EKONOMİ - 02 Mayıs 2025 Cuma 10:56

İSO Türkiye İmalat PMI nisanda 47,3 oldu

A
A
A
İSO Türkiye İmalat PMI nisanda 47,3 oldu

İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI Nisan’da bir önceki aya göre değişim göstermeyerek 47,3 seviyesinde gerçekleşti.



İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) anketinin Nisan 2025 dönemi sonuçları açıklandı. Eşik değer olan 50’nin üzerinde ölçülen tüm rakamların sektörde iyileşmeye işaret ettiği anket sonuçlarına göre, manşet PMI endeksi Nisan ayında bir önceki aya göre değişim göstermeyerek 47,3 seviyesinde gerçekleşti. Faaliyet koşullarında kesintisiz yavaşlama eğilimi 13. aya ulaştı. Veriler 9 Nisan ile 23 Nisan sabahı arasında toplandı ve anket, geçen ayın 23’ünde yaşanan depremin öncesinde tamamlandı.



Nisan ayında manşet PMI endeksine paralel olarak üretim de üst üste 13. kez yavaşlama kaydetti. Bu konuda firmalar zorlu dış piyasa koşullarına ve talepteki durgunluğa dikkat çekti. Üretimdeki düşüş belirgin olmasına rağmen Mart ayına göre daha hafif gerçekleşti. Benzer şekilde hem toplam yeni siparişler hem de yurt dışından alınan yeni siparişlerde daralmalar ikinci çeyreğin başında hız kesti. Bununla birlikte hem iç piyasada hem de yurt dışı pazarlarda talep koşulları durgun olmaya devam etti. İmalatçılar, yeni siparişlerdeki yavaşlamaya bağlı olarak istihdamı ve satın alma faaliyetlerini azalttı. Böylece düşüş eğilimi istihdamda beşinci aya, satın alma faaliyetlerinde ise on ikinci aya ulaştı. Firmaların stok seviyelerini de azalttıkları görüldü. İmalatçılar, girdilere yönelik talebin durgun seyrine bağlı olarak, tedarikçilerin teslimatlarını nisanda üst üste ikinci ay hızlandırdığını belirtti. Tedarikçi performansında Aralık 2022’den bu yana en belirgin iyileşme kaydedildi. Öte yandan Türk lirasındaki değer kaybı ve ham madde maliyetlerindeki yükselişe bağlı olarak girdi fiyatları enflasyonu son bir yılın en yüksek düzeyine çıktı. Bu faktörler aynı zamanda satış fiyatlarındaki artışın da sürmesine yol açtı. Nihai ürün fiyatlarında enflasyon ivme kazanarak son yedi ayın en yüksek düzeyine çıktı.



İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI anket verileri hakkında değerlendirmede bulunan S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, şunları söyledi: "Türk imalatçılarının karşı karşıya kaldığı zorluklara Nisan ayında belirsiz bir uluslararası ekonomik ortam eklendi. Bu nedenle yeni siparişler, üretim ve ihracattaki yavaşlamalar son PMI anketinde de devam etti. Öte yandan, bazı göstergelerde izlenen iyileşme sinyalleri, sektörün önümüzdeki aylarda potansiyel olarak büyüme bölgesine yaklaşabileceğine dair umutları artırdı."



Sektörel PMI’a göre birçok sektörde üretim ve istihdam düşüş sergiledi


İstanbul Sanayi Odası Türkiye Sektörel PMI Nisan 2025 raporu, yılın ikinci çeyreğinin yeni siparişlerde genele yayılı bir ivme kaybıyla başladığına işaret etti. Bu eğilimden ayrışarak genişleme bölgesinde kalan tek sektör, gıda ürünleri oldu. Birçok sektörde üretim ve istihdam düşüş sergilerken maliyet baskıları genel olarak güçlendi. Anket kapsamında takip edilen sektörlerin çoğunluğunda tedarikçilerin teslimat süreleri kısaldı. Nisanda ağaç ve kağıt ürünleri sektörünün yeniden düşüşe geçmesiyle birlikte, yeni siparişler, anket kapsamında takip edilen 10 sektörün dokuzunda yavaşlama kaydetti. İyileşmenin gözlendiği tek sektör olan gıda ürünlerinde ise büyüme oldukça ılımlı seyretti. Yeni siparişlerde en belirgin düşüş tekstil ürünlerinde yaşandı. Yeni ihracat siparişlerinde ise iki sektörün artış göstermesi sonucu hafif daha olumlu bir tablo ortaya çıktı. Böylece, anket kapsamında takip edilen 10 sektörün sekizinde üretim yavaşlama kaydetti. Bu sayı bir önceki ay altı olarak gerçekleşmişti. Yeni siparişlerde olduğu gibi, üretimde de en sert yavaşlama tekstil ürünlerinde yaşandı. Üretimin arttığı tek sektör gıda ürünleri olurken elektrikli ve elektronik ürünler sektöründe ise değişim gözlenmedi.



Talep ve üretim gereksinimlerinde görülen düşüş nedeniyle firmalar ikinci çeyreğin başında genel olarak istihdamı azaltma eğilimi gösterdi. Başta tekstil ürünleri olmak üzere sekiz sektörde çalışan sayıları düşüş kaydetti. Kimyasal, plastik ve kauçuk ürünleri ile gıda ürünleri kategorilerinde ise istihdam hacmi arttı. Benzer şekilde, satın alma faaliyetleri de sektörlerin çoğunda yavaşladı. Artış gözlenen iki sektör, gıda ürünleri ile elektrikli ve elektronik ürünler oldu. Girdi talebindeki azalma, tedarikçilerin teslimat sürelerinde genele yayılı bir iyileşme yaşanmasını sağladı. Nisan ayında tedarikçi performansının bozulduğu tek sektör kara ve deniz taşıtları oldu. Teslimat sürelerinde en belirgin azalış tekstil ürünlerinde görülürken makine ve metal ürünlerindeki iyileşme ise anket tarihinin en yüksek seviyesinde gerçekleşti. Girdi maliyetleri keskin bir şekilde artmaya devam etti ve 10 sektörden sekizinde mart ayına göre en?asyon yükseldi. Girdi fiyatlarında en hızlı artış, kara ve deniz taşıtları sektöründe ölçüldü. Satış fiyatlarında ise en keskin yükseliş, ağaç ve kağıt ürünlerinde kaydedildi. Öte yandan, tekstil firmalarının satış fiyatlarını üst üste ikinci ay düşürmesi dikkat çekti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.
Kocaeli Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.