EKONOMİ - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 14:57

L’Oréal’den Türkiye ekonomisine 40 milyar TL’lik etki

A
A
A
L’Oréal’den Türkiye ekonomisine 40 milyar TL’lik etki

L’Oréal Türkiye, ülkemizdeki 40’ıncı yılını, güzelliğin bireylerden topluma, ekonomiden sürdürülebilirliğe kadar uzanan dönüştürücü etkisini/gücünü merkeze alan özel bir etkinlikle kutladı.



"Dünyayı Harekete Geçiren Güzelliği Oluşturuyoruz" var oluş amacıyla hareket eden L’Oréal, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki oluştururken, 22 markası, yaklaşık bin çalışanı ve bugün Türkiye nüfusunun yaklaşık 3’te 1’ine denk gelen 27 milyon tüketiciye dokunan ekosistemiyle Türkiye güzellik sektörünün dönüşümüne katkıda bulunmayı sürdürüyor. Şirket bu kapsamda 40’ıncı yılını özel bir etkinlikle kutladı.



Şirket faaliyet gösterdiği kategorilerdeki yüzde 25 pazar payıyla, gerçekleştirdiği etkinlikte, güzelliğin kültürel, ekonomik ve teknolojik boyutlarını tekno-güzellik vizyonu ve sürdürülebilirlik odaklı inovasyonlarıyla birlikte ele aldı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, "Yalnızca güzellik ürünleri ve hizmetleri sunmuyor; insanların hayatına, hayallerine ve geleceğine eşlik ediyoruz. Güzelliği görünenin ötesinde bireyleri güçlendiren, toplumsal kalkınmayı destekleyen ve ekonomiyi dönüştüren stratejik bir güç olarak ele alıyoruz. Bugün tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi olarak inovasyon, bilim ve sürdürülebilirliği işimizin merkezine koyuyor, geleceğin güzelliğini bugünden oluşturmaya devam ediyoruz" dedi.



"Güzellik görünüşün ötesinde; özgüven, bakım ve toplumsal güçtür"


Şirketin 40’ıncı yıl kutlamasında açılış konuşmasını gerçekleştiren Panayotova, "Güzellik sadece görünenle sınırlı değil; bireyleri güçlendiren, toplumsal fayda oluşturan ve ekonomiyi dönüştüren stratejik bir güç. Günlük bakım ritüellerinden bireylerin özgüvenli hissetmesine, toplumsal kalkınmadan ekonomik büyümeye uzanan geniş bir etki alanından söz ediyoruz. Tüketicilerimize her temas noktasında ‘Görülüyorsunuz, sizi anlıyoruz ve kendi benzersiz hikayenizde her zaman yanınızdayız’ mesajını veriyoruz. "Her Şey Seninle Güzel" diyerek şirket olarak insanların hayatı güzelleştirdiği her ana 40 yıldır eşlik etmekten gurur duyuyoruz. Bu güvenle, bilimi, teknolojiyi, inovasyonu ve insanı odağımıza alarak geleceğin güzelliğini bugünden oluşturma kararlılığımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.



40 yılda Türkiye’de güçlü büyüme: Türkiye nüfusunun üçte birine dokunan marka


Şirket, 1986’dan bu yana güzelliği herkes için erişilebilir kılma vizyonuyla büyümeye devam ediyor. Bugün dört ana iş birimi; Tüketici Ürünleri, Lüks, Profesyonel Ürünler ve Dermatolojik Güzellik ile faaliyet gösteren şirket, 22 markası ve 8 bin 500’den fazla ürün çeşidiyle Türkiye genelinde yüz binlerce satış noktasında tüketicilere ulaşıyor. Yaklaşık 1000 çalışanıyla Türkiye nüfusunun 3’te 1’ine denk gelen 27 milyon tüketicinin hayatına dokunan şirket, bugün güzellik pazarının lideri konumunda bulunuyor. Şirket; dengeli marka portföyü ve inovasyon gücüyle her yıl pazar büyüme oranının yaklaşık 1.5-2 katı üzerinde büyümeyi hedefleyerek, bu başarıyı sürdürülebilir bir liderliğe dönüştürmeye devam ediyor.



Güzellik ekonomisi: Her 1 istihdam, Türkiye’de 12 ek istihdam oluşturuyor


Yapılan açıklamaya göre şirket, yalnızca güzellik sektörüne değil, Türkiye ekonomisine de güçlü katkı sağlıyor. Şirket, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki sağlarken, L’Oréal Türkiye’nin operasyonları doğrudan ve dolaylı olarak 10 binden fazla tam zamanlı istihdam oluşturuyor. Global bir araştırmaya göre şirket ekosisteminde oluşturulan her 1 kişilik istihdam, Türkiye genelinde 12 ek istihdam oluşturuyor. Tedarikçilerden eczanelere, kuaförlerden perakende ortaklarına, STK’lardan start-up’lara kadar uzanan geniş ekosistem; büyümeyi ve sosyal kalkınmayı destekliyor.



Tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi


Açıklamaya göre şirket, bugün kendisini yalnızca bir güzellik şirketi olarak değil, "tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi" olarak tanımlıyor. Şirket, yıllık yaklaşık 1 milyar Euro Ar-Ge yatırımı, dünya genelinde 4 binden fazla bilim insanı, yılda 725 patent ve 5 bin 900 teknoloji ve veri uzmanıyla geleceğin güzelliğini bugünden inşa ediyor. İstanbul ise Grup’un dünya genelindeki 7 Açık İnovasyon Merkezi’nden biri.


Türkiye’de ise 2014 yılında başlayan dijital güzellik yolculuğu, bugün 14’ü aktif olmak üzere toplam 22 dijital servis ile devam ediyor. Dijitalleşmeyi büyüme motoru olarak konumlayan şirket, 2025’te dijital servislerinde 7 milyon oturuma ulaştı. Kullanıcıların 6,3 milyon renk tonu denediği ve kişi başına ortalama 19 görünüm keşfettiği bu ekosistem, 1 dakika 8 saniyelik etkileşim süresiyle öne çıkıyor. Şirket, aynı yıl Avrupa Bölgesi’nde en yüksek ‘keşfedilebilirdik oranına’ ulaşarak başarısını uluslararası düzeye taşıdı.


Bilim ve teknolojiden güç alan bu yapı; yapay zekâ ve artırılmış gerçeklik destekli servislerle tüketicilere ultra kişiselleştirilmiş güzellik deneyimleri sunuyor. Sanal cilt analizlerinden makyaj denemelerine, saç ve cilt bakım önerilerinden online güzellik danışmanlığına kadar uzanan bu ekosistem; e-ticaret, veri ve CRM gücüyle birleşerek tüketiciyle daha derin ve anlamlı bağlar kurulmasını sağlıyor.



Güzelliğin geleceği sürdürülebilirlikte şekilleniyor


Sürdürülebilirliği sadece çevresel bir hedef değil, iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak gören şirket; bu yaklaşımını 2020 yılında başlattığı ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin 17 maddesinin 16’sını kapsayan "Gelecek İçin L’Oréal" programı üzerine kurguluyor. Türkiye’deki tesislerinde yüzde 100 yeşil enerji kullanan şirket, sürdürülebilirliği ürün geliştirmeden son kullanıcıya kadar uzanan bütünsel bir dönüşüm alanı olarak ele alarak, teknoloji ve bilimi yalnızca inovasyon için değil, sürdürülebilirlik için de kullanıyor. Şirket, İstanbul içi lüks ve profesyonel ürün dağıtımlarında yıllık 58 ton karbon emisyonunun önüne geçerken, direkt e-ticaret sitelerinden yapılan tüm teslimatlarda ise sıfır plastik kullanımıyla fark oluşturuyor. Mağaza teslimatlarında yeniden kullanılabilir kutu sistemine geçerek yıllık 400 ton su tasarrufu elde ederken; müşterilerine sunduğu yeşil dönüşüm desteğiyle bugün yeşil salon ve yeşil eczane projelerine destek veriyor. Garnier Sosyal ve Çevresel Etiketleme sistemi ile tüketicilere ürünleriyle ilgili şeffaflık sunmaya devam eden şirket, Impact+ iş birliği ile dijital medya kampanyalarında 41 ton karbon emisyonu azaltımı sağlıyor. Tedarik zinciri aracılığıyla yüzde 61’i kadın girişimci ve yüzde 39’u KOBİ’lerden oluşan toplam 146 kişiye istihdam desteği sağlıyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Selendi’nin gölet sorunu ekonomiyi zorluyor Salihli Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen istişare toplantısında Selendi’nin yıllardır çözüm bekleyen sulama göleti eksikliği gündeme damga vurdu. Bölge temsilcileri, su yatırımı olmadan tarım ve hayvancılığın gelişemeyeceğine dikkat çekti. Salihli Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) öncülüğünde geleneksel hale getirilen Kula ve Selendi ilçe temsilcilerinin ortak istişare toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda bölge ekonomisinin mevcut durumu, esnafın yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri ele alınırken, Selendi’deki gölet eksikliği en önemli gündem maddesi oldu. Salihli TSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yüksel, 2016 yılından bu yana düzenlenen toplantıların bölgesel dayanışmayı güçlendirdiğini belirterek, "İmkanlar dahilinde birçok soruna çözüm üretmeye çalışıyoruz. Eğitimden sosyal yardımlara kadar pek çok alanda Kula ve Selendi’ye destek verdik. Kula leblebisine coğrafi işaret alınması ve Selendi’ye SGK birimi kazandırılması bu çalışmaların örnekleridir" dedi. Kula Karma Organize Sanayi Bölgesi’nin bir an önce tamamlanması gerektiğini vurgulayan Yüksel, yatırımcıların bölgeye çekilmesiyle iki ilçenin ekonomisinin canlanacağını ifade etti. Toplantıda söz alan esnaf temsilcileri ise çırak ve kalifiye eleman bulma konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığını dile getirdi. Bölgenin tarımsal potansiyeline dikkat çeken katılımcılar, ceviz, badem ve Kula leblebisinin ekonomik değerine vurgu yaptı. Tarım ve hayvancılıkta ortak markalaşma çalışmalarının yapılması gerektiği belirtilirken, turizmin geliştirilmesi için konaklama ve yeme-içme yatırımlarının artırılması gerektiği ifade edildi. Kula Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Aytekin Şadan ile Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Ali Yiğen, finansmana erişimde yaşanan zorluklara dikkat çekerek maliyetlerin yüksekliğinden yakındı. Selendi heyeti adına konuşan Ziraat Odası Başkanı Servet Akyıldız ise ilçede sulama yatırımlarının yetersizliğine dikkat çekti. Akyıldız, "Yıllardır gölet eksikliği nedeniyle tarım ve hayvancılık istediğimiz seviyeye ulaşamıyor. Çevremizdeki Demirci, Köprübaşı ve Kula ilçelerinde çok sayıda gölet bulunurken, Selendi’de bu yatırımların olmaması büyük bir eksiklik. Göletler yapılırsa sulu tarım gelişir, hayvancılık güçlenir ve ekonomi canlanır" diyerek destek çağrısında bulundu. Salihli TSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Kula ve Selendi’den çok sayıda oda, kooperatif ve birlik başkanının yanı sıra Salihli TSO yönetimi katıldı.
Eskişehir TUSAŞ ile TEI arasında İHA motor tedarikine yönelik stratejik anlaşma sağlandı Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından millî imkanlarla geliştirilen ANKA Orta İrtifa-Uzun Havada Kalışlı İHA sistemi ile AKSUNGUR Yüksek Faydalı Yük Kapasiteli İHA için önemli bir karara imza atıldı. TUSAŞ tarafından geliştirilen İHA sistemleri için 100 adetlik TEI-PD170 Turbodizel motoru için tedarik sözleşmesi imzalandı. Türkiye’nin İnsansız Hava Aracı ailesinde yer alan ve ihraç edilerek sınırlarımızın dışında da başarılarını kanıtlayan ANKA ve AKSUNGUR için stratejik bir işbirliğine imza atıldı. TUSAŞ, TEI ile ANKA ve AKSUNGUR programları kapsamında ihtiyaç duyulan 100 adet TEI-PD170 motorunun tedarikine yönelik sözleşme imzaladı. İmza töreni, sektörün en prestijli organizasyonlarından SAHA 2026’da gerçekleştirildi. Daha önce gerçekleştirilen anlaşmalar doğrultusunda, bugüne kadar ANKA ve AKSUNGUR insansız hava araçları için 40 adet TEI-PD170 motoru teslim edilmişti. Yerli ve millî imkanlarla geliştirilen TEI-PD170 motorlarının entegre edildiği AKSUNGUR platformu ise ilk kez Aralık 2025’te envantere kazandırılmıştı. TEI-PD170 motoruna sahip platformların teslimat süreci ise planlanan takvim doğrultusunda kesintisiz şekilde devam ediyor. TEI tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk millî turbodizel havacılık motoru TEI-PD170, sahip olduğu ileri teknik kabiliyetlerle öne çıkıyor. 3 bin 600 saatlik motor ömrünün yanı sıra, görev irtifasına daha hızlı tırmanma, daha yüksek irtifalara erişim kabiliyeti, yüksek elektrik üretim kapasitesi ve verimli yakıt tüketimi gibi avantajlar sunan motor, platform performansına doğrudan katkı sağlıyor. Motor, yerli kaynak ve iş gücü ile üretilebilmesi sayesinde dışa bağımlılığın azaltılması ve sürdürülebilir tedarik zincirinin oluşturulması açısından da stratejik önem taşıyor. Bu iş birliği, Türkiye’nin havacılık motorları alanındaki yetkinliğini güçlendirirken, millî platformların yerlilik oranını artırma ve uluslararası pazardaki rekabet gücünü yükseltme hedeflerine önemli katkı sunacak.
Bursa İnesmek yağlı boya kursiyerlerinin eserleri görücüye çıktı İnegöl Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kurslarında (İNESMEK) yağlı boya resim kursuna katılan kursiyerler, ilk eserlerini düzenlenen sergiyle ilçe halkının beğenisine sundu. İnegöl Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kurslarında (İNESMEK) Ekim ayında başlayan eğitim öğretim döneminin sonuna yaklaşıldı. İNESMEK’te eğitmen Ayşe Kuş Taşkın nezaretinde devam eden yağlı boya resim kursunda 25 kursiyerin hazırladığı ilk tabloları, düzenlenen sergiyle görücüye çıktı. İnegöl Belediyesi binası önünde bulunan sergi salonunda gerçekleştirilen sergide 61 eser yer alıyor. 61 eser vatandaşların beğenisine sunuldu 6-7 Mayıs tarihlerinde 2 gün süreyle açık kalacak sergi için bugün açılış programı düzenlendi. Açılış öncesi davetlilere yönelik bir konuşma yapan İnegöl Belediye Başkan Yardımcısı Emin Dündar, "Bugün İNESMEK kurslarımızda eğitmenimiz Ayşe Kuş Taşkın nezaretinde Ekim ayından beri devam eden kurslarımızda, kursiyerlerimizin hazırladığı yağlı boya tablolarının sergisi için bir aradayız. Bu sergide 25 kursiyerimizin 61 eseri bulunuyor. Bu tabloların birçoğu da kursiyerlerimizin ilk eserleri. Sergimiz 2 gün boyunca burada açık olacak" dedi. Her kapının arkasında farklı bir kurs var Konuşmasında İNESMEK’in önemine de değinen Dündar, şöyle devam etti: "İNESMEK şehrimizde çok önemli bir boşluğu dolduruyor. Adeta bir hayat boyu öğrenme merkezi gibi çalışıyor. Şehrimizde her yaştan her bireye eğitim hizmeti sunmaya devam ediliyor. İNESMEK’te her kapının ardında farklı bir alanda sanat, mesleki eğitim ve kişisel gelişim kurslarımız var. İNESMEK kurslarında eğitim alıp burada öğrendikleriyle aile bütçelerine katkı sunan, bir meslek sahibi olan vatandaşlarımız da var, kültür ve sanat alanında eğitim alan da var, kişisel gelişim noktasında eğitim alan da var. Bu yıl ise İNESMEK’te 25 usta öğreticiyle; 16 farklı branş ve toplamda 41 grupta 847 kursiyerimiz eğitim alıyor." "İnegöl Belediyesi olarak kültür ve sanatı önemsiyoruz. Çünkü kültür ve sanatla yoğrulmuş şehirler, sadece fiziksel olarak değil, zihinsel ve duygusal olarak da gelişir, zenginleşir. Ben bu vesileyle öncelikle bu serginin oluşmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İçerideki her bir eser; sabrı, tutkuyu ve sanata olan sevgiyi de yansıtıyor." Konuşma sonrası kurdele kesimiyle serginin açılışı gerçekleştirildi. Ardından davetliler sergiyi dolaşarak eserleri inceledi.
Balıkesir Burhaniye’de üniversitelilerin bahar coşkusu Balıkesir Üniversitesi Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi’nde (BUBFA) düzenlenen Bahar Şenliği, öğrencilerin yoğun katılımıyla adeta şölene dönüştü. Sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin zirve yaptığı şenlikte gençler akademik yılın yorgunluğunu doyasıya eğlenerek attı. Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde üniversite öğrencileri, geleneksel Bahar Şenliği’nde bir araya geldi. Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi (BUBFA) tarafından organize edilen ve BUBFA Eko Yaşam Kulübü ile diğer öğrenci topluluklarının destek verdiği etkinlikler, akademik yılın temposuna renkli bir mola oldu. Gün boyu süren şenlik kapsamında kurulan atölyeler ve stantlar büyük ilgi gördü. Özellikle kumaş baskısı atölyesi ve öğrenci kulüplerinin hazırladığı tematik aktiviteler katılımcılardan tam not alırken, halk oyunları gösterileri izleyicilere görsel bir şölen sundu. Üniversite Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’nın katkılarıyla fakülte bahçesinde geniş kapsamlı oyun ve spor alanları oluşturuldu. Öğrenciler; langırt, masa tenisi, voleybol, okçuluk, futbol dartı ve şişme dart gibi etkinliklerde kıyasıya mücadele ederek keyifli vakit geçirdi. Ödüllü yarışmaların heyecanı DJ performansıyla birleşince, fakülte yerleşkesinde enerji bir an olsun düşmedi. Şenlik heyecanına BUBFA Dekanı Prof. Dr. M. Oğuzhan İlban, fakülte yönetimi ve bölgenin önde gelen sektör temsilcileri de ortak oldu. Öğrencilerle yakından ilgilenen ve etkinliklere katılan Dekan İlban, bu tür sosyal organizasyonların öğrencilerin motivasyonu ve kampüs aidiyeti üzerindeki olumlu etkisine dikkat çekti. Sektör temsilcilerinin de katılımıyla zenginleşen şenlik, çekilen hatıra fotoğrafları ve akşam saatlerine kadar süren müzik yayınlarıyla başarılı bir şekilde tamamlandı.