SPOR - 04 Aralık 2025 Perşembe 20:49

Olympiakos - Fenerbahçe Beko maçı ertelendi

A
A
A
Olympiakos - Fenerbahçe Beko maçı ertelendi

Euroleague’in 14. haftasında bu akşam oynanması planlanan Olympiakos-Fenerbahçe Beko karşılaşmasının yoğun yağış nedeniyle ertelendiği açıklandı.


Olympiakos - Fenerbahçe Beko maçıyla ilgili Euroleague’den yapılan açıklamada, Pire’deki olumsuz hava şartları nedeniyle mücadelenin ertelendiği belirtildi. Karşılaşmanın ne zaman oynanacağı ise önümüzdeki günlerde duyurulacak.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fenerbahçe-Beşiktaş derbilerinde yabancı golcüler ön planda Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında Süper Lig, Türkiye Kupası ve Süper Kupa’da oynanan son 53 maçta atılan 148 golün 104’ü yabancı futbolculardan geldi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Fenerbahçe ile Beşiktaş, 5 Nisan Pazar günü saat 20.00’de karşı karşıya gelecek. İki takım arasında son 21 sezonda oynanan 43 lig maçında yabancı futbolcuların skora katkısı dikkat çekiyor. Söz konusu dönemde Fenerbahçe 19 galibiyet alırken, Beşiktaş 10 müsabakada gülen taraf oldu. Sarı-lacivertliler 65 kez fileleri havalandırırken, siyah-beyazlılar 56 golle karşılık verdi. Bu müsabakalarda atılan 121 golün 84’ü yabancı oyunculardan, 37’si ise Türk oyunculardan geldi. Fenerbahçe’de 47, Beşiktaş’ta ise 37 golü yabancı oyuncular kaydetti. Sarı-lacivertlilerde 18, siyah-beyazlılarda 19 kez Türk oyuncular gol sevinci yaşadı. Fenerbahçe - Beşiktaş rekabetinde golsüz biten son maç olan 2 Ekim 2022’de oynanan müsabakanın ardından 6 lig maçındaki 20 golün 13’ü yine yabancı oyunlar tarafından atıldı. Türkiye Kupası’ndaki 27 golün 20’sini yabancılar kaydetti Ezeli rakipler arasında 2000’li yıllardan günümüze Türkiye Kupası ve Süper Kupa’da 10 karşılaşma yapıldı. 2017-2018 sezonundaki Türkiye Kupası rövanşında sarı-lacivertlilerin 3-0 hükmen kazandığı maç dışında bu süreçte toplam 27 gol atıldı. Bu gollerin 20’sine yabancı oyuncular imza attı.
Yozgat Besiciler hayvanlara patates yedirerek yemden tasarruf ediyor Ekiminden hasadına, nakliyesinden depolamasına kadar kilosu 10 liraya mal olduğu belirtilen patatesin depoda kalanları besiciler tarafından 70 kuruştan alınıp hayvanlara yediriliyor. Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde hayvancılıkla uğraşan Özgür Özkan, 200 büyükbaş ve bin küçükbaş hayvanı bulunduğunu belirterek, son yıllarda kendilerini en fazla yem fiyatlarının zorladığını anlattı. Yemin çuvalı 950 lira oldu Yemin 50 kilogramlık çuvalının 950 lira olduğuna dikkati çeken Özkan, "Küçükbaş günde 2,5 kilogram, büyükbaş ise 8 kilogram yiyor. Bu kadar hayvanın yediğini, maliyeti siz hesap edin" dedi. Yem tasarruf etmek için, günü kurtarma adına farklı arayışlara gittiklerini dile getiren Özkan, şöyle konuştu: "Samanın tonu 7 bin lira oldu. Ayrıca hayvanlara patates yediriyoruz. Nevşehir’den üreticiden alıyorum. Depolarda kalan satılmayan patatesleri kilosu 70-80 kuruştan alıyoruz. 27-28 ton yük alabilen tıra yükletiyoruz, çiftliğe saman balyalarının yanına indiriyoruz. Nakliyesi ile 27-28 ton patatese 40 bin lira veriyorum. Benim gibi birçok çiftçi benzer uygulama ile yem maliyetlerini düşürmeye çalışıyor." Hayvanlar için besleyici Kendisinin de patates üreticisi olduğunu anlatan Özkan, "Ekimi, hasadı, nakliyesi ve depolamasıyla kilosu 10 liraya mal oluyor. Maliyeti 10 lira olan patatesi alan olmayınca hayvanlara yem oluyor. Nişasta var içinde hayvanlar için de besleyici. Özellikle küçükbaşlar patatesi severek yiyor" dedi.
İstanbul ’Adet ağrısı normaldir’ algısı, kadınların tanı almasını geciktiriyor Endometriozisin üreme çağındaki kadınların yaklaşık yüzde 10’unu etkilediğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sehtap Nazlı Kılıç Çetin, kronik pelvik ağrı şikâyeti olan kadınlarda bu oranın yüzde 30-50’ye, infertilite grubunda ise yüzde 40’a kadar yükseldiğini söyledi. Dünya genelinde yaklaşık 190 milyon kadının bu hastalıktan etkilendiğinin tahmin edildiğini ifade eden Çetin, ’Adet ağrısı normaldir’ algısının tanıyı geciktirdiğine dikkat çekti. Memorial Bahçelievler Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Sehtap Nazlı Kılıç Çetin, endometriozisin, rahim içini döşeyen endometrium dokusunun rahim dışında yumurtalıklar, tüpler, bağırsaklar ve nadiren akciğer gibi farklı organlarda yerleşmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık olduğunu belirtti. Çoğunlukla şiddetli adet ağrısı ile ortaya çıkıyor Hastalığın çoğu zaman şiddetli ağrı ile kendini gösterdiğini ancak belirtilerin kişiden kişiye değişebildiğini vurgulayan Çetin, şu ifadeleri kullandı: "Şiddetli adet ağrısı (dismenore), cinsel ilişki sırasında ağrı (disparoni), kronik pelvik ağrı, bağırsak ve idrar alışkanlıklarında değişiklikler, infertilite, yoğun ve düzensiz adet kanamaları en sık görülen belirtiler arasında yer alır. Burada özellikle vurgulanması gereken nokta şudur; ‘Adet ağrısı normaldir’ algısı, birçok kadının yıllarca bu hastalıkla tanı almadan yaşamasına neden olmaktadır. Günlük yaşamı kısıtlayan ağrı mutlaka bir kadın doğum uzmanı tarafından değerlendirilmelidir." Tanıda vajinal muayene ve görüntüleme önemli Endometriozis tanısının günümüzde giderek daha fazla "klinik tanı" olarak kabul edildiğini belirten Çetin, jinekolojik (vajinal) muayenenin bu açıdan önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Muayene sırasında rahim ve çevre dokuların değerlendirildiğini, hassasiyet, nodül veya kitle varlığının araştırıldığını ifade eden Çetin, vajinal ultrasonografi ile yumurtalık kistleri ve diğer bulguların ayrıntılı olarak incelendiğini kaydetti. Bu yöntemlerin tanıyı desteklediğini belirten Çetin, kesin tanının gerektiğinde laparoskopi ile konulduğunu, manyetik rezonans görüntülemenin ise kompleks olgularda hastalığın yayılımını değerlendirmede önemli katkı sağladığını dile getirdi. Laparoskopinin tanının kesin olarak doğrulanmasını sağlayan altın standart yöntem olarak kabul edildiğini belirten Çetin, ancak her hastada tanı amacıyla uygulanmasının önerilmediğini, güncel yaklaşımda cerrahi işlemlerin yalnızca seçilmiş olgularda tercih edildiğini, çoğu hastada tanının muayene ve görüntüleme bulgularına göre konulduğunu ifade etti. Tedavide amaç: Ağrıyı azaltma ve doğurganlığı koruma Endometriozis tedavisinde amacın ağrıyı azaltmak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ve çocuk sahibi olma ihtimalini korumak olduğunu belirten Çetin, birçok hastada ilk tercihin ilaç tedavisi olduğunu söyledi. Bu tedavilerin, vücuttaki bazı hormonları dengeleyerek hastalığın etkilerini azaltmayı hedeflediğini ifade eden Çetin, şu bilgileri paylaştı: "Doğum kontrol hapları düzenli veya sürekli şekilde kullanılabilmektedir. Progesteron içeren ilaçlar hastalığın büyümesini baskılayabilmektedir. Hormonlu spiral (rahim içi araç) hem ağrıyı azaltmaya hem de hastalığı kontrol altına almaya yardımcı olabilmektedir. Daha güçlü hormon düzenleyici iğne veya ilaçlar da bazı durumlarda tercih edilmektedir." Bu tedavilerin özellikle ağrı şikâyetlerini azaltmada etkili olduğunu ve çoğu hastada ameliyata gerek kalmadan kontrol sağlanabildiğini belirten Çetin, ilaçlara rağmen geçmeyen şiddetli ağrı, yumurtalıklarda büyük kist oluşumu, hastalığın bağırsak veya idrar yolları gibi organları etkilemesi ya da çocuk sahibi olamama gibi durumlarda cerrahi tedavinin planlanması gerektiğini söyledi. Bu durumlarda kapalı yöntemle yapılan ameliyatların tercih edildiğini ifade eden Çetin, ameliyatla hastalıklı dokuların temizlenebildiğini ve bunun bazı hastalarda şikâyetleri belirgin şekilde azaltabildiğini dile getirdi. Ameliyat kararı dikkatle verilmeli Ancak her ameliyatın riskleri bulunduğunu hatırlatan Çetin, özellikle yumurtalıklar üzerinde yapılacak işlemlerin ileride çocuk sahibi olma ihtimalini etkileyebileceğini, bu nedenle ameliyat kararının dikkatle verilmesi ve mümkünse deneyimli ekipler tarafından uygulanması gerektiğini vurguladı. Endometriozisin uzun süreli bir hastalık olabildiğini belirten Çetin, burada amacın hastanın yaşam kalitesini artırmak ve şikâyetlerini kontrol altında tutmak olduğunu söyledi. Hastalığın kronik ve nüks eğilimi yüksek olduğunu ifade eden Çetin, cerrahi sonrası 5 yıl içinde nüks oranlarının yüzde 20-40 arasında bildirildiğini, bu nedenle uzun dönem medikal tedavilerin büyük önem taşıdığını kaydetti. Psikolojik, sosyal ve ekonomik etkileri de var Endometriozisin yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu belirten Çetin tanı gecikmesi, heterojen klinik seyir ve tedaviye rağmen nüks oranlarının yüksekliğinin hastalık yönetimini zorlaştırdığını ifade etti. Hastalığın yalnızca fiziksel değil psikolojik, sosyal ve ekonomik etkilerinin de bulunduğunu vurgulayan Çetin, kadınlarda iş gücü kaybı, sosyal izolasyon ve depresyon gibi sorunlara yol açabildiğini söyledi. Endometriozisin milyonlarca kadının yaşamını etkileyen ancak hâlâ yeterince konuşulmayan bir hastalık olduğunu belirten Çetin, erken tanı ve doğru tedavi ile hastaların yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini, bunun yolunun ise toplumsal farkındalıktan geçtiğini sözlerine ekledi.
Düzce Öğrenciler bitki yetiştiriciliği ve peyzaj kavramlarını öğrendi Düzce Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, hazırladığı proje kapsamında çocuklara park ve yeşil alanların düzeni, korunması ve nasıl kullanılması gerektiği konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla başlattığı eğitimleri sürdürüyor. Anaokulunda çocuklara peyzaj kavramı öğretildi, bitkilerin öneminden bahsedildi. Düzce Belediyesi, yeşil alanların korunması ve devamlılığının sağlanması amacıyla sosyal çalışmalarını sürdürüyor. Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından hazırlanan proje kapsamında parkların müdavimi çocukların bilinçlendirilmesi amacıyla düzenlenen eğitim seminerleri de bahar aylarının gelmesi ile tekrar başladı. Başkent Üniversitesi Avni Akyol Ümit Vakfı Anaokulu’nu ziyaret eden ekipler, burada minik öğrencilerle bir araya geldi. Park ve yeşil alanların korunması, düzenli şekilde kullanılması teması ile verilen eğitimlerde çocuklar teorik bilgilendirmenin ardından okul bahçesinde ata tohumu ve fidan dikimi gerçekleştirerek uygulama çalışması da yaptı. Ata tohumu ve fidan dikimi yapıldı Fidan dikimi ve ata tohumunun öneminin de anlatıldığı eğitimler hakkında açıklamada bulunan Park ve Bahçeler Müdürü Mücella Öztürk, "Düzce Belediyesi olarak park ve bahçe alanlarımızın düzenlenmesinin ve korunmasının sadece fiziki bakımlarının yapılarak değil, toplumsal bilinçlenme ile mümkün olacağını düşünmekteyiz. Bu doğrultuda anaokullarımızda zaman zaman eğitimlerimizi yapmaktayız. Bugün de Avni Akyol Anaokulu’nda öğrencilerimiz ile buluştuk. Böylece çocuklarımızı sadece parklarımızda oynayan değil, bu mekanları koruyan ve gözeten bireyler olarak yetiştirmek istiyoruz. Bu düşünceyle öğrencilerimize hem sınıfta teorik bilgiler verdik. Hem de çocuklarımıza okul bahçesinde ata tohumu sebze tohumlarımızın ekimini yaptırdık. Aynı zamanda fidan dikimi de yaptırdık. Eğitimlerimizi diğer okullarda da belli periyotlarla sürdürmeyi planlıyoruz" dedi. Eğitimler diğer okullarda devam edecek Bitki yetiştiriciliği, toprağın korunması ve en önemlisi de yeşil alanların insan sağlığı için önemini anlatan Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, eğitim çalışmalarının her yaştan çocuk için uygun şekilde devam edeceğini belirtti. Örnek farkındalık projesi sayesinde, çocukların park alanlarını doğru kullanmaları, ortak kullanım alanlarını, kent mobilyaları ile bitkileri korumaları yönünde teşvik edilmesi sürdürülecek.
Muğla İşitme Engelliler Tenis Turnuvası’nda Muğla’ya 3 madalya 30-31 Mart 2026 tarihlerinde Ankara Atak Pro Spor Kulübü’nde düzenlenen İşitme Engelliler Tenis Türkiye Şampiyonası’nda Muğla Büyükşehir Belediyesi sporcusu Sercan Yeşilova büyük bir başarıya imza attı ve 3 madalya kazandı. İşitme Engelliler Tenis Türkiye Şampiyonası Erkekler ve kadınlar kategorilerinde; tekler, çiftler ve mix branşlarında gerçekleştirildi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü sporcusu Sercan Yeşilova turnuvada sergilediği üstün performansla tekler kategorisinde Türkiye ikincisi olurken, çiftler ve mix kategorilerinde Türkiye şampiyonu olarak büyük bir başarıya imza attı. Büyükşehir sporcusu Yeşilova elde ettiği derecelerle iki altın bir gümüş madalya kazanarak turnuvaya damgasını vurdu. Başkan Aras; "Spor branşlarındaki başarılar göğsümüzü kabartıyor" Yurt içi ve yurt dışı turnuvalardan başarılarla dönen sporculara ve antrenörlere Muğla’yı gururlandırdıkları için teşekkür eden Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras spor altyapısına ve sporcuya yatırım yapmaya devam edeceklerini belirtti. Başkan Aras; "Muğla’mızın gençleri sporda elde ettikleri başarılarla Muğla’mızı gururlandırmaya, ülkemizi de milli takımlarda en güçlü şekilde temsil etmeye devam ediyor. Okçuluktan masa tenisine, satrançtan tenise kadar her spor branşında Büyükşehir sporcularımızla gurur duyuyoruz. Ankara’da düzenlenen İşitme Engelliler Tenis Türkiye Şampiyonası’ndan madalyalarla dönen Sercan Yeşilova’yı ve antrenörü Fuat Yeşilova’yı yürekten kutluyorum" dedi.