ASAYİŞ - 13 Şubat 2026 Cuma 10:10

İstanbul merkezli 17 ilde ’kara para aklama’ operasyonu: 35 şüpheli gözaltına alındı

A
A
A
İstanbul merkezli 17 ilde ’kara para aklama’ operasyonu: 35 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ’kara para aklama’ iddialarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul merkezli 17 ilde operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyon sonucu 35 şüpheli gözaltına alınırken, söz konusu paravan şirket sahibi ve yetkililerine yönelik şüphelilerin tespit edilen 20 araç, 9 arsa, 4 dükkan ve 13 mesken mal varlıklarına el konuldu.


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanın Önlenmesi ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından ’kara para aklama’ iddialarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, bazı şüphelilerin paravan şirketler üzerinden ve gerçek kişilerin paravan olarak açtığı hesapları üzerinden bir organizasyon kurdukları, oluşturulan bu sistemin organizasyonu ve para transfer sisteminin takibi amacıyla arka planda oluşturulan ayrı bir muhasebe sistematiği olduğu, sisteme ’yasa dışı bahis’, ’yatırım dolandırıcılığı’ ve ’siber dolandırıcılık’ gibi suçlardan temin edilen suç gelirlerinin sokulduğu iddia edildi.


Soruşturma kapsamında, bu sistemin suçtan elde edilen değerlerin kaynağından uzaklaştırılıp, çeşitli işlemlere tabi tutmak suretiyle yasal görünüm kazandırılması amacıyla Türkiye’de faaliyet gösteren e-para/ödeme kuruluşları, bankalar, döviz büroları ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları üzerinden oluşturulan profesyonel aklama sistemi olarak değerlendirildi.


Öte yandan ilk aşamada 229 tüzel kişinin 196 gerçek kişinin organizasyona dahil olduğu, 2. aşamada 93 tüzel kişi ve Özbey Şirketler grubuna bağlı olan 8 şirketin dahil olduğu, 3. aşamada ise 157 tüzel kişinin 65 gerçek kişinin organizasyona dahil olduğu tespit edildi.


Soruşturma çerçevesinde İstanbul merkezli Adana, Ankara, Batman, Bilecik, Çorum, Diyarbakır, Düzce, Gaziantep, İzmir, Kırıkkale, Kocaeli, Konya, Manisa, Mersin, Osmaniye, Tekirdağ ve Tokat olmak üzere 17 ilde toplam 58 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyon sonucu 35 şüpheli gözaltına alındı. 8 şüphelinin yurt dışında olduğu, 4 şüphelinin ise cezaevinde bulunduğu öğrenildi.


Ayrıca söz konusu paravan şirket sahibi ve yetkililerine yönelik şüphelilerin tespit edilen 20 araç, 9 arsa, 4 dükkan, 13 mesken mal varlıklarına el konuldu. Diğer şüphelilere yönelik yakalama çalışmalarının ise sürdüğü öğrenildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Çek, gönder uygulaması vatandaşın çözüm ortağı oldu Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından uygulamaya konulan Çek, Gönder uygulaması, hayata geçtiği günden bu zamana kadar ilgiyle karşılanarak binlerce bildirim aldı. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi vatandaşların hizmetinde gayretlerini sürdürürken, öte yandan ise kent sakinlerinin talep, sorun ve önerilerini her kanaldan edinmeye, hizmet yelpazesini çeşitlendirerek arttırmaya da devam ediyor. Bu kapsamda Büyükşehir, Akıllı Şehircilik ve Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’nın teknik altyapısını oluşturarak hizmete sunduğu Muhtarlık Bilgi Sistemi gibi ayrıca Beyaz Masa, Alo 153 ile son süreçte hayata geçen Whatsapp hattı şeklindeki vatandaşlara hizmet kanallarına ek olarak hizmet veren Çek, Gönder uygulaması da kent sakinlerinin tercihi oldu. 2025 Mart ayında hizmete sunulan uygulama ile ortalama 10 aylık süreçte toplam 2 bin 100 bildirim alınarak talep, sorun ve öneriler işleme aldı. Şehirdeki sorunların hızla çözülmesini sağlamak, talep ve önerilerin özenle takibini gerçekleştirmek amacıyla yeni bir uygulamayı hayata geçirdiklerini duyuran Başkan Büyükkılıç, vatandaşların gördükleri eksiklikleri, arızaları ve diğer sorunları belediyeye anında bildirebilmelerini sağladıklarını kaydetti. Vatandaşların Akıllı Şehir Kayseri mobil uygulamasına üye olarak pratik bir şekilde faydalanabildiği Çek, Gönder uygulaması, Büyükşehir Belediyesi’nin şehri ortak akıl ve katılımla yönetme anlayışının yansıması olarak dikkatleri çekiyor.
İstanbul ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi kapsamında 50 bin kadına ulaşıldı Türk Telekom’un Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat Derneği ile birlikte yürüttüğü ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi bu yıl da binlerce kadına ulaştı. 2019 yılından bu yana toplamda 50 bin kadının katıldığı projede, 50 girişime 3 milyon TL’nin üzerinde iş geliştirme hibesi sağlandı. Teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme vizyonuyla ‘Türkiye’ye Değer’ projeler hayata geçiren Türk Telekom, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesiyle girişimci kadınlara sunduğu desteği sürdürüyor. Şirketin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat Derneği iş birliğinde yürüttüğü projede kadınların dijital yetkinlikleri geliştirilerek ekonomik ve toplumsal hayatta daha aktif rol almaları amaçlanıyor. Bugüne kadar toplamda 50 bin kadının hayatına dokunan ve 50 kadının 3 milyon TL’nin üzerinde hibe almasını sağlayan proje kapsamında, Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin; proje ortaklarının temsilcileri TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Kopuz, UNDP Türkiye Temsilci Yardımcısı Mustafa Ali Yurdupak, Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu ve 2025 sonunda hibe desteği alan 20 girişimci kadın ile bir araya geldi. Şahin, girişimcilerin yolculuklarını dinlerken bu zamana kadarki başarılarından dolayı kendilerini tebrik etti. Yapılan açıklamaya göre, proje kapsamında 2025 yılında tüm Türkiye’den 15 binden fazla kadın; Dijital İçerik Geliştirme, Dijital Reklamcılık, Dijital Finansal Okuryazarlık, Sosyal Medya Fotoğrafçılığı ve Dijital Pazarlama gibi eğitimler aldı. Eğitimlerin ardından tasarım odaklı düşünme atölyelerine katılanlar arasından seçilen girişimci kadınlara mentörlük desteği sunulurken, girişimlerini büyütme potansiyeline sahip olanlara hibe desteği sağlanarak işlerini geliştirmelerine, ekonomik ve toplumsal hayata daha güçlü biçimde katılmalarına destek olunuyor. "Fırsat eşitliği için kapsayıcı ve sürdürülebilir projeler yürütüyoruz" ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi kapsamında girişimci kadınlar ile bir araya gelen Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’ye Değer vizyonumuz ve ülkemizin dijital dönüşümüne öncülük etme misyonumuzu, kurumsal sosyal sorumluluk projelerimizle sürdürüyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa ederken ekonomik, sosyal, bölgesel ve fiziksel sebepler ile toplumsal hayata eşit şekilde katılamayan herkes için erişilebilir teknolojiler geliştiriyor, projeler ortaya koyuyoruz. Şirket olarak, girişimci kadınların yanında olmayı; onların dijital dünyada daha görünür olmasını, daha rekabetçi ve daha sürdürülebilir iş modelleri kurabilmelerini desteklemeyi öncelikli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Ülkemizin dijital geleceğine liderlik ederken, ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projemiz ile bu geleceği kadınlarımızla birlikte oluşturmaktan, her adımda onların yanında olmaktan gurur duyuyoruz. Şirket olarak 2019 yılından bu yana yürüttüğümüz ve 15 bini 2025 yılında olmak üzere bu zamana kadar toplamda 50 bin kadına yüz yüze ve çevrim içi eğitimler verdiğimiz ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesi kapsamında paydaşlarımız ve iş geliştirme hibesi almaya hak kazanan girişimcilerimiz ile bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyoruz" dedi. Projenin 2025 döneminde mentörlük programı için 31 farklı şehirden toplamda 222 başvuru aldıklarını açıklayan Şahin, "40 girişimci mentörlük programına alınırken jüri tarafından seçilen 20 kadın girişimciye ise toplamda 2 milyon TL hibe desteğinde bulunduk. Sosyal sorumluluk projelerimizle, fırsat eşitliği sağlamaya ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarından ‘Eşitsizliklerin Azaltılması’ amacına katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Tüm girişimcilerimizi yürekten tebrik ediyor, başarılarının diğer kadınlara ilham vereceğine inanıyorum" diye konuştu.
Ankara TSE Yönetim Kurulu Başkanı Şahin: "Üniversitelerimizin akademik kapasitesi ile TSE’nin kurumsal tecrübesini aynı hedef doğrultusunda buluşturuyoruz" Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Sami Şahin, "Üniversitelerimizin akademik kapasitesi ile TSE’nin kurumsal tecrübesini aynı hedef doğrultusunda buluşturuyoruz. Çünkü güçlü bir kalite altyapısı; güvenli üretim, rekabetçi sanayi ve sürdürülebilir ihracat demektir" dedi. TSE ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) arasında, standardizasyon kültürünü üniversite kampüslerine taşımak ve öğrencilere standart bilincini kazandırmak amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. İmzalanan protokol kapsamında, üniversitelerde standartlar konusunda eğitim, seminer ve farkındalık çalışmaları yürütüleceği belirtildi. Ayrıca akademik iş birlikleri, ortak projeler ve müfredat çalışmalarına yönelik faaliyetler de protokol çerçevesinde hayata geçirileceği ifade edildi. Düzenlenen imza töreninde açıklamalarda bulunan TSE Başkanı Şahin, standardizasyonun kalite, güvenlik ve sürdürülebilirlik açısından kritik bir rol oynadığını, üniversitelerle kurulacak iş birliği sayesinde gençlere eğitim hayatında standart bilinciyle buluşturmayı hedeflediklerini vurguladı. YÖK Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan ise, üniversitelerin sanayi ve kamu kurumlarıyla iş birliğinin önemine dikkat çekerek, protokolün öğrencilerin ve akademisyenlerin standartlara yönelik farkındalığını artıracağını ifade etti. Ayrıca düzenlenen protokol ile birlikte, Türkiye genelindeki üniversitelerde standardizasyon alanında eğitim faaliyetlerinin yaygınlaştırılması, staj çalışmalarının artması ve nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi amaçlandığı belirtildi. "Bu protokol ile akademisyenlerimizin standart komitelerine katılımı teşvik edilecek" İmzalanan protokolün YÖK ile TSE arasında bir köprü kuracağını, üniversitelerde düzenlenecek programlar ve çalışmalarla gençlerin daha vizyonlu olacağını belirten TSE Başkanı Şahin, "TSE ile YÖK arasında tesis edilen bu çerçeve; iki kurum arasındaki bir mutabakatın ötesinde, Türkiye’nin üretim, teknoloji ve standardizasyon kapasitesini birlikte geliştirme iradesinin somut bir göstergesidir. Günümüzde kalkınma; yalnızca bilgi üretmekle değil, o bilgiyi standarda dönüştürmekle, uygunluk değerlendirme süreçleriyle güvence altına almakla ve uluslararası sistemle uyumlu hale getirmekle mümkündür. Standart; bilginin disiplinidir. Standardizasyon ise akademi ile sanayi arasında kurulan en güçlü ve en kalıcı köprüdür. Bugün attığımız adım, işte bu köprüyü daha da sağlamlaştırma iradesidir. Üniversitelerimizin akademik kapasitesi ile TSE’nin kurumsal tecrübesini aynı hedef doğrultusunda buluşturuyoruz. Çünkü güçlü bir kalite altyapısı; güvenli üretim, rekabetçi sanayi ve sürdürülebilir ihracat demektir. Uluslararası örnekler göstermektedir ki; üniversiteler ile standardizasyon kuruluşları arasındaki yakın iş birliği, ülkelerin küresel standartların oluşumunda söz sahibi olmasını sağlamaktadır. Akademik birikim standart hazırlama süreçlerine dahil oldukça; ülkeler yalnızca standartları uygulayan değil, standartları şekillendiren konuma yükselmektedir. Bu protokol ile akademisyenlerimizin standart komitelerine katılımı teşvik edilecek, üniversitelerimizle Ar-Ge ve inovasyon projeleri geliştirilecek, uygunluk değerlendirme alanındaki araştırmalar desteklenecek ve eğitim programları yaygınlaştırılacaktır" diye konuştu. "Üniversite laboratuvarları ile TSE altyapısının etkin kullanımı sağlanacak" Protokol ile birlikte üniversitelerin, TSE’ye bağlı altyapıları kullanacağını ve böylelikle öğrencilerin staj imkanlarının güçleneceğini ifade eden Şahin, "Üniversite laboratuvarları ile TSE altyapısının etkin kullanımı sağlanacak; öğrencilerimize staj ve uygulamalı eğitim imkanları sunularak nitelikli insan kaynağımız güçlendirilecektir. Böylece üniversitelerde üretilen bilgi, yalnızca akademik çıktı olarak kalmayacak; standarda dönüşerek üretim hayatına ve sanayiye doğrudan katkı sağlayacaktır. Bilim ile uygulama arasındaki mesafe kısalacak, bilgi ekonomik değere dönüşecektir. Türkiye’nin kalite altyapısı; teknik kapasitenin yanında güçlü insan kaynağı ve kurumsal eşgüdümle gelişir. Biz TSE olarak kaliteyi sadece belgelendirme faaliyetinden ibaret görmüyor; üretim ekosisteminin stratejik bir unsuru olarak değerlendiriyoruz. Bu iş birliği ile yeni teknolojilere yönelik standart çalışmalarının hızlandırılması, uygunluk değerlendirme alanında uzmanlıkların geliştirilmesi ve ülkemizin uluslararası standardizasyon platformlarındaki temsil gücünün artırılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda yabancı uyruklu öğrencilere yönelik bilinçlendirme faaliyetleri ile Türkiye’nin standardizasyon alanındaki birikimi daha görünür hale gelecektir. Kalite; sürdürülebilir kalkınmanın temelidir. Standart ise güvenin ve adil rekabetin zeminidir. Üniversitelerimizle birlikte ortaya koyacağımız bu iş birliği modeli; bilginin üretime, üretimin güvene, güvenin ise rekabet gücüne dönüşmesini sağlayacaktır" şeklinde konuştu. "YÖK olarak önceliğimiz; üniversitelerimizin topluma, üretime, sektöre bağlanmasını sağlayan bir ekosistem inşa etmektir" YÖK ile TSE arasında imzalanan protokol ile iki kurum arasındaki iş birliğini başka bir boyuta kavuşturacaklarını vurgulayan YÖK Başkan Vekili Gündoğan ise, "Kurumlarımız arasında böyle bir protokolün imzalanması bir süre önce gündeme gelmiş ve o günden itibaren yürütülen istişarelerin, ortak aklın ve ülkemize dair taşıdığımız sorumluluğun bir sonucu olarak son şeklini almıştır. Yükseköğretim Kurulu olarak önceliğimiz; üniversitelerimizin topluma, üretime, sektöre ve ülkemizin kalkınma hedeflerine daha güçlü bağlarla bağlanmasını sağlayan bir ekosistem inşa etmektir. Bu vizyonu başarıyla hayata geçirmek adına standardizasyon ve uygunluk değerlendirme alanında yetkinlik kazanmamız gerektiğinin bilincinde olarak bu alanlarda ülkemizin güzide kurumlarından biri olan Türk Standartları Enstitüsü ile iş birliğinin son derece mühim olduğuna inanıyoruz. İmzaladığımız protokol, yükseköğretim kurumlarımız ile Türk Standartları Enstitüsü arasındaki iş birliğini çok boyutlu bir yapıya kavuşturacak şekilde hazırlanmıştır. Standardizasyon kültürünün yaygınlaştırılmasından ortak komitelerin oluşturulmasına, çalıştayların ve eğitim programlarının geliştirilmesinden laboratuvar altyapılarının karşılıklı kullanımına, Ar-Ge projelerinde iş birliğinden öğrencilere staj ve uygulamalı eğitim imkanı sağlanmasına kadar pek çok alanı kapsamaktadır. Bu çerçeve, üniversitelerimizin ürettiği teknolojik çözümlerin ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde geliştirilmesini, test ve analiz süreçlerinin etkin işletilmesini ve ticarileşme aşamasında gerekli desteğin sağlanmasını da mümkün kılacaktır" ifadelerini kullandı. Düzenlenen imza töreni hatıra fotoğrafı çekimi ve karşılıklı hediye takdimi ile son buldu.