GENEL - 16 Ocak 2020 Perşembe 09:22

(Özel) İstanbul Boğazı’nda 13 yılda, 628 bin gemi geçti

A
A
A
(Özel) İstanbul Boğazı’nda 13 yılda, 628 bin gemi geçti

İstanbul Boğazı’nda 2006 ile 2018 yılları arasında toplam 628 bin 541 gemi geçerken 323 bin 970 tanesi kılavuzluk hizmeti aldı.

İstanbul Boğazı’nda 2006 ile 2018 yılları arasında toplam 628 bin 541 gemi geçerken 323 bin 970 tanesi kılavuzluk hizmeti aldı. Boğaz’dan 2006 yılında 54 bin 880 gemi geçerken, 2018 yılına gelindiğinde bu rakam her yıl kademeli olarak 41 bin 103’lere düştü. 13 yılda gemi sayısı azalırken taşıdıkları yük arttı.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü verilerine göre, İstanbul Boğazı’nda 2006 ile 2018 yılları arasında toplam 7 milyar 47 milyon groston ağırlığına sahip 628 bin 541 gemi geçti. Bu gemilerden 118 bin 720 tanesini LNG, LPG ve ham petrol tankerleri oluşturdu. 13 yıl içinde İstanbul Boğazı’ndan geçen gemilerin 323 bin 970 tanesi kılavuzluk hizmeti aldı. İstanbul Boğazı’ndan 2019 yılının 1 Ocak ile 30 Eylül tarihleri arasında ise toplam 467 milyon 137 bin groston ağırlığına sahip 30 bin 352 gemi geçiş yaptı. Bu gemilerin 6 bin 713 tanesini LNG, LPG ve ham petrol tankerleri oluştururken 19 bin 516 gemi kılavuzluk hizmeti aldı. İstanbul Boğazı’ndan 2006 yılında 54 bin 880 gemi geçerken, 2018 yılına gelindiğinde bu rakam her yıl kademeli olarak 41 bin 103’lere düştü. 13 yılda gemi sayısı azalırken taşıdıkları yük arttı. 2006 yılında gemilerin taşıdığı yük ile toplam ağırlığı 475 milyon groston iken 2018 yılında bu rakam 613 milyon grostona yükseldi. Verilere göre yıllar içinde İstanbul Boğaz’ından gemilerin geçişi azalırken taşıdıkları yükün arttığı görülüyor.


Çanakkale Boğazı’nda ise 2006 ile 2018 yılları arasında toplam 9 milyar 377 milyon groston ağırlığına sahip 597 bin 287 gemi geçti. Bu gemilerin 120 bin 510 tanesi LNG, LPG ve ham petrol tankerleri oluştururken 242 bin 815 gemi ise kılavuzluk hizmeti aldı.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, “İstanbul Boğazı’ndan geçen deniz aracı sayısında 15 yılda yüzde 25’lik azalma, bunların taşıdığı yük miktarında yüzde 53’lük artış var. Hesaplarımıza göre Kanal İstanbul’dan geçecek gemilerden alacağımız para, asgari yıllık net 1 milyar dolar civarında” açıklamalarında bulunmuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Kozan’da taziye ve kültür evi dualarla açıldı Adana’nın Kozan ilçesinde bir iş insanı desteği ile Kozan Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan "Kültür ve Taziye Evi" törenle kapılarını açtı. Açılışın ardından kurulan iftar sofrasında vatandaşlar oruçlarını açtı. Adana’nın Kozan ilçesinde Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı’nın öncülüğünde ilçeye bir iş insanı desteği ile taziye ve kültür evi kazandırılarak açılışı yapıldı. Açılış töreninde konuşan Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, ilçede ilk kez taziye ve kültür evini bir iş insanın desteği ile ilçeye kazandırdıklarını kaydederek, "İlçemizdeki kültür ve taziye evlerinin sayısını artırmayı hedefliyoruz. İlçemize hayırlı olmasını temenni ediyoruz. İlçemizin gelişmesi ve büyümesi için dayanışma içinde olmaktan mutluyuz" dedi. AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı ise taziye ve kültür evininin yapımında emeği geçenlere teşekkür ederek, "İlçemizde memleket sevdalısı insanların olması bizleri gururlandırıyor. Birlik ve beraberlik içinde Kozan için çalışmaya devam ediyoruz. İlçemize 5-10 adet yeni halı saha kazandıracağız. Ayrıca Jandarma taşındığında yerine Aile Sağlığı Merkezi açacağız" şeklinde konuştu. Şevkiye Mahallesi, Şehit Şefik Uçak Sokak üzerinde, toplam 3 bin 672 metrekarelik alan üzerine inşa edilen merkez, sadece bir taziye evi değil, sosyal bir yaşam alanı olarak kullanılacak. Tesisin 250 metrekarelik kapalı alanı, cenaze merasimlerinin yanı sıra; özellikle dar gelirli vatandaşların nişan, düğün ve sünnet gibi sosyal etkinliklerini ücretsiz olarak gerçekleştirebilmeleri için tahsis edilecek. Açılış konuşmalarının ardından protokol ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla açılış gerçekleştirildi. Program sonrasında katılımcılar kurulan iftar sonrasında oruçlarını açtı.
Denizli Merkezefendi Basket zorlu Bahçeşehir Koleji maçına bileniyor Yukatel Merkezefendi Belediyesi Denizli Basket Başantrenörü Zafer Aktaş, Beşiktaş Gain’e deplasmanda mağlup oldukları karşılaşmanın ardından değerlendirmelerde bulundu. Deneyimli çalıştırıcı, takımının ortaya koyduğu mücadeleden memnun olduğunu belirtirken, önlerindeki Bahçeşehir Koleji maçının büyük önem taşıdığını vurguladı. FIBA arası sonrasında oynanan mücadeleyi değerlendiren Aktaş, eksik kadroya ve yoğun fikstüre rağmen oyuncularının sahada büyük bir mücadele ortaya koyduğunu söyledi. Milli takımlardan dönen oyuncuların kısa süre içinde maça çıkmak zorunda kaldığını hatırlatan Aktaş, buna rağmen takımın güçlü rakibine karşı son ana kadar mücadele ettiğini ifade etti. Zafer Aktaş açıklamasında, "FIBA arası dönüşünde deplasmanda Beşiktaş Gain’e karşı oyuncularımın gösterdiği mücadeleden büyük oranda memnunum. Eksik kadromuza, daha salı günü milli takımlarından dönen oyuncularımızın yorgunluklarına ve sakat oyuncularımızın olmayışına rağmen oyuncularım canla başla güçlü rakiplerine karşı mücadele ettiler. Bu karakteri ve mücadeleyi ligin kalan bölümünde de sahaya yansıtmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Ligde son 9 haftaya girildiğini hatırlatan tecrübeli başantrenör, her karşılaşmanın artık daha fazla önem kazandığını dile getirdi. Özellikle cuma günü oynanacak Bahçeşehir Koleji maçının kritik bir mücadele olacağını belirten Aktaş, "Ligin son 9 haftasına giriyoruz ve her maçın değeri çok daha fazla. Cuma günü saat 20.00’de sahamızda oynayacağımız Bahçeşehir Koleji maçı bizim için çok önemli. Bu maç için hemen çalışmalara başlayıp en iyi şekilde hazırlanmak istiyoruz" dedi. Denizli temsilcisinin başantrenörü ayrıca taraftarlara da çağrıda bulundu. Takımın kalan haftalarda tribün desteğine büyük ihtiyaç duyacağını ifade eden Zafer Aktaş, "Taraftarlarımızın desteği bizim için çok kıymetli. Cuma günü oynayacağımız Bahçeşehir Koleji maçında salonu doldurarak bizi desteklemelerini istiyoruz. Onların vereceği enerjiyle sahada çok daha güçlü olacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu.
Ankara MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "8 Mart; milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi tarafından, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılımıyla "Üç Hilalin Aydınlığında Altaylar’dan Tuna’ya Türk Kadını" temalı "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" programı düzenlendi. Programda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul, "Bugün burada, insanlık tarihinin en ağır yükünü sırtlanmış, en büyük bedelleri ödemiş, fakat buna rağmen vakarından, fedakârlığından ve dirayetinden asla ödün vermemiş Türk Kadınının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü idrak etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu anlamlı günde, Türk kadınının değerini devlet ve millet hayatının merkezine alan duruşuyla bizlere istikamet çizen; milli ve manevi hassasiyetleriyle Türk ailesini ve Türk kadınının vakarını daima savunan Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımızı sunuyoruz. Onun liderliği ve kararlı duruşu, bu kürsüden dile getirilen her sözün fikri ve ahlaki zeminini oluşturmaktadır" dedi. "8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlamından bahseden Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır. Biz kadın meselesine Batı’nın dar kalıplarıyla değil; binlerce yıllık Türk devlet aklının, töresinin ve inancının penceresinden bakıyoruz. Bizim medeniyetimizde kadın geride bırakılmış değildir; tarihin tam merkezindedir. Orta Asya bozkırlarında Hakan ile birlikte toyda söz alan Hatun da bizimdir, cephede mermi taşıyan Nene Hatun da bizimdir, istiklalin bedelini evladıyla ödeyen analar da bizimdir" diye konuştu. "Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil, irade sahibidir" MHP Lideri Bahçeli’nin "Kadın, Türk milletinin teminatıdır. Türk kadını fedakarlığın, sabrın ve vefanın adıdır" sözlerini hatırlatan Yurdakul, şunları kaydetti: "Türk kadını yalnızca doğurmamış; yoğurmuş, yetiştirmiş, korumuş ve diriltmiştir. Bilge Kağan’ın Orhun Abideleri’nde milleti anlatırken, anayı temel direk olarak tarif etmesi boşuna değildir. Çünkü biliriz ki, ana güçlü ise millet güçlüdür. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil irade sahibidir. Slogan değil sorumluluktur. Günümüzde kadın meselesi, Batı merkezli ideolojik yaklaşımlar çerçevesinde ele alınırken, özgürlük kavramı, çoğu zaman toplumsal bağlardan koparılmaktadır. Bu çevrelerde kadını ailesinden ve toplumsal bütünlükten yalıtan bir anlayış dayatılmaktadır. Kadının çalışma hayatındaki emeği, aileyle rekabet eden bir kimlik üzerinden tanımlanmakta ve annelik değersizleştirilmektedir."