EKONOMİ - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 09:30

İş Bankası 4,9 trilyon TL aktif büyüklüğe ulaştı

A
A
A
İş Bankası 4,9 trilyon TL aktif büyüklüğe ulaştı

Yılın ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıklayan İş Bankası, Mart 2026 dönemi itibarıyla 4,9 trilyon TL aktif büyüklüğe ulaştı.


Türkiye İş Bankası, 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. Bank, Mart 2026 dönemi itibarıyla 4,9 trilyon TL aktif büyüklüğe ulaşırken, 20,4 milyar TL düzeyinde net kâr elde etti. Banka, toplam mevduat hacmini Mart sonu itibarıyla 3,3 trilyon TL’ye yükseltti.


İş Bankası’nın aynı dönemde 2,6 trilyon TL nakdi, 964 milyar TL gayri nakdi kredi hacmi ile ekonomiye sağladığı toplam kaynak tutarı 3,5 trilyon TL’ye ulaştı.


Mart sonu itibarıyla 421 milyar TL düzeyinde özkaynak büyüklüğüne sahip olan bankanın, sermaye yeterlilik oranı ise bu dönemde yüzde 15’in üzerinde gerçekleşti.


Banka, 2026 yılının ilk çeyreğinde, ülke ekonomisinin hizmetine sunmak üzere uluslararası piyasalarda 500 milyon ABD Doları tutarında, altıncı yılda erken itfa opsiyonuna sahip 11 yıl vadeli katkı sermaye niteliğinde tahvil ihracı gerçekleştirdi. İş Bankası, sürdürülebilir finansman alanındaki taahhütlerinin bir göstergesi olarak uluslararası piyasalardaki mavi tahvil ihracını da hayata geçirdi. 5 yıl vadeli ve 50 milyon ABD Doları büyüklüğündeki bu ihraçtan elde edilen fonlar, denizlerin ve su kaynaklarının korunmasına katkı sağlanması ile biyoçeşitliliğin desteklenmesi amacıyla kullanılacak.


"İçinde bulunduğumuz yapay zeka çağında oyunun kuralları değişiyor"


İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, bankanın 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye’nin ekonomik gelişimine ve kalkınmasına katkı sağlayacak şekilde uzun vadeli değer üretme odağıyla hizmet sunmaya devam ettiklerini vurguladı.


İçinde bulunduğumuz yapay zeka çağında oyunun kurallarının değiştiğinin altını çizen Aran, şöyle devam etti: "Hangi alanda faaliyet gösterirseniz gösterin yaptığınız işi yapay zekayla, girişimcilik ve inovasyon kültürüyle buluşturmanız gerekiyor. Oyunun içinde kalmak, hem verimliliği artırmak hem rekabet edebilmek için bu bir zorunluluk. Türkiye açısından en büyük fırsat pencerelerinden birinin de teknolojinin ve yapay zekanın verimlilik artırıcı alanda kullanılması olduğunu düşünüyorum. Burada hep bahsettiğimiz yeni bir hikâye yazmak, yapay zekayla entegre katma değerli üretimi artırmak istiyorsak bu alana daha fazla odaklanmalıyız. Silikon Vadisi’ndeki inovasyon merkezimizle, girişimcilik alanındaki ihtisas şubelerimizle, sürdürülebilir büyümeye yönelik diğer desteklerimizle ve yatırımlarımızla ülkemizin bundan sonra yazacağı hikâyenin bir parçası olmak istiyoruz."


"Kadınların iyileştirici ve dönüştürücü gücünden daha fazla yararlanmalıyız"


Sürdürülebilir kalkınma açısından toplumsal cinsiyet eşitliği ve girişimcilik anlayışının aynı paydada buluşmasının önemine işaret eden Aran, Banka olarak bu anlayışla Türk İş Dünyası Konfederasyonu yürütücülüğünde 5 yıldır devam eden "Girişimde Kadının Gücü" projesine destek verdiklerini hatırlattı. Bu tür projelerle kadınların dönüştürme, iyileştirme gücünü yakından görme fırsatı bulduğunu söyleyen Aran, "Eğer ülkemizde katma değerli üretimin, girişimcilik kültürünün gelişmesini, yaygınlaşmasını istiyorsak kadınları daha çok desteklemeliyiz. Çünkü bu yöndeki kültürel dönüşümde kadınların rolü çok önemli. Eğer ekonomide zorlukları aşmak ve daha dayanıklı hale gelmek istiyorsak kadınların gücü mutlaka devreye girmeli. Yerelde doğup küresele açılan markalara uzanan pek çok başarı hikayesine tanık oluyoruz. Bunlar yalnızca ekonomik değer üretmekle kalmıyor aynı zamanda kadınların dönüştürücü ve iyileştirici gücünü de güçlü bir biçimde ortaya koyuyor" diye konuştu.


Hakan Aran, toplumsal fırsat eşitliğini her alanda destekleyen bir kurum olarak geçtiğimiz dönemde "Girişimci Kız Çocukları Hesabı"nı hayata geçirdiklerini, kız çocuklarının eğitime ve kadınların iş hayatına daha fazla katılımı amacıyla tasarlanan hesap ile Türkiye’de girişimcilik kültürünün yaygınlaşmasını da hedeflediklerini vurguladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Hitit Üniversitesi’nde sektörün öncüleri öğrencilerle buluştu Çorum Hitit Üniversitesi’nde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Milli Teknoloji Akademisi iş birliğinde düzenlenen "Sektör Kampüste Kariyer Buluşmaları" programı öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Çorum Hitit Üniversitesi, öğrencilerin kariyer yolculuklarına rehberlik eden önemli bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, YÖK, TÜBİTAK ve Milli Teknoloji Akademisi’nin desteklediği "Sektör Kampüste Kariyer Buluşmaları" çerçevesinde, üniversite öğrencileri profesyonellerle buluşturdu. Ethem Erkoç Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teknoloji Eğitimleri Dairesi Başkanı Fatma Nur Akın’ın moderatörlüğünü yürüttüğü panele TÜBİTAK İnsan Kaynakları Daire Başkanı İsmail Baş, Limon Cloud Eğitim Koordinatörü Hakan Hilmi Kapucu, Meddata Bilişim Genel Müdürü Serkan Baştuğ, Mikrogrup Yazılım Eğitim ve Kariyer Platformu Yöneticisi Ahmet Şagın ve son olarak Orion Innovation Yazılım Doğrulama ve Kalite Güvence Müdürü Barış Hızal konuşmacı olarak katıldı. Panelistler,kendi alanlarına ait konularda öğrencilere önemli bilgiler verdi. Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, üniversite ve sektörlerin ilişkisinin önemine dikkat çekerek, "Türkiye’nin bütün şehirlerinden, hatta 64 farklı ülkeden öğrencimiz var. Verdiğimiz eğitimin boyutu uluslararası düzeyde. ’Bu arkadaşlarımıza, bu kardeşlerimize, bu öğrencilerimize geleceği sektörü nasıl hazırlayacağız’ konusunda, bizim aşısı tutmuş, zaten bir ağacımız vardı ama aşı tutarak verimini arttırdık, lezzetini arttırdık. Sektör Kampüste programının çok ciddi katkısını elde ediyoruz" dedi. "Millilik, yerlilik ve özgünlük" Düzelenen programda teknolojik imkanlar hakkında açıklamalarda bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teknoloji Eğitimleri Dairesi Başkanı Fatma Nur Akın, "Artık standart, rutin mühendislik yaklaşımlarının ötesine geçmek durumundayız. Dolayısıyla Milli Teknoloji Hamlesinin üç ana içinde barındırdığı husus bu. Millilik, yerlilik ve özgünlük. Eğer nitelikli insan kaynağınızı olmazsa yani sizler olmazsanız arkadaşlar herhangi bir teknolojik ivmeden bahsedemeyiz" diye konuştu. "O vizyona, o bakışa sahip olmanız çok önemli" Daha sonra konuşan TÜBİTAK İnsan Kaynakları Daire Başkanı İsmail Baş, "Her dersin içeriği farklı olabilir. O vizyona, o bakışa sahip olmanız çok önemli. Netice itibariyle bu derslere girdiğinizde, bu sektörlerle tanıştığınızda, gidip staj yaptığınızda siz fark etmiyor olabilirsiniz ama kendinizi yetkinlik anlamında ve sorgulamanız gereken melekeler anlamında geliştirmeniz gerektiğini öğreniyorsunuz arkadaşlar" şeklinde konuştu. "Değişime dokunabilirseniz siz kazanç çıkarsınız" Öğrencilere çeşitli önerilerde bulunan Hakan Hilmi Kapucu da, "Gerçekten birazcık adım atıp birazcık değişimi hissedebilirseniz, değişime dokunabilirseniz siz kazanç çıkarsınız. Bu yetkinlikleri kendinizi kalibre ederek harcayın. Ne kadar çok gezip, ne kadar çok sektör tanırsanız, ne kadar çok sektör lideriyle karşı karşıya gelirseniz kendinizi kalibre etme şansınız da bir o kadar değerli olacaktır" ifadelerini kullandı. Meddata Bilişim Genel Müdürü Serkan Baştuğ, Mikrogrup Yazılım Eğitim ve Kariyer Platformu Yöneticisi Ahmet Şagın ve Orion Innovation Yazılım Doğrulama ve Kalite Güvence Müdürü Barış Hızal da yazılım sektöründeki gelişimler ve deneyimlerini öğrencilerle paylaştı.
Aydın Kuşadası’nda Kent Lokantası hizmete açıldı Aydın’ın Kuşadası ilçesinde belediye tarafından hayata geçirilen Kent Lokantası düzenlenen törenle açılarak vatandaşlara uygun fiyatlı yemek hizmeti sunmaya başladı. Kuşadası Belediyesi tarafından hayata geçirilen Kent Lokantası düzenlenen törenle hizmete açıldı. Kentte sosyal dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlayan proje, yoğun katılımla kapılarını vatandaşlara açtı. Açılış törenine Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş ve eşi, Belediye Başkanı Ömer Günel’in eşi Duygu Günel ile oğlu Hasan Ada Günel, Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Germencik Belediye Başkanı Burak Zencirci, belediye meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılışta konuşan Duygu Günel, Kent Lokantası’nın Belediye Başkanı Ömer Günel’in hayali olduğunu belirterek, ekonomik şartların zorlaştığı dönemde vatandaşlara sağlıklı ve uygun fiyatlı yemek sunmayı hedeflediklerini ifade etti. Ardından söz alan Başkan Vekili Tahsin Demirtaş ise Kent Lokantası’nın yalnızca bir yemek hizmeti olmadığını vurgulayarak, "Burası dayanışmanın, sosyal belediyeciliğin somut bir örneğidir. Bu projenin fikir babası ve emektarı, sosyal belediyecilik anlayışından ödün vermeyen Başkanımız Ömer Günel’e aittir. Bizler de bu anlayışla hizmet üretmeye devam edeceğiz" dedi. Hafta içi her gün ve Cumartesi günleri 11.30 ile 15.00 saatleri arasında hizmet verecek olan lokantada, günlük dört çeşit yemek menüsü sunuluyor. Menü 250 TL’den satışa sunulurken, Adalı Kart sahibi vatandaşlar aynı hizmetten 140 TL’ye yararlanabiliyor. Aynı anda 120 kişiye hizmet verebilen lokanta, gün boyunca yaklaşık 500 kişilik yemek servisi sağlıyor. Ayrıca "gel-al" konseptiyle paket servis imkanı da sunuluyor. Lokantada sunulan yemeklerin hijyenik şartlarda hazırlandığı ve üretim sürecinin gıda mühendislerinin denetiminde gerçekleştirildiği belirtildi. Kent Lokantası’nın özellikle öğrenciler, emekliler ve dar gelirli vatandaşlar için önemli bir sosyal destek noktası olması bekleniyor.
Ankara Bakan Gürlek, Çağla Tuğaltay’ın ailesiyle bir araya geldi Adalet Bakanı Akın Gürlek, 26 yıl önce katledilen Çağla Tuğaltay’ın ailesiyle bir araya geldi. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi Başkanlığı kamuoyunun yakından takip ettiği dosyaları teknik ve koordinasyon desteği anlamında yeniden mercek altına alırken, Adalet Bakanı Akın Gürlek, 5 Haziran 2000’de katledilen Çağla Tuğaltay’ın annesi Gülnur Saygı Tuğaltay, ağabeyi İlker Tuğaltay ve ailenin avukatlarını Adalet Bakanlığında kabul etti. Aileye başsağlığı dileyen Bakan Gürlek, "Burada bir cinayet var. Devletin bu cinayeti çözmesi lazım. Üzerine gitmesi lazım. Özellikle hayatının baharında tazecik bir genç kardeşimizin vefatı devletin sorumluluğundadır" diye konuştu. Devlet olarak bu cinayetleri çözeceklerini ifade eden Bakan Gürlek, tüm imkanların seferber edileceğini vurgulayarak, "Ortada bir suç varsa mutlaka bir fail vardır. Bunu çözmek bizim görevimiz. Bu olaylarda delillerin sıcağı sıcağına toplanması lazım. O zaman toplanmadı demek şu an toplanmayacağı anlamına gelmez. Şüpheli görülen her iz, bulgu ve veri bugünkü teknoloji ve şartlarla yeniden değerlendirilmeli" dedi. Bakan Gürlek, Çağla Tuğaltay cinayeti için şüpheli olan ve hayatını kaybeden 4 kişi için ailenin talebi üzerine Başsavcılığın ‘Fethi Kabir’ yapmayı uygun bulduğunu ayrıca yeni şüpheliler yönünden de DNA örneği alınabileceğini ifade etti. Bakan Gürlek, binaya sonradan giren 12 kişinin DNA incelemesinin yapılarak o zamanki cinayet bürosu ekipleri ile görüşülüp, ellerinde farklı bir delil olup olmadığının da soruşturma makamlarınca değerlendirileceğini belirtti. Yeni kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesine de değinen Bakan Gürlek, "Biz soruşturma makamı değiliz, hakimlere savcılara talimat verme yetkimiz yok. Arkadaşlar bu işin profesyoneli, kurduğumuz birimdeki arkadaşlarımız Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, daire başkanı profesyonel. Farklı bir gözle bakıyoruz. Sürecin hızlandırılması ve çözümü için Devletin tüm kurumları nezdinde teknik olarak ne tür imkanlara sahip olduğumuz araştırılarak ilgili kurumların soruşturma makamlarının hizmetine verilmesini sağlıyoruz. Bu konuda ilgili Kurumları çalıştırmak ve işlemlerin gereğini takdir etmek tamamen soruşturma makamlarının takdirinde" dedi. Bakan Gürlek aile bireyleri ve avukatların soruşturmayla ilgili ilgili görüşlerini de dinledi. Çağla Tuğaltay’ın annesi Gülnur Saygı Tuğaltay da, hassasiyetleri için Bakan Gürlek’e teşekkür ederek, "Şimdiye kadar ben hep ulaşmak istedim. Ama hiçbir geri dönüş alamadım. Bir tek siz ilgilendiniz" dedi. Çağla Tuğaltay’ın abisi İlker Tuğaltay da Bakan Gürlek’e yardımları için teşekkür etti. Aile bireyleri ve avukatlar sosyal medyada hakaret içeren paylaşımlardan ailenin duyduğu rahatsızlığı da dile getirdi.