararına ilişkin değerlendirmesinde, "Yargının ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iç problemidir. Mahkeme bir karar vermiş, süreci göreceğiz" dedi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin ’mutlak butlan’ kararı verdi. Çanakkale’de katıldığı bir açılış programı sonrası CHP kurultay davasında ’mutlak butlan’ kararını değerlendiren AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, "Yargının ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iç problemidir. AK Parti olarak burada bizim ilgilendiğimiz bir durum yok. Gönül, bu tip olaylarla siyasi partilerin anılmamasını arzu ediyor. Çünkü bir siyasetçi olarak bizim söyleyebileceğimiz şey serbest seçim, demokratik seçim, adil seçimdir. Bu ister ilçe kongresi olsun, ister Cumhurbaşkanlığı seçimi olsun, sandık kutsaldır. Sandığın namusuna halel getirecek her şey bizim için üzücüdür. Mahkeme bir karar vermiş, süreci göreceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi umalım ki bugüne kadar yaptığı yanlışları bundan sonra devam ettirmesin ve bu süreci birlik beraberlik içerisinde kendi aralarında değerlendirerek, demokratik bir hale evirsinler. Yoksa meydan işgalleriyle, protestolarla, anarşist tavırlarla böyle süreç yönetilmez. Bu konudan bağımsız olarak söylüyorum, şu andaki tavırlar, şu andaki konuşmalar, şu andaki üslup, şu andan kastım da kongre sürecinden beri devam eden üslup, ne Cumhuriyet Halk Partisi‘ne ne Türkiye Cumhuriyeti’ne, ne Türk siyasetine yakışmayan bir üsluptur. Herkesi aklıselime davet ediyorum. Herkesi sandığın namusuna sahip çıkmaya davet ediyorum. Buna getirilecek halel sadece kendi partileri için değil, Türk siyaset tarihi içinde acı bir tablodur. İnşallah yanlıştan dönerler, mahkeme kararı var ortada, bırakın bu tip somut verilere dayanan mahkeme kararlarını biz siyasi hareket olarak daha önce hiç içimize yatmayan mahkeme kararlarını bile sükunetle karşıladık ki, burada mahkemenin verdiği karar çok somut delillere dayanıyor. Tekrar ediyorum, umalım ki bu süreci bundan sonrasını hiç olmazsa aklıselimle idare ederler. Siyasete ve hukuka uygun şekilde idare ederler" ifadelerini kullandı.