ASAYİŞ - 14 Ocak 2026 Çarşamba 14:08

Oyuncu Ufuk Bayraktar hakim karşısında: "Ben sadece Beyoğlu’ndaki gençlere yardımcı olmaya çalışırım"

A
A
A

Oyuncu Ufuk Bayraktar, bir işletmeyi koruma adı altında sahibinden para istediği, reddedilmesi üzerine işletme sahibine ’seni burada barındırmayacağım görürsün’ diyerek yumrukla saldırdığı iddiasıyla 11 yıl 3 aya kadar hapis talebiyle hakim karşısına çıktı. Ağlayarak savunma yapan Bayraktar, "Ben kimsenin parasını gasp etmeye yönelik söylemde bulunmadım. Amacım gençlere iş bulmaktı" dedi. Mahkeme başkanı ise "Sen iş bulma kurumu musun? Senin görevin mi bu?" şeklinde sordu.

Beyoğlu’nda 20 Ağustos 2025’de oyuncu Ufuk Bayraktar’ın bir işletmeye giderek işletmeyi koruma adı altında para istediği, işletme sahibinin bunu reddetmesi üzerine ’seni burada barındırmayacağım görürsün’ diyerek yumrukla saldırdığı iddiasıyla yargılanmasına başlandı. İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuksuz sanık Ufuk Bayraktar ve Volkan Akbaş hazır bulundu. Duruşmaya müşteki Ahmet P. ile taraf avukatları da katıldı.

"Konu kesinlikle yanlış anlaşılmış. Korumak benim ne haddime. Ben sadece Beyoğlu’ndaki gençlere yardımcı olmaya çalışırım"

Duruşmada kimlik tespiti yapılan Bayraktar, lise mezunu ve sanatçı olduğunu belirterek aylık gelirinin 1 milyon lira olduğunu söyledi. Savunma yapan Bayraktar, yaklaşık 45 yıldır Cihangir’de bulunduğunu belirterek, "Orada babamdan kalma bir çay bahçesi bulunmaktadır. Alkol tüketiminden dolayı sıkıntılar yaşıyorum. Sabah 10.00’dan akşama kadar içerdim. Bu nedenle olayın ayrıntılarına tam olarak hakim değilim. Ahmet P.’den haraç istemedim, konu kesinlikle yanlış anlaşılmış. Korumak benim ne haddime. Ben sadece Beyoğlu’ndaki gençlere yardımcı olmaya çalışırım, birçok hayır işim de olmuştur" dedi.

"Ben mahallemdeki esnafı hayır işi yapması için teşvik ederim"

Savunmasına devam eden Bayraktar, "Ben mahallemdeki esnafı hayır işi yapması için teşvik ederim. Zaten oyunculuk yapmam nedeniyle birçok esnafı tanırım. Yine bir gün yeşil reçeteli ilaç almıştım, üzerine de alkol tüketmiştim. Kendimde olmadığımı hatırlıyorum ve arbede olduğunu hatırlıyorum. Ayrıntılara vakıf değilim. Kayıtları izleyince müştekiye vurduğumu gördüm. Öfke kontrolüm gitmiş, üzgünüm. Ben müştekiye esasen kendisinin dükkanında oldukça yüklü bedeller ödeyerek oturmamıza rağmen kendisinin benim dükkanıma bir çay içmeye dahi gelmemesine sinirlenmemdir. Yağma kastıyla hareket etmedim" şeklinde konuştu.

Şikayetini geri çekti

Müşteki Ahmet P. ise ifadesinde, işlettiği kahvaltı salonuna Bayraktar ile birçok arkadaşının geldiğini ve sarhoşluk durumlarından oldukça rahatsızlık duyduğunu söyleyerek, "Bayan garsonlardan birine ’seninle evlenmek istiyorum’ muhabbeti de yapmış. Hesaplarını öderlerdi zaten ama tüm mesaimi o masaya harcıyordum ve işletmeme uymayan bir masaydı. Ufuk Bayraktar ile ağabeyim bir şeyler konuşmuşlar, ben sadece parasal olarak 25’i duymuştum. Benden ise ’mahallenin gençlerine 10 bin lira tabla silme parası verin, iş yapsınlar, paket servis atsınlar, mahallenin gençleri çalışsın’ dedi. Benim yüzüme ’bunca zaman bir çay içmeye gelmedin’ diyerek vurması üzerine ben şikayetçi oldum ancak şiddet durumundan sonra erkek kardeşimden olayın doğrusunu öğrendim. Bayraktar’ın sözlerini ilk başta yanlış anlamışım. Sanıklardan şikayetçi değilim" ifadelerini kullandı.

Mahkeme başkanı: "Sen iş bulma kurumu musun?"

Duruşmada mahkeme başkanı, sanık Bayraktar’a dönerek, "Sen iş bulma kurumu musun? Senin görevin mi bu, iş bulmak gençlere? Ben gelsem senden mahallenin gençlerine iş bul para ver desem ne yaparsın?" diye sordu. Bayraktar ise "Elimden gelen her şeyi yaparım, gelmiyorsa yapmam" diye yanıtladı.

Ağlayarak söz aldı: "Amacım gençlere iş bulmaktı. 3 milyon dolarlık film yaptığımdan benim zaten paraya ihtiyacım yoktur"

Daha sonra söz alan Bayraktar sesi titreyerek, "Bu şekilde burada durmak beni üzüyor. Ben kimsenin parasını gasp etmeye yönelik söylemde bulunmadım. Amacım gençlere iş bulmaktı. 3 milyon dolarlık film yaptığımdan benim zaten paraya ihtiyacım yoktur. Ben o mahallede büyüdüm, ben yapmasam kim yapacak?" ifadelerini kullandı.

Duruşma ertelendi

Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Ufuk Bayraktar’ın ’yurt dışına çıkış yasağı’ şeklindeki adli kontrol tedbirinin devamına ve eksikliklerin giderilmesine hükmederek duruşmayı erteledi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheliler Bayraktar ve Akbaş’ın müşteki Ahmet P.’ye ait işletmeye giderek bir müddet orada oturdukları, bu sırada müştekinin kardeşi olan Halil P.’yi görüp onunla bir toplantı yapmak istediğini söyledikleri, daha sonra müşteki Ahmet P.’nin şüphelilerin yanına gittiğinde Ufuk Bayraktar’ın ekranında ’kartlar yeniden dağıtılıyor oyunda biz de varız’ şeklinde yazı bulunan telefonu müştekiye göstererek ’bu işletmeye çökmeye çalışıyorlar, mahallemizin gençleri burayı korusun, siz onlara haftalık 25 bin lira para verin, onların Whatsapp grupları var bütün mahalle bu çocukların, ben onlar para kazansın diye söylüyorum’ şeklinde sözler söyleyerek müştekiden koruma adı altında para istediği anlatıldı.

"Şikayetini geri çek ben hallederim konuyu" diyerek müşteki üzerinde baskı kurmaya çalıştığı belirtildi

Müşteki Ahmet P.’nin bunu kabul etmemesi üzerine bu kez kendisinden haftalık 10 bin lira kadar fiyatı düşürdüğü, ancak müştekinin kendilerinin polisin koruyacağını söyleyerek bu talebi reddettiğinin aktarıldığı iddianamede, Ufuk Bayraktar’ın ise bu kez ’sonra görüşeceğiz’ diyerek diğer şüpheli ile birlikte mekandan ayrıldıkları, bu olayın ardından geçen süre zarfında mekana birkaç kez gelen şüphelilerin ardından 1 ay kadar görünmedikleri ancak en son 20 Ağustos 2025’de tekrardan geldiklerinde Ufuk Bayraktar’ın sinirli bir şekilde müştekinin yanına gelerek tekrardan kendisiyle konuşmak istediğini belirttiği kaydedildi. Bayraktar’ın müştekinin kendisiyle konuşmak istememesi üzerine ’seni burada barındırmayacağım görürsün’ diyerek müştekiye saldırıp yumrukla vurduğu, müştekinin polis çağırmasıyla olay yerine polisler geldiğinde diğer şüpheli Volkan Akbaş’ın müştekinin yanına gelerek ’şikayetini geri çek ben hallederim konuyu’ diyerek müşteki üzerinde baskı kurmaya çalıştığı belirtildi.

11’er yıl 3’er aya kadar hapis talebi

Hazırlanan iddianamede şüpheliler Ufuk Bayraktar ve Volkan Akbaş’ın ’iş yerinde birden fazla kişi ile birlikte yağmaya teşebbüs’ suçundan 7’şer yıl 6’şar aydan 11’er yıl 3’er aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Sema Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Ziraat Türkiye Kupası: Antalyaspor: 0 - Gençlerbirliği: 0 (İlk yarı) Ziraat Türkiye Kupası B Grubu 2. hafta maçında Antalyaspor, Gençlerbirliği’ni ağırlıyor. Mücadelenin ilk yarısı golsüz beraberlikle tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 3. dakikada Hasan Yakub İlçin’in ceza yayı üzerinden kaleye çektiği şutta kaleci Erhan Erentürk başarılı oldu. 21. dakikada Ensar Tivsiz’in sağ kanattan gönderdiği ortaya ceza alanında Boli’nin kafa vuruşunda Erhan topun sahibi oldu. 45+1. dakikada Metehan’ın topuk pasıyla ceza alanı içerisinde topla buluşan Varesanovic’in vuruşu az farkla yandan autta çıktı. Stat: Corendon Airlines Park Hakemler: Direnç Tonusluoğlu, Selahattin Altay, Selim Şenöz Antalyaspor: Abdullah Yiğiter, Samet Karakoç, Hüseyin Türkmen, Bahadır Öztürk, Jesper Ceesay, Ensar Buğra Tivsiz, Abdülkadir Ömür, Hasan Yakub İlçin, Van de Streek, Doğukan Sinik, Yohan Boli Yedekler: Julian, Bünyamin Balcı, Giannetti, Paal, Soner Dikmen, Safuri, Saric, Gueye, Kerem Kayaarası, Poyraz Yıldırım Teknik Direktör: Sami Uğurlu Gençlerbirliği: Erhan Erentürk, Zan Zuzek, Dimitris Goutas, Abdurrahim Dursun, Samed Onur, Metehan Mimaroğlu, Ayotomiwa, Varesanovic, Fıratcan Üzüm, Dilhan Demir, Sekou Koita Yedekler: Ricardo Velho, Thalisson, Pereira, Hanousek, Oğulcan Ülgün, Ensar Kemaloğlu, Franco, Furkan Özcan, Seyfi Kiskanç, Martor Teknik Direktör: Metin Diyadin Kırmızı Kart: Metin Diyadin (dk. 12) (Teknik direktör) (Gençlerbirliği) Sarı Kartlar: Fıratcan Üzüm (Gençlerbirliği), Van de Streek (Antalyaspor)
Düzce Bütün dünyanın mücadele ettiği bir enfeksiyon hastalığı Düzce Üniversitesi, Sağlık İl Müdürlüğü ve Türk Toraks Derneği Batı Karadeniz Şubesi iş birliği ile düzenlenen "Tüberkülozun Güncel Yüzü: Sosyal Riskler, Bölgesel Veriler ve Halk Sağlığı Perspektifi" başlıklı toplantı gerçekleştirildi. Tıp Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ve oturum başkanlığını Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öner Abidin Balbay’ın yaptığı toplantıya; Düzce İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Türk Toraks Derneği Batı Karadeniz Şube Başkanı Dr. Ege Güleç Balbay, davetli misafirler, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Derneğin Batı Karadeniz Şube Başkanı Prof. Dr. Ege Güleç Balbay, Tüberküloz Haftası’nın 1940’lardan beri kutlandığını hatırlatarak, her yıl ocak ayının ilk haftasında yapılan farkındalık etkinliklerin; yıllardır bu hastalığa büyük bir önem verildiğini ve veremle savaşın ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini ifade etti. Yapılacak toplantı hakkında kısa bir tanıtım yapan Balbay, etkinliğe katılım sağlayan ve katkı sunan herkese teşekkür etti. Yıllardır süre gelen bir hastalık Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, veremin yıllardır süre gelen bir hastalık olduğunu ifade ederek, Sağlık Bakanlığı’nın bu mücadeleye büyük bir destek sağladığını ve ilaçların da bakanlıkça karşılandığının bilgisini verdi. Bütün dünyanın mücadele ettiği bir enfeksiyon, göğüs hastalığı olduğunu söyleyen Yasin Yılmaz, aslında bu hastalığa yakalanılmadan korunması gerektiğinin altını çizdi. Toplantının yararlı olması temennisinde bulunan Yılmaz, bilgi ve deneyimlerini paylaşan konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür etti. Gerçekleştirilen açılış konuşmalarından sonra Dr. Yasir Haşim, "Tüberküloz ve Sosyal Risk Faktörleri", Dr. Pelin İnce "Düzce’de Tüberkülozda Son Durum" başlıklı sunumlarını yaparken, Prof. Dr. Pınar Yıldız Gülhan ise "Tüberküloz Hala Bir Halk Sağlığı Sorunu mu" adlı çalışmasını katılımcılarla paylaştı. Tedavi edilir mi, nasıl bulaşır, belirtileri nelerdir? Tüberküloz (Verem hastalığı), hasta bir kişinin öksürme, hapşırma veya konuşması sırasında havaya yayılan damlacıkların solunmasıyla bulaştığının bilgisini paylaşan konuşmacılar, tüberkülozun günlük temasla, tokalaşmayla ve aynı eşyayı kullanmakla bulaşmayacağını söylediler. Hastalığa yakalananların 6 aylık bir ilaç tedavisi ile sağlığına kavuşabileceğini vurgulayan konuşmacılar, bu hastalığın belirtilerini ise; uzun süren öksürük, halsizlik ve kilo kaybı, gece terlemeleri, ateş, göğüs ağrısı şeklinde sıraladı. Tüberküloz hastalığının insanlık tarihi kadar eski bir tarihe sahip olduğunun vurgulandığı toplantıda, günümüzde tüm dünyada bir halk sağlığı sorunu olarak önemini korumaya devam ettiği anlatıldı. Tüberkülozun her yıl dünyada 10 milyon kişiyi etkilediğini ve 1 milyondan fazla ölüme neden olduğunu vurgulayan konuşmacılar, yapılan mücadelelerle Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de gerilediğinin bilgisi verildi. Tüberküloz hastalığının dünya çapında tüm hastalıklara bağlı ölüm nedenleri arasında ilk on hastalık içerisinde yer aldığını söyleyen konuşmacılar, yoksulluğun, aşırı kalabalığın, yetersiz beslenmenin, genel sağlık bilinci eksikliğinin ve HIV enfeksiyonu, sigara ve alkol kullanımı artışının bu hastalığın artışına neden olduğunu vurguladı.