GÜNDEM - 15 Ocak 2026 Perşembe 11:20

Katılımevim mağdurlarının hak arama mücadelesi sürüyor: "Ayrıcalık değil, hakkımızı istiyoruz"

A
A
A
Katılımevim mağdurlarının hak arama mücadelesi sürüyor: "Ayrıcalık değil, hakkımızı istiyoruz"

Bursa Odunluk’taki eski bir zincir market arazisi üzerinde Katılımevim ve Atış Yapı ortaklığıyla yürütülen projede mağdur edildiklerini iddia eden çok sayıda vatandaş, Katılımevim’in Ümraniye’deki genel merkez binası önünde gerçekleştirdikleri eylemde haklarını aradı. Seslerini duyurmaya çalışan vatandaşlar, "Satış ofislerinde birlikte sunumlar yapıldı. Vatandaşlara açıkça ‘Bu projede Katılımevim varsa güven vardır’ algısı oluşturuldu" sözleriyle yaşanan mağduriyeti dile getirdi.


Bursa’nın önemli lokasyonlarından biri olduğu öne sürülen Odunluk’taki eski bir zincir market arazisi üzerinde hayata geçirilmesi planlanan "Katılımevim" projesinde mağduriyet yaşadıklarını iddia eden vatandaşlar; Katılımevim’in İstanbul Ümraniye’de bulunan genel merkez binası önünde bir araya gelerek seslerini duyurmak için eylem yaptı. Katılımevim ve Atış Yapı ortaklığına güvenerek konut ve ticari alan satın aldıklarını ifade eden mağdurlar; konkordato sürecinin ardından tapularına ulaşamadıklarını ve ödedikleri bedellerin iade edilmediğini belirterek kamuoyuna çağrıda bulundu.



"Yapılanlar bir cepten alıp diğer cebe koymaktan ibarettir"


Mağdurlar adına açıklamalarda bulunan Sadiye Dinç, projenin satış ve pazarlama sürecinde Katılımevim ile Atış Yapı’nın birlikte hareket ettiğini; ancak ortaklığın sonradan reddedilmesinin gerçeği yansıtmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:


"Proje sürecinde şantiye alanında aylarca Katılımevim ve Atış Yapı bayrakları yan yana dalgalandı. Tanıtımlar bu birliktelik üzerinden yapıldı. Satış ofislerinde sunumlar gerçekleştirildi. Vatandaşlar bu açık görüntülerle ‘Bu projede Katılımevim varsa güven vardır’ düşüncesiyle yatırım yaptı. Bizler sizlere güvendik ancak aptal değiliz. Kayıtlar ortadadır. Yapılan devirler gerçek bir el değiştirme olmayıp fiili durumda bir cepten alıp diğer cebe koymaktan ibarettir. Kanun kötü niyetli şekilde kullanılmıştır."



"Hak sahipleri bugün ne tapularına ulaşabilmekte ne de yatırdıkları bedelleri geri alabilmektedir"


Atış Yapı’nın konkordato ilanının ardından yaşanan sürece de değinen Dinç, hak sahiplerinin bilgisi dışında devir işlemleri yapıldığını öne sürerek,


"Bursa Odunluk olarak bilinen alan, Katılımevim’in en yüksek paya sahip olduğu konsorsiyum ortaklığı ile alınmıştır. Bu sürece ilişkin olarak KAP bildirimleri yapılmış, Rekabet Kurumu’na resmi başvurular gerçekleştirilmiş, satış yetkisi Katılımevim tarafından Atış Yapı’ya verilmiştir. Atış Yapı’nın konkordato ilanının ardından proje arazisi alıcıların bilgisi ve rızası dışında Katılımevim’e devredilmiştir. Süreç TMSF’ye geçmiştir. Buna rağmen ödemelerini eksiksiz yapan hak sahipleri bugün ne tapularına ulaşabilmekte ne de yatırdıkları bedelleri geri alabilmektedir. Bugün gelinen noktada tapularımız verilmemekte, ödenen bedeller iade edilmemekte ve sürece dair şeffaf ve sorumlu tek bir muhatap bulunmamaktadır. Kamuoyuna yansıyan 23 milyon dolarlık ödeme hangi hukuki ve ticari gerekçeyle yapılmıştır? Konkordato dosyalarında yer alan 178 milyon TL’lik alacak hangi sözleşmelere dayanmaktadır? Konkordato süreci devam ederken yapılan çek ve devir işlemleri hangi hukuka dayanmaktadır? Bu tablo yalnızca hukuki değil, vicdani bir çöküştür. Bu insanlar ev hanımıdır, işçidir, yöneticidir, emeklidir. Türkiye’nin yükünü taşıyan insanlardır. Bugün bu insanlar yıllarını ve emeklerini boşuna mı verdiklerini sorgular hale gelmiştir" şeklinde konuştu.


Eylem boyunca sık sık slogan atan mağdurlar, seslerini duyurabilmek adına Katılımevim Genel Merkezi önünde uzun süre bekledi. Açıklamanın ardından grup, yaşadıkları mağduriyeti temsilen balonlar uçurarak eylemlerini sonlandırdı.



Katılımevim mağdurlarının hak arama mücadelesi sürüyor: "Ayrıcalık değil, hakkımızı istiyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Sakaryaspor - İstanbulspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında oynanan Sakaryaspor-İstanbulspor maçının ardından iki takımın teknik sorumluları açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında Sakaryaspor, konuk ettiği İstanbulspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında mücadeleyi değerlendiren İstanbulspor Teknik Sorumlusu İlyas Öztürk, "Buraya gelirken Sakarya’nın da puanını bildiğimizden dolayı çok zor mücadele olacağını biliyorduk. 2-1 öne geçmemize rağmen Sakarya’nın baskılarına cevap vermek istedik ama Sakaryaspor etkili oldu, golü buldu ve 2-2’ye getirdi. Biz mutluyuz ancak sakatlıklar konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Hiçbir zaman için tam bir kadro çıkamadık ama mutluyuz buradan bir puan aldık. Bundan sonraki maçlara bakıp aldığımız kadar puan alarak ligde kalmayı hedefliyoruz" dedi. "3 puanı hakkettiğimiz bir maçta 1 puan almamız bizi derinden üzdü" Sakaryaspor Teknik Direktörü Mustafa Dalcı ise, "Çok üzgünüz kendi sahamızda kazanmamız gereken bir maçtı. Bütün hafta yaptığımız kazanmak adınaydı. Ön alan baskılarını oyuna başlayıp oyunu domine etmek gibi bir planımız vardı. İyi oynadığımızı düşünüyorum, pozisyon üreten, coşkulu bir takımdık. 2 gol attık ama sadece şuna üzülüyorum; 2 tane gol yemiş olmamız. Sonuna kadar 3 puanı hakkettiğimiz bir maçta 1 puan almamız bizi derinden üzdü. Ama ligin sonuna kadar bırakmadan devam edeceğiz" diye konuştu.
Ankara Ticaret Bakanlığı: "Tüketicilerimizin haklarını korumak için piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürmekteyiz" Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, "Tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz" denildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; İstanbul’da faaliyet gösteren bir marketler zincirinde; çeri domates, Çengelköy salatalık ve kırmızı biber ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelendiği vurgulandı. Yapılan incelemeler sonucunda; çeri domates ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir tüccar tarafından Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncudan 50 liradan satın alındığı, aynı tüccar tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren zincir markete 110 liradan satıldığı, söz konusu zincir market tarafından ise ürünün tüketicilere 250 liradan satıldığı, Çengelköy salatalık ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir komisyoncu tarafından zincir markete 60 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise tüketiciye 135 liradan sunulduğu belirlendi. Kırmızı biber ürününün ise Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncu tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren tüccara 70 liradan satıldığı, aynı tüccar tarafından zincir markete 100 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 225 liradan sunulduğu tespit edildi. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalar tarafından haksız fiyat artışı yapıldığı tespit edilerek, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı olarak; üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda fiyat hareketlerini yakından takip etmeye, piyasalarda adil, şeffaf ve dengeli fiyat oluşumunu sağlamaya, tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz tavizsiz şekilde devam edecektir" ifadelerine yer verildi.