ASAYİŞ - 07 Ocak 2026 Çarşamba 10:28

İstanbul’da uyuşturucu operasyonu: 2 gözaltı

A
A
A
İstanbul’da uyuşturucu operasyonu: 2 gözaltı

İstanbul’da düzenlenen operasyona uyuşturucu yapımında kullanılan 517 kilo 800 gram toz katkı maddesi ve 1 milyon 250 bin hap ele geçirildi, 2 şüpheli gözaltına alındı.


İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince, "Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçuna yönelik yeni bir çalışma yürütüldü. Ekiplerce savcılık koordinesinde yapılan teknik ve fiziki takibin sonunda, uyuşturucu madde ticareti yapıldığı belirlenen Zeytinburnu ve Güngören ilçelerinde 2 ikamete ve 2 araca yönelik dün operasyon düzenlendi. Eş zamanlı baskınlarda 2 şüpheli yakalanırken, söz konusu ev ve araçlarda yapılan aramalarda ise uyuşturucu yapımında kullanılan 517 kilo 800 gram toz katkı maddesi, 1 milyon 250 bin sentetik hap ve 1 milyon 800 bin doluma hazır boş kapsül/ilaç kutusu ele geçirildi, uyuşturucu hap üretimi yapan 5 makineye de el konuldu. Operasyonda gözaltına alınan şüpheliler sorgulanmak üzere İstanbul Narkotik Şube Müdürlüğüne götürüldü. Burada ifadeleri alınan zanlıların, adli makamlara sevk edilmesi bekleniyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Selçuk’ta fırtına yol kenarında dev panoları yola savurdu İzmir’in Selçuk ilçesinde fırtına nedeniyle büyük reklam panoları ve demir konstrüksiyonlar anayola devrildi. O esnada yoldan geçen herhangi bir aracın bulunmaması muhtemel bir kazanın önüne geçti. Selçuk ilçesinde etkili olan şiddetli fırtına, Kuşadası yolu üzerindeki Efes Antik Kenti yakınlarında inşaatı devam eden Efes Karşılama Merkezi panolarını yıktı. Selçuk-Kuşadası kara yolunda bulunan ve Efes Karşılama Merkezi inşaatının çevresini kapatan büyük reklam panoları ve demir konstrüksiyonlar, rüzgârın etkisiyle anayola devrildi. "Geleceğe Miras: Sonsuz Efes Projesi" kapsamında hayata geçirilmesi planlanan karşılama merkezi inşaat alanını çevreleyen dev panoların fırtınaya dayanamayarak yola savrulması, bölgede ulaşımı bir süre olumsuz etkiledi. Olayın ardından kara yolunda trafik kontrollü olarak tek şeritten sağlanmaya başlandı. İnşaat alanında yer alan, 180 otobüs kapasiteli otopark ve 61 dükkândan oluşması planlanan merkez çevresinde yaşanan olay sonrası polis ekipleri ve yüklenici firma personelleri bölgeye geldi. Yolda geniş güvenlik önlemleri alınırken, devrilen panoların kaldırılması için çalışmalar başlatıldı. Facia kıl payı atlatıldı Yetkililerden alınan bilgiye göre, panoların devrildiği sırada yoldan geçen herhangi bir aracın bulunmaması muhtemel bir kazanın önüne geçti. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmaması teselli oldu. Temizlik ve kaldırma çalışmalarının tamamlanmasının ardından yolun yeniden tamamen trafiğe açılacağı bildirildi. Yetkililer, bölgede rüzgârın etkisini sürdürebileceğini belirterek sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı.
Eskişehir Eskişehir’de fırtına sebebiyle ağaçlar devrildi Eskişehir’de etkili olan şiddetli rüzgar ve fırtına sonucunda gerçekleşen ağaç devrilmesi olayları kent yaşamını olumsuz yönde etkiledi. Meteoroloji 3. Bölge Müdürlüğü’nün tahmin ettiği üzere Eskişehir’de fırtına etkili oldu. Sabah saatlerinden itibaren başlayan fırtına sebebiyle, Vişnelik Mahallesi Öğretmenler Bulvarı’nda saat 11.00 sıralarında bir çam ağacı park halindeki otomobilin ve tramvay yolunun üzerine devrildi. Yaşanan olay sonucunda otomobilde maddi hasar meydana gelirken, tramvay seferleri aksadı. İhbar üzerine olay yerine polis ve belediye ekipleri sevk edildi. Belediye ekiplerinin çalışmaları sonucunda ağaç kaldırılırken, yolda temizlik çalışması yapıldı. Ağacın raylardan kaldırılmasının ardından tramvay seferleri normale döndü. Çevre sakinleri, bir yayanın ağacın üzerine devrilmesinden son anda kurtulduğunu iddia etti. "Bu ağaçların tehlikeli olduğu senelerdir biliniyor" Bulvar üzerinde esnaflık yapan geç Hatice Yumuk, "Ağaç park halindeki arabanın üzerine devrildi. Defalarca istememize rağmen bu ağaçlar kaldırılmadı ve bir vatandaş, üzerine ağaç devrilmesinden son anda kurtuldu. Bu ağaçların tehlikeli olduğu senelerdir biliniyor ama hiçbir önlem alınmıyor, sadece budama yapılıyor. Bugün de hava rüzgârlı olduğu için böyle bir olay yaşadık" dedi. "Allah’tan gelen bir şey" Çevre sakinlerinden 80 yaşındaki Mustafa Açar ise, "Rüzgârdan ağaç sökülmüş, yerinden çıkmış. O da tramvay yoluna düştü. Şimdi o ağacı alıp götürüyorlar. Bu Allah’tan gelen bir şey" dedi. Öte yandan, yine Vişnelik Mahallesi’nde bulunan Seda Sokak’ta da aynı saatlerde bir ağaç devrildi. İhbar üzerine bölgeye gelen belediye ekipleri temizlik çalışması gerçekleştirdi.
Ankara Bakan Tunç: "12’nci Yargı Paketi’nde hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmaya yönelik düzenlemeler var" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "12’nci Yargı Paketi’nde hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmaya yönelik düzenlemeler, ara buluculuk müessesinin kurumsal yapısını güçlendirecek, yönetim mekanizmalarını çeşitlendirecek yeni fiziki standartların belirlenmesine yönelik çalışmalarımız var" dedi. Ankara Hakimevi’nde hakimler, savcılar, avukatlar ve çok sayıda davetlinin katılımı ile ‘Sulh Hukuk Mahkemelerinin Görev Alanına Giren Uyuşmazlıklarda Yargı Kararları Işığında Güncel Arabuluculuk Uygulamaları Semineri’ düzenlendi. Seminerin açılışında konuşan Adalet Bakanı Tunç, 12’nci Yargı Paketi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Trafikte yol kesme, örgütlü suçlarla mücadele, çocukların örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlarda kullanılmasının önüne geçilmesi, bilişim suçlarıyla mücadele gibi konulardaki düzenlemelerin 11’inci Yargı Paketi’yle hayata geçtiğini hatırlatan Tunç, "Şimdi 12’nci Yargı Paketi’yle ilgili çalışmalar söz konusu. Bu konudaki taslak çalışmalarımızı Mevzuat Genel Müdürlüğümüz, Hukuk İşleri Genel Müdürlüğümüz ile birlikte yargı mensuplarımızla, taraflarla, avukatlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde önemli bir çalışma gerçekleştirdik. Bu taslağı milletvekillerimizin takdirlerine arz ettik. 12’nci Yargı Paketi’nde de hukuk yargılamalarının etkinliğini artırmaya yönelik önemli düzenlemeler var. Bu kapsamda da yargı süreçlerini daha da sadeleştirmeye, hızlandırmaya yönelik önemli çalışmalar ve bugünkü toplantımızın konusuyla ilgili olan bazı hususlar da var. Özellikle ara buluculuk müessesinin kurumsal yapısını güçlendirecek, yönetim mekanizmalarını çeşitlendirecek, yeni fiziki standartların belirlenmesine yönelik çalışmalarımız var. Süreçleri anlaşmaya daha fazla katkı sağlayacak şekilde yeniden yapılandırmamız gerekiyor. Bu konuda yine mevzuat düzenlemelerimiz olacak" diye konuştu. Bakan Tunç, 12’nci Yargı Paketi’nde yer almasa da aile hukuku kapsamında aile ara buluculuğu sisteminin hayata geçirilmesinin hedeflendiğini belirterek, bu modelle aile içi uyuşmazlıkların özellikle kadın ve çocuklar gözetilerek yıpratıcı yargı süreçlerine girmeden çözülmesinin amaçlandığını vurguladı. "175 bin 300 dosyada anlaşma sağlandı" Sulh hukuk mahkemelerinin görev alanında yer alan ve mahkemelerin dosya yükünün önemli bir bölümünü oluşturan uyuşmazlıklarda 7’nci Yargı Paketi’yle yeni bir düzenleme yapıldığını belirten Tunç, "Öncelikle ilamsız icra yoluyla tahliye hariç kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar için zorunlu ara buluculuk sistemini getirdik. Bu sayede kiracıyla kiralayanın yaşayabileceği itilafların büyümeden barışçıl şekilde çözülmesine katkı sunduk. Ortaklığın gidebilmesiyle kat mülkiyetinden kaynaklı uyuşmazlıkları da zorunlu ara buluculuk kapsamına aldık. Böylece mirasçılar arasında veya aynı binada yaşayan insanlar arasında ortaya çıkacak uyuşmazlıkların adliye koridorlarına taşınmadan daha hızlı ve barışçıl yollarla çözümlenmesine imkan sağladık. Nitekim uygulamada bu tür uyuşmazlıkların büyük bir bölümünün 10 ila 20 gün gibi makul süreler içerisinde sonuçlandığını görüyoruz. Aynı zamanda bu konuda ulaştığımız rakamlar ve istatistikler geldiğimiz olumlu tabloyu da ortaya koymaktadır. Kira davalarında 147 bin 360 dosya anlaşmayla sonuçlandı. Bununla 3 kişiden birinin ara bulucuda anlaştığını görüyoruz. İki taraflı olduğunu düşünsek kira uyuşmazlığının en az 295 bin vatandaşımızın uyuşmazlığı dostane bir şekilde çözdüğünü görüyoruz. Ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarından kaynaklı başvuruların 23 bin 306’sı anlaşmayla, kat mülkiyeti uyuşmazlıklarından kaynaklanan başvuruların da 4 bin 634’ü anlaşmayla sonuçlanmış. Bu rakamlara az önce bahsettiğim kira uyuşmazlığından kaynaklanan anlaşma sayılarını da eklediğimiz zaman 175 bin 300 dosyada anlaşma sağlanmış" şeklinde konuştu. Ara buluculuk uygulamasının yargıdaki iş yükünü de düşürdüğünü belirten Tunç, uygulamanın başladığı 2013’ten bu yana sulh hukuk mahkemelerine yapılan icra edilebilirlik şerhi başvurusunun 61 bin 176 olduğunu söyledi. 2025 yılında sulh hukuk mahkemelerinde toplam 1 milyon 612 bin 993 dosya bulunduğunu aktaran Bakan Tunç, bunların önemli bir kısmında karar verildiğini, yıl içinde sonuçlandırılan dosya sayısının açılan dosyadan fazla olduğunu vurguladı. Bu durumun biriken iş yükünün eritildiğini gösterdiğini ifade eden Tunç, 2026’da devreden dosya sayısının daha da azalacağını dile getirdi. "Belge güvenliğini güçlendirmeyi ve yargılamadaki gecikmeleri sona erdirmeyi öngörüyoruz" 12’nci Yargı Paketi’nin yargıyı hızlandırmaya yönelik olacağını ifade eden Tunç, "Hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkesi kapsamında ara buluculara uygulanacak disiplin cezalarının açıkça düzenlenmesini öngörüyoruz. Ortaklığın giderilmesi davalarında, taşınmaz satışı öncesinde hissedarlara kendi aralarında anlaşma imkânı sağlayarak, özellikle miras kalan taşınmazların üçüncü kişilere geçmesini önlemeyi amaçlıyoruz. Bu satış işlemlerinin uzmanlaşmış satış müdürlükleri eliyle yürütülmesiyle, süreçlerin daha hızlı, daha düzenli ve daha hatasız ilerlemesini hedefliyoruz. Vesayet altındaki kişilere ait malların satışı, mahkeme süreçleri nedeniyle bazen çok uzayabiliyordu. Bu süreci hızlandırmak için mal varlığıyla ilgili uyuşmazlıklarda kullanılan e-satış sisteminin kapsamını genişletmeyi hedefliyoruz. Görevsizlik ve yetkisizlik kararları ile bu kararlar sonrasında yapılacak işlemlere ilişkin düzenlemeler sayesinde yargılamaların makul sürede sonuçlanması ilkesini daha da güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Bekletici meseleden kaynaklı yargılamaların uzamasına sebep olan usullere ilişkin yapmayı öngördüğümüz düzenlemeyle makul sürede yargılanma hakkını etkin biçimde korumayı amaçlıyoruz. E-duruşma, görüntülü dinleme ve elektronik tebligat gibi dijital imkânları yaygınlaştırarak, bu uygulamaların kapsamını genişletmeyi hedefliyoruz. Bonoda karekod düzenlenmesini zorunlu hale getirerek, bu yolla yapılan usulsüzlüklerin önüne geçmeyi, ihtilafları azaltmayı ve ticari hayatın güven içinde işlemesini sağlamayı öngörüyoruz. Karekod doğrulama zorunluluğuyla belge güvenliğini güçlendirmeyi ve yargılamadaki gecikmeleri sona erdirmeyi öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. Program, hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından sona erdi.